Konusunu Oylayın.: Dinimizde akıl ve ruh sağlığımızı korumanın yolları

5 üzerinden 4.75 | Toplam : 4 kişi
Dinimizde akıl ve ruh sağlığımızı korumanın yolları
  1. 12.Mart.2012, 00:16
    1
    Misafir

    Dinimizde akıl ve ruh sağlığımızı korumanın yolları

  2. 16.Mart.2012, 12:42
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: dinimizde akıl ve ruh sağlığımızı korumanın yolları




    AKIL VE RUH SAĞLIĞINI KORUMAK

    Kıymetli Mü’minler!


    İnsan, Allah’ın lutfettiği yeteneklerle, doğruyu yanlıştan, iyiyi

    kötüden ayırt edebilir ve doğru davranışlar sergileyebilir. Rabbiyle,
    kendisiyle ve çevresiyle barışık olanlar hem iç dünyasında, hem de
    insanlarla ilişkilerinde huzurlu olur. Bugün bilim dilinde bu duruma ruh
    sağlığı denilmektedir.
    Sağlıklı bir ruh yapısı için insan, öncelikle Allah’a yönelmeli,
    O’na dayanıp güvenmeli, rızkını helal yollardan kazanmaya çalışmalı,
    şükür ve sabırla dengeli bir hayat sürmelidir. Bu inanç ve tavırla
    güçlenen maneviyatın, hayatın sıkıntılarına karşı dayanma gücü
    vereceğinde şüphe yoktur.

    Değerli Cemaatimiz!


    Huzurlu bir hayatı temin için aklın korunması ve sağlıklı

    kullanılması da zorunludur. Dinimiz aklı korumak için içki, kumar ve
    her türlü uyuşturucuyu yasaklamıştır. Ayrıca Kur’an’da ve hadis-i
    şeriflerde, kötü arzu ve ihtirasların ortak ifadesi olan hevâ’ya (nefse)
    uymanın aklı doğru kullanmaya mani olduğuna vurgu yapılmaktadır.
    “Kendilerine zulmedenler, bilgisiz ve bilinçsizce kendi hevâlarına
    uyuyorlar…” (1) ayeti ile “Akıllı kişi, nefsinin kötü arzularına
    hâkim olan ve ölüm ötesi için gayret gösterendir…” (2) hadis-i şerif
    bu hususa işaret etmektedir. Demek ki nefsinin arzu ve ihtiraslarına tabi
    olan insan akıllıca hareket edemez, hayra ve iyiliğe yönelemez,
    muvaffak ve mutlu olamaz

    Değerli Mü’minler!

    Yapılan araştırmalar inancı kuvvetli, dinî hassasiyeti yüksek

    olan kişilerin daha az depresyona girdiklerini, ruhen sıkıntı içerisinde
    olanların da dini bilgi ve telkinlerle daha hızlı iyileştiklerini
    göstermektedir. Ruh sağlığını tedavide bir yöntem olarak uygulanmakta
    olan dini telkin ve tavsiyelerin, bunalımları giderdiği, hayata anlam
    katarak kaygı ve stresi azalttığı giderek daha çok kabul görmektedir.
    Örneğin, depresyonlu ve alkolik hastalar için tedavi maksadıyla dua
    etmeleri tavsiye edilmektedir. Çünkü işlediği günah ve hataları yüce
    Yaratan’a itiraf edip O’ndan af dileyen insan hata ve günahların ezici
    ağırlığından kurtulmaktadır.
    Ayrıca dinî emir ve tavsiyenin ruh sağlığına olumlu tesir ettiği
    ifade edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in “Biriniz öfkelendiği zaman
    abdest alsın, ayakta ise otursun, oturuyorsa uzansın” (3) buyurması
    bu konuda bir örnektir. Dini tavsiyelerden olan hasta ziyaretinin kalbe
    kuvvet verdiği, selâm verip almanın gönülleri ferahlattığı, merhamet
    etmenin manevî bir ilaç olduğu, affetmenin ruhu olgunlaştırdığı İslam
    âlimlerince ifade edilmiştir.

    Değerli Kardeşlerim!


    Teknolojik gelişmelerin getirdiği onca kolaylığa rağmen,

    modern insan mutsuz, huzursuz ve toplum içinde yalnız yaşıyor. Ruh
    sağlığını muhafaza edemeyen insanların gergin, stresli ve kaygılı bir
    hayat sürüyor. Bütün bu problemleri aşabilmek için, İslam’ın gönül
    dünyamıza hitap eden çağrılarına kulak vermeli, nefsanî arzulara karşı
    da tavır almalıyız. Çocuklarımızı ibadetlere alıştırma,akıl ve ruh
    sağlıklarını koruma ve haramlardan alıkoyma hususunda daha hassas
    hareket etmeliyiz.


    1- Rum suresi 29.ayet

    2- İbn Mâce, Zühd 31, Tirmizî, Kıyâme 25.
    3- Ebu Davud, Edeb 4.

    Hazırlayan: Davut KÜSKÜ

    Bandırma Vaizi


  3. 16.Mart.2012, 12:42
    2
    Silent and lonely rains



    AKIL VE RUH SAĞLIĞINI KORUMAK

    Kıymetli Mü’minler!


    İnsan, Allah’ın lutfettiği yeteneklerle, doğruyu yanlıştan, iyiyi

    kötüden ayırt edebilir ve doğru davranışlar sergileyebilir. Rabbiyle,
    kendisiyle ve çevresiyle barışık olanlar hem iç dünyasında, hem de
    insanlarla ilişkilerinde huzurlu olur. Bugün bilim dilinde bu duruma ruh
    sağlığı denilmektedir.
    Sağlıklı bir ruh yapısı için insan, öncelikle Allah’a yönelmeli,
    O’na dayanıp güvenmeli, rızkını helal yollardan kazanmaya çalışmalı,
    şükür ve sabırla dengeli bir hayat sürmelidir. Bu inanç ve tavırla
    güçlenen maneviyatın, hayatın sıkıntılarına karşı dayanma gücü
    vereceğinde şüphe yoktur.

    Değerli Cemaatimiz!


    Huzurlu bir hayatı temin için aklın korunması ve sağlıklı

    kullanılması da zorunludur. Dinimiz aklı korumak için içki, kumar ve
    her türlü uyuşturucuyu yasaklamıştır. Ayrıca Kur’an’da ve hadis-i
    şeriflerde, kötü arzu ve ihtirasların ortak ifadesi olan hevâ’ya (nefse)
    uymanın aklı doğru kullanmaya mani olduğuna vurgu yapılmaktadır.
    “Kendilerine zulmedenler, bilgisiz ve bilinçsizce kendi hevâlarına
    uyuyorlar…” (1) ayeti ile “Akıllı kişi, nefsinin kötü arzularına
    hâkim olan ve ölüm ötesi için gayret gösterendir…” (2) hadis-i şerif
    bu hususa işaret etmektedir. Demek ki nefsinin arzu ve ihtiraslarına tabi
    olan insan akıllıca hareket edemez, hayra ve iyiliğe yönelemez,
    muvaffak ve mutlu olamaz

    Değerli Mü’minler!

    Yapılan araştırmalar inancı kuvvetli, dinî hassasiyeti yüksek

    olan kişilerin daha az depresyona girdiklerini, ruhen sıkıntı içerisinde
    olanların da dini bilgi ve telkinlerle daha hızlı iyileştiklerini
    göstermektedir. Ruh sağlığını tedavide bir yöntem olarak uygulanmakta
    olan dini telkin ve tavsiyelerin, bunalımları giderdiği, hayata anlam
    katarak kaygı ve stresi azalttığı giderek daha çok kabul görmektedir.
    Örneğin, depresyonlu ve alkolik hastalar için tedavi maksadıyla dua
    etmeleri tavsiye edilmektedir. Çünkü işlediği günah ve hataları yüce
    Yaratan’a itiraf edip O’ndan af dileyen insan hata ve günahların ezici
    ağırlığından kurtulmaktadır.
    Ayrıca dinî emir ve tavsiyenin ruh sağlığına olumlu tesir ettiği
    ifade edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in “Biriniz öfkelendiği zaman
    abdest alsın, ayakta ise otursun, oturuyorsa uzansın” (3) buyurması
    bu konuda bir örnektir. Dini tavsiyelerden olan hasta ziyaretinin kalbe
    kuvvet verdiği, selâm verip almanın gönülleri ferahlattığı, merhamet
    etmenin manevî bir ilaç olduğu, affetmenin ruhu olgunlaştırdığı İslam
    âlimlerince ifade edilmiştir.

    Değerli Kardeşlerim!


    Teknolojik gelişmelerin getirdiği onca kolaylığa rağmen,

    modern insan mutsuz, huzursuz ve toplum içinde yalnız yaşıyor. Ruh
    sağlığını muhafaza edemeyen insanların gergin, stresli ve kaygılı bir
    hayat sürüyor. Bütün bu problemleri aşabilmek için, İslam’ın gönül
    dünyamıza hitap eden çağrılarına kulak vermeli, nefsanî arzulara karşı
    da tavır almalıyız. Çocuklarımızı ibadetlere alıştırma,akıl ve ruh
    sağlıklarını koruma ve haramlardan alıkoyma hususunda daha hassas
    hareket etmeliyiz.


    1- Rum suresi 29.ayet

    2- İbn Mâce, Zühd 31, Tirmizî, Kıyâme 25.
    3- Ebu Davud, Edeb 4.

    Hazırlayan: Davut KÜSKÜ

    Bandırma Vaizi





+ Yorum Gönder