Konusunu Oylayın.: Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?
  1. 09.Mart.2012, 22:17
    1
    Misafir

    Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?






    Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir? Mumsema Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir


  2. 09.Mart.2012, 22:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 09.Mart.2012, 23:45
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?




    Necaset bazı şeylerle giderilir. Ki bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Temizleyici su: Temiz su, bu iş için yeterli değildir. Bizim ulemamız dediler ki: Temizleyici olmayan temiz su, necaseti giderme hususunda temizleyici su gibidir. Sirke ve gül suyu gibi sıkıldığında temiz sular da temizleyici su gibidirler. Bunların üçü, galiz de olsa, görünse de, görünmese de bütün necasetleri (bu necasetler kişinin bedeninde, elbisesinde veya namaz kılacağı yerde olsa bile) temizlerler.Temiz su ile temizleyici suyun açıklaması yapılacaktır.Hanefi uleması dediler ki: Necasetli elbise, bir defa bile yıkanmakla üzerinde görünen necaset giderilirse temiz olur. Tabii, bu yıkama eğer akar bir suda veya üzerine su dökmekle oluyorsa. Fakat bu elbiseler kapta yıkanıyorsa üç defa yıkanması ve her yıkanışta da sıkılması gerekir. Eğer bu elbise necis bir boya ile boyanarak necis olmuş ise onu temizlemek için üzerine su dökmek ve su berrak bir şekilde ondan akıncaya kadar yıkamaya devam etmek gerekir. Üzerine dökülen su, saf olarak ondan damladığında boyanın rengi üzerinde kalmış olsa bile elbise temizlenmiş olur. Renk ve koku gibi eserler necasetin yerinde kalmış olsa, bunları gidermek zor olduğundan muaf sayılırlar. Buradaki zorluğun ölçüsü, giderilmesi için sudan başka sabun ve benzeri maddelere ihtiyaç duyulmasıdır.Necis bir kına ile boyanmak da böyledir. Adamın biri necis bir kınayı vücuduna yakarsa, bunu temizlemek için üzerine su döker ve döktüğü su berrak bir şekilde akıncaya kadar bu işleme devam ederse temizlenmiş olur. Dövme yapmanın hükmü de böyledir. Dövme için, sözgelimi ele ya da dudağa iğne batırılıp kan çıkarılır. Sonra da bu kanın üzerine çivit dökülür, bundan sonra yara iyileşince meydana gelen nakışlı ve renkli iz necis olur. Ki bunun izini su ile gidermek mümkün değildir.Bunu temizlemek, üzerine su döküp, dökülen suyun ondan saf ve temiz olarak ayrılmasıyla tamamlanmış kabul edilir. Necis yağların eseri de zarar vermez. Ölü hayvanın iç yağı böyle değildir. O bizzat necistir. Görülmeyen necasete gelince onu yıkayan, yıkandığıyerin temiz olmasını zannetmesi halinde sayısı şart olmaksızın temiz olur. Vesveseli kimselerin üç defa yıkaması ve eğer yıkadığı şey elbise ise her yıkadığında da sıkması; yıkadığı bir yer ise her yıkadığında temiz bir bez ile kurulaması takdir olunmuştur. Bol su dökerek üzerindeki necasetten iz kalmazsa yine temiz olur. Necis yer, kurumakla da temiz olur. Ayrıca temizlemek için su ile yıkamaya gerek yoktur.Vücudun üzerinde bulunan görünür necaset, salt gidermekle temizlenmiş olur. Görünür olmayanlarda ise galip zanna göre hareket edilir.Necaset bulaşmış kaplara gelince bunlar pişirilmiş topraktan, tahtadan, demir ve benzeri madenlerden yapılmış olurlar. Ki bunları temizlemek de dört şekilde olur:a- Yakmak,b- Yontmak, c- Silmek, d- Yıkamak.Kap, eğer pişirilmiştopraktan veya taştan yapılmış ve aynı zamanda yeni ise ye necaset de bütün kısımlarına sirayet etmiş ise, ateşte yakılarak temizlenir. Eğer eski ise yukarıda geçtiği şekilde yıkayarak temizlenir. Eğer tahtadan yapılmış ve yeni ise, yontarak temizlenir. Eski ise yıkayarak temizlenir.Eğer demir, bakır, kurşun veya camdan yapılmışsa ve ayrıca cilalı ise silerek temizlenir. Cilalı değilse yıkayarak temizlenir.Yağ, zeytinyağı gibi necislenmiş sıvılara gelince, bunları temizlemek için şu yol takib edilir: Bu sıvının üzerine üç defa su dökülüp tekrar üzerinden alınır. “Ya da bu sıvı dibi delik bir kaba konularak üzerine su dökülür. Yağ üste çıkar. Sonra da karıştırılır. Bilahare deliğin tıpası açılır. Su akıp gider. Ve geriye kalan yağ da temizlenmiş olur. Bu, sıvılar için böyledir.Necis olan nesne eğer katıise, necis olan kısmı kesilip atılır. Eğer bu nesne bal ise üzerine su dökülüp kaynatılır. Eski haline dönünce de temizlenmiş olur. Necis su, akıtmakla temizlenir. Şöyleki: Bu su bir taraftan konulup öbür taraftan çıkmakla akıtılmış olur. Eğer bu su, necis bir kanal içindeyse, bir taraftan doluncaya kadar üzerine su dökülür. Öbür taraftan akıtılınca da akarsu hükmüne girer ve temizlenmiş olur.Kanalın içinde önceden bulunan su miktarınca su akması da şart değildir. Yine aynen bunun gibi necis su, bir leğenin veya çanağın içindeyse, üzerine su dökülüp kenarlarından taşarsa ve taşan bu su, önceden kap içinde bulunan su kadar olmasa bile kuvvetli görüşe göre temizlenmiş olur. Kuyu ve hamam havuzlarıyla kurnaları da üzerlerine su dökülüp taşırmakla temiz olur. Hanefiler, diğer bazıtemizleyicileri de bu saydıklarımıza ilave etmişlerdir:Ovmak: Necis olan şeyi kuvvetlice yere sürmek. Elle yahut ağaç parçasıyla kazımak da ovmak gibidir. Mest ve pabuçlar da -üzerlerindeki necasetin bir cirmi olması kaydıyla- buşekilde temizlenir. Bu nesnelerin üzerindeki necaset, rutubetli de olsa, yani kuruduktan sonra izi görülse de fark etmez. Kan ve dışkı gibi. Bu hususta Rasulüllah (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:“Sizden biriniz mescide geldiğinde, pabuçlarını ters çevirsin. Eğer onlarda bir pislik varsa yere sürüp silsin. Çünkü yer onları temizleyicidir.” Bunu Ahmed Müsned'de rivayet etmiştir.Ama bu necasetlerin bir cirmi yoksa kurumuş olsalar bile suyla yıkamak vacib olur.Silmek: Necaseti giderecekşekilde silmekle kaygan ve pürüzsüz olan şeyler temizlenirler. Kılıç, ayna, cam, kemik, tırnak ve sırçalı kaplar gibi. Hacamat vurulan yeri üç defa ayrıayrı temiz ve ıslak bezle silmek de böyledir.Hava ve güneşle kurutmakla da yer ve yerde bulunan ağaçlarla çimenlikler ve benzen şeyler temizlenirler. Taşınır olan kilim ve hasır gibi sergiler ancak yıkamakla temizlenirler.Yerin temizlenmesi ise kurumasıyla olur. Bu hususta Rasulüllah (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:“Yerin temizlenmesi, kurumasıdır.” Bu gibi bir yerde namaz kılmak sahihtir. Ancak bu yerin toprağıyla teyemmüm etmek caiz olmaz. Çünkü bir yerin temiz olması ile temizleyici olması ayrı ayrı şeylerdir. Teyemmümde toprağın temizleyici olması şarttır. Tıpkı abdestte suyun temizleyici olmasınınşart oluşu gibi!Ovalamak: İnsanın kurumuşmenisi ovalamakla temizlenir. Rutubetli olanını ise suyla yıkamak vacibtir. Bu mevzuyla ilgili olarak Peygamber (s.a.s.) Efendimiz, Hz. Aişe (r.a.) ye şöyle demiştir:“Eğer (meni) yaş ise onu yıka. Kuru ise ovala.” Bunu Buhari ve İbn Mace rivayet etmiştir.Ovaladıktan sonra izi kalsa da bunun bir zararı olmaz. Taharetini (istincasını) suyla yapanın menisi ovalamakla temizlenir. Taşla yapanınki değil... Zira taş, sünnet kertiği (haşefe)nin başına yayılan sidiği temizlemez. Eğer sidik, haşefenin başına yayılmaz da bilahare gelen meni bu sidiğin üzerinden geçmezse yine ovalamakla temizlenir. Her ne kadar meni, penisin içinde sidiğin üzerinden geçiyorsa da bu zarar vermez. Erkeğin menisiyle kadının içten dışarı çıkan menisi arasında fark yoktur. Çünkü o da erkeğin menisiyle karışmaktadır. Hadiste anlatıldığına göre meni, ovalamakla temizlenmektedir. İnsandan başkasının menisi ovalamakla temizlenmez. Çünkü söz konusu ruhsat, insanoğlunun menisi için geçerlidir. Başka meniler buna kıyaslanamaz.


  4. 09.Mart.2012, 23:45
    2
    Editör



    Necaset bazı şeylerle giderilir. Ki bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Temizleyici su: Temiz su, bu iş için yeterli değildir. Bizim ulemamız dediler ki: Temizleyici olmayan temiz su, necaseti giderme hususunda temizleyici su gibidir. Sirke ve gül suyu gibi sıkıldığında temiz sular da temizleyici su gibidirler. Bunların üçü, galiz de olsa, görünse de, görünmese de bütün necasetleri (bu necasetler kişinin bedeninde, elbisesinde veya namaz kılacağı yerde olsa bile) temizlerler.Temiz su ile temizleyici suyun açıklaması yapılacaktır.Hanefi uleması dediler ki: Necasetli elbise, bir defa bile yıkanmakla üzerinde görünen necaset giderilirse temiz olur. Tabii, bu yıkama eğer akar bir suda veya üzerine su dökmekle oluyorsa. Fakat bu elbiseler kapta yıkanıyorsa üç defa yıkanması ve her yıkanışta da sıkılması gerekir. Eğer bu elbise necis bir boya ile boyanarak necis olmuş ise onu temizlemek için üzerine su dökmek ve su berrak bir şekilde ondan akıncaya kadar yıkamaya devam etmek gerekir. Üzerine dökülen su, saf olarak ondan damladığında boyanın rengi üzerinde kalmış olsa bile elbise temizlenmiş olur. Renk ve koku gibi eserler necasetin yerinde kalmış olsa, bunları gidermek zor olduğundan muaf sayılırlar. Buradaki zorluğun ölçüsü, giderilmesi için sudan başka sabun ve benzeri maddelere ihtiyaç duyulmasıdır.Necis bir kına ile boyanmak da böyledir. Adamın biri necis bir kınayı vücuduna yakarsa, bunu temizlemek için üzerine su döker ve döktüğü su berrak bir şekilde akıncaya kadar bu işleme devam ederse temizlenmiş olur. Dövme yapmanın hükmü de böyledir. Dövme için, sözgelimi ele ya da dudağa iğne batırılıp kan çıkarılır. Sonra da bu kanın üzerine çivit dökülür, bundan sonra yara iyileşince meydana gelen nakışlı ve renkli iz necis olur. Ki bunun izini su ile gidermek mümkün değildir.Bunu temizlemek, üzerine su döküp, dökülen suyun ondan saf ve temiz olarak ayrılmasıyla tamamlanmış kabul edilir. Necis yağların eseri de zarar vermez. Ölü hayvanın iç yağı böyle değildir. O bizzat necistir. Görülmeyen necasete gelince onu yıkayan, yıkandığıyerin temiz olmasını zannetmesi halinde sayısı şart olmaksızın temiz olur. Vesveseli kimselerin üç defa yıkaması ve eğer yıkadığı şey elbise ise her yıkadığında da sıkması; yıkadığı bir yer ise her yıkadığında temiz bir bez ile kurulaması takdir olunmuştur. Bol su dökerek üzerindeki necasetten iz kalmazsa yine temiz olur. Necis yer, kurumakla da temiz olur. Ayrıca temizlemek için su ile yıkamaya gerek yoktur.Vücudun üzerinde bulunan görünür necaset, salt gidermekle temizlenmiş olur. Görünür olmayanlarda ise galip zanna göre hareket edilir.Necaset bulaşmış kaplara gelince bunlar pişirilmiş topraktan, tahtadan, demir ve benzeri madenlerden yapılmış olurlar. Ki bunları temizlemek de dört şekilde olur:a- Yakmak,b- Yontmak, c- Silmek, d- Yıkamak.Kap, eğer pişirilmiştopraktan veya taştan yapılmış ve aynı zamanda yeni ise ye necaset de bütün kısımlarına sirayet etmiş ise, ateşte yakılarak temizlenir. Eğer eski ise yukarıda geçtiği şekilde yıkayarak temizlenir. Eğer tahtadan yapılmış ve yeni ise, yontarak temizlenir. Eski ise yıkayarak temizlenir.Eğer demir, bakır, kurşun veya camdan yapılmışsa ve ayrıca cilalı ise silerek temizlenir. Cilalı değilse yıkayarak temizlenir.Yağ, zeytinyağı gibi necislenmiş sıvılara gelince, bunları temizlemek için şu yol takib edilir: Bu sıvının üzerine üç defa su dökülüp tekrar üzerinden alınır. “Ya da bu sıvı dibi delik bir kaba konularak üzerine su dökülür. Yağ üste çıkar. Sonra da karıştırılır. Bilahare deliğin tıpası açılır. Su akıp gider. Ve geriye kalan yağ da temizlenmiş olur. Bu, sıvılar için böyledir.Necis olan nesne eğer katıise, necis olan kısmı kesilip atılır. Eğer bu nesne bal ise üzerine su dökülüp kaynatılır. Eski haline dönünce de temizlenmiş olur. Necis su, akıtmakla temizlenir. Şöyleki: Bu su bir taraftan konulup öbür taraftan çıkmakla akıtılmış olur. Eğer bu su, necis bir kanal içindeyse, bir taraftan doluncaya kadar üzerine su dökülür. Öbür taraftan akıtılınca da akarsu hükmüne girer ve temizlenmiş olur.Kanalın içinde önceden bulunan su miktarınca su akması da şart değildir. Yine aynen bunun gibi necis su, bir leğenin veya çanağın içindeyse, üzerine su dökülüp kenarlarından taşarsa ve taşan bu su, önceden kap içinde bulunan su kadar olmasa bile kuvvetli görüşe göre temizlenmiş olur. Kuyu ve hamam havuzlarıyla kurnaları da üzerlerine su dökülüp taşırmakla temiz olur. Hanefiler, diğer bazıtemizleyicileri de bu saydıklarımıza ilave etmişlerdir:Ovmak: Necis olan şeyi kuvvetlice yere sürmek. Elle yahut ağaç parçasıyla kazımak da ovmak gibidir. Mest ve pabuçlar da -üzerlerindeki necasetin bir cirmi olması kaydıyla- buşekilde temizlenir. Bu nesnelerin üzerindeki necaset, rutubetli de olsa, yani kuruduktan sonra izi görülse de fark etmez. Kan ve dışkı gibi. Bu hususta Rasulüllah (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:“Sizden biriniz mescide geldiğinde, pabuçlarını ters çevirsin. Eğer onlarda bir pislik varsa yere sürüp silsin. Çünkü yer onları temizleyicidir.” Bunu Ahmed Müsned'de rivayet etmiştir.Ama bu necasetlerin bir cirmi yoksa kurumuş olsalar bile suyla yıkamak vacib olur.Silmek: Necaseti giderecekşekilde silmekle kaygan ve pürüzsüz olan şeyler temizlenirler. Kılıç, ayna, cam, kemik, tırnak ve sırçalı kaplar gibi. Hacamat vurulan yeri üç defa ayrıayrı temiz ve ıslak bezle silmek de böyledir.Hava ve güneşle kurutmakla da yer ve yerde bulunan ağaçlarla çimenlikler ve benzen şeyler temizlenirler. Taşınır olan kilim ve hasır gibi sergiler ancak yıkamakla temizlenirler.Yerin temizlenmesi ise kurumasıyla olur. Bu hususta Rasulüllah (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:“Yerin temizlenmesi, kurumasıdır.” Bu gibi bir yerde namaz kılmak sahihtir. Ancak bu yerin toprağıyla teyemmüm etmek caiz olmaz. Çünkü bir yerin temiz olması ile temizleyici olması ayrı ayrı şeylerdir. Teyemmümde toprağın temizleyici olması şarttır. Tıpkı abdestte suyun temizleyici olmasınınşart oluşu gibi!Ovalamak: İnsanın kurumuşmenisi ovalamakla temizlenir. Rutubetli olanını ise suyla yıkamak vacibtir. Bu mevzuyla ilgili olarak Peygamber (s.a.s.) Efendimiz, Hz. Aişe (r.a.) ye şöyle demiştir:“Eğer (meni) yaş ise onu yıka. Kuru ise ovala.” Bunu Buhari ve İbn Mace rivayet etmiştir.Ovaladıktan sonra izi kalsa da bunun bir zararı olmaz. Taharetini (istincasını) suyla yapanın menisi ovalamakla temizlenir. Taşla yapanınki değil... Zira taş, sünnet kertiği (haşefe)nin başına yayılan sidiği temizlemez. Eğer sidik, haşefenin başına yayılmaz da bilahare gelen meni bu sidiğin üzerinden geçmezse yine ovalamakla temizlenir. Her ne kadar meni, penisin içinde sidiğin üzerinden geçiyorsa da bu zarar vermez. Erkeğin menisiyle kadının içten dışarı çıkan menisi arasında fark yoktur. Çünkü o da erkeğin menisiyle karışmaktadır. Hadiste anlatıldığına göre meni, ovalamakla temizlenmektedir. İnsandan başkasının menisi ovalamakla temizlenmez. Çünkü söz konusu ruhsat, insanoğlunun menisi için geçerlidir. Başka meniler buna kıyaslanamaz.


  5. 09.Mart.2012, 23:45
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?

    Ditmek: Pamuk da necis olup didildiğinde ditmekle temizlenmiş olur. Hanefiler, kolaylık olsun diye, bu temizleyici hususlara diğer bazı şeyler daha eklemişlerdir:Necis olan katı yağı kesip atmak. Bu husus daha önce de anlatılmıştır. Ki buna bölme derler. Zira hakikatte bu, necis olan parçayı azletmektir. Temizlemek değildir.Necis olan şeyi, temiz olanın parçalarından bölüp ayırmak. Aslında necis olan bir şeyi, necisliğini görmeyene hibe etmek de böyledir. Hibe, gerçekte temizleyici bir unsur değildir. Ama onu hibe alan için bu necis şey temiz sayılır.Malikiler Uleması dediler ki: Necasetin yeri, temizleyici su ile yıkamakla temiz olur. Su, yıkanan şeyden temiz ve saf olarak ayrılırsa bu yıkama, bir kez dahi olsa yeterli olur. Bu suyun vasfı,necis olmayan kirlerle değişse de bunun bir zararı olmaz. Bu temizliğin gerçekleşmesi için zor da olsa necasetin mahallindeki tadı da giderilmişolmalıdır. Tadının kalması, necasetin orada yerleşmiş olduğuna delalet eder. Giderilmesi zor olmadıkça necasetin rengi ile kokusunun giderilmesi de şart koşulmuştur. Eğer giderilmeleri zor olursa -söz gelimi bir necis ile boyanmışsa- temizliğine hükmolunur. Temizliği yaparken suyu ısıtmak da gerekmez. Ama soğuk suyu kullanmaktan aciz olanlar, ısıtırlar. Sabun, çöven otu ve benzer şeyleri kullanmak da gerekli değildir. Necasetin vasıflarından biriyle değişikliğe uğrayan yıkama suyu da necistir. Ama bu su, boya veya kir ile vasfını değiştirirse necis olmaz.Elbise, hasır, mest ve ayakkabının necasete bulaşıp bulaşmadığı hususunda şüpheye düşülürse, bunların tümünü kaplamasa bile bir defa, üzerlerine temizleyici su serpmek yeterli olur. Eğer necasetin vücuda veya yere bulaştığı hususunda şüpheye düşülmüşse bu durumda vücud veya yer ancak yıkamakla temizlenir. Zira su serpmek kıyasa muhaliftir. Bununla ilgili olarak gelen nassta sayılan şeyler sınırlıdır. Ki onlar da şu dört maddeden ibarettirler: 1. Elbise, 2. Hasır, 3. Mest, 4. Pabuç.Bunları su ile yıkamak daha ihtiyatlı olur. Zaten aslolan da budur. Suyu serpmekse, hükümde bir hafifletmedir. Necis olduğu yakinen veya zannen bilinen yer üzerine bol miktarda temiz su döküp necasetin aslı ve niteliği kaybolunca temizlenmiş olur. Mescid-i Nebevi'ye idrarını boşaltan arabiye ilişkin hadis, bizim bu husustaki mesnedimizdir:“Arabi, gelip mescidde işedi. Sahabilerin bir kısmı ona bağırıp çağırdılar. Peygamber (s.a.s.), onu kendi haline bırakmalarını ve sonra da o yere bir kova su dökmelerini emretti”. Bunu Buhari ve Tirmizi rivayet etmiştir.Necis olan su, üzerine temizleyici su dökmekle kendisindeki necasetin vasfı giderse temizlenmiş olur. Yağ,bal, zeytinyağı gibi sudan başka sıvılar, az bir necasetle necis olurlar. Ve hiçbir şekilde temizlenme kabul etmezler.Hanbeliler dediler ki: Yer dışındaki necis şeyleri temizleyici suyla temizlemek şu şekilde olur: Necis olan şey yedi defa yıkanmalıdır, öyle ki, yedinci yıkayıştan sonra necasetin ne rengi ne tadı ve ne de kokusu kalmamalıdır. Sözkonusu necaset, yedinci yıkayışta giderilmiş olsa bile yedi defa yıkamakla temizlenmiş olur. Eğer bu necaset köpek ile domuzdan, bunların kendi cinsleriyle veya başkalarıyla çiftleşmelerinden doğan yavrularından olursa, bu yedi yıkamadan birinin suyuna temizleyici toprak, sabun veya benzeri bir şey katmak gerekir. En doğrusu, bu katkı maddesini birinci suya ilave etmelidir. Eğer yedinci yıkayıştan sonra necasetin eseri kalırsa, giderilinceye kadar yıkamaların sayısı arttırılır. Necasetin tadınıgidermek çok zor olursa temizlenmiş olmaz. Ama muaf sayılır. Necasetin rengi ve kokusunu birlikte gidermek zor olursa bu durumda necis olan yer temizlenmişsayılır.Necaseti içine emip çekmişolan pislenmiş elbisenin temizlenmesi için her yıkayışta, içinde yıkanmakta olduğu suyun dışına çıkarılıp sıkılması şarttır. Sıkarken de elbiseyi yaramaz hale sokacak kadar sıkmamalıdır.Necaseti emip çekmeyenşeyler mesela kapları temizlemek için, üzerlerine yedi kez su döküp akıtmakla olur. Sıkılması mümkün olmayan nesneleri temizlemek için bu gibi şeyleri dövüp üzerlerine ağır bir şey indirmek yeterli olur. Veyahut da yedi yıkayıştan her birinden sonra bu nesneyi ters çevirip suyu dökmek de yeterli olur. Necis olanşey eğer yer parçası veya evin içindeki büyük-küçük havuzlar ile kaya parçalarından biri ise, bunlardaki necasetin aynı gidinceye kadar üzerlerine bol miktarda su dökmek yeterli olur.Kendi arzusuyla ygmek yemeye başlamış olan küçük çocuğun sidiğiyle necis olan bir şeyi temfcmek için o şeyi suya daldırmak yeterli olur. Üzerine gelen su, kendisinden ayrılmasa da zararlı olmaz. Bu durumdaki çocuğun kusuntusu da sidiği hükmündedir.Şafiiler dediler ki: Temizleyici suyla “necaset-i muğallaza”yı (necaset-i muğallaza, köpekten, domuzdan, bunların kendi cinslerinden veya başka cinsten eşleriyle birleşmelerinden doğan yavrularından sadır olan necasettir) temizlemek, yedi defa yıkamakla ve bu yedi yıkayıştan birinin suyuna toprak katmakla mümkün olur. Bu toprağın temizleyici bir toprak olması ve teyemmümde kullanılmış bir toprak olmaması gerekir. Teyemmüm toprağından daha genel olması kasdedilen bu toprak, kırmızı kumu, sarı, kırmızıve beyaz renkteki toprağı, çamuru, un gibi başka bir unsurla karışık toprağıkapsamına alır. Yıkama suyuna toprak katmak şu üç şekilde olur:1. Necasetli yere dökmeden önce su ile toprak birbirine karıştırılacak.2. Necasetli yere önce su dökülecek, sonra da buranın üstüne toprak konulacaktır.3. Necasetli yere önce toprak konulacak, sonra da üzerine su dökülecektir.Toprakla yıkamanın bu üçşeklinin uygulaması ancak, necasetin cisminin giderilmesinden sonra yeterli olur. Eğer necasetin cirmi yoksa ve yeri de kuru ise bu üç şekilden birinin uygulanması yeterli olur. Yok, eğer necasetin yeri rutubetli ise buraya önce toprağı koymak temizleme işi için yeterli olmaz. Çünkü toprak, sudan daha zayıf olması dulayısıyla necasetlenmiş olur. Diğer iki uygulama şekli yeterli olur. Eğer necaset-i muğallaza, toprağın bizzat necis olmayan bir yerinde ise bu yerin toprağı yedi yıkayıştaki sulardan birine katılabilir. Bu yedi yıkayıştan birincisi, necasetin, aynının giderildiği yıkayıştır. Birden fazla yıkama olmuşsa bile bu yıkayışların sayısı bir olarak kabul edilir ve altı yıkayışdaha ilave edilir. Mesela necaset, ancak altıncı yıkayışta giderilmişse bu altıyıkayış sadece bir yıkayış kabul edilir. Ve bundan sonra altı kez daha yıkanır. Diyelim ki yedi veya daha fazla sayıdaki yıkama ile necaset giderilebilmişse bu yıkayışlara altı yıkayış daha eklenir. Necasetin rengi, tadı, kokusu gibi niteliklerinin giderilmesine gelince bu, yedi yıkayışa bağlı değildir. Mesela bu nitelikler yedinci yıkayışta giderilmiş olsalar bile bunlar yedi yıkayışolarak kabul edilir ve ayrıca altı yıkayış eklenmesine gerek kalmaz.


  6. 09.Mart.2012, 23:45
    3
    Editör
    Ditmek: Pamuk da necis olup didildiğinde ditmekle temizlenmiş olur. Hanefiler, kolaylık olsun diye, bu temizleyici hususlara diğer bazı şeyler daha eklemişlerdir:Necis olan katı yağı kesip atmak. Bu husus daha önce de anlatılmıştır. Ki buna bölme derler. Zira hakikatte bu, necis olan parçayı azletmektir. Temizlemek değildir.Necis olan şeyi, temiz olanın parçalarından bölüp ayırmak. Aslında necis olan bir şeyi, necisliğini görmeyene hibe etmek de böyledir. Hibe, gerçekte temizleyici bir unsur değildir. Ama onu hibe alan için bu necis şey temiz sayılır.Malikiler Uleması dediler ki: Necasetin yeri, temizleyici su ile yıkamakla temiz olur. Su, yıkanan şeyden temiz ve saf olarak ayrılırsa bu yıkama, bir kez dahi olsa yeterli olur. Bu suyun vasfı,necis olmayan kirlerle değişse de bunun bir zararı olmaz. Bu temizliğin gerçekleşmesi için zor da olsa necasetin mahallindeki tadı da giderilmişolmalıdır. Tadının kalması, necasetin orada yerleşmiş olduğuna delalet eder. Giderilmesi zor olmadıkça necasetin rengi ile kokusunun giderilmesi de şart koşulmuştur. Eğer giderilmeleri zor olursa -söz gelimi bir necis ile boyanmışsa- temizliğine hükmolunur. Temizliği yaparken suyu ısıtmak da gerekmez. Ama soğuk suyu kullanmaktan aciz olanlar, ısıtırlar. Sabun, çöven otu ve benzer şeyleri kullanmak da gerekli değildir. Necasetin vasıflarından biriyle değişikliğe uğrayan yıkama suyu da necistir. Ama bu su, boya veya kir ile vasfını değiştirirse necis olmaz.Elbise, hasır, mest ve ayakkabının necasete bulaşıp bulaşmadığı hususunda şüpheye düşülürse, bunların tümünü kaplamasa bile bir defa, üzerlerine temizleyici su serpmek yeterli olur. Eğer necasetin vücuda veya yere bulaştığı hususunda şüpheye düşülmüşse bu durumda vücud veya yer ancak yıkamakla temizlenir. Zira su serpmek kıyasa muhaliftir. Bununla ilgili olarak gelen nassta sayılan şeyler sınırlıdır. Ki onlar da şu dört maddeden ibarettirler: 1. Elbise, 2. Hasır, 3. Mest, 4. Pabuç.Bunları su ile yıkamak daha ihtiyatlı olur. Zaten aslolan da budur. Suyu serpmekse, hükümde bir hafifletmedir. Necis olduğu yakinen veya zannen bilinen yer üzerine bol miktarda temiz su döküp necasetin aslı ve niteliği kaybolunca temizlenmiş olur. Mescid-i Nebevi'ye idrarını boşaltan arabiye ilişkin hadis, bizim bu husustaki mesnedimizdir:“Arabi, gelip mescidde işedi. Sahabilerin bir kısmı ona bağırıp çağırdılar. Peygamber (s.a.s.), onu kendi haline bırakmalarını ve sonra da o yere bir kova su dökmelerini emretti”. Bunu Buhari ve Tirmizi rivayet etmiştir.Necis olan su, üzerine temizleyici su dökmekle kendisindeki necasetin vasfı giderse temizlenmiş olur. Yağ,bal, zeytinyağı gibi sudan başka sıvılar, az bir necasetle necis olurlar. Ve hiçbir şekilde temizlenme kabul etmezler.Hanbeliler dediler ki: Yer dışındaki necis şeyleri temizleyici suyla temizlemek şu şekilde olur: Necis olan şey yedi defa yıkanmalıdır, öyle ki, yedinci yıkayıştan sonra necasetin ne rengi ne tadı ve ne de kokusu kalmamalıdır. Sözkonusu necaset, yedinci yıkayışta giderilmiş olsa bile yedi defa yıkamakla temizlenmiş olur. Eğer bu necaset köpek ile domuzdan, bunların kendi cinsleriyle veya başkalarıyla çiftleşmelerinden doğan yavrularından olursa, bu yedi yıkamadan birinin suyuna temizleyici toprak, sabun veya benzeri bir şey katmak gerekir. En doğrusu, bu katkı maddesini birinci suya ilave etmelidir. Eğer yedinci yıkayıştan sonra necasetin eseri kalırsa, giderilinceye kadar yıkamaların sayısı arttırılır. Necasetin tadınıgidermek çok zor olursa temizlenmiş olmaz. Ama muaf sayılır. Necasetin rengi ve kokusunu birlikte gidermek zor olursa bu durumda necis olan yer temizlenmişsayılır.Necaseti içine emip çekmişolan pislenmiş elbisenin temizlenmesi için her yıkayışta, içinde yıkanmakta olduğu suyun dışına çıkarılıp sıkılması şarttır. Sıkarken de elbiseyi yaramaz hale sokacak kadar sıkmamalıdır.Necaseti emip çekmeyenşeyler mesela kapları temizlemek için, üzerlerine yedi kez su döküp akıtmakla olur. Sıkılması mümkün olmayan nesneleri temizlemek için bu gibi şeyleri dövüp üzerlerine ağır bir şey indirmek yeterli olur. Veyahut da yedi yıkayıştan her birinden sonra bu nesneyi ters çevirip suyu dökmek de yeterli olur. Necis olanşey eğer yer parçası veya evin içindeki büyük-küçük havuzlar ile kaya parçalarından biri ise, bunlardaki necasetin aynı gidinceye kadar üzerlerine bol miktarda su dökmek yeterli olur.Kendi arzusuyla ygmek yemeye başlamış olan küçük çocuğun sidiğiyle necis olan bir şeyi temfcmek için o şeyi suya daldırmak yeterli olur. Üzerine gelen su, kendisinden ayrılmasa da zararlı olmaz. Bu durumdaki çocuğun kusuntusu da sidiği hükmündedir.Şafiiler dediler ki: Temizleyici suyla “necaset-i muğallaza”yı (necaset-i muğallaza, köpekten, domuzdan, bunların kendi cinslerinden veya başka cinsten eşleriyle birleşmelerinden doğan yavrularından sadır olan necasettir) temizlemek, yedi defa yıkamakla ve bu yedi yıkayıştan birinin suyuna toprak katmakla mümkün olur. Bu toprağın temizleyici bir toprak olması ve teyemmümde kullanılmış bir toprak olmaması gerekir. Teyemmüm toprağından daha genel olması kasdedilen bu toprak, kırmızı kumu, sarı, kırmızıve beyaz renkteki toprağı, çamuru, un gibi başka bir unsurla karışık toprağıkapsamına alır. Yıkama suyuna toprak katmak şu üç şekilde olur:1. Necasetli yere dökmeden önce su ile toprak birbirine karıştırılacak.2. Necasetli yere önce su dökülecek, sonra da buranın üstüne toprak konulacaktır.3. Necasetli yere önce toprak konulacak, sonra da üzerine su dökülecektir.Toprakla yıkamanın bu üçşeklinin uygulaması ancak, necasetin cisminin giderilmesinden sonra yeterli olur. Eğer necasetin cirmi yoksa ve yeri de kuru ise bu üç şekilden birinin uygulanması yeterli olur. Yok, eğer necasetin yeri rutubetli ise buraya önce toprağı koymak temizleme işi için yeterli olmaz. Çünkü toprak, sudan daha zayıf olması dulayısıyla necasetlenmiş olur. Diğer iki uygulama şekli yeterli olur. Eğer necaset-i muğallaza, toprağın bizzat necis olmayan bir yerinde ise bu yerin toprağı yedi yıkayıştaki sulardan birine katılabilir. Bu yedi yıkayıştan birincisi, necasetin, aynının giderildiği yıkayıştır. Birden fazla yıkama olmuşsa bile bu yıkayışların sayısı bir olarak kabul edilir ve altı yıkayışdaha ilave edilir. Mesela necaset, ancak altıncı yıkayışta giderilmişse bu altıyıkayış sadece bir yıkayış kabul edilir. Ve bundan sonra altı kez daha yıkanır. Diyelim ki yedi veya daha fazla sayıdaki yıkama ile necaset giderilebilmişse bu yıkayışlara altı yıkayış daha eklenir. Necasetin rengi, tadı, kokusu gibi niteliklerinin giderilmesine gelince bu, yedi yıkayışa bağlı değildir. Mesela bu nitelikler yedinci yıkayışta giderilmiş olsalar bile bunlar yedi yıkayışolarak kabul edilir ve ayrıca altı yıkayış eklenmesine gerek kalmaz.


  7. 09.Mart.2012, 23:45
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?

    “Muhaffef necaset'e gelince bunu temizlemenin keyfiyyeti şöyledir: Necasetin bulunduğu yerin üzerine, akıp gitmesi şartı aranmaksızın üstünü kaplayacak şekilde su serpilecektir. Bu necaset, iki yaşım doldurmamış ve çeşitli nevileriyle sütten başka bir şeyle beslenmeyen çocuğun, özellikle sidiğidir. Peynir, yağ tortusu ve kaymak da sütün türlerinden sayılır. Bu süt ister insan, ister hayvan sütü olsun, aynıhükme tabidir.Ama kadın ve erselik (hünsa, çift cinsiyetli)lerin idrarı böyle değildir. Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:“Kadının idrarı yıkanır. Çocuğunkine ise su serpilir.” Bunu ebu Davud Tirmizi ve ibn Mace rivayet etmişlerdir.Erselikler de kadınlardan sayılmaktadırlar. Çocuk, sütten veya çeşitlerinden başka bir şeyle beslenmese bile iki yaşını doldurduktan sonra idrarı yıkamak gerekir. Yine bunun gibi, iki yaşını doldurmamış olsa bile bir defa-cık olsun sütten başka bir şey yerse yine idrarını yıkamak gerekir. Ama gıda maksadıyla değil de ilaç olarak böyle birşey yemişse bu, idrarına su serpmeye engel olmaz. Tabii, su serpmeden önce bu necasetin aynını gidermek, mesela, idrar bulaşan yeri sıkmak veya kurutmak gerekir. Yine aynen bunun gibi, su serperken necasetin evsafını gidermek de gerekir. Yukarıda “...çocuğun özellikle sidiğidir” şeklinde bir kayıt konmasının sebebi, sidikten başka pislikleri bu hükmün dışında tutmak içindir. Çünkü o tür pislikleri yıkamak vacibdir.Orta durumdaki necasete gelince, bu yukarıda geçtiği gibi kendi arasında hükmi ve ayni olmak üzere iki kısma ayrılır. Hükmi olanın cirmi, rengi, tadı ve kokusu olmaz. Çocuktan başkasının kurumuş olan idrarı gibi. Ayni olanın ise cirmi, rengi, tadı ve kokusu olur. Hükmi olanı temizlemenin yolu, bulunduğu yerin üzerine bilerek dahi olmasa bir kez su dökmek yeterli olur. Ayni olanı temizlemek de böyledir. Ancak bunda necasetin aynının giderilmesi de şarttır. Bu necasetin temizlenmesinden sonra vasıflarının geride kalmasına gelince, kalan bu vasıf eğer tadı ise ve giderilmesi de zor ise sakıncası olmaz. Buradaki zorluğun ölçüsü, söz konusu vasfın kesmekle giderilemeyişidir. Bu durumda necasetli yer, afvolunan necasetlerden sayılır. Ama bundan sonra gidermek mümkün ise giderilmesi vacib olur. Tabii bu hal ile daha önce kılınan namazları iade etmek vacib olmaz. Necasetin bu vasfım gidermek zor olursa bu mazuriyeti kabul edilinceye kadar sabun ve benzeri şeylerden yararlanmak da vacib olur. Renk ve koku vasıfları birlikte kalırsa hüküm yine aynıdır. Eğer renk veya koku vasıflarından biri kalırsa ve giderilmesi de zor olursa necaset mahalli temiz olmuş savılır. Zorluğun ölçüsü, üç defa su ile yıkayıp ovalamakla rengin veya kokunun gitmemesidir. Eğer bundan sonra söz konusu vasıflardan birini giderme imkanı doğarsa, necaset yerinin temizlenmiş olduğuna hükmedilmez. Her üçşekilde de necasetin giderilmesinde aranan şart, eğer su az ise, su necasetin üzerine akıp gelmelidir. Eğer su az ise necaset de su üzerine akıp geliyorsa bu durumda her ikisi karşılaşmakla su necis olur. Eğer su necis olup vasfınıdeğiştirmemiş ise üzerine kulleteyn miktarını buluncaya kadar temizleyici su ilave edilir. Böylece de temizlenmiş olur. Kulleteyn Eni 48 cm. Yüksekliği de 96 cm.lik küp şeklindeki kaptan iki kap dolusu kadar olan 221 lt. sudur. Eğer su, vasfını değiştirerek necis olmuşsa, az olsun çok olsun temiz olmaz. Ancak kulleteyn miktarını buluncaya kadar üzerine temizleyici su ilave edilirse ve su da tekrar eski evsafını elde ederse temizlenmiş olur. Sidik ve şarap gibi orta durumdaki sıvı bir necasetle pislenen yerin temizlenmesine gelince, bu yer necaseti eğer içine çekip emmişse her tarafını kaplayacak şekilde üzerine su dökmek gerekir. Eğer emip içine çekmemişse öncelikle bu sıvı kurutulmalı, sonra da bir kez dahi olsa üzerine su dökmelidir. Eğer bu yer katı yerde bulunan orta nitelikli bir necasetle pislenmiş ise bu yeri temizlemek için, eğer yerde eser bırakmamış ise yalnız necaseti kaldırıp atmalıdır. Yok, eğer nemli olup yerde eser bırakmışsa necaseti kaldırıp attıktan sonra yerin tamamını kaplayacak şekilde üzerine su dökmelidir. Necasetin aynının (kendisinin) yarayışlı hale dönmesi de necaseti gideren unsurlardan sayılmaktadır. Şarabın sirkeye, ceylan kanının miske dönüşmesi gibi… Necasetin ateşle yakılması da bunlardandır. Hanefi Uleması dediler ki: Necaseti ateşle yakmak onu temizler.Şafii ve Hanbeliler: Ateşle yakmayı, necaseti temizleyici şeylerden saymamışlardır. Bunlar derler ki: Ateşte yakılan necasetin hem külü, hem de dumanı necistir.Malikiler dediler ki: Ateş necaseti gidermez. Fakat meşhur olan rivayete göre, ateşte yakılan necasetin külünü bundan istisna etmişlerdir. Ölü hayvanların derilerinin dibağ edilmesi de bunlardandır. Yalnız dibağın deriyi temizleyip temizlemediği hususunda Hanefi Uleması: Selem ağacıyla, şapla ve benzeri maddelerle yapılan hakiki dibağ ile topraklama, güneşte ve havada kurutma şeklinde yapılan hükmi dibağ arasında bir ayrım yapmamışlardır. Dibağ yapılmaya tahammülü olmasıhalinde dibağ, ölü hayvan derilerini de temizler. Ama dibağ yapılmaya tahammülü olmayan hayvan derileri temizlenmezler. Yılan derisi gibi! Domuz derisi dibağla temizlenmez, ama köpeğinki temizlenir. Zira sahih olan görüşe göre o, aynen necis değildir. Deri temizlendikten sonra, üzerinde namaz kilmabilir. Ancak yenmesi caiz olmaz. Derinin üzerindeki tüy ve benzeri şeyler temizdir. Nitekim bu husus, daha önce de anlatılmıştır.Şafi Uleması: Temizleyici dibağ, ancak dili yakabilen ve acı veren bir dibağdır, demişlerdir. Bu şekildeki bir dibağile derideki rutubet ve fazlalık gider ve daha sonra da pis kokmaması sağlanmışolur. Dibağlama maddesi, kuş pisliği gibi necis bir şeyle olsa bile bu, necis olmuş bir elbiseye benzer. Daha sonra temizlemek için yıkanır. Köpek ile domuzun, bunların gerek kendi cinslerinden, gerek başka cinslerden temiz olan eşleriyle çiftleşmelerinden doğan yavrularının derileri dibağ yapmakla temizlenmez. Dibağ yapılan derilerin üzerindeki yün, kıl, tüy ve kanat tüyleri de temiz olmaz. Fakat İmam Nevevi, giderilmeleri meşakkatli olduğundan dolayı bunların azının muaf sayılacağını söylemiştir.Malikiler ise: Bunlar dibağı, temizleyicişeylerden saymamışlardır. Hadiste varid olan tahareti, nezafet dediğimiz normal temizlik manasında telakki etmişlerdir. Dibağ yapılan deriyi kuru ve temizleyici şeylerde kullanmaya ruhsat vermişlerdir.Bunların üzerinde herhangi bir şey de öğütülmemelidir. Kuru şeylerde kullanılmasını derken, kuru şeye derinin pisliğinin bulaşmayacağını göz önüne almış bulunuyoruz. Temizleyicişeylerde kullanılmasını derken de, temizleyici şeyin, necaseti kendi kendinden uzaklaştıracak güce sahip olduğunu göz-önüne almış bulunuyoruz. Derinin üzerindeki yün ve benzeri şeyler ise temizdirler. Zira bunlara hayat nüfuz etmemiştir. Hayvanın ölümü nedeniyle necis olmazlar. “Dibağ, temizleyici unsurlardan değildir” sözü, Malikiler nezdinde meşhur bir görüştür. Fakat bu mezhebteki bazı muhakkikler dibağın, temizleyici bir unsur olduğunu söylemişlerdir.Hanbeliler: Ölü hayvanların derilerini dibağ etmek, temizleyici olmaz demişlerdir. Ancak, dibağ edilen bu derileri kuru şeylerde kullanmanın mubah olduğunu söylemişlerdir. Ölü hayvanın yün, kıl, tüy ve kanat tüylerine gelince, bunlar temizdirler.Necis olan şeyi yıkarken niyet etmeye gerek yoktur. Su dışındaki sade yağ, bal ve zeytinyağı gibi sıvılar necis olduklarında temizlenme kabul etmezler. Bizim Ulemamız:Yukarıda sayılan sıvılar su ile temizlenmeyi kabul ederler. Su ile temizlenmelerinin keyfiyeti de daha önce temizleyiciler bahsinde anlatılmıştır


  8. 09.Mart.2012, 23:45
    4
    Editör
    “Muhaffef necaset'e gelince bunu temizlemenin keyfiyyeti şöyledir: Necasetin bulunduğu yerin üzerine, akıp gitmesi şartı aranmaksızın üstünü kaplayacak şekilde su serpilecektir. Bu necaset, iki yaşım doldurmamış ve çeşitli nevileriyle sütten başka bir şeyle beslenmeyen çocuğun, özellikle sidiğidir. Peynir, yağ tortusu ve kaymak da sütün türlerinden sayılır. Bu süt ister insan, ister hayvan sütü olsun, aynıhükme tabidir.Ama kadın ve erselik (hünsa, çift cinsiyetli)lerin idrarı böyle değildir. Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:“Kadının idrarı yıkanır. Çocuğunkine ise su serpilir.” Bunu ebu Davud Tirmizi ve ibn Mace rivayet etmişlerdir.Erselikler de kadınlardan sayılmaktadırlar. Çocuk, sütten veya çeşitlerinden başka bir şeyle beslenmese bile iki yaşını doldurduktan sonra idrarı yıkamak gerekir. Yine bunun gibi, iki yaşını doldurmamış olsa bile bir defa-cık olsun sütten başka bir şey yerse yine idrarını yıkamak gerekir. Ama gıda maksadıyla değil de ilaç olarak böyle birşey yemişse bu, idrarına su serpmeye engel olmaz. Tabii, su serpmeden önce bu necasetin aynını gidermek, mesela, idrar bulaşan yeri sıkmak veya kurutmak gerekir. Yine aynen bunun gibi, su serperken necasetin evsafını gidermek de gerekir. Yukarıda “...çocuğun özellikle sidiğidir” şeklinde bir kayıt konmasının sebebi, sidikten başka pislikleri bu hükmün dışında tutmak içindir. Çünkü o tür pislikleri yıkamak vacibdir.Orta durumdaki necasete gelince, bu yukarıda geçtiği gibi kendi arasında hükmi ve ayni olmak üzere iki kısma ayrılır. Hükmi olanın cirmi, rengi, tadı ve kokusu olmaz. Çocuktan başkasının kurumuş olan idrarı gibi. Ayni olanın ise cirmi, rengi, tadı ve kokusu olur. Hükmi olanı temizlemenin yolu, bulunduğu yerin üzerine bilerek dahi olmasa bir kez su dökmek yeterli olur. Ayni olanı temizlemek de böyledir. Ancak bunda necasetin aynının giderilmesi de şarttır. Bu necasetin temizlenmesinden sonra vasıflarının geride kalmasına gelince, kalan bu vasıf eğer tadı ise ve giderilmesi de zor ise sakıncası olmaz. Buradaki zorluğun ölçüsü, söz konusu vasfın kesmekle giderilemeyişidir. Bu durumda necasetli yer, afvolunan necasetlerden sayılır. Ama bundan sonra gidermek mümkün ise giderilmesi vacib olur. Tabii bu hal ile daha önce kılınan namazları iade etmek vacib olmaz. Necasetin bu vasfım gidermek zor olursa bu mazuriyeti kabul edilinceye kadar sabun ve benzeri şeylerden yararlanmak da vacib olur. Renk ve koku vasıfları birlikte kalırsa hüküm yine aynıdır. Eğer renk veya koku vasıflarından biri kalırsa ve giderilmesi de zor olursa necaset mahalli temiz olmuş savılır. Zorluğun ölçüsü, üç defa su ile yıkayıp ovalamakla rengin veya kokunun gitmemesidir. Eğer bundan sonra söz konusu vasıflardan birini giderme imkanı doğarsa, necaset yerinin temizlenmiş olduğuna hükmedilmez. Her üçşekilde de necasetin giderilmesinde aranan şart, eğer su az ise, su necasetin üzerine akıp gelmelidir. Eğer su az ise necaset de su üzerine akıp geliyorsa bu durumda her ikisi karşılaşmakla su necis olur. Eğer su necis olup vasfınıdeğiştirmemiş ise üzerine kulleteyn miktarını buluncaya kadar temizleyici su ilave edilir. Böylece de temizlenmiş olur. Kulleteyn Eni 48 cm. Yüksekliği de 96 cm.lik küp şeklindeki kaptan iki kap dolusu kadar olan 221 lt. sudur. Eğer su, vasfını değiştirerek necis olmuşsa, az olsun çok olsun temiz olmaz. Ancak kulleteyn miktarını buluncaya kadar üzerine temizleyici su ilave edilirse ve su da tekrar eski evsafını elde ederse temizlenmiş olur. Sidik ve şarap gibi orta durumdaki sıvı bir necasetle pislenen yerin temizlenmesine gelince, bu yer necaseti eğer içine çekip emmişse her tarafını kaplayacak şekilde üzerine su dökmek gerekir. Eğer emip içine çekmemişse öncelikle bu sıvı kurutulmalı, sonra da bir kez dahi olsa üzerine su dökmelidir. Eğer bu yer katı yerde bulunan orta nitelikli bir necasetle pislenmiş ise bu yeri temizlemek için, eğer yerde eser bırakmamış ise yalnız necaseti kaldırıp atmalıdır. Yok, eğer nemli olup yerde eser bırakmışsa necaseti kaldırıp attıktan sonra yerin tamamını kaplayacak şekilde üzerine su dökmelidir. Necasetin aynının (kendisinin) yarayışlı hale dönmesi de necaseti gideren unsurlardan sayılmaktadır. Şarabın sirkeye, ceylan kanının miske dönüşmesi gibi… Necasetin ateşle yakılması da bunlardandır. Hanefi Uleması dediler ki: Necaseti ateşle yakmak onu temizler.Şafii ve Hanbeliler: Ateşle yakmayı, necaseti temizleyici şeylerden saymamışlardır. Bunlar derler ki: Ateşte yakılan necasetin hem külü, hem de dumanı necistir.Malikiler dediler ki: Ateş necaseti gidermez. Fakat meşhur olan rivayete göre, ateşte yakılan necasetin külünü bundan istisna etmişlerdir. Ölü hayvanların derilerinin dibağ edilmesi de bunlardandır. Yalnız dibağın deriyi temizleyip temizlemediği hususunda Hanefi Uleması: Selem ağacıyla, şapla ve benzeri maddelerle yapılan hakiki dibağ ile topraklama, güneşte ve havada kurutma şeklinde yapılan hükmi dibağ arasında bir ayrım yapmamışlardır. Dibağ yapılmaya tahammülü olmasıhalinde dibağ, ölü hayvan derilerini de temizler. Ama dibağ yapılmaya tahammülü olmayan hayvan derileri temizlenmezler. Yılan derisi gibi! Domuz derisi dibağla temizlenmez, ama köpeğinki temizlenir. Zira sahih olan görüşe göre o, aynen necis değildir. Deri temizlendikten sonra, üzerinde namaz kilmabilir. Ancak yenmesi caiz olmaz. Derinin üzerindeki tüy ve benzeri şeyler temizdir. Nitekim bu husus, daha önce de anlatılmıştır.Şafi Uleması: Temizleyici dibağ, ancak dili yakabilen ve acı veren bir dibağdır, demişlerdir. Bu şekildeki bir dibağile derideki rutubet ve fazlalık gider ve daha sonra da pis kokmaması sağlanmışolur. Dibağlama maddesi, kuş pisliği gibi necis bir şeyle olsa bile bu, necis olmuş bir elbiseye benzer. Daha sonra temizlemek için yıkanır. Köpek ile domuzun, bunların gerek kendi cinslerinden, gerek başka cinslerden temiz olan eşleriyle çiftleşmelerinden doğan yavrularının derileri dibağ yapmakla temizlenmez. Dibağ yapılan derilerin üzerindeki yün, kıl, tüy ve kanat tüyleri de temiz olmaz. Fakat İmam Nevevi, giderilmeleri meşakkatli olduğundan dolayı bunların azının muaf sayılacağını söylemiştir.Malikiler ise: Bunlar dibağı, temizleyicişeylerden saymamışlardır. Hadiste varid olan tahareti, nezafet dediğimiz normal temizlik manasında telakki etmişlerdir. Dibağ yapılan deriyi kuru ve temizleyici şeylerde kullanmaya ruhsat vermişlerdir.Bunların üzerinde herhangi bir şey de öğütülmemelidir. Kuru şeylerde kullanılmasını derken, kuru şeye derinin pisliğinin bulaşmayacağını göz önüne almış bulunuyoruz. Temizleyicişeylerde kullanılmasını derken de, temizleyici şeyin, necaseti kendi kendinden uzaklaştıracak güce sahip olduğunu göz-önüne almış bulunuyoruz. Derinin üzerindeki yün ve benzeri şeyler ise temizdirler. Zira bunlara hayat nüfuz etmemiştir. Hayvanın ölümü nedeniyle necis olmazlar. “Dibağ, temizleyici unsurlardan değildir” sözü, Malikiler nezdinde meşhur bir görüştür. Fakat bu mezhebteki bazı muhakkikler dibağın, temizleyici bir unsur olduğunu söylemişlerdir.Hanbeliler: Ölü hayvanların derilerini dibağ etmek, temizleyici olmaz demişlerdir. Ancak, dibağ edilen bu derileri kuru şeylerde kullanmanın mubah olduğunu söylemişlerdir. Ölü hayvanın yün, kıl, tüy ve kanat tüylerine gelince, bunlar temizdirler.Necis olan şeyi yıkarken niyet etmeye gerek yoktur. Su dışındaki sade yağ, bal ve zeytinyağı gibi sıvılar necis olduklarında temizlenme kabul etmezler. Bizim Ulemamız:Yukarıda sayılan sıvılar su ile temizlenmeyi kabul ederler. Su ile temizlenmelerinin keyfiyeti de daha önce temizleyiciler bahsinde anlatılmıştır


  9. 09.Mart.2012, 23:46
    5
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Necasetler Neyle ve Nasıl Giderilir?

    Katı olanlara gelince bunların, necaseti içine çeken kısmı hariç, diğer kısmı temizlenmeyi kabul eder. Hanefi Uleması: Katı maddeleri sınıflandırarak demişlerdir ki: Eğer pislenen şey bir kap veya benzeri nesnelerden ise, daha önce de temizlemenin keyfiyeti bölümünde anlatılan şekilde temizlenme kabul eder. Eğer pislenen şey, et ve buğday gibi pişirilen nesnelerden ise, kendisine necaset bulaşmış olduğu haliyle pişirilirse, kaynatıldıktan sonra artık hiçbir surette temizlenme kabul etmez. Fetva bu yöndedir. Çünkü bu nesnenin bütün parçalarınecaseti içine çekmiştir. Yine aynı şekilde tavuk da karnı yarılıp içerisindeki pislikler çıkarılıp, suyla temizlenmeden kaynatılırsa artık hiçbir surette temizlenme kabul etmez. Hayvan başlan ve işkembe etleri de böyledir. Bunlar, yıkanıp temizlenmeden kaynatılırlarsa artık hiçbir şekilde temizlenme kabul etmezler.36Malikiler: necaseti içine çeken katımaddelerden temizliği kabul etmeyen şey, necasetle pişmiş bir ettir. Ama piştikten sonra üzerine bir necaset düzecek olursa temizlenme kabul eder. Necis bir suyla kaynatılan yumurta, necis bir tuzla tuzlanan zeytin ve derinliklerine necaset düşüp nüfuz eden toprak kaplar da aynı şekilde temizlenme kabul etmezler.Hanbeliler: Bunlar, kaynatılmışyumurta dışında Malikilere muvafakat etmişlerdir. Kabuğu sert olduğundan ötürü yumurta, içinde kaynamakta olduğu sıvıyı içine çekmez. Dolayısıyla da temizlenme kabul eder. Bunlar, pişirilmiş etle haşlanmış et arasında bir ayırım yapmazlar. Her iki halde de necis et, temizlenme kabul etmez.Şafiiler dediler ki: Necaseti içine çeken katımaddeler temizlenme kabul ederler. Eğer et, necis bir şey içinde pişirilirse veya buğday tanesi necaseti içine çekerse veyahut da bıçak, necis bir suyla sulanırsa, üzerlerine su dökmekle hem içi hem de dışı temizlenmiş olur. Ancak hamuru, katı bir necasetle yoğurulmuş olan bir kiremit temizlenme kabul etmez. Bu, ateşle yakılsa da, suyla yıkansa da temizlenmez. Bir sıvı ile necis olanşeyler böyle olmayıp, kendilerini kaplayacak şekilde üzerlerine su dökülürse temizlenmiş olurlar


  10. 09.Mart.2012, 23:46
    5
    Editör
    Katı olanlara gelince bunların, necaseti içine çeken kısmı hariç, diğer kısmı temizlenmeyi kabul eder. Hanefi Uleması: Katı maddeleri sınıflandırarak demişlerdir ki: Eğer pislenen şey bir kap veya benzeri nesnelerden ise, daha önce de temizlemenin keyfiyeti bölümünde anlatılan şekilde temizlenme kabul eder. Eğer pislenen şey, et ve buğday gibi pişirilen nesnelerden ise, kendisine necaset bulaşmış olduğu haliyle pişirilirse, kaynatıldıktan sonra artık hiçbir surette temizlenme kabul etmez. Fetva bu yöndedir. Çünkü bu nesnenin bütün parçalarınecaseti içine çekmiştir. Yine aynı şekilde tavuk da karnı yarılıp içerisindeki pislikler çıkarılıp, suyla temizlenmeden kaynatılırsa artık hiçbir surette temizlenme kabul etmez. Hayvan başlan ve işkembe etleri de böyledir. Bunlar, yıkanıp temizlenmeden kaynatılırlarsa artık hiçbir şekilde temizlenme kabul etmezler.36Malikiler: necaseti içine çeken katımaddelerden temizliği kabul etmeyen şey, necasetle pişmiş bir ettir. Ama piştikten sonra üzerine bir necaset düzecek olursa temizlenme kabul eder. Necis bir suyla kaynatılan yumurta, necis bir tuzla tuzlanan zeytin ve derinliklerine necaset düşüp nüfuz eden toprak kaplar da aynı şekilde temizlenme kabul etmezler.Hanbeliler: Bunlar, kaynatılmışyumurta dışında Malikilere muvafakat etmişlerdir. Kabuğu sert olduğundan ötürü yumurta, içinde kaynamakta olduğu sıvıyı içine çekmez. Dolayısıyla da temizlenme kabul eder. Bunlar, pişirilmiş etle haşlanmış et arasında bir ayırım yapmazlar. Her iki halde de necis et, temizlenme kabul etmez.Şafiiler dediler ki: Necaseti içine çeken katımaddeler temizlenme kabul ederler. Eğer et, necis bir şey içinde pişirilirse veya buğday tanesi necaseti içine çekerse veyahut da bıçak, necis bir suyla sulanırsa, üzerlerine su dökmekle hem içi hem de dışı temizlenmiş olur. Ancak hamuru, katı bir necasetle yoğurulmuş olan bir kiremit temizlenme kabul etmez. Bu, ateşle yakılsa da, suyla yıkansa da temizlenmez. Bir sıvı ile necis olanşeyler böyle olmayıp, kendilerini kaplayacak şekilde üzerlerine su dökülürse temizlenmiş olurlar





+ Yorum Gönder