Konusunu Oylayın.: Hazreti hüseyinin kızlarının kabirleri nerededir

5 üzerinden 4.40 | Toplam : 5 kişi
Hazreti hüseyinin kızlarının kabirleri nerededir
  1. 15.Mart.2012, 18:12
    1
    Misafir

    Hazreti hüseyinin kızlarının kabirleri nerededir

  2. 16.Mart.2012, 22:51
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: hazreti hüseyinin kızlarının kabirleri nerededir




    Alıntı
    hazreti hüseyinin kızlarının kabirleri nerededir
    Hazreti Hüseyin’in Fatıma ve Sekine İsmindeki İki Kızı

    Kocamustafapaşa semtindeki Sümbül Sinan Camii’nin avlusunda bulunan, üstü açık ve etrafı demir parmaklıkla çevrili Halkın ‘Çifte Sultanlar’, ismini verdiği Çifte Sultanlar Türbesinde, bir rivayete göre, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) iki torunu gömülüdür. Bu mübarek zatlar senenin 365 günü, özellikle de aşûre günü, ziyaretçilerini ağırlıyor. Osmanlı zamanında çeşitli tarikat mensuplarının katılımıyla her yıl muharrem ayının onunda burada merasimler tertip edilirmiş. Günümüzde de bu gelenek devam ediyor.


    İstanbul’un fethinden sonra bu manastır camiye çevrilmiş ve yeri keşfedilen türbenin etrafına Sünbül Efendi Tekkesi kurulmuş, lakin caminin girişinde kalan bir Hıristiyan mezarına dokunulmamıştır. Güya bu mezarda, İmparatorun kızı yatmaktadır ve bu kız, sarayda Peygamber Efendimiz’in torunlarına acıyıp onlarla temas kurmuş ve hallerine acıyıp sonunda gizlice Müslüman olmuştur. Nihayet ölümlerinden ziyadesiyle müteessir olmuş ve hastalanarak kısa bir süre sonra kendisi de ruhunu teslim etmiş ve Çifte Sultanlar’ın hemen yanı başına gömülmüştür. Bu prenses mezarı da günümüze kadar gelmiştir..


    Hazreti Hüseyin’in isimleri Fatma ve Sekine olarak belirtilen iki kızının kabirleri, Sümbül Efendi’nin keşfiyle tespit edilmiş. Sümbül Efendi, kendisinin de vefatından sonra ayak uçlarına; fakat daha alçak bir seviyede defnedilmesini vasiyet etmiş. Kaynaklar, Hazreti Hüseyin’in bu isimde kızlarının olduğunu doğruluyor. Hatta eski seyyahlar 12. asırda Suriçi’nde Hazreti Ali’nin oğlu Hazreti Hüseyin’in soyundan birisinin mezarının olduğunu anlatıyor.


    Peki bu muhterem hanımefendiler İstanbul’a nasıl geldi? İşte burada devreye menkıbeler giriyor. Bir rivayet, Emevi zulmünden kaçtıkları ve İstanbul üzerine sefer kılan sahabe ordusuyla beraber geldikleri yönünde. İmparator bu kızları oğullarına almak istemiş, cevap için kırk gün mühlet vermiş. Onlar da bu müddet içerisinde canlarını alması için Allah’a dua etmişler. Bu müddet sonunda da dünyaya veda etmişler. Bir diğer rivayete göre ise Kerbelâ’da esir edilip Bizanslılara satılmışlar. Buradaki manastıra konulmuşlar. İmparatorun kızı da kendilerine iman etmiş. Üçüncü rivayet ise türbenin gerçek kabir değil makam olduğunu aktarıyor.

    Sümbül Efendi Camii’nin avlusunda bulunan açık türbe, bugünkü haliyle İkinci Mahmud tarafından yaptırılmış. Çifte Sultanlar’ın ayak izlerinin çıktığı taş, parmaklıklara monte edilmiş. Çifte Sultanlar’ı vefatlarından sonra yıkayan Dâye Hatun ile imparatorun kızı Katerina da türbenin yanı başında yatıyor. Dâye Hatun, Ayvansaray’da medfun bulunan ashabdan Câbir bin Abdullah Hazretleri’nin hanımı. Ahşap kulübe içinde korumaya alınan meşhur zincirli servinin Hazreti Câbir tarafından dikildiği belirtiliyor.



  3. 16.Mart.2012, 22:51
    2
    Site Doktoru



    Alıntı
    hazreti hüseyinin kızlarının kabirleri nerededir
    Hazreti Hüseyin’in Fatıma ve Sekine İsmindeki İki Kızı

    Kocamustafapaşa semtindeki Sümbül Sinan Camii’nin avlusunda bulunan, üstü açık ve etrafı demir parmaklıkla çevrili Halkın ‘Çifte Sultanlar’, ismini verdiği Çifte Sultanlar Türbesinde, bir rivayete göre, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) iki torunu gömülüdür. Bu mübarek zatlar senenin 365 günü, özellikle de aşûre günü, ziyaretçilerini ağırlıyor. Osmanlı zamanında çeşitli tarikat mensuplarının katılımıyla her yıl muharrem ayının onunda burada merasimler tertip edilirmiş. Günümüzde de bu gelenek devam ediyor.


    İstanbul’un fethinden sonra bu manastır camiye çevrilmiş ve yeri keşfedilen türbenin etrafına Sünbül Efendi Tekkesi kurulmuş, lakin caminin girişinde kalan bir Hıristiyan mezarına dokunulmamıştır. Güya bu mezarda, İmparatorun kızı yatmaktadır ve bu kız, sarayda Peygamber Efendimiz’in torunlarına acıyıp onlarla temas kurmuş ve hallerine acıyıp sonunda gizlice Müslüman olmuştur. Nihayet ölümlerinden ziyadesiyle müteessir olmuş ve hastalanarak kısa bir süre sonra kendisi de ruhunu teslim etmiş ve Çifte Sultanlar’ın hemen yanı başına gömülmüştür. Bu prenses mezarı da günümüze kadar gelmiştir..


    Hazreti Hüseyin’in isimleri Fatma ve Sekine olarak belirtilen iki kızının kabirleri, Sümbül Efendi’nin keşfiyle tespit edilmiş. Sümbül Efendi, kendisinin de vefatından sonra ayak uçlarına; fakat daha alçak bir seviyede defnedilmesini vasiyet etmiş. Kaynaklar, Hazreti Hüseyin’in bu isimde kızlarının olduğunu doğruluyor. Hatta eski seyyahlar 12. asırda Suriçi’nde Hazreti Ali’nin oğlu Hazreti Hüseyin’in soyundan birisinin mezarının olduğunu anlatıyor.


    Peki bu muhterem hanımefendiler İstanbul’a nasıl geldi? İşte burada devreye menkıbeler giriyor. Bir rivayet, Emevi zulmünden kaçtıkları ve İstanbul üzerine sefer kılan sahabe ordusuyla beraber geldikleri yönünde. İmparator bu kızları oğullarına almak istemiş, cevap için kırk gün mühlet vermiş. Onlar da bu müddet içerisinde canlarını alması için Allah’a dua etmişler. Bu müddet sonunda da dünyaya veda etmişler. Bir diğer rivayete göre ise Kerbelâ’da esir edilip Bizanslılara satılmışlar. Buradaki manastıra konulmuşlar. İmparatorun kızı da kendilerine iman etmiş. Üçüncü rivayet ise türbenin gerçek kabir değil makam olduğunu aktarıyor.

    Sümbül Efendi Camii’nin avlusunda bulunan açık türbe, bugünkü haliyle İkinci Mahmud tarafından yaptırılmış. Çifte Sultanlar’ın ayak izlerinin çıktığı taş, parmaklıklara monte edilmiş. Çifte Sultanlar’ı vefatlarından sonra yıkayan Dâye Hatun ile imparatorun kızı Katerina da türbenin yanı başında yatıyor. Dâye Hatun, Ayvansaray’da medfun bulunan ashabdan Câbir bin Abdullah Hazretleri’nin hanımı. Ahşap kulübe içinde korumaya alınan meşhur zincirli servinin Hazreti Câbir tarafından dikildiği belirtiliyor.






+ Yorum Gönder