Konusunu Oylayın.: Hadislerle hatim duası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hadislerle hatim duası
  1. 11.Mart.2012, 12:18
    1
    Misafir

    Hadislerle hatim duası

  2. 11.Mart.2012, 15:22
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hadislerle hatim duası




    Kur'ân-ı Kerîm'i başından sonuna kadar okuduktan sonra, yani hatmettikten sonra yapılan duaya "hatim duası" adı verilir.

    Resulullah (A.S.M.) "Kim Kur'ân'ı hatmederse, onun kabul olunmuş bir duası vardır." (Suyûtî Camiu's-Sağîr, II,175) buyurmuştur. Kendisinin de hatimden sonra dua ettiği bildirilmekte ve bu dualardan bazıları nakledilmektedir. Gerek ezberden, gerekse yüzünden Kur'ân'ı hatmeden kişinin, duasının Allah katında makbul olduğunu ve bir diğer hadislerinde de Allah'ın bu kimselere "cennette bir ağaç ihsan edeceğini" haber vermişlerdir. (Suyûtî, Câmiu's-Sağîr, I, 96)

    Enes b. Mâlik'ten rivayet edilen bir hadise göre Hz. Peygamber (asm), hatim yapacağı zaman ehl-i beytini toplar ve hatim duası yapardı (el-Fûrî, Kenzü'l-Ummâl, I, 392) İbn Mes'ud'un rivayetine göre de, Hz. Peygamber (asm) ehl-i beytini toplar, dua eder, onlar da "âmîn" derlerdi (Sehavi, Cemalü'l Kurrâ, vd. 34).

    İbnü'l-Cezerî, Câbir b. Abdullah'dan rivayet edilen; "Kur'an sahibinin kabul olunmuş bir duası vardır. Allah isterse onu sahibine hemen dünyada verir, dilerse onu âhirete bırakır." hadisine işaret ederek, "Kur'an'ı hatmedenin bu hadisin zâhirî manasına göre, dua etmesi müstehaptır" demektedir. (İbnü'l-Cezerî, Takrîbu'n-Neşr, 194)

    Sahabeden Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Abbas ve Enes b. Mâlik başta olmak üzere bazı sahabilerin de hatim dualarına katıldıkları, aile fertleriyle birlikte hatim duası yaptıkları rivayet edilmiştir. (Dârimî, Fazâilü'l-Kur'an, 33) Mücâhid de, sahabenin hatim duasına iştirak etmeye özel bir önem verdiğini belirtmek üzere "Ashab-ı Kiram, ilâhî rahmet iner diye hatim esnasında hazır bulunurlardı" demektedir. (Suyûtî, ltkân, I, 311)

    Hatim duasına geçmeden önce Nâs ve Fâtiha sureleri ile Bakara suresinin başından beş âyet okumak sünnettir. Bu konuda Übey b. Ka'b: "Resûlullah, Nas suresini okuduğu zaman, Fatiha suresine başlar, sonra Bakara suresinin başından "ve ülâike hümü'l-müflihûn"a kadar okur, hatim duasını yapar, daha sonra da kalkardı" (Suyûtî, ltkân, I, 313) demektedir. Resûlullah'ın, Kur'ân-ı Kerîm'i terkedilmiş bir vaziyette bırakmamak için böyle yaptığı rivayet edilmektedir (Kurtubî, Tefsir, I, 30).

    Hanefi âlimlerine göre Kur’ân-ı Kerimi hatmettikten sonra, camide ya da başka bir yerde topluca dua etmek Rasûllulah Efendimizin ve ashabının uygulamadığı bir bid’attır. (166 Bezzâziye VI/380; Hindiyye V/380; Hindiyye V/318) Ancak hatim yapanın kendi çoluk çocuğunu toplayıp, evinde onlarla beraber dua yapması müstehaptır, denmiştir. (167 Hindiyye V/317) Çünkü Enes b. Mâlik’in böyle yaptığı rivayeti vardır. (168 Dârimi N/469; Ibn Kudâme, el-Mugnî I/803 Ayrıca “Kur’an-ı Kerîm hatmedildiğinde yapılan dua kabul olunur” (169 Dârimî N/470) rivayeti de olduğuna göre, bid’at olanın, dua etmek değil, topluca ve sesle dua etmek olduğu anlaşılır. Hele hatim okuyanların adlarını okuyarak yapılan dualar, bid’at üstüne bid’at demek olur.
    .alıntı



  3. 11.Mart.2012, 15:22
    2
    Silent and lonely rains



    Kur'ân-ı Kerîm'i başından sonuna kadar okuduktan sonra, yani hatmettikten sonra yapılan duaya "hatim duası" adı verilir.

    Resulullah (A.S.M.) "Kim Kur'ân'ı hatmederse, onun kabul olunmuş bir duası vardır." (Suyûtî Camiu's-Sağîr, II,175) buyurmuştur. Kendisinin de hatimden sonra dua ettiği bildirilmekte ve bu dualardan bazıları nakledilmektedir. Gerek ezberden, gerekse yüzünden Kur'ân'ı hatmeden kişinin, duasının Allah katında makbul olduğunu ve bir diğer hadislerinde de Allah'ın bu kimselere "cennette bir ağaç ihsan edeceğini" haber vermişlerdir. (Suyûtî, Câmiu's-Sağîr, I, 96)

    Enes b. Mâlik'ten rivayet edilen bir hadise göre Hz. Peygamber (asm), hatim yapacağı zaman ehl-i beytini toplar ve hatim duası yapardı (el-Fûrî, Kenzü'l-Ummâl, I, 392) İbn Mes'ud'un rivayetine göre de, Hz. Peygamber (asm) ehl-i beytini toplar, dua eder, onlar da "âmîn" derlerdi (Sehavi, Cemalü'l Kurrâ, vd. 34).

    İbnü'l-Cezerî, Câbir b. Abdullah'dan rivayet edilen; "Kur'an sahibinin kabul olunmuş bir duası vardır. Allah isterse onu sahibine hemen dünyada verir, dilerse onu âhirete bırakır." hadisine işaret ederek, "Kur'an'ı hatmedenin bu hadisin zâhirî manasına göre, dua etmesi müstehaptır" demektedir. (İbnü'l-Cezerî, Takrîbu'n-Neşr, 194)

    Sahabeden Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Abbas ve Enes b. Mâlik başta olmak üzere bazı sahabilerin de hatim dualarına katıldıkları, aile fertleriyle birlikte hatim duası yaptıkları rivayet edilmiştir. (Dârimî, Fazâilü'l-Kur'an, 33) Mücâhid de, sahabenin hatim duasına iştirak etmeye özel bir önem verdiğini belirtmek üzere "Ashab-ı Kiram, ilâhî rahmet iner diye hatim esnasında hazır bulunurlardı" demektedir. (Suyûtî, ltkân, I, 311)

    Hatim duasına geçmeden önce Nâs ve Fâtiha sureleri ile Bakara suresinin başından beş âyet okumak sünnettir. Bu konuda Übey b. Ka'b: "Resûlullah, Nas suresini okuduğu zaman, Fatiha suresine başlar, sonra Bakara suresinin başından "ve ülâike hümü'l-müflihûn"a kadar okur, hatim duasını yapar, daha sonra da kalkardı" (Suyûtî, ltkân, I, 313) demektedir. Resûlullah'ın, Kur'ân-ı Kerîm'i terkedilmiş bir vaziyette bırakmamak için böyle yaptığı rivayet edilmektedir (Kurtubî, Tefsir, I, 30).

    Hanefi âlimlerine göre Kur’ân-ı Kerimi hatmettikten sonra, camide ya da başka bir yerde topluca dua etmek Rasûllulah Efendimizin ve ashabının uygulamadığı bir bid’attır. (166 Bezzâziye VI/380; Hindiyye V/380; Hindiyye V/318) Ancak hatim yapanın kendi çoluk çocuğunu toplayıp, evinde onlarla beraber dua yapması müstehaptır, denmiştir. (167 Hindiyye V/317) Çünkü Enes b. Mâlik’in böyle yaptığı rivayeti vardır. (168 Dârimi N/469; Ibn Kudâme, el-Mugnî I/803 Ayrıca “Kur’an-ı Kerîm hatmedildiğinde yapılan dua kabul olunur” (169 Dârimî N/470) rivayeti de olduğuna göre, bid’at olanın, dua etmek değil, topluca ve sesle dua etmek olduğu anlaşılır. Hele hatim okuyanların adlarını okuyarak yapılan dualar, bid’at üstüne bid’at demek olur.
    .alıntı






+ Yorum Gönder