Konusunu Oylayın.: Allah Kime Yardım Eder?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Allah Kime Yardım Eder?
  1. 14.Mart.2012, 12:03
    1
    Misafir

    Allah Kime Yardım Eder?

  2. 14.Mart.2012, 12:19
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Allah Kime Yardım Eder?




    Allah’ın yardımına layık olmak, bir Müslüman’ın imandan sonra gözleyeceği en önemli hedeflerinden biridir. Allah’ın yardımı olmadan katedilebilecek bir yol yoktur. Namaz kılmak da cihad etmek de O’nun yardım etmesi hâlinde yapılabilen işlerdir. Masa başı hesaplarla kazanmak başka şey, Allah’ın yardımına layık olup o yardımla yol almak başka şeydir. Allah’ın yardımı ile aşılabilecek şeyler, aşmak istediğimiz şeylerin tamamıdır.
    Sabah namazına kalkıp Allah’ın rızasını kazanmak, cehennem ateşinden kurtulmak, ancak O’nun yardımı ile mümkündür. O’nun yücelttiği yücelir, O’nun alçalttığı alçak kalır. Çocuk yetiştirmek, salih çocuk babası olmak O’nun yardımı ile gerçekleşebilir. Çocuk yetiştirmek için pedagojik bilgi desteği gerekli olabilir; gereklidir de… Ama sonuç, Allah’ın yardım etmesi veya etmemesi ile tahakkuk edecektir ve O’nun yardım ettiği kazanacaktır.
    Müslüman’ın elindeki malı, beynindeki bilgiyi, çevresindeki imkânları tek başına yeterli görmesi aldanışın başlangıcı olur. Kazanması için yeterli gördüğü o imkânlar, onun kaybetmesinin nedeni olarak onu iki kere zarar ettirmiş olacaktır.
    Allah’ın yardımının kura ile dağıtılmadığı da herkesçe bilinebilecek bir hakikattir. Allah Teâlâ, kullarının dış şekillerine, kuru iddialarına bakmıyor; salih ameller ve salih niyetler, Allah Teâlâ’nın kulunda görmekle razı olacağı ve yardımını çekecek işlerdir.
    Allah’ın kuluna yardım etmesi, razı olacağı işleri yapacağı imkânları ona lütfetmesi, şeriatının ölçülerini esas alarak yaşamak isteyen biri olmasını sağlaması şeklinde ortaya çıkar. Kulun haramdan nefret etmesi, ibadetten lezzet alması böyle bir iradenin sonucudur.
    Bu anlayış, kulun cennet arzular gibi Allah’ın yardımını arzular heyecanda olmasını doğurur. Çünkü kul bilir ki, her şey O’nun yardımı ile mümkündür. O’nun rızası, ancak O’nun yardımı ile kazanılmaktadır.
    Beden, mal ve sözle gerçekleştirilen salih ameller yardım arayışlarıdır. Salih amel dosyası kabarık olan mü’minin yardım talebi ile yardımı temenni olarak anlayan mü’minin yardım talebi aynı olamaz. Üzerinde düşünülmesi gereken hadislerinden birinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kulun Allah tarafından yardım görmesinin nasıl gerçekleştiğine şu şekilde işaret etmektedir:
    ‘Allah bir kulu için hayır dilediğinde o kulunu kullanır.’ ‘Onu nasıl kullanır ya Resûlellah?’ diye sordular. Buyurdu ki: ‘Ölümünden önce onu salih amele muvaffak kılar.’ (Tirmizî, Kader, 9-2143)
    Hadiste, özellikle bu kullanmanın, ölümden önce gerçekleştiğine vurgu yapıldığına da dikkat edilmelidir. Daha önce gerçekleştirilmiş iyi bir iş, iyi bir dua, iyi bir niyet veya Allah Teâlâ’nın bilebileceği bir sebeple kulun sonunun iyi olması için gerekli olan salih bir amele muvaffak kılınmasına dikkatimiz çekilmektedir.
    Şeriat ilimlerinden bir ilimde diz çürütmek ve göz nuru akıtmak da Allah Teâlâ’nın yardımını aramaktır. İbni Abbas radıyallahu anhümanın rivayet ettiği bir hadiste Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Allah’ın yardımına açılan yolu çok açık bir ifadeyle şöyle anlatmaktadır: ‘Allah kime hayır dilerse onu dinde fakih kılar.’ (Ahmed, 2791)
    Allah’ın bir kulu için hayır dilemesi ve o kulu dinde fakih yani bilgi sahibi kılması birleştirildiğinde, din konusunda bilgi sahibi olmanın -eğer nimet olarak heba edilmemiş ise- Allah’tan yardım görmek olduğu anlaşılmaktadır.

    Nureddin Yıldız


  3. 14.Mart.2012, 12:19
    2
    Moderatör



    Allah’ın yardımına layık olmak, bir Müslüman’ın imandan sonra gözleyeceği en önemli hedeflerinden biridir. Allah’ın yardımı olmadan katedilebilecek bir yol yoktur. Namaz kılmak da cihad etmek de O’nun yardım etmesi hâlinde yapılabilen işlerdir. Masa başı hesaplarla kazanmak başka şey, Allah’ın yardımına layık olup o yardımla yol almak başka şeydir. Allah’ın yardımı ile aşılabilecek şeyler, aşmak istediğimiz şeylerin tamamıdır.
    Sabah namazına kalkıp Allah’ın rızasını kazanmak, cehennem ateşinden kurtulmak, ancak O’nun yardımı ile mümkündür. O’nun yücelttiği yücelir, O’nun alçalttığı alçak kalır. Çocuk yetiştirmek, salih çocuk babası olmak O’nun yardımı ile gerçekleşebilir. Çocuk yetiştirmek için pedagojik bilgi desteği gerekli olabilir; gereklidir de… Ama sonuç, Allah’ın yardım etmesi veya etmemesi ile tahakkuk edecektir ve O’nun yardım ettiği kazanacaktır.
    Müslüman’ın elindeki malı, beynindeki bilgiyi, çevresindeki imkânları tek başına yeterli görmesi aldanışın başlangıcı olur. Kazanması için yeterli gördüğü o imkânlar, onun kaybetmesinin nedeni olarak onu iki kere zarar ettirmiş olacaktır.
    Allah’ın yardımının kura ile dağıtılmadığı da herkesçe bilinebilecek bir hakikattir. Allah Teâlâ, kullarının dış şekillerine, kuru iddialarına bakmıyor; salih ameller ve salih niyetler, Allah Teâlâ’nın kulunda görmekle razı olacağı ve yardımını çekecek işlerdir.
    Allah’ın kuluna yardım etmesi, razı olacağı işleri yapacağı imkânları ona lütfetmesi, şeriatının ölçülerini esas alarak yaşamak isteyen biri olmasını sağlaması şeklinde ortaya çıkar. Kulun haramdan nefret etmesi, ibadetten lezzet alması böyle bir iradenin sonucudur.
    Bu anlayış, kulun cennet arzular gibi Allah’ın yardımını arzular heyecanda olmasını doğurur. Çünkü kul bilir ki, her şey O’nun yardımı ile mümkündür. O’nun rızası, ancak O’nun yardımı ile kazanılmaktadır.
    Beden, mal ve sözle gerçekleştirilen salih ameller yardım arayışlarıdır. Salih amel dosyası kabarık olan mü’minin yardım talebi ile yardımı temenni olarak anlayan mü’minin yardım talebi aynı olamaz. Üzerinde düşünülmesi gereken hadislerinden birinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kulun Allah tarafından yardım görmesinin nasıl gerçekleştiğine şu şekilde işaret etmektedir:
    ‘Allah bir kulu için hayır dilediğinde o kulunu kullanır.’ ‘Onu nasıl kullanır ya Resûlellah?’ diye sordular. Buyurdu ki: ‘Ölümünden önce onu salih amele muvaffak kılar.’ (Tirmizî, Kader, 9-2143)
    Hadiste, özellikle bu kullanmanın, ölümden önce gerçekleştiğine vurgu yapıldığına da dikkat edilmelidir. Daha önce gerçekleştirilmiş iyi bir iş, iyi bir dua, iyi bir niyet veya Allah Teâlâ’nın bilebileceği bir sebeple kulun sonunun iyi olması için gerekli olan salih bir amele muvaffak kılınmasına dikkatimiz çekilmektedir.
    Şeriat ilimlerinden bir ilimde diz çürütmek ve göz nuru akıtmak da Allah Teâlâ’nın yardımını aramaktır. İbni Abbas radıyallahu anhümanın rivayet ettiği bir hadiste Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Allah’ın yardımına açılan yolu çok açık bir ifadeyle şöyle anlatmaktadır: ‘Allah kime hayır dilerse onu dinde fakih kılar.’ (Ahmed, 2791)
    Allah’ın bir kulu için hayır dilemesi ve o kulu dinde fakih yani bilgi sahibi kılması birleştirildiğinde, din konusunda bilgi sahibi olmanın -eğer nimet olarak heba edilmemiş ise- Allah’tan yardım görmek olduğu anlaşılmaktadır.

    Nureddin Yıldız





+ Yorum Gönder