Konusunu Oylayın.: İslamda evlilikte mutluluk sırları

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
İslamda evlilikte mutluluk sırları
  1. 15.Mart.2012, 19:30
    1
    Misafir

    İslamda evlilikte mutluluk sırları






    İslamda evlilikte mutluluk sırları Mumsema islamda evlilikte mutluluk sırları


  2. 15.Mart.2012, 19:30
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 15.Mart.2012, 21:59
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: islamda evlilikte mutluluk sırları




    “Evlilik hayatının başlangıcında hangi konuları bilmek veya hangi işleri yapmak hayatı daha güzel kılar?” sorusu canlı ve mutlu bir hayat yaşamak isteyen kimselerin sorması gereken güzel bir sorudur. Eğer biz insanlar bir işe başlamadan önce onunla ilgili olarak mutluluk ve canlılığımızı sağlayan etkenleri tespit edip uygulamaya koyarsak, zamanın akışı içinde hiçbir zaman başarısızlık ve yenilgiyle karşılaşmayız. Doğru tespit, eğitsel konuların başında gelir.

    Bu soruya cevap olarak her biri diğerinden güzel ve ilginç çok şey söylenebilir, çok şey yazılıp çizilebilir. Kur'an'da, hadislerde, günümüz biliminde, kişisel deneyimlerimiz arasında, büyük insanlar ve düşünürlerin sözlerinin içerisinde konuyla ilgili pek çok materyal bulmak mümkündür. Konu hakkında elimizde oldukça renkli ve güzel bilgiler vardır. Ancak bu kısa yazıda onları detaylı biçimde ele almamız mümkün değildir. Bu yüzden sadece birkaç işlevsel maddeye değinmekle yetiniyoruz.

    Evlilik hayatına adım atmak ve mutlu bir hayat kurmak isteyen kimseler, bu maddeleri dikkate alıp hayatlarında uygulamaya koyarlarsa, hayatlarının daha mutlu ve daha tatlı olacağından emin olabilirler. İşte o maddeler:

    1. İnsanın hayatta başarılı olabilmesinin ilk şartı, pozitif bir bakış açısına ve semavî bir basirete sahip olmasıdır; yaratılış âleminin gerçek ve güzel yüzünü görebilmesidir. Bu İlâhî nimetten nasiplenmiş olanlar, hayatlarını bir "gezi ve güzel vakit geçirme sahili" veya bir "oyun ve eğlence meydanı" olarak görürler ve bu geçici günlerde boş bir telâşa kapılmazlar. Hz. Fatıma (s.a.), dokuz yaşında kocası Hz. Ali'nin (a.s.) evine ayak bastığı gün, gözü yaşlı ve kaygılı bir hâlde kocasına dönerek şöyle dedi: "Kendi ahvalim hakkında düşündüm de ömrümün sona erip kabir evine intikal edeceğim günü hatırladım. Bugün baba evinden koca evine taşındım, yarın buradan kabir evine taşınacağım. Gel yeni hayatımızın bu ilk anlarında birlikte namaza duralım ve bu geceyi Allah'a ibadet ile geçirelim…" Evet; hayat hakkında böyle bir bakış açısına sahip oldukları içindir ki bu başarılı çift, tarih boyunca bütün Müslümanlara örnek olmuşlardır.

    2. Eşinize karşı dürüst ve samimî olun. "Hayatta başarılı olmanın en büyük sırrı, dürüstlüktür." demişlerdir. Elbette bazen, özellikle de eşinize karşı olumsuz duygular taşıdığınız zaman, dürüst ve samimî davranmanız çok güç olabilir. Ancak yine de azarlama ve nefret etme yerine eşinize karşı dürüst ve samimî olmaya çalışın. Çünkü bu şekilde davranmanız, onu sizi dinlemeye, sizi anlamaya ve size karşı sorumluluk hissetmeye sevk eder. Davranış değişiklikleri, düşünce değişikliklerine yola açabilir. Unutmayın ki eşinizle samimîce konuşmanız, aranızdaki itişmeyi azaltır ve sorunlarınızı sakin bir ortamda tartışıp çözüm bulmanıza yardımcı olur.

    3. Örnek alınacak bir davranış sergileyin. Eşinize karşı, size davranılmasını istediğiniz gibi davranın. Eğer eşinizin size karşı saygılı ve sabırlı olmasını, sizine yardım etmesini, size sevgi ve ilgi göstermesini ve sizi savunmasını istiyorsanız, sizin de ona karşı öyle olmanız gerekmektedir. Böylece eşinizde kendinize karşı iyi bir intiba bırakmış olursunuz.

    4. Eşinizin yanlış ve olumsuz bir davranışı karşısında yalnızca o davranışını kötüleyin; onun tüm varlığını değil. Aksi hâlde, eşinizin kişiliği bozulabilir, izzetinefsi zayıflayabilir ve bu da evlilik hayatınızda sizi çok üzebilir.

    5. Eşinizin iyi işleri hakkında görüş bildirin. Olumlu tepkiler ve teşvikler karşısında, erkekler ve kadınlar aynı ölçüde reaksiyon gösterirler. Eğer eşinizin sorumluca davranışlarını düzenli bir şekilde teşvik ederseniz, o da sizin isteklerinizi yerine getirmeye daha çok rağbet gösterir.

    6. Bizim başkaları hakkında dile getirdiğimiz sözler, tasavvur ettiğimizden daha çok mesaj ve anlam taşır. Ses tonumuz, bakışlarımız, duruşumuz ve hatta nefes alışlarımız bile, dinleyicimizin sözlerimizi yorumlamasına yardımcı olur. Bu yüzden mesajımızı iletirken bu hususlara dikkat etmeliyiz. Çünkü sözün algılanış biçimi, dakik olarak eda biçimine bağlıdır. Bu nedenledir ki zaman zaman sözlerimizin yanlış anlaşılmasıyla karşılaşıyoruz. Yapılan araştırmalar, söylediğimiz sözlerin, mesajımızın sadece %7-24'ünü oluşturduğunu göstermiştir.

    7. Eşinizin ruh hâlini anlamaya çalışın ve ona uygun biçimde davranın. Eşinin ruh hâllerine vâkıf olan ve çeşitli ruh hâllerinde ona karşı nasıl davranacağını bilen kimsenin şüphesiz başarılı bir hayatı olacaktır. Eşinizin yüzü güldüğü, sesi sevinç zili çaldığı, hareketleri güven dolu olduğu zaman onun güzel bir gün geçirdiğini anlamalı ve diyalog ve konuşmak için iyi bir fırsat olduğunu bilmelisiniz. Tam tersine, eşinizin iyi bir ruh hâlinde olmadığını hissettiğiniz zaman moralini daha da bozmayın; hayatın zorluklarından şikâyetçi olmayın, sizin için bir şey yapmasını istemeyin, kendisine baskı yapmayın… Böylece ilişkilerinizin zarar görmesine müsaade etmeyin.

    8. Beklentilerin yerine getirilip getirilmemesinde isteyiş biçiminin önemi büyüktür. Biz bir konuyu çeşitli ibareler ve cümlelerle dile getirebiliriz. En iyi ve etkili yöntem, ifademizin emir kipi ve tonunda olmaması; cümlelerimizin sıcak ve samimî bir beyanı olmasıdır. Bu durumda genellikle bir engel olmaması hâlinde karşı taraf isteklerimizi yerine getirmeye ikna olur. Şunu bilmeliyiz ki kadınlar ve erkekler, aynı şekilde düşünmezler, aynı şekilde davranmazlar ve aynı reaksiyonu göstermezler. Bu nedenle de beklentilerimizle ilgili olarak cinsiyet özelliğini dikkate almanız ve eşimizden gerçek dışı veya cinsiyetine aykırı bir şey beklememeliyiz.

    9. Hayatımızda bazen eşimizin şu yakınmalarıyla karşılaşabiliriz: "Sen beni hiç dinlemiyorsun." veya "Eğer beni dinleseydin ne istediğimi bilirdin." ve… Acaba bugüne kadar bu gibi yakınmalara hiç dikkat ettiniz mi? Dinlemek, insanoğlunun ihtiyaç duyduğu en zor davranışlardan biridir. Araştırmacılar, insanın iletişime verdiği zamanın %45'ini "dinlemek", geri kalanını ise "konuşmak", "okumak" ve "yazmak" ile geçirdiğini ispat etmişlerdir. Bununla birlikte birçok insan hâlâ "dinleme"nin bir beceri olduğunu bilmiyor, onu "işitmek"le aynı sanıyorlar. Oysa "dinlemek", dikkat gerektiren iradî bir eylemdir; fakat "işitmek", dikkat gerektirmeyen istem dışı bir eylemdir. Buna göre, müşterek hayatın gereklerinden birinin de, "dinleme sanatı" olduğunu bilmeli ve onu öğrenmeliyiz.

    10. Pireyi deve yapmayın; küçük ve önemsiz meseleleri büyütmeyin. İyimser insanlara göre pire de vardır, deve de. Kötümser insanlara göre ise sadece deve vardır. Çünkü onlar pireyi de deve görürler. Böylece küçük olayları büyütür ve onların karşısında acizlik gösterirler.

    11. Hayattaki zorluklar ve krizler, sizin liyakatinizin mihenk taşıdır. Krizleri aşarak liyakatinizi, ciddiyetinizi ve gücünüzü ispat ediniz.

    12. Tek boyutlu düşünmekten sakının; sikkenin her iki yüzünü görmeye çalışın.

    13. Bazen eşinizin kendisiyle baş başa kalmasına müsaade edin.




  4. 15.Mart.2012, 21:59
    2
    Editör



    “Evlilik hayatının başlangıcında hangi konuları bilmek veya hangi işleri yapmak hayatı daha güzel kılar?” sorusu canlı ve mutlu bir hayat yaşamak isteyen kimselerin sorması gereken güzel bir sorudur. Eğer biz insanlar bir işe başlamadan önce onunla ilgili olarak mutluluk ve canlılığımızı sağlayan etkenleri tespit edip uygulamaya koyarsak, zamanın akışı içinde hiçbir zaman başarısızlık ve yenilgiyle karşılaşmayız. Doğru tespit, eğitsel konuların başında gelir.

    Bu soruya cevap olarak her biri diğerinden güzel ve ilginç çok şey söylenebilir, çok şey yazılıp çizilebilir. Kur'an'da, hadislerde, günümüz biliminde, kişisel deneyimlerimiz arasında, büyük insanlar ve düşünürlerin sözlerinin içerisinde konuyla ilgili pek çok materyal bulmak mümkündür. Konu hakkında elimizde oldukça renkli ve güzel bilgiler vardır. Ancak bu kısa yazıda onları detaylı biçimde ele almamız mümkün değildir. Bu yüzden sadece birkaç işlevsel maddeye değinmekle yetiniyoruz.

    Evlilik hayatına adım atmak ve mutlu bir hayat kurmak isteyen kimseler, bu maddeleri dikkate alıp hayatlarında uygulamaya koyarlarsa, hayatlarının daha mutlu ve daha tatlı olacağından emin olabilirler. İşte o maddeler:

    1. İnsanın hayatta başarılı olabilmesinin ilk şartı, pozitif bir bakış açısına ve semavî bir basirete sahip olmasıdır; yaratılış âleminin gerçek ve güzel yüzünü görebilmesidir. Bu İlâhî nimetten nasiplenmiş olanlar, hayatlarını bir "gezi ve güzel vakit geçirme sahili" veya bir "oyun ve eğlence meydanı" olarak görürler ve bu geçici günlerde boş bir telâşa kapılmazlar. Hz. Fatıma (s.a.), dokuz yaşında kocası Hz. Ali'nin (a.s.) evine ayak bastığı gün, gözü yaşlı ve kaygılı bir hâlde kocasına dönerek şöyle dedi: "Kendi ahvalim hakkında düşündüm de ömrümün sona erip kabir evine intikal edeceğim günü hatırladım. Bugün baba evinden koca evine taşındım, yarın buradan kabir evine taşınacağım. Gel yeni hayatımızın bu ilk anlarında birlikte namaza duralım ve bu geceyi Allah'a ibadet ile geçirelim…" Evet; hayat hakkında böyle bir bakış açısına sahip oldukları içindir ki bu başarılı çift, tarih boyunca bütün Müslümanlara örnek olmuşlardır.

    2. Eşinize karşı dürüst ve samimî olun. "Hayatta başarılı olmanın en büyük sırrı, dürüstlüktür." demişlerdir. Elbette bazen, özellikle de eşinize karşı olumsuz duygular taşıdığınız zaman, dürüst ve samimî davranmanız çok güç olabilir. Ancak yine de azarlama ve nefret etme yerine eşinize karşı dürüst ve samimî olmaya çalışın. Çünkü bu şekilde davranmanız, onu sizi dinlemeye, sizi anlamaya ve size karşı sorumluluk hissetmeye sevk eder. Davranış değişiklikleri, düşünce değişikliklerine yola açabilir. Unutmayın ki eşinizle samimîce konuşmanız, aranızdaki itişmeyi azaltır ve sorunlarınızı sakin bir ortamda tartışıp çözüm bulmanıza yardımcı olur.

    3. Örnek alınacak bir davranış sergileyin. Eşinize karşı, size davranılmasını istediğiniz gibi davranın. Eğer eşinizin size karşı saygılı ve sabırlı olmasını, sizine yardım etmesini, size sevgi ve ilgi göstermesini ve sizi savunmasını istiyorsanız, sizin de ona karşı öyle olmanız gerekmektedir. Böylece eşinizde kendinize karşı iyi bir intiba bırakmış olursunuz.

    4. Eşinizin yanlış ve olumsuz bir davranışı karşısında yalnızca o davranışını kötüleyin; onun tüm varlığını değil. Aksi hâlde, eşinizin kişiliği bozulabilir, izzetinefsi zayıflayabilir ve bu da evlilik hayatınızda sizi çok üzebilir.

    5. Eşinizin iyi işleri hakkında görüş bildirin. Olumlu tepkiler ve teşvikler karşısında, erkekler ve kadınlar aynı ölçüde reaksiyon gösterirler. Eğer eşinizin sorumluca davranışlarını düzenli bir şekilde teşvik ederseniz, o da sizin isteklerinizi yerine getirmeye daha çok rağbet gösterir.

    6. Bizim başkaları hakkında dile getirdiğimiz sözler, tasavvur ettiğimizden daha çok mesaj ve anlam taşır. Ses tonumuz, bakışlarımız, duruşumuz ve hatta nefes alışlarımız bile, dinleyicimizin sözlerimizi yorumlamasına yardımcı olur. Bu yüzden mesajımızı iletirken bu hususlara dikkat etmeliyiz. Çünkü sözün algılanış biçimi, dakik olarak eda biçimine bağlıdır. Bu nedenledir ki zaman zaman sözlerimizin yanlış anlaşılmasıyla karşılaşıyoruz. Yapılan araştırmalar, söylediğimiz sözlerin, mesajımızın sadece %7-24'ünü oluşturduğunu göstermiştir.

    7. Eşinizin ruh hâlini anlamaya çalışın ve ona uygun biçimde davranın. Eşinin ruh hâllerine vâkıf olan ve çeşitli ruh hâllerinde ona karşı nasıl davranacağını bilen kimsenin şüphesiz başarılı bir hayatı olacaktır. Eşinizin yüzü güldüğü, sesi sevinç zili çaldığı, hareketleri güven dolu olduğu zaman onun güzel bir gün geçirdiğini anlamalı ve diyalog ve konuşmak için iyi bir fırsat olduğunu bilmelisiniz. Tam tersine, eşinizin iyi bir ruh hâlinde olmadığını hissettiğiniz zaman moralini daha da bozmayın; hayatın zorluklarından şikâyetçi olmayın, sizin için bir şey yapmasını istemeyin, kendisine baskı yapmayın… Böylece ilişkilerinizin zarar görmesine müsaade etmeyin.

    8. Beklentilerin yerine getirilip getirilmemesinde isteyiş biçiminin önemi büyüktür. Biz bir konuyu çeşitli ibareler ve cümlelerle dile getirebiliriz. En iyi ve etkili yöntem, ifademizin emir kipi ve tonunda olmaması; cümlelerimizin sıcak ve samimî bir beyanı olmasıdır. Bu durumda genellikle bir engel olmaması hâlinde karşı taraf isteklerimizi yerine getirmeye ikna olur. Şunu bilmeliyiz ki kadınlar ve erkekler, aynı şekilde düşünmezler, aynı şekilde davranmazlar ve aynı reaksiyonu göstermezler. Bu nedenle de beklentilerimizle ilgili olarak cinsiyet özelliğini dikkate almanız ve eşimizden gerçek dışı veya cinsiyetine aykırı bir şey beklememeliyiz.

    9. Hayatımızda bazen eşimizin şu yakınmalarıyla karşılaşabiliriz: "Sen beni hiç dinlemiyorsun." veya "Eğer beni dinleseydin ne istediğimi bilirdin." ve… Acaba bugüne kadar bu gibi yakınmalara hiç dikkat ettiniz mi? Dinlemek, insanoğlunun ihtiyaç duyduğu en zor davranışlardan biridir. Araştırmacılar, insanın iletişime verdiği zamanın %45'ini "dinlemek", geri kalanını ise "konuşmak", "okumak" ve "yazmak" ile geçirdiğini ispat etmişlerdir. Bununla birlikte birçok insan hâlâ "dinleme"nin bir beceri olduğunu bilmiyor, onu "işitmek"le aynı sanıyorlar. Oysa "dinlemek", dikkat gerektiren iradî bir eylemdir; fakat "işitmek", dikkat gerektirmeyen istem dışı bir eylemdir. Buna göre, müşterek hayatın gereklerinden birinin de, "dinleme sanatı" olduğunu bilmeli ve onu öğrenmeliyiz.

    10. Pireyi deve yapmayın; küçük ve önemsiz meseleleri büyütmeyin. İyimser insanlara göre pire de vardır, deve de. Kötümser insanlara göre ise sadece deve vardır. Çünkü onlar pireyi de deve görürler. Böylece küçük olayları büyütür ve onların karşısında acizlik gösterirler.

    11. Hayattaki zorluklar ve krizler, sizin liyakatinizin mihenk taşıdır. Krizleri aşarak liyakatinizi, ciddiyetinizi ve gücünüzü ispat ediniz.

    12. Tek boyutlu düşünmekten sakının; sikkenin her iki yüzünü görmeye çalışın.

    13. Bazen eşinizin kendisiyle baş başa kalmasına müsaade edin.







+ Yorum Gönder