Konusunu Oylayın.: Disiplin amacı nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Disiplin amacı nedir?
  1. 12.Mart.2012, 00:19
    1
    Misafir

    Disiplin amacı nedir?






    Disiplin amacı nedir? Mumsema Disiplinin amacı nedir? kısaca açıklar mısınz


  2. 12.Mart.2012, 00:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 12.Mart.2012, 06:56
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: disiplin amacı nedir




    DİSİPLİN NEDİR?

    Disiplinin amacı; çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek ve kendisini denetleyebilecek seviyeye ulaşmasını sağlamak olmalıdır.

    İster öğretici olun, ister anne – baba; disiplin kurallarını öğretebilmeniz için, öncelikle onunla konuşarak uyum sağlamalısınız.

    Ev ortamında disiplin; o evin ve ailenin değer, düşünce ve davranışlarına uygun yapılması ve yapılmaması gereken davranışları ele alan tedbir sistemi, yani bir davranış düzenidir.
    Disiplinin amacı; çocuğa, istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek ve kendisini denetleyebilecek seviyeye ulaşmasını sağlamak olmalıdır.
    Disiplin Türleri
    1 – Kuvvete, Otoriteye Dayanan Disiplin Çocuğun kendine güvenini ortadan kaldıran, şahsiyetini silikleştiren bir dış kontrollü disiplin şeklidir. Çocuk çok sıkı bir denetimde tutulur, en küçük hata ve yanlışları bile göz ardı edilmez. Evde çok sıkı kurallar ve yasaklar hâkimdir. Sözel (kızma, hakaret etme, tehdit) ve fiziksel (dövme, bodruma kapatma, çimdikleme) cezalar hep ön plandadır.
    Bazı çocuklar bu yönteme katlanır; son derece kuralcı, sessiz, uslu ve dürüst olarak yetişebilirler ama son derece miskin, teşebbüs kabiliyetinden yoksun, korkak ve dalkavuk bir karakter geliştirirler.
    Bu disiplin yöntemi, bazı çocukları da tam tersine bir zorba, bir isyankâr olmaya yönlendirici etki yapar.
    Aşırı İtaat: Toplumumuzda itaatkâr ve uslu çocuklar çok takdir edilir. Ancak sürekli itaate zorlanan, kendini denetleme fırsatı kendisine verilmeyen bir çocuk, müstakil karakter edinemez. Yani hep aşırı bir dış kontrolle davranışlarının düzenlenmesine alışan çocuk, içsel kontrollerini geliştiremez. Kendisine sürekli ne yapması gerektiğini söyleyen anne - babasını bulamadığı anda, ilk karşılaştığı otoriter kişinin tesirine girer. Toplumda kötü arkadaş yoluyla, kötü alışkanlıklara kapılıp giden çocuklar, aşırı uyum ve itaate alıştırılmış çocuklardır.
    2 – Gevşek Disiplin
    Gevşek disiplinde “sınırsız hoşgörü” anlayışı hâkimdir. Çocuğa aşırı sevgiyle beraber geniş bir özgürlük verilir. Çocuktan beklentiler çok azdır ve disiplin yok denecek seviyededir.
    Bu disiplin türünde yetişen çocuklar, yetişkinliklerinde sorumsuz, vermeyi bilmeyen, hep alıcı, bencil, sabırsız, doyumsuz gibi menfî vasıflarıyla karşımıza çıkar.
    3 – İç Kontrollü Özgür Disiplin (İç Denetim)
    İç denetim, kişinin ön görülen kuralları kabullenmesi ve dış uyarılara gerek duymadan bu kurallara kendi kendine uyması, yani iç kontrolü kazanmasıdır. Önemli olan çocuğun istenilen davranış kurallarını büyükler hatırlatmadan edinebilmesidir.
    Bu disiplin tarzı, çocuğu sorumluluklarıyla baş başa bırakır, kendi hareketlerinin sonucu olan bir özgürlük verir.1 Öz Denetimi Sağlamada Kurallar
    * Anne - baba, hatta diğer yakın aile büyükleri arasında çocuğun davranışlarına gösterilen tepki ve tutumların aynı olmasını sağlayın.
    * Çocuklara disiplin tekniklerini uygularken, yaş seviyelerini, karakterlerini ve özel durumlarını, fizyolojik ve psikolojik yapılarını mutlaka göz önünde tutun.
    * Çocuk için belirlediğiniz kurallara öncelikle kendiniz uyun.
    * Çocuğa, kuralların sebeplerini izah edin.
    * Belirlediğiniz kurallarda istikrarlı olun; zamana ve yere göre değiştirmeyin.
    * Beklediğiniz davranış şeklini net bir şekilde anlatın ve öğretin. Öğretilmeden uygulanan disipline, biz sadece “yaptırım” diyoruz. Disiplinde öz denetimin (çocuğun kendi kendini kontrol altına alabilmesi) sağlanması, dış kontrolle yaptırım gücü haline gelmemesi için kuralların öğretilmesi, izah edilmesi şarttır.
    * İster öğretici olun, ister anne - baba, disiplin kurallarını öğretebilmeniz için, öncelikle onunla konuşarak uyum sağlamalısınız.
    * Çocuğunuzla belirli zaman dilimlerinde, nitelikli beraberlik sağlayın. Bu beraberliğin teke tek olmasına ve yaptığınız şeylerin (oyun, gezi, spor, kitap okuma vb. …) çocuğunuzun yaşına, ilgisine ve sizin de zevkinize uygun olmasına dikkat edin.
    * Çocuğunuza “doğru davranışları” yerleştirmek için en etkili yöntemin “ödüllendirme” olduğunu unutmayın.
    * Çocuğunuz, olumlu bir davranışı öğrenirken, başlangıçta her o davranışı tekrarlayışında onu ödüllendirin. Davranış, yerleşmeye başlayınca ödüllendirmeyi aralıklı yapın.
    * Ödülün zamanını ve nasıl olacağını çocuk değil, siz seçin. Çocuk istedi diye ödül vermenin onu arsızlığa alıştıracağını unutmayın.
    * Çocuğunuzun olumsuz davranışlarına değil, olumlu davranışlarına odaklanın. Olumlu davranışlarını âdeta cımbızla arayın.
    * Çocuğa, ne yapmaması gerektiğinden çok, ne yapacağını öğretin.
    * İstediğiniz bazı davranışlar için çocuğunuzla bir sözleşme yapın. Yani çocuktan beklediğiniz davranışları beraberce tespit edin. Mümkünse sözleşme olarak kâğıda dökün. Neticenin ne kadar tesirli olduğunu gözlemleyin.
    * Çocuğunuzu olumsuz davranışlarının neticeleriyle karşılaştırın.
    Meselâ, yemek vaktinde masaya gelmek istemeyen, yemek yemeyen çocuğunuza öğün arası yiyecek vermeyin veya sabah servisi kaçıran çocuğunuzu okula arabanızla değil, yürüyerek gönderin.
    * Çocuğunuzun yaptığı bir yanlışın arkasından doğrusunu bulmaya, düşünmeye yönlendirin.
    Mesela: “Bu davranışın doğru mu, yanlış mı? Yarına kadar bunu düşün ve değerlendir” deyin.
    * Çocuğunuza “yapma” demek yerine, alternatif sunmaya çalışın.
    * Çocuğunuzun gerek olumlu, gerekse olumsuz davranışlarında kendisini değil, davranışlarını ele alın. Yani, övgü ve eleştirileriniz çocuğun davranışlarına olsun; kişiliğine değil.
    * Çocuğunuzu başkalarının yanında asla eleştirmeyin.
    * Çocuğunuzu başkalarıyla hiçbir zaman kıyaslamayın. Gerekiyorsa kendisiyle kıyaslayın.
    Mesela: “Geçen sene oldukça başarılıydın, istersen yine başarılı olabilirsin.” deyin.
    * Çocuğunuza, gerektiğinde “hayır” denilmesi gerektiğini bilin.
    * Çocuğun davranışlarına sınır getirebilirsiniz; ama duygularına sınır getiremezsiniz. Onun için çocuğun olumsuz duygularını asla örtbas etmeyin. Yetişkinliklerinde terapistlerin kapısını en çok aşındıranlar, duyguları örtbas edilmiş; kendilerine olumsuz duygularının ifadesine fırsat verilmemiş çocuklardır.
    * Çocuğunuz sizi sevdiğini söyleyebildiği gibi, gerektiğinde; kızgın ve kırgın olduğunu da söyleyebilsin. Bu cesareti ona verin. İfade edilemeyen olumsuz duyguların kangrenleşerek, onarılmaz yara haline geldiğini unutmayın.
    * Çocuklara, duygularını ifade özgürlüğü verebilmek, ancak “duyguları yansıtma” yöntemiyle mümkündür. Duyguları yansıtma yönteminin, anne - baba ve eğitimciler için, üç yaştan ergenliğe kadar en güzel disiplin yöntemi olduğunu asla unutmayın.
    * Çocuğunuz bir sorunundan dolayı duygularını size açtığında hemen akıl ve mantığa dayanan izahlarla ona nasihat vermeye kalkışmayın. Duyguları yansıtma yöntemiyle önce onu anladığınızı gösterin.
    * Bu yöntem, size duygularını açan çocuğun sözlerini küçüklerde aynen; büyüklerde farklı kelimelerle tekrar ederek onu anladığınızı göstermenizden ibarettir.
    Arifan Dergisi



  4. 12.Mart.2012, 06:56
    2
    Editör



    DİSİPLİN NEDİR?

    Disiplinin amacı; çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek ve kendisini denetleyebilecek seviyeye ulaşmasını sağlamak olmalıdır.

    İster öğretici olun, ister anne – baba; disiplin kurallarını öğretebilmeniz için, öncelikle onunla konuşarak uyum sağlamalısınız.

    Ev ortamında disiplin; o evin ve ailenin değer, düşünce ve davranışlarına uygun yapılması ve yapılmaması gereken davranışları ele alan tedbir sistemi, yani bir davranış düzenidir.
    Disiplinin amacı; çocuğa, istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek ve kendisini denetleyebilecek seviyeye ulaşmasını sağlamak olmalıdır.
    Disiplin Türleri
    1 – Kuvvete, Otoriteye Dayanan Disiplin Çocuğun kendine güvenini ortadan kaldıran, şahsiyetini silikleştiren bir dış kontrollü disiplin şeklidir. Çocuk çok sıkı bir denetimde tutulur, en küçük hata ve yanlışları bile göz ardı edilmez. Evde çok sıkı kurallar ve yasaklar hâkimdir. Sözel (kızma, hakaret etme, tehdit) ve fiziksel (dövme, bodruma kapatma, çimdikleme) cezalar hep ön plandadır.
    Bazı çocuklar bu yönteme katlanır; son derece kuralcı, sessiz, uslu ve dürüst olarak yetişebilirler ama son derece miskin, teşebbüs kabiliyetinden yoksun, korkak ve dalkavuk bir karakter geliştirirler.
    Bu disiplin yöntemi, bazı çocukları da tam tersine bir zorba, bir isyankâr olmaya yönlendirici etki yapar.
    Aşırı İtaat: Toplumumuzda itaatkâr ve uslu çocuklar çok takdir edilir. Ancak sürekli itaate zorlanan, kendini denetleme fırsatı kendisine verilmeyen bir çocuk, müstakil karakter edinemez. Yani hep aşırı bir dış kontrolle davranışlarının düzenlenmesine alışan çocuk, içsel kontrollerini geliştiremez. Kendisine sürekli ne yapması gerektiğini söyleyen anne - babasını bulamadığı anda, ilk karşılaştığı otoriter kişinin tesirine girer. Toplumda kötü arkadaş yoluyla, kötü alışkanlıklara kapılıp giden çocuklar, aşırı uyum ve itaate alıştırılmış çocuklardır.
    2 – Gevşek Disiplin
    Gevşek disiplinde “sınırsız hoşgörü” anlayışı hâkimdir. Çocuğa aşırı sevgiyle beraber geniş bir özgürlük verilir. Çocuktan beklentiler çok azdır ve disiplin yok denecek seviyededir.
    Bu disiplin türünde yetişen çocuklar, yetişkinliklerinde sorumsuz, vermeyi bilmeyen, hep alıcı, bencil, sabırsız, doyumsuz gibi menfî vasıflarıyla karşımıza çıkar.
    3 – İç Kontrollü Özgür Disiplin (İç Denetim)
    İç denetim, kişinin ön görülen kuralları kabullenmesi ve dış uyarılara gerek duymadan bu kurallara kendi kendine uyması, yani iç kontrolü kazanmasıdır. Önemli olan çocuğun istenilen davranış kurallarını büyükler hatırlatmadan edinebilmesidir.
    Bu disiplin tarzı, çocuğu sorumluluklarıyla baş başa bırakır, kendi hareketlerinin sonucu olan bir özgürlük verir.1 Öz Denetimi Sağlamada Kurallar
    * Anne - baba, hatta diğer yakın aile büyükleri arasında çocuğun davranışlarına gösterilen tepki ve tutumların aynı olmasını sağlayın.
    * Çocuklara disiplin tekniklerini uygularken, yaş seviyelerini, karakterlerini ve özel durumlarını, fizyolojik ve psikolojik yapılarını mutlaka göz önünde tutun.
    * Çocuk için belirlediğiniz kurallara öncelikle kendiniz uyun.
    * Çocuğa, kuralların sebeplerini izah edin.
    * Belirlediğiniz kurallarda istikrarlı olun; zamana ve yere göre değiştirmeyin.
    * Beklediğiniz davranış şeklini net bir şekilde anlatın ve öğretin. Öğretilmeden uygulanan disipline, biz sadece “yaptırım” diyoruz. Disiplinde öz denetimin (çocuğun kendi kendini kontrol altına alabilmesi) sağlanması, dış kontrolle yaptırım gücü haline gelmemesi için kuralların öğretilmesi, izah edilmesi şarttır.
    * İster öğretici olun, ister anne - baba, disiplin kurallarını öğretebilmeniz için, öncelikle onunla konuşarak uyum sağlamalısınız.
    * Çocuğunuzla belirli zaman dilimlerinde, nitelikli beraberlik sağlayın. Bu beraberliğin teke tek olmasına ve yaptığınız şeylerin (oyun, gezi, spor, kitap okuma vb. …) çocuğunuzun yaşına, ilgisine ve sizin de zevkinize uygun olmasına dikkat edin.
    * Çocuğunuza “doğru davranışları” yerleştirmek için en etkili yöntemin “ödüllendirme” olduğunu unutmayın.
    * Çocuğunuz, olumlu bir davranışı öğrenirken, başlangıçta her o davranışı tekrarlayışında onu ödüllendirin. Davranış, yerleşmeye başlayınca ödüllendirmeyi aralıklı yapın.
    * Ödülün zamanını ve nasıl olacağını çocuk değil, siz seçin. Çocuk istedi diye ödül vermenin onu arsızlığa alıştıracağını unutmayın.
    * Çocuğunuzun olumsuz davranışlarına değil, olumlu davranışlarına odaklanın. Olumlu davranışlarını âdeta cımbızla arayın.
    * Çocuğa, ne yapmaması gerektiğinden çok, ne yapacağını öğretin.
    * İstediğiniz bazı davranışlar için çocuğunuzla bir sözleşme yapın. Yani çocuktan beklediğiniz davranışları beraberce tespit edin. Mümkünse sözleşme olarak kâğıda dökün. Neticenin ne kadar tesirli olduğunu gözlemleyin.
    * Çocuğunuzu olumsuz davranışlarının neticeleriyle karşılaştırın.
    Meselâ, yemek vaktinde masaya gelmek istemeyen, yemek yemeyen çocuğunuza öğün arası yiyecek vermeyin veya sabah servisi kaçıran çocuğunuzu okula arabanızla değil, yürüyerek gönderin.
    * Çocuğunuzun yaptığı bir yanlışın arkasından doğrusunu bulmaya, düşünmeye yönlendirin.
    Mesela: “Bu davranışın doğru mu, yanlış mı? Yarına kadar bunu düşün ve değerlendir” deyin.
    * Çocuğunuza “yapma” demek yerine, alternatif sunmaya çalışın.
    * Çocuğunuzun gerek olumlu, gerekse olumsuz davranışlarında kendisini değil, davranışlarını ele alın. Yani, övgü ve eleştirileriniz çocuğun davranışlarına olsun; kişiliğine değil.
    * Çocuğunuzu başkalarının yanında asla eleştirmeyin.
    * Çocuğunuzu başkalarıyla hiçbir zaman kıyaslamayın. Gerekiyorsa kendisiyle kıyaslayın.
    Mesela: “Geçen sene oldukça başarılıydın, istersen yine başarılı olabilirsin.” deyin.
    * Çocuğunuza, gerektiğinde “hayır” denilmesi gerektiğini bilin.
    * Çocuğun davranışlarına sınır getirebilirsiniz; ama duygularına sınır getiremezsiniz. Onun için çocuğun olumsuz duygularını asla örtbas etmeyin. Yetişkinliklerinde terapistlerin kapısını en çok aşındıranlar, duyguları örtbas edilmiş; kendilerine olumsuz duygularının ifadesine fırsat verilmemiş çocuklardır.
    * Çocuğunuz sizi sevdiğini söyleyebildiği gibi, gerektiğinde; kızgın ve kırgın olduğunu da söyleyebilsin. Bu cesareti ona verin. İfade edilemeyen olumsuz duyguların kangrenleşerek, onarılmaz yara haline geldiğini unutmayın.
    * Çocuklara, duygularını ifade özgürlüğü verebilmek, ancak “duyguları yansıtma” yöntemiyle mümkündür. Duyguları yansıtma yönteminin, anne - baba ve eğitimciler için, üç yaştan ergenliğe kadar en güzel disiplin yöntemi olduğunu asla unutmayın.
    * Çocuğunuz bir sorunundan dolayı duygularını size açtığında hemen akıl ve mantığa dayanan izahlarla ona nasihat vermeye kalkışmayın. Duyguları yansıtma yöntemiyle önce onu anladığınızı gösterin.
    * Bu yöntem, size duygularını açan çocuğun sözlerini küçüklerde aynen; büyüklerde farklı kelimelerle tekrar ederek onu anladığınızı göstermenizden ibarettir.
    Arifan Dergisi






+ Yorum Gönder