Konusunu Oylayın.: Umutsuz insanların özellikleri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Umutsuz insanların özellikleri nelerdir?
  1. 13.Mart.2012, 20:08
    1
    Misafir

    Umutsuz insanların özellikleri nelerdir?

  2. 23.Mart.2012, 08:10
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: Umutsuz insanların özellikleri nelerdir?




    Alıntı
    umutsuz insanlar nasıldırlar



    UMUTSUZ VE GAYESİZ İNSANHedefsiz ve gayesiz insanlar gördükçe yüreğim derinden sızlar. Boşluğa düşen bir taş gibidir yaşamları. Kurulmuş bir oyuncak gibi hiç kimseye faydası olmuyor.
    İnsanının büyüklüğü, taşıdığı gaye ve hedefi nisbetinde anlaşılır. Ne olursa olsun küçük bir kıvılcım dahi olsa o ateş, o hedef gittikçe büyür. Artık bakmışsınız o insan bir kor gibi gönüllerde yer etmeğe başlar. Etrafındakilere ışık vermeye başlar. Bir bakarsınız o insan başkalarına yardım etmeyi gaye edinmiş. Bu gün ne yapabilirim? Bu gün nasıl faydalı olabilirim? Mahzun ve yıpranmış bir kalbi nasıl tamir edebilirim? İnleyen bir “ah”ın feryadını nasıl dindirebilirim?
    Toplumda çok çeşit yaralar var. Bir tanesini de ben tedavi etsem benim için büyük kardır. Bir yarayı sarabilsem benim için büyük şereftir. Bu gaye ve maksatla yaşamak insanın ileriye bakmasını geliştirir. Yaşamak ve yaşatmayı güzelleştirmek için toplumda yeni bir şeyler düşünür.
    Burada bildiğiniz bir olayı anlatayım.
    Bir gün sabahın erken saatlerinde sahil kenarında yürüyüşe çıkan bir yaşlı adam, kumsalda yüzlerce hatta binlerce denilebilecek denizyıldızı ile karşılaşır. Yükselen denizin acımasız dalgaları onları sahile atmıştır. Denizden ayrı kalan denizyıldızları ise can çekişmekte ve bir kurtarıcı beklemektedirler.Yaşlı adam, denizyıldızlarını görmezden gelemez. Hiç olmazsa kurtarabildiğim kadarını kurtarırım, düşüncesiyle denizyıldızlarını denize atmaya başlar. Fakat sayıları o kadar çoktur ki!.. “Daha fazlasını kurtarmalıyım” düşüncesiyle hızını artırır. Onun bu telaşlı hareketleri sahilin öbür ucundan yürüyüşe başlayan bir genç adamın dikkatini çeker. Yaklaştığında yaşlı adama selam verir ve:“Böyle telaşlı telaşlı ne yapıyorsunuz?” diye sorar: Yaşlı adam, işine hiç ara vermeden soluk soluğa cevap verir: “Denizyıldızlarını okyanusa atıyorum.”Bu cevaba pek anlam veremeyen genç adam, tekrar sorar: “Denizyıldızı mı?”
    “Evet“, der yaşlı adam. “Çünkü güneş yükseldi ve sular çekiliyor. Eğer onları bir an önce suya atmazsam az sonra ölecekler.”
    Yaşlı ve bilge adamın telaşını hâlâ anlamayan genç adam tekrar sorar: “Ama görmüyor musunuz? Kilometrelerce sahil var ve boydan boya denizyıldızı ile dolu. Senin yalnız başına gösterdiğin bu gayret sonunda ne değişecek ki?”Yaşlı adam, karşısındaki genç adama anlamlı anlamlı baktıktan sonra eğilerek yerden bir denizyıldızı daha alır ve onu okyanusa fırlatırken şöyle seslenir: “Bak. Onun için çok şey değişti!”Bu şuur ve bu gayeyle etrafımızda olup bitenleri görmeye başlayalım. İnsanlarımızı bilhassa gençlerimizi koyu fikir karanlıklarına sürükleyen, onları acımasızca bekleyen tehlikelerin içine atmaya çalışan o karanlık mihrakları fark edelim. Bir insanın hayatı deniz yıldızında aşağı değildir. Kainatı ve evreni içine alabilecek yüksek bir istidada uygun olarak yaratılmıştır. Ona layık olduğu değeri vermeye çalışalım.Bakıyorsunuz ki bir gurup insan, varıyla gücüyle bir şeyler üretiyor. Toplumun büyük yaralarından birini tedavi etmeye çalışıyor. Hedefini belirlemiş, mutsuzlara mutluluk dağıtmayı gaye edinmiştir. UMUD Derneği de bunlardan biridir. Kurtardıkları bir insan için çok şey değiştiğinin farkındadırlar. Onları candan tebrik ederim. Umarım ki bu gibi insanların sayısı artar. Her yer bir gül bahçesine döner. Necmettin ÇEMBERLİTAŞ



  3. 23.Mart.2012, 08:10
    2
    Site Doktoru



    Alıntı
    umutsuz insanlar nasıldırlar



    UMUTSUZ VE GAYESİZ İNSANHedefsiz ve gayesiz insanlar gördükçe yüreğim derinden sızlar. Boşluğa düşen bir taş gibidir yaşamları. Kurulmuş bir oyuncak gibi hiç kimseye faydası olmuyor.
    İnsanının büyüklüğü, taşıdığı gaye ve hedefi nisbetinde anlaşılır. Ne olursa olsun küçük bir kıvılcım dahi olsa o ateş, o hedef gittikçe büyür. Artık bakmışsınız o insan bir kor gibi gönüllerde yer etmeğe başlar. Etrafındakilere ışık vermeye başlar. Bir bakarsınız o insan başkalarına yardım etmeyi gaye edinmiş. Bu gün ne yapabilirim? Bu gün nasıl faydalı olabilirim? Mahzun ve yıpranmış bir kalbi nasıl tamir edebilirim? İnleyen bir “ah”ın feryadını nasıl dindirebilirim?
    Toplumda çok çeşit yaralar var. Bir tanesini de ben tedavi etsem benim için büyük kardır. Bir yarayı sarabilsem benim için büyük şereftir. Bu gaye ve maksatla yaşamak insanın ileriye bakmasını geliştirir. Yaşamak ve yaşatmayı güzelleştirmek için toplumda yeni bir şeyler düşünür.
    Burada bildiğiniz bir olayı anlatayım.
    Bir gün sabahın erken saatlerinde sahil kenarında yürüyüşe çıkan bir yaşlı adam, kumsalda yüzlerce hatta binlerce denilebilecek denizyıldızı ile karşılaşır. Yükselen denizin acımasız dalgaları onları sahile atmıştır. Denizden ayrı kalan denizyıldızları ise can çekişmekte ve bir kurtarıcı beklemektedirler.Yaşlı adam, denizyıldızlarını görmezden gelemez. Hiç olmazsa kurtarabildiğim kadarını kurtarırım, düşüncesiyle denizyıldızlarını denize atmaya başlar. Fakat sayıları o kadar çoktur ki!.. “Daha fazlasını kurtarmalıyım” düşüncesiyle hızını artırır. Onun bu telaşlı hareketleri sahilin öbür ucundan yürüyüşe başlayan bir genç adamın dikkatini çeker. Yaklaştığında yaşlı adama selam verir ve:“Böyle telaşlı telaşlı ne yapıyorsunuz?” diye sorar: Yaşlı adam, işine hiç ara vermeden soluk soluğa cevap verir: “Denizyıldızlarını okyanusa atıyorum.”Bu cevaba pek anlam veremeyen genç adam, tekrar sorar: “Denizyıldızı mı?”
    “Evet“, der yaşlı adam. “Çünkü güneş yükseldi ve sular çekiliyor. Eğer onları bir an önce suya atmazsam az sonra ölecekler.”
    Yaşlı ve bilge adamın telaşını hâlâ anlamayan genç adam tekrar sorar: “Ama görmüyor musunuz? Kilometrelerce sahil var ve boydan boya denizyıldızı ile dolu. Senin yalnız başına gösterdiğin bu gayret sonunda ne değişecek ki?”Yaşlı adam, karşısındaki genç adama anlamlı anlamlı baktıktan sonra eğilerek yerden bir denizyıldızı daha alır ve onu okyanusa fırlatırken şöyle seslenir: “Bak. Onun için çok şey değişti!”Bu şuur ve bu gayeyle etrafımızda olup bitenleri görmeye başlayalım. İnsanlarımızı bilhassa gençlerimizi koyu fikir karanlıklarına sürükleyen, onları acımasızca bekleyen tehlikelerin içine atmaya çalışan o karanlık mihrakları fark edelim. Bir insanın hayatı deniz yıldızında aşağı değildir. Kainatı ve evreni içine alabilecek yüksek bir istidada uygun olarak yaratılmıştır. Ona layık olduğu değeri vermeye çalışalım.Bakıyorsunuz ki bir gurup insan, varıyla gücüyle bir şeyler üretiyor. Toplumun büyük yaralarından birini tedavi etmeye çalışıyor. Hedefini belirlemiş, mutsuzlara mutluluk dağıtmayı gaye edinmiştir. UMUD Derneği de bunlardan biridir. Kurtardıkları bir insan için çok şey değiştiğinin farkındadırlar. Onları candan tebrik ederim. Umarım ki bu gibi insanların sayısı artar. Her yer bir gül bahçesine döner. Necmettin ÇEMBERLİTAŞ






+ Yorum Gönder