Konusunu Oylayın.: İslam kardeşliğinin fazileti hakkında

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam kardeşliğinin fazileti hakkında
  1. 11.Mart.2012, 03:47
    1
    Misafir

    İslam kardeşliğinin fazileti hakkında

  2. 17.Mart.2012, 02:07
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: islam kardeşliğinin fazileti hakkında




    Bil ki, ülfet, muhabbet ve sevgi güzel ahlâkın meyvesidir. Ayrılmak ise kötü ahlâkın semeresidir. O halde güzel ahlâk, ulfet, muhabbet ve sevgi, anlaşma ve birleşmeye vesile olur. Kötü ahlâkın neticesinde, fitne fesat ve huzursuzluk zuhur eder. Ne zaman ki kök(soy) güzel ise meyvesi de güzel ve tatlı olur.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v)’de: “İnsanların cennete girmesine vesile olan takva ve güzel ahlâktır,” buyurmuştur. (Hadîs, Tirmizi, Hakim)
    Üsame bin Şureyk der ki: “Allah’ın Resulünden sordum:
    İnsanoğluna verilen şeylerin en hayırlısı nedir?
    Allah’ın Rasulü (s.a.v) “Güzel Ahlâktır” buyurdu. (Hadîs, İbni Mace)
    Başka bir hadis-i şerif: “Güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”(Hadîs, Ahmed b. Hanbel, Beyhakî veHakim)
    Başka hadis-i şerifte ise şöyle denilmiştir.

    “İnsanoğlunun terazisine konan en ağır şey güzel ahlaktır” (Hadîs Ebu Davud ve Tirmizi)
    Başka bir hadis-i şerif: “Ey Ebû Hureyre! Güzel ahlâka yapış ve ondan ayrılma. Ebû Hüreyre (r.a): Ey Allah’ın Rasulü güzel ahlâk nedir? Rasulullah (s.a.v): Sen sıla-i rahmini kesen bir kimsenin sıla-i rahmini kesmeyeceksin, sana zulm edeni affedeceksin, seni mahrum edip vermeyene vereceksin.” (Hadîs, Beyhakî. Şuabil- Îmanda)
    İyi ahlakın meyvesi, vahşetin ortadan kalkması, sevgi ve dostluğun onun yerini almasıdır. Dal güzel oldukca verdiği meyve de güzel olur. Nasıl böyle olmasın ki, ülfet ve muhabbeti övmek hususunda çok hadisler rivayet edilmiştir. Hele Allah için sevişenlerin arasındaki bağ, din ve Allah sevgisi olursa bu husus hakkında kifayet eder derecede âyet, hadis ve eserler varid olmuştur.
    Cenab-ı Hak, ülfet nimeti ile halka büyük nimetini izhar ederek buyurmuştur:
    “Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.” (Enfal Sûresi, Âyet 63 )
    Başka bir âyeti celilede:
    “Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (Ali İmran Sûresi, Âyet 103)

    Allah’ın Rasulü başka bir hadis-i şerifinde şöyle buyurdu:
    “Mü’min bir kimse sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen bir kimsede ise hayır yoktur”. (Ahmed b. Hanbel, Taberâni ve Hâkim)
    Diğer bir hadiste, dinde tahakkuk eden kardeşliğin medh-ü senası şöyle yapılmaktadır: “Herhangi bir kimse ki, Allah onun için hayır murad ederse ona salih bir dost nasib eder. O unuttuğu zaman salih dostu ona hatırlatır ve ikaz eder. Hatırladığı zaman yardımda bulunur”. (Hadîs, Ebu Dâvud)
    Başka bir hadis: “İki Müslüman kardeş buluştukları zaman onların durumu tıpkı iki elin haline benzer. O ellerin her biri diğerini yıkamaktadır. İki mü’min biraraya geldiğinde muhakkak ki Cenab-ı Hak her birine arkadaşından hayır nasip eder.” (Hadîs, Deylemî Müsned)
    Bu söz üzerine Allah Rasûlünden ashab-ı kiram sordu:
    “Ya Rasulallah, onların vasıflarını bize söyle (ki bizde onlardan olmaya çalışalım). Rasulullah (s.a.v): Onlar Allah yolunda sevişenler, Allah için bir arada oturanlar ve Allah için biri diğerini ziyaret edenlerdir. (Hadîs, Nesei Sünen-i Kübra’da)
    Başka bir hadis-i şerifte buyuruldu: “İki kimse Allah için birbirlerini sevdikleri takdirde, arkadaşını en fazla seveni Allah daha fazla sever” (Hadîs, İbni Hibban ve Hakim)
    Allah yolunda kardeş olan iki kişiden birisinin makamı diğerinin makamından daha yüksek olduğu zaman öbürü de onunla beraber, onun makamına yükselir. Nasıl ki zürriyetler ebeveynlerine (eğer dindar iseler) aile efradının (dindarlık şartıyla) birisi diğerine iltihak ediyorsa, öylece mertebece eksik olan kardeş mertebece yüksek olan kardeşe iltihak eder. Çünkü Allah yolunda elde edilen kardeşlik, doğum yoluyla gelenden az değildir.
    Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    ”İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.” (Tûr Sûresi, ayet: 21)
    Cenab-ı Peygamber (s.a.v) de bir kutsî hadisinde:” Muhakkakki Allah buyuruyor: Benim muhabbetim, benim için birbirini ziyaret edene hak oldu. Benim için sevişenlere benim muhabbetim hak oldu. Benim için yek diğerine hediye verenlere muhabbetim gerekli oldu ve yine muhabbetim, benim için birbiriyle yardımlaşanlara hak oldu,” buyurdu. (Ahmed b. Hanbel, Tirmizi)

    Allah kıyamet gününde şöyle der: Benim celâlim için birbirini sevenler nerededirler. Bugün onları arşın gölgesinde gölgelendiririm. Öyle bir gün ki gölgemden başka gölge yoktur”. (Müslim, Birr:38,Tirmizi, Zühd;53)
    Başka bir hadisde buyurulur ki: “Yedi sınıf insan vardır. Allah onları arşın gölgesinden başka gölge bulunmadığı günde arşın gölgesinde gölgelendirir.
    1- Adaletle hükmeden devlet başkanı
    2- Allah’a ibadet eden genç mü’min
    3- Camiden çıktığı zaman camiye dönünceye kadar kalbi cami ile bağlı bulunan kimse
    4- Allah için toplanıp Allah için ayrılanlar
    5- Tenha bir yerde Allah’ı zıkredip Allah korkusundan ağlayan kişi
    6- Soylu ve güzel bir kadın zinaya davet ettiğinde, “ben Allah’dan korkuyorum” diye karşılık veren mü’min
    7- Sadaka verdiğinde sol eli sağ elinin infak ettiğini bilmeyecek kadar onu gizleyen kişi.” (Hadîs, Müslim, Buhâri)
    Başka bir hadis-i şerifte buyuruluyor: “Bir kişi Allah yolunda başka bir kişiyi sevdiğinden ve onunla bir araya gelip sohbet etmesini arzuladığından dolayı ziyaret ederse arkasından bir melek kendisine şöyle seslenir: Sen güzel iş yaptın, senin adımların da güzeldir ve Cennet te senin için güzel oldu”.(Hadîs,Tirmizi, İbni Mâce)
    Başka bir hadis-i şerif: “Bir zat, Allah yolunda bulunan bir kardeşini ziyaret etti. Cenab-ı Hak o zatın yolunda bir meleği bekletti, melek ona: Nereye gidiyorsun? O: Filan kardeşimi ziyarete etmeyi irade ediyorum dedi. Melek: Onun yanında bir ihtiyacın mı vardır? O: Hayır, dedi. Melek: Sana iyilik yaptığı için mi gidiyorsun? O: Hayır, dedi. Melek: Ya niçin gidiyorsun? O: Ben onu Allah yolunda seviyorum da ondan gidiyorum, dedi.
    Melek: - Muhakkak Cenab-ı Hak beni sana gönderdi ve sana haber veriyor ki, o ademi Allah için sevdiğinden Allah da seni seviyor ve sana Cennet’i vacipkılmıştır”. (Hadîs, Müslim)
    Başka bir hadis-i şerifte: “İman kulpunun en kuvvetlisi Allah yolunda sevmek ve Allah yolunda buğz etmektir”. (Ahmed B. Hanbel Müsned 4/216)
    İşte bunun için, kişinin Allah için buğz ettiği düşmanlarının olması farzdır .Nitekim Allah için sevdiği dost ve ihvanlarının olması farz olduğu gibi.
    İsa (a.s) buyurdu: “Günahkârlara buğz etmek suretiyle kendinizi Allah’a sevdiriniz. Onlardan uzak durmak suretiyle Allah’a yaklaşınız. Allah’ın rızasını günahkârlara kızmakta arayınız. Havariyyûn Hz. İsa’dan; Ey Allah’ın emriyle gelen ruh! O halde biz kimlerle oturalım? diye sordular. Hz. İsa:” Görünüşü size Allah’ı hatırlatan, konuşması amelinizi artıran, ameli sizi ahirete daha fazla iten bir kimseyle oturunuz,” buyurdu.
    Geçmiş haberlerde rivayet ediliyor ki, Cenab-ı Hakk kulu ve Peygamberi Musa (a.s)’ya şöyle vahyetti: Ey İmran’ın oğlu! Uyanık ol! Nefsin için arkadaş ara. Her dost ve arkadaş ki benim sevgim üzere sana yardımcı olmazsa bil ki, o senin düşmanındır.”
    Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)





  3. 17.Mart.2012, 02:07
    2
    Silent and lonely rains



    Bil ki, ülfet, muhabbet ve sevgi güzel ahlâkın meyvesidir. Ayrılmak ise kötü ahlâkın semeresidir. O halde güzel ahlâk, ulfet, muhabbet ve sevgi, anlaşma ve birleşmeye vesile olur. Kötü ahlâkın neticesinde, fitne fesat ve huzursuzluk zuhur eder. Ne zaman ki kök(soy) güzel ise meyvesi de güzel ve tatlı olur.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v)’de: “İnsanların cennete girmesine vesile olan takva ve güzel ahlâktır,” buyurmuştur. (Hadîs, Tirmizi, Hakim)
    Üsame bin Şureyk der ki: “Allah’ın Resulünden sordum:
    İnsanoğluna verilen şeylerin en hayırlısı nedir?
    Allah’ın Rasulü (s.a.v) “Güzel Ahlâktır” buyurdu. (Hadîs, İbni Mace)
    Başka bir hadis-i şerif: “Güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”(Hadîs, Ahmed b. Hanbel, Beyhakî veHakim)
    Başka hadis-i şerifte ise şöyle denilmiştir.

    “İnsanoğlunun terazisine konan en ağır şey güzel ahlaktır” (Hadîs Ebu Davud ve Tirmizi)
    Başka bir hadis-i şerif: “Ey Ebû Hureyre! Güzel ahlâka yapış ve ondan ayrılma. Ebû Hüreyre (r.a): Ey Allah’ın Rasulü güzel ahlâk nedir? Rasulullah (s.a.v): Sen sıla-i rahmini kesen bir kimsenin sıla-i rahmini kesmeyeceksin, sana zulm edeni affedeceksin, seni mahrum edip vermeyene vereceksin.” (Hadîs, Beyhakî. Şuabil- Îmanda)
    İyi ahlakın meyvesi, vahşetin ortadan kalkması, sevgi ve dostluğun onun yerini almasıdır. Dal güzel oldukca verdiği meyve de güzel olur. Nasıl böyle olmasın ki, ülfet ve muhabbeti övmek hususunda çok hadisler rivayet edilmiştir. Hele Allah için sevişenlerin arasındaki bağ, din ve Allah sevgisi olursa bu husus hakkında kifayet eder derecede âyet, hadis ve eserler varid olmuştur.
    Cenab-ı Hak, ülfet nimeti ile halka büyük nimetini izhar ederek buyurmuştur:
    “Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.” (Enfal Sûresi, Âyet 63 )
    Başka bir âyeti celilede:
    “Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (Ali İmran Sûresi, Âyet 103)

    Allah’ın Rasulü başka bir hadis-i şerifinde şöyle buyurdu:
    “Mü’min bir kimse sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen bir kimsede ise hayır yoktur”. (Ahmed b. Hanbel, Taberâni ve Hâkim)
    Diğer bir hadiste, dinde tahakkuk eden kardeşliğin medh-ü senası şöyle yapılmaktadır: “Herhangi bir kimse ki, Allah onun için hayır murad ederse ona salih bir dost nasib eder. O unuttuğu zaman salih dostu ona hatırlatır ve ikaz eder. Hatırladığı zaman yardımda bulunur”. (Hadîs, Ebu Dâvud)
    Başka bir hadis: “İki Müslüman kardeş buluştukları zaman onların durumu tıpkı iki elin haline benzer. O ellerin her biri diğerini yıkamaktadır. İki mü’min biraraya geldiğinde muhakkak ki Cenab-ı Hak her birine arkadaşından hayır nasip eder.” (Hadîs, Deylemî Müsned)
    Bu söz üzerine Allah Rasûlünden ashab-ı kiram sordu:
    “Ya Rasulallah, onların vasıflarını bize söyle (ki bizde onlardan olmaya çalışalım). Rasulullah (s.a.v): Onlar Allah yolunda sevişenler, Allah için bir arada oturanlar ve Allah için biri diğerini ziyaret edenlerdir. (Hadîs, Nesei Sünen-i Kübra’da)
    Başka bir hadis-i şerifte buyuruldu: “İki kimse Allah için birbirlerini sevdikleri takdirde, arkadaşını en fazla seveni Allah daha fazla sever” (Hadîs, İbni Hibban ve Hakim)
    Allah yolunda kardeş olan iki kişiden birisinin makamı diğerinin makamından daha yüksek olduğu zaman öbürü de onunla beraber, onun makamına yükselir. Nasıl ki zürriyetler ebeveynlerine (eğer dindar iseler) aile efradının (dindarlık şartıyla) birisi diğerine iltihak ediyorsa, öylece mertebece eksik olan kardeş mertebece yüksek olan kardeşe iltihak eder. Çünkü Allah yolunda elde edilen kardeşlik, doğum yoluyla gelenden az değildir.
    Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    ”İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.” (Tûr Sûresi, ayet: 21)
    Cenab-ı Peygamber (s.a.v) de bir kutsî hadisinde:” Muhakkakki Allah buyuruyor: Benim muhabbetim, benim için birbirini ziyaret edene hak oldu. Benim için sevişenlere benim muhabbetim hak oldu. Benim için yek diğerine hediye verenlere muhabbetim gerekli oldu ve yine muhabbetim, benim için birbiriyle yardımlaşanlara hak oldu,” buyurdu. (Ahmed b. Hanbel, Tirmizi)

    Allah kıyamet gününde şöyle der: Benim celâlim için birbirini sevenler nerededirler. Bugün onları arşın gölgesinde gölgelendiririm. Öyle bir gün ki gölgemden başka gölge yoktur”. (Müslim, Birr:38,Tirmizi, Zühd;53)
    Başka bir hadisde buyurulur ki: “Yedi sınıf insan vardır. Allah onları arşın gölgesinden başka gölge bulunmadığı günde arşın gölgesinde gölgelendirir.
    1- Adaletle hükmeden devlet başkanı
    2- Allah’a ibadet eden genç mü’min
    3- Camiden çıktığı zaman camiye dönünceye kadar kalbi cami ile bağlı bulunan kimse
    4- Allah için toplanıp Allah için ayrılanlar
    5- Tenha bir yerde Allah’ı zıkredip Allah korkusundan ağlayan kişi
    6- Soylu ve güzel bir kadın zinaya davet ettiğinde, “ben Allah’dan korkuyorum” diye karşılık veren mü’min
    7- Sadaka verdiğinde sol eli sağ elinin infak ettiğini bilmeyecek kadar onu gizleyen kişi.” (Hadîs, Müslim, Buhâri)
    Başka bir hadis-i şerifte buyuruluyor: “Bir kişi Allah yolunda başka bir kişiyi sevdiğinden ve onunla bir araya gelip sohbet etmesini arzuladığından dolayı ziyaret ederse arkasından bir melek kendisine şöyle seslenir: Sen güzel iş yaptın, senin adımların da güzeldir ve Cennet te senin için güzel oldu”.(Hadîs,Tirmizi, İbni Mâce)
    Başka bir hadis-i şerif: “Bir zat, Allah yolunda bulunan bir kardeşini ziyaret etti. Cenab-ı Hak o zatın yolunda bir meleği bekletti, melek ona: Nereye gidiyorsun? O: Filan kardeşimi ziyarete etmeyi irade ediyorum dedi. Melek: Onun yanında bir ihtiyacın mı vardır? O: Hayır, dedi. Melek: Sana iyilik yaptığı için mi gidiyorsun? O: Hayır, dedi. Melek: Ya niçin gidiyorsun? O: Ben onu Allah yolunda seviyorum da ondan gidiyorum, dedi.
    Melek: - Muhakkak Cenab-ı Hak beni sana gönderdi ve sana haber veriyor ki, o ademi Allah için sevdiğinden Allah da seni seviyor ve sana Cennet’i vacipkılmıştır”. (Hadîs, Müslim)
    Başka bir hadis-i şerifte: “İman kulpunun en kuvvetlisi Allah yolunda sevmek ve Allah yolunda buğz etmektir”. (Ahmed B. Hanbel Müsned 4/216)
    İşte bunun için, kişinin Allah için buğz ettiği düşmanlarının olması farzdır .Nitekim Allah için sevdiği dost ve ihvanlarının olması farz olduğu gibi.
    İsa (a.s) buyurdu: “Günahkârlara buğz etmek suretiyle kendinizi Allah’a sevdiriniz. Onlardan uzak durmak suretiyle Allah’a yaklaşınız. Allah’ın rızasını günahkârlara kızmakta arayınız. Havariyyûn Hz. İsa’dan; Ey Allah’ın emriyle gelen ruh! O halde biz kimlerle oturalım? diye sordular. Hz. İsa:” Görünüşü size Allah’ı hatırlatan, konuşması amelinizi artıran, ameli sizi ahirete daha fazla iten bir kimseyle oturunuz,” buyurdu.
    Geçmiş haberlerde rivayet ediliyor ki, Cenab-ı Hakk kulu ve Peygamberi Musa (a.s)’ya şöyle vahyetti: Ey İmran’ın oğlu! Uyanık ol! Nefsin için arkadaş ara. Her dost ve arkadaş ki benim sevgim üzere sana yardımcı olmazsa bil ki, o senin düşmanındır.”
    Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)








+ Yorum Gönder