Konusunu Oylayın.: Ahir Zamanda Neler Mümkün?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ahir Zamanda Neler Mümkün?
  1. 14.Mart.2012, 12:04
    1
    Misafir

    Ahir Zamanda Neler Mümkün?






    Ahir Zamanda Neler Mümkün? Mumsema Ahir Zamanda Neler Mümkün?


  2. 14.Mart.2012, 12:04
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 14.Mart.2012, 12:16
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Ahir Zamanda Neler Mümkün?




    Bu Ümmet’in kıyamete kadar kalması kesindir, kökten bir azapla -eski ümmetlerde olduğu gibi- helak olup gitmeyecektir. Düşüp kalksa da yığılıp kalmayacaktır. Ümmet ahir zamana rağmen korunmuş bir Ümmet’tir. Beytülmakdis’ini yeniden fethedecek, Deccal’i öldürecek, izzetini yeniden canlandıracak kadroları muhakkak gelecektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:
    “Ümmet’im yağmur gibidir. Başı mı hayırlıdır sonu mu, bilinmez.”
    Başındakilerin kazandıklarını sonundakiler de kazanabilirler. En son gelenlerden biri veya bir cemaat en öndekilere yetişebilir. Kıyamete kadar Ebu Bekir olma yolu açıktır. İnfak edip Abdurrahman olmak isteyen olabilir. Osman olmak her zaman mümkündür. Halid olmak isteyenler için imkânlar vardır. İmam olup A’zam olmak isteyene kütüphaneler açıktır. Selahaddin için cepheler hazırdır.
    Asırlar sonra gelip, görmeden Peygamber aleyhisselama sevdalanmak, Medine’sine hasret olmak, Kur’an’ına ve Sünnet’ine sarılmak; kitaplarda görüp gözleriyle görenler gibi olmak, asrı ne olursa olsun bir fazilettir. Böyle bir himmeti asırlar eritemez, zaman ve mekân yok edemez.
    Peygamber aleyhisselam bile asırlar sonra gelip Sünnet’ine sarılanları özlemiştir. O’nun abdestini, namazını, tesbihini, sadakasını, cihadını, sabrını yaşatanları ‘kardeşleri’ olarak anmış, onlara hasretini dillendirmiştir. ‘O kardeşlerimi görmek isterdim!’ sözü, asırlar sonra O’nu görmeden peşinden gidecek Ümmet’inden mü’minler için söylediği bir sözdür.
    “Ümmet’imden beni en çok sevenler, benden sonra gelenlerden, ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi bir kere görseydim de malım ve ailem olmasaydı.’ diyecek olanlardır.” buyurmuştur. Ahir zamanda da böyle bir sevgiyi yüreğine gömenler bulunabilecektir.
    Bu Ümmet’in son döneminde gelip ibadet eden mü’minlere, sahabilerin elli katı ecir vardır. Ahir zamanda bir sadaka vermek, sahabilerin elli sadakası kadar sevap kazanmaktır. Onlar, o şerefli yüze bakıp sahabi olmakla kazandılar, ahir zaman mü’minleri de berbat bir zamanda kulluk yapmakla kazanacaklardır. Böyle bir zamanda ibadet, Peygamber aleyhisselam zamanında hicret etmek gibidir.
    Zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin kıyamete kadar Allah, her dönemde dinine hizmet edecek fideler yetiştirecektir. Din hiçbir zaman sahipsiz kalmayacaktır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:
    “Allah, dini için fideler dikecek ve onları dinine hizmetle şereflendirecektir.” (İbni Mace, Ahmed)

    Nureddin yıldız


  4. 14.Mart.2012, 12:16
    2
    Moderatör



    Bu Ümmet’in kıyamete kadar kalması kesindir, kökten bir azapla -eski ümmetlerde olduğu gibi- helak olup gitmeyecektir. Düşüp kalksa da yığılıp kalmayacaktır. Ümmet ahir zamana rağmen korunmuş bir Ümmet’tir. Beytülmakdis’ini yeniden fethedecek, Deccal’i öldürecek, izzetini yeniden canlandıracak kadroları muhakkak gelecektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:
    “Ümmet’im yağmur gibidir. Başı mı hayırlıdır sonu mu, bilinmez.”
    Başındakilerin kazandıklarını sonundakiler de kazanabilirler. En son gelenlerden biri veya bir cemaat en öndekilere yetişebilir. Kıyamete kadar Ebu Bekir olma yolu açıktır. İnfak edip Abdurrahman olmak isteyen olabilir. Osman olmak her zaman mümkündür. Halid olmak isteyenler için imkânlar vardır. İmam olup A’zam olmak isteyene kütüphaneler açıktır. Selahaddin için cepheler hazırdır.
    Asırlar sonra gelip, görmeden Peygamber aleyhisselama sevdalanmak, Medine’sine hasret olmak, Kur’an’ına ve Sünnet’ine sarılmak; kitaplarda görüp gözleriyle görenler gibi olmak, asrı ne olursa olsun bir fazilettir. Böyle bir himmeti asırlar eritemez, zaman ve mekân yok edemez.
    Peygamber aleyhisselam bile asırlar sonra gelip Sünnet’ine sarılanları özlemiştir. O’nun abdestini, namazını, tesbihini, sadakasını, cihadını, sabrını yaşatanları ‘kardeşleri’ olarak anmış, onlara hasretini dillendirmiştir. ‘O kardeşlerimi görmek isterdim!’ sözü, asırlar sonra O’nu görmeden peşinden gidecek Ümmet’inden mü’minler için söylediği bir sözdür.
    “Ümmet’imden beni en çok sevenler, benden sonra gelenlerden, ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi bir kere görseydim de malım ve ailem olmasaydı.’ diyecek olanlardır.” buyurmuştur. Ahir zamanda da böyle bir sevgiyi yüreğine gömenler bulunabilecektir.
    Bu Ümmet’in son döneminde gelip ibadet eden mü’minlere, sahabilerin elli katı ecir vardır. Ahir zamanda bir sadaka vermek, sahabilerin elli sadakası kadar sevap kazanmaktır. Onlar, o şerefli yüze bakıp sahabi olmakla kazandılar, ahir zaman mü’minleri de berbat bir zamanda kulluk yapmakla kazanacaklardır. Böyle bir zamanda ibadet, Peygamber aleyhisselam zamanında hicret etmek gibidir.
    Zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin kıyamete kadar Allah, her dönemde dinine hizmet edecek fideler yetiştirecektir. Din hiçbir zaman sahipsiz kalmayacaktır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:
    “Allah, dini için fideler dikecek ve onları dinine hizmetle şereflendirecektir.” (İbni Mace, Ahmed)

    Nureddin yıldız





+ Yorum Gönder