Konusunu Oylayın.: Kuranda ve peyganberimizin anne ve baba ile söylediği söz ve hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Kuranda ve peyganberimizin anne ve baba ile söylediği söz ve hadisler
  1. 11.Mart.2012, 21:46
    1
    Misafir

    Kuranda ve peyganberimizin anne ve baba ile söylediği söz ve hadisler






    Kuranda ve peyganberimizin anne ve baba ile söylediği söz ve hadisler Mumsema kuranda ve peyganberimizin anne ve baba ile söylediği söz ve hadisler


  2. 11.Mart.2012, 21:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Mart.2012, 18:43
    2
    Altundal
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Nisan.2011
    Üye No: 86504
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    Cevap: kuranda ve peyganberimizin anne ve baba ile söylediği söz ve hadisler




    Anne Ve Baba Hakkında Ayet Ve Hadis
    Allahü teâlâ, ana-babaya iyilik edilmesini emrediyor (Nisâ 36, En'âm 151, Ankebut 8)
    Hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki:
    (Ana-babasına hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur Onlara karşı gelenin, âsî olanın ömrü bereketsiz ve kısa olur ) [Ey Oğul İlm]
    (Ana-babasını dîne uygun hizmetleriyle râzı eden kimse, Allahı râzı etmiş olur, onları gazaplandıran, Allahı gazaplandırmış olur) [İNeccâr]
    (Anasına-babasına âsî olan mel’ûndur) [Hâkim]
    (Ana-babası, yanında ihtiyârladığı hâlde, [onların rızâlarını alamayıp] Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün) [Tirmizî]
    (Ana-babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah Onun ömrünü uzatır) [Buhârî]
    (Cihâd, fîsebîlillah [Allah yolunda] sadece kılıç sallamak değildir Ana-babaya veya evlâda bakmak da cihâddır Ele muhtâç olmamak için çalışmak da cihâddır) [Deylemî]
    Hasan-ı Basrî hazretleri, Kâ'beyi tavâf ederken sırtında yük olan bir zât görüp der ki:
    - Niçin yükle tavâf ediyorsun?
    - Bu yük değil, babamdır Bunu Şam'dan yedi defa getirip tavâf ettim Çünkü, bana dînimi, îmânımı öğretti Beni islâm ahlâkı ile yetiştirdi Bendeki hakkı büyüktür
    - Kıyâmete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur
    Anneye hürmet ve hizmet, babadan önce gelir Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    (Anneye yapılan iyiliğin ecri iki mislidir) [İGazâlî]
    (Önce, annene, sonra babana, kızkardeşine, erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!) [Nesâî]
    (Veysel Karânî'nin kavuştuğu bütün ihsân ve dereceler, anasına yaptığı iyilik sebebiyledir) [RNâsihîn]
    (Yâ Resûlallah, annem müşriktir Ona iyilik etmem câiz midir?) diye soran kimseye, Peygamber efendimiz, (Evet, annene iyilikte bulun) buyurdu (Ebû Dâvüd)
    Her peygamber, kendi annesinden de üstündür Buna rağmen, peygamberler de, annelerine hürmet ve hizmet etmişlerdir Görüldüğü gibi, dünya ve âhiret rütbesi ne kadar yüksek olursa olsun, müslüman ana-babaya hürmet ve hizmet şarttır Hattâ kâfir olan ana-babaya da hizmet etmek, nafakalarını vermek, ziyâretlerine gitmek lâzımdırKüfre sebep olan şeyleri yaptıracaklarından korkulursa, ziyâretlerine gidilmez (Bezzâziyye)
    Ana-babaya iyilik, ihsân ederek, onların yaptıklarına karşılık şükretmelidir Kur'ân-ı Kerîmde ana-babaya şükredilmesi emredilmiştir Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlânın rızâsı, ana-babanın rızâsında, gadabı da, ana-babanın gadabındadır) [Tirmizî]
    Birgün Peygamber efendimizin huzûruna bir kimse gelerek dedi ki:
    - Yâ Resûlallah! İzin verirseniz sizinle beraber gazâya gelip cihâd etmek istiyorum
    - Anan-baban var mı?
    - Evet var
    - Onların yanında bulun! Senin cihâdın, onlara hizmet etmektir (Müslim)
    Annesini sırtına alıp Kâ'be-i muazzama'yı tavaf eden bir kimse, Abdullah ibni Ömer hazretlerine dedi ki:
    - Efendim, annemi, böyle sırtıma alıp, Kâ'be-i muazzama'yı tavaf ettiriyorum Acaba annemin hakkını ödemiş olur muyum?
    - Annenin hakkının yüzde birini bile ödeyemezsin Ancak iyi muâmele eder ve güzel bakarsan, yapacağın en küçük bir hizmete, çok büyük sevâb verilir
    Enes bin Mâlik hazretleri şöyle anlatır:
    Peygamber efendimiz zamanında Alkame isminde bir genç vardı Hep ibâdet ile meşgûl olur, yaz-kış oruç tutardı Bu genç hastalandı Fakat dili tutulup birşey söyleyemiyordu Durumdan Resûlullah efendimiz haberdâr edildi Peygamber efendimiz, HzAli ile Ammâr bin Yâsir hazretlerini gönderdi Onlar, gence Kelime-i Şehâdet telkîn ettikleri hâlde, genç söyleyemiyordu Peygamber efendimiz, Bilâl-i Habeşî hazretleri vâsıtası ile durumdan haberdâr edildi Peygamber efendimiz, yanında bulunanlara şöyle sordu:
    - Alkame'nin ana-babası var mı?
    - Yâ Resûlallah, ihtiyâr bir annesi var
    - Annesini buraya getirin!
    Annesi gelince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    - Alkame'ye ne oldu?
    - Yâ Resûlallah, Alkame çok iyidir Hep ibâdet ile meşgûl olur Ama ben ondan râzı değilim Çünkü o, hanımının rızâsını, benim rızâmdan üstün tutmaktadır
    - Dilinin tutulması bu yüzdendir Ona hakkını helâl et de dili açılsın!
    - Yâ Resûlallah, O benim hakkıma riâyet etmedi Hakkımı helâl etmem
    Bunun üzerine Peygamber efendimiz, (Ey Bilâl! Eshâbı çağır, odun getirsinler Alkame'yi yakalım Çünkü annesi, ondan râzı değildir) buyurdu Kadıncağız bunları işitince dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, oğlumu benim gözümün önünde mi yakacaksınız? Kalbim buna nasıl dayanabilir?
    - Cehennem ateşi, dünya ateşinden çok daha kızgın ve yakıcıdır Sen ondan râzı olmadıkça, onun hiçbir tâ'ati makbûl değildir
    Kadıncağız bunları işitince ağlamaya başlayıp dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, ben ondan râzı oldum, hakkımı helâl ettim
    Böyle söyledikten sonra oğlunun yanına gitti ve oğlunun sesini duydu Kelime-i şehâdeti rahatlıkla söylüyordu Aynı gün vefât etti Cenâze hazırlıkları yapılıp defnedildiDefinden sonra Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma hitâben buyurdu ki:
    (Hanımını annesinden üstün tutana, Allahü teâlâ ve melekler la'net eder) [RNâsıhîn]
    2- Ana-babaya iyilik ve ihsân, evlâd üzerine farzdır Allahü teâlâ buyuruyor ki:
    (Ana-babadan biri veya ikisi yaşlanınca usanıp da öf deme! Ağır söz söyleme! Onlarla yumuşak ve tatlı konuş!) [İsrâ 23]
    (Allahtan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin) [Bekara 83]
    Peygamber efendimize, Lokman sûresinin (Dünyada ana-babanla iyi geçin) meâlindeki 15 âyet-i kerîmesinin açıklaması sorulduğunda şöyle buyurdu: (Onlarla iyi geçinmek demek;
    1- Aç iseler, yemek vermek
    2- Elbiseleri yoksa elbise yapmak
    3- Hizmete muhtâç iseler, onlara hizmeti cana minnet bilmek
    4- Çağırdıklarında, buyurun deyip yanlarına gitmek ve onlara hep iyilik etmek
    5- Bir iş buyurduklarında emirlerini yerine getirmek, günah olan emirler yerine getirilmez
    6- Onlarla konuşurken tatlı ve yumuşak hitâb etmek
    7- Onları isimleri ile çağırmamak
    8- Onlarla bir yere giderken arkalarından gitmek
    9- Kendi için sevdiği şeyi, onlar için de sevmek
    10- Kendine duâ ederken, onlara da duâ etmek) [RNâsıhîn]
    Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki:
    (Ana-babasının ihtiyâcını karşılamak veya onları insanlara muhtaç etmemek için çalışan kimse, fîsebîlillah [Allah yolunda] çalışıyor demektir) [Taberânî]
    (Ana-babaya ihsânda bulunmak ve akrabayı ziyâret etmek şekaveti saâdete çevirir, ömrü artırır ve insanı fena ölümden korur [Ebû Nuaym]
    (Ömrünün uzun, rızkının bereketli olmasını istiyen, ana-babasına iyilik etsin, sıla-i rahim yapsın!) [İ Ahmed]
    (Evlâd, babasının hakkını hiçbir sûretle ödeyemez Ancak onu köle olarak bulur ve sonra da satın alarak âzâd ederse, ancak o zaman hakkını ödemiş olabilir) [Müslim]
    (İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur Ana-babanıza ihsân ederseniz, çocuklarınız da size ihsân eder!) [Taberânî]
    (Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır) [İGazâlî]
    (Ana-babaya iyilik etmek, namaz, oruç, hac ve cihâddan daha üstündür) [İGazâlî]
    (Evlâdının iyiliğini görmesi için, ona yardım eden babaya, Allah merhamet etsin) [İbni Hibbân]
    Bir kimse gelip dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, büyük bir günâh işledim Tevbem kabûl olur mu, ne yapmam lâzımdır?
    Peygamber efendimiz buyurdu:
    - Annen var mı?
    - Hayır yok
    - Teyzen var mı?
    - Evet var
    - Öyle ise ona iyilik et! (Tirmizî)



  4. 27.Mart.2012, 18:43
    2
    Devamlı Üye



    Anne Ve Baba Hakkında Ayet Ve Hadis
    Allahü teâlâ, ana-babaya iyilik edilmesini emrediyor (Nisâ 36, En'âm 151, Ankebut 8)
    Hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki:
    (Ana-babasına hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur Onlara karşı gelenin, âsî olanın ömrü bereketsiz ve kısa olur ) [Ey Oğul İlm]
    (Ana-babasını dîne uygun hizmetleriyle râzı eden kimse, Allahı râzı etmiş olur, onları gazaplandıran, Allahı gazaplandırmış olur) [İNeccâr]
    (Anasına-babasına âsî olan mel’ûndur) [Hâkim]
    (Ana-babası, yanında ihtiyârladığı hâlde, [onların rızâlarını alamayıp] Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün) [Tirmizî]
    (Ana-babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah Onun ömrünü uzatır) [Buhârî]
    (Cihâd, fîsebîlillah [Allah yolunda] sadece kılıç sallamak değildir Ana-babaya veya evlâda bakmak da cihâddır Ele muhtâç olmamak için çalışmak da cihâddır) [Deylemî]
    Hasan-ı Basrî hazretleri, Kâ'beyi tavâf ederken sırtında yük olan bir zât görüp der ki:
    - Niçin yükle tavâf ediyorsun?
    - Bu yük değil, babamdır Bunu Şam'dan yedi defa getirip tavâf ettim Çünkü, bana dînimi, îmânımı öğretti Beni islâm ahlâkı ile yetiştirdi Bendeki hakkı büyüktür
    - Kıyâmete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur
    Anneye hürmet ve hizmet, babadan önce gelir Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    (Anneye yapılan iyiliğin ecri iki mislidir) [İGazâlî]
    (Önce, annene, sonra babana, kızkardeşine, erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!) [Nesâî]
    (Veysel Karânî'nin kavuştuğu bütün ihsân ve dereceler, anasına yaptığı iyilik sebebiyledir) [RNâsihîn]
    (Yâ Resûlallah, annem müşriktir Ona iyilik etmem câiz midir?) diye soran kimseye, Peygamber efendimiz, (Evet, annene iyilikte bulun) buyurdu (Ebû Dâvüd)
    Her peygamber, kendi annesinden de üstündür Buna rağmen, peygamberler de, annelerine hürmet ve hizmet etmişlerdir Görüldüğü gibi, dünya ve âhiret rütbesi ne kadar yüksek olursa olsun, müslüman ana-babaya hürmet ve hizmet şarttır Hattâ kâfir olan ana-babaya da hizmet etmek, nafakalarını vermek, ziyâretlerine gitmek lâzımdırKüfre sebep olan şeyleri yaptıracaklarından korkulursa, ziyâretlerine gidilmez (Bezzâziyye)
    Ana-babaya iyilik, ihsân ederek, onların yaptıklarına karşılık şükretmelidir Kur'ân-ı Kerîmde ana-babaya şükredilmesi emredilmiştir Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlânın rızâsı, ana-babanın rızâsında, gadabı da, ana-babanın gadabındadır) [Tirmizî]
    Birgün Peygamber efendimizin huzûruna bir kimse gelerek dedi ki:
    - Yâ Resûlallah! İzin verirseniz sizinle beraber gazâya gelip cihâd etmek istiyorum
    - Anan-baban var mı?
    - Evet var
    - Onların yanında bulun! Senin cihâdın, onlara hizmet etmektir (Müslim)
    Annesini sırtına alıp Kâ'be-i muazzama'yı tavaf eden bir kimse, Abdullah ibni Ömer hazretlerine dedi ki:
    - Efendim, annemi, böyle sırtıma alıp, Kâ'be-i muazzama'yı tavaf ettiriyorum Acaba annemin hakkını ödemiş olur muyum?
    - Annenin hakkının yüzde birini bile ödeyemezsin Ancak iyi muâmele eder ve güzel bakarsan, yapacağın en küçük bir hizmete, çok büyük sevâb verilir
    Enes bin Mâlik hazretleri şöyle anlatır:
    Peygamber efendimiz zamanında Alkame isminde bir genç vardı Hep ibâdet ile meşgûl olur, yaz-kış oruç tutardı Bu genç hastalandı Fakat dili tutulup birşey söyleyemiyordu Durumdan Resûlullah efendimiz haberdâr edildi Peygamber efendimiz, HzAli ile Ammâr bin Yâsir hazretlerini gönderdi Onlar, gence Kelime-i Şehâdet telkîn ettikleri hâlde, genç söyleyemiyordu Peygamber efendimiz, Bilâl-i Habeşî hazretleri vâsıtası ile durumdan haberdâr edildi Peygamber efendimiz, yanında bulunanlara şöyle sordu:
    - Alkame'nin ana-babası var mı?
    - Yâ Resûlallah, ihtiyâr bir annesi var
    - Annesini buraya getirin!
    Annesi gelince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    - Alkame'ye ne oldu?
    - Yâ Resûlallah, Alkame çok iyidir Hep ibâdet ile meşgûl olur Ama ben ondan râzı değilim Çünkü o, hanımının rızâsını, benim rızâmdan üstün tutmaktadır
    - Dilinin tutulması bu yüzdendir Ona hakkını helâl et de dili açılsın!
    - Yâ Resûlallah, O benim hakkıma riâyet etmedi Hakkımı helâl etmem
    Bunun üzerine Peygamber efendimiz, (Ey Bilâl! Eshâbı çağır, odun getirsinler Alkame'yi yakalım Çünkü annesi, ondan râzı değildir) buyurdu Kadıncağız bunları işitince dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, oğlumu benim gözümün önünde mi yakacaksınız? Kalbim buna nasıl dayanabilir?
    - Cehennem ateşi, dünya ateşinden çok daha kızgın ve yakıcıdır Sen ondan râzı olmadıkça, onun hiçbir tâ'ati makbûl değildir
    Kadıncağız bunları işitince ağlamaya başlayıp dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, ben ondan râzı oldum, hakkımı helâl ettim
    Böyle söyledikten sonra oğlunun yanına gitti ve oğlunun sesini duydu Kelime-i şehâdeti rahatlıkla söylüyordu Aynı gün vefât etti Cenâze hazırlıkları yapılıp defnedildiDefinden sonra Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma hitâben buyurdu ki:
    (Hanımını annesinden üstün tutana, Allahü teâlâ ve melekler la'net eder) [RNâsıhîn]
    2- Ana-babaya iyilik ve ihsân, evlâd üzerine farzdır Allahü teâlâ buyuruyor ki:
    (Ana-babadan biri veya ikisi yaşlanınca usanıp da öf deme! Ağır söz söyleme! Onlarla yumuşak ve tatlı konuş!) [İsrâ 23]
    (Allahtan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin) [Bekara 83]
    Peygamber efendimize, Lokman sûresinin (Dünyada ana-babanla iyi geçin) meâlindeki 15 âyet-i kerîmesinin açıklaması sorulduğunda şöyle buyurdu: (Onlarla iyi geçinmek demek;
    1- Aç iseler, yemek vermek
    2- Elbiseleri yoksa elbise yapmak
    3- Hizmete muhtâç iseler, onlara hizmeti cana minnet bilmek
    4- Çağırdıklarında, buyurun deyip yanlarına gitmek ve onlara hep iyilik etmek
    5- Bir iş buyurduklarında emirlerini yerine getirmek, günah olan emirler yerine getirilmez
    6- Onlarla konuşurken tatlı ve yumuşak hitâb etmek
    7- Onları isimleri ile çağırmamak
    8- Onlarla bir yere giderken arkalarından gitmek
    9- Kendi için sevdiği şeyi, onlar için de sevmek
    10- Kendine duâ ederken, onlara da duâ etmek) [RNâsıhîn]
    Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki:
    (Ana-babasının ihtiyâcını karşılamak veya onları insanlara muhtaç etmemek için çalışan kimse, fîsebîlillah [Allah yolunda] çalışıyor demektir) [Taberânî]
    (Ana-babaya ihsânda bulunmak ve akrabayı ziyâret etmek şekaveti saâdete çevirir, ömrü artırır ve insanı fena ölümden korur [Ebû Nuaym]
    (Ömrünün uzun, rızkının bereketli olmasını istiyen, ana-babasına iyilik etsin, sıla-i rahim yapsın!) [İ Ahmed]
    (Evlâd, babasının hakkını hiçbir sûretle ödeyemez Ancak onu köle olarak bulur ve sonra da satın alarak âzâd ederse, ancak o zaman hakkını ödemiş olabilir) [Müslim]
    (İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur Ana-babanıza ihsân ederseniz, çocuklarınız da size ihsân eder!) [Taberânî]
    (Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır) [İGazâlî]
    (Ana-babaya iyilik etmek, namaz, oruç, hac ve cihâddan daha üstündür) [İGazâlî]
    (Evlâdının iyiliğini görmesi için, ona yardım eden babaya, Allah merhamet etsin) [İbni Hibbân]
    Bir kimse gelip dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, büyük bir günâh işledim Tevbem kabûl olur mu, ne yapmam lâzımdır?
    Peygamber efendimiz buyurdu:
    - Annen var mı?
    - Hayır yok
    - Teyzen var mı?
    - Evet var
    - Öyle ise ona iyilik et! (Tirmizî)






+ Yorum Gönder