Konusunu Oylayın.: Eşin vefat etmesi ile nikah düşer mi,cesedine bakmak mekruh mudur?

5 üzerinden 2.80 | Toplam : 10 kişi
Eşin vefat etmesi ile nikah düşer mi,cesedine bakmak mekruh mudur?
  1. 11.Mart.2012, 03:38
    1
    Misafir

    Eşin vefat etmesi ile nikah düşer mi,cesedine bakmak mekruh mudur?






    Eşin vefat etmesi ile nikah düşer mi,cesedine bakmak mekruh mudur? Mumsema hocam esin oldugu zaman sen nikahtan dusermisin cesede yaklasamasin mekruh mus


  2. 11.Mart.2012, 03:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 11.Mart.2012, 04:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Eşin vefat etmesi ile nikah düşer mi,cesedine bakmak mekruh mudur?




    Cenazenin mahremiyeti hayatta olan insanın mahremiyeti gibidir. Ancak karı koca arasında fark vardır.

    Fıkıh kitaplarımızda şöyle bir hüküm vardır: Bir kadın vefat eden kocasının cenazesini yıkayabilir. Çünkü kocasının ölümünden sonra dört ay on gün iddet bekleyecektir. Bu iddet müddeti tamamlanıncaya kadar kadın bir başkası ile evlenemez. Fakat bir erkek ölen hanımının cenazesini yıkayamaz. Çünkü erkeğin iddet bekleme gibi bir durumu yoktur. Hanımı ölür ölmez aralarındaki karı koca münasebeti bitmiş sayılır. Artık o kadın kendisi için bir yabancıdan farksızdır. Bu Hanefi mezhebine göredir. Diğer üç mezhebe göre ise karı, kocasının cenazesini yıkayabildiği gibi, koca da karısının cenazesini yıkayabilir. (Mehmed Paksu, Meseleler ve Çözümleri 2, Nesil Yayınları, İstanbul, 2000, ss. 149-150)
    Genel olarak erkeği erkek, kadını da kadın yı-kar. Karı ve kocanın birbirini yıkamaları hususuna ge-lince: Kadının, ölü kocasını yıkaması ittifakla caizdir. Nitekim Hz. Âişe'nin: "Geçmişi geri getirmek mümkün olsaydı Hz. Peygamber (S) i ancak hanımları yıkarlardı." dediği rivayet edilmiştir.

    Ashab-i Kiramdan Hz. Ebu Bekir (v. 13/634) ve Ebu Mûse'l-Eş'ari (v. 44/664), cenazelerini kendi hanımla-rının yıkamalarını vasiyyet etmişler ve hanımları kendilerini yıkamışlardır.

    Talâk-ı Ric'î ile boşanmış olan kadın da iddeti içerisinde vefat eden kocasını yıkayabilir. Fakat talâk-ı ba'in (1) ile boşanmış olanın, kocasını yıkaması caiz ol-maz. Bu hususta muteber olan, yıkama anındaki durum-dur. Binaenaleyh mutlak câriye, ümmü'l-veled, müdebbere ve mükâtebe edilmiş olanların, efendilerinin ölüsü-nü yıkamaları caiz olmaz. Çünkü ölümle mülkiyet sona erdiğinden mutlak cariye vereseye intikal etmiş; diğer-leri de hürriyetlerine kavuşmuşlardır. Başkasına intikal etmiş ya da hür olmuş kadınların eski efendilerini yıkamalan ise caiz olmaz.

    Erkeğin karısının cenazesini yıkayıp yıkayamayacağı hususu ise müctehidler arasında ihtilaflıdır. Hanefiler, kadın vefat edince kocanın iddeti olmadığı için evliliğin sona erdiğini ve kadının, arada nikâh bağı kal-madığından kocasına yabancı olduğunu düşünerek, erke-ğin ölen karısını yıkamasının caiz olmayacağını söyle-mişlerdir. Yalnız yüzüne bakmasına ve el değdirmeden ölüsünü görmesine cevaz vermişlerdir. (2)

    İmam Şafi ve diğer fakihlerin çoğu, kocanın da ölmüş olan kansım yıkayabileceği hükmünü benimsemişlerdir. Delilleri, Hz. Ali'nin Hz. Fâtıma'yı yıkamış olması ve Hz. Peygamber (S) in de Hz. Âişe validemize: "Benden önce ölürsen seni ben yıkar ve kefenlerim." Buyurmasıdır. Hanefiler bu haberdeki durumun hususi olduğunu belirterek, yıka-yacak başka kimse bulunmasa bile kadını kocası yıkayamaz, ancak teyemmüm verir demişlerdir.

    Teyemmüm, aynen abdest almak için yapılan te-yemmüm gibidir ki, ölüyü yıkamak kabil olmadığı za-man teyemmüm kâfi gelir. (3) Bu da erkekler arasında bir kadın vefat edip de yıkayacak -velev gayr-i müslim de olsa- kadın bulunmadığı, yahut kadınlar arasında bir er-kek vefat edip te yıkayacak erkek bulunmadığı ya da su bulunmadığı veya bulunup da ancak sağ olanların hayatî ihtiyaçlarına yetecek kadar olduğu zaman bahis mevzuu-dur. Böyle hallerde ölüye teyemmüm verilir ki, zaruret sebebiyle, erkeğe kadın, ya da kadına erkek teyemmüm verirken eğer mahremi değilse, yabancı ise çıplak elini dokundurmadan teyemmüm ettirecektir. İmam Şafi'î ve İmam Mâlik'e göre ise erkekler arasında vefat eden kadının mahremi varsa kendisini yıkar.

    2) Ebu Hureyre'nin rivayetine göre Peygamberimiz (S): "Ölüyü yıkayan yıkansın." buyurmuştur. Buradaki yıkanma emri bir tavsiyedir ve ölüyü yıkayanın yıkan-ması menduptur. Zira eğer emir farziyyet için olsaydı öncelikle ashap buna uyarlardı. Halbuki ashaptan İbn Ömer, Sa'id b. Zeyd'in (v. 51)671) bir oğlunu yıkamış, taşımış ve tekrar abdest almadan namazını kılmıştır. (4) Üstelik ortada yıkanmayı gerekli kılacak bir durum da yoktur. Çünkü yıkanan müslüman ölüşüdür ve Peygam-berimiz (S): "Müslüman sağ İken de, öldükten sonra da necis olmaz." (5) buyurmuştur.
    S.İslmyt




  4. 11.Mart.2012, 04:54
    2
    Silent and lonely rains



    Cenazenin mahremiyeti hayatta olan insanın mahremiyeti gibidir. Ancak karı koca arasında fark vardır.

    Fıkıh kitaplarımızda şöyle bir hüküm vardır: Bir kadın vefat eden kocasının cenazesini yıkayabilir. Çünkü kocasının ölümünden sonra dört ay on gün iddet bekleyecektir. Bu iddet müddeti tamamlanıncaya kadar kadın bir başkası ile evlenemez. Fakat bir erkek ölen hanımının cenazesini yıkayamaz. Çünkü erkeğin iddet bekleme gibi bir durumu yoktur. Hanımı ölür ölmez aralarındaki karı koca münasebeti bitmiş sayılır. Artık o kadın kendisi için bir yabancıdan farksızdır. Bu Hanefi mezhebine göredir. Diğer üç mezhebe göre ise karı, kocasının cenazesini yıkayabildiği gibi, koca da karısının cenazesini yıkayabilir. (Mehmed Paksu, Meseleler ve Çözümleri 2, Nesil Yayınları, İstanbul, 2000, ss. 149-150)
    Genel olarak erkeği erkek, kadını da kadın yı-kar. Karı ve kocanın birbirini yıkamaları hususuna ge-lince: Kadının, ölü kocasını yıkaması ittifakla caizdir. Nitekim Hz. Âişe'nin: "Geçmişi geri getirmek mümkün olsaydı Hz. Peygamber (S) i ancak hanımları yıkarlardı." dediği rivayet edilmiştir.

    Ashab-i Kiramdan Hz. Ebu Bekir (v. 13/634) ve Ebu Mûse'l-Eş'ari (v. 44/664), cenazelerini kendi hanımla-rının yıkamalarını vasiyyet etmişler ve hanımları kendilerini yıkamışlardır.

    Talâk-ı Ric'î ile boşanmış olan kadın da iddeti içerisinde vefat eden kocasını yıkayabilir. Fakat talâk-ı ba'in (1) ile boşanmış olanın, kocasını yıkaması caiz ol-maz. Bu hususta muteber olan, yıkama anındaki durum-dur. Binaenaleyh mutlak câriye, ümmü'l-veled, müdebbere ve mükâtebe edilmiş olanların, efendilerinin ölüsü-nü yıkamaları caiz olmaz. Çünkü ölümle mülkiyet sona erdiğinden mutlak cariye vereseye intikal etmiş; diğer-leri de hürriyetlerine kavuşmuşlardır. Başkasına intikal etmiş ya da hür olmuş kadınların eski efendilerini yıkamalan ise caiz olmaz.

    Erkeğin karısının cenazesini yıkayıp yıkayamayacağı hususu ise müctehidler arasında ihtilaflıdır. Hanefiler, kadın vefat edince kocanın iddeti olmadığı için evliliğin sona erdiğini ve kadının, arada nikâh bağı kal-madığından kocasına yabancı olduğunu düşünerek, erke-ğin ölen karısını yıkamasının caiz olmayacağını söyle-mişlerdir. Yalnız yüzüne bakmasına ve el değdirmeden ölüsünü görmesine cevaz vermişlerdir. (2)

    İmam Şafi ve diğer fakihlerin çoğu, kocanın da ölmüş olan kansım yıkayabileceği hükmünü benimsemişlerdir. Delilleri, Hz. Ali'nin Hz. Fâtıma'yı yıkamış olması ve Hz. Peygamber (S) in de Hz. Âişe validemize: "Benden önce ölürsen seni ben yıkar ve kefenlerim." Buyurmasıdır. Hanefiler bu haberdeki durumun hususi olduğunu belirterek, yıka-yacak başka kimse bulunmasa bile kadını kocası yıkayamaz, ancak teyemmüm verir demişlerdir.

    Teyemmüm, aynen abdest almak için yapılan te-yemmüm gibidir ki, ölüyü yıkamak kabil olmadığı za-man teyemmüm kâfi gelir. (3) Bu da erkekler arasında bir kadın vefat edip de yıkayacak -velev gayr-i müslim de olsa- kadın bulunmadığı, yahut kadınlar arasında bir er-kek vefat edip te yıkayacak erkek bulunmadığı ya da su bulunmadığı veya bulunup da ancak sağ olanların hayatî ihtiyaçlarına yetecek kadar olduğu zaman bahis mevzuu-dur. Böyle hallerde ölüye teyemmüm verilir ki, zaruret sebebiyle, erkeğe kadın, ya da kadına erkek teyemmüm verirken eğer mahremi değilse, yabancı ise çıplak elini dokundurmadan teyemmüm ettirecektir. İmam Şafi'î ve İmam Mâlik'e göre ise erkekler arasında vefat eden kadının mahremi varsa kendisini yıkar.

    2) Ebu Hureyre'nin rivayetine göre Peygamberimiz (S): "Ölüyü yıkayan yıkansın." buyurmuştur. Buradaki yıkanma emri bir tavsiyedir ve ölüyü yıkayanın yıkan-ması menduptur. Zira eğer emir farziyyet için olsaydı öncelikle ashap buna uyarlardı. Halbuki ashaptan İbn Ömer, Sa'id b. Zeyd'in (v. 51)671) bir oğlunu yıkamış, taşımış ve tekrar abdest almadan namazını kılmıştır. (4) Üstelik ortada yıkanmayı gerekli kılacak bir durum da yoktur. Çünkü yıkanan müslüman ölüşüdür ve Peygam-berimiz (S): "Müslüman sağ İken de, öldükten sonra da necis olmaz." (5) buyurmuştur.
    S.İslmyt




  5. 22.Ağustos.2015, 18:23
    3
    Misafir

    Cevap: Eşin vefat etmesi ile nikah düşer mi,cesedine bakmak mekruh mudur?

    Fotağrafına bakabilirmiyiz


  6. 22.Ağustos.2015, 18:23
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Fotağrafına bakabilirmiyiz





+ Yorum Gönder