Konusunu Oylayın.: Adak etini yemesi caiz olmayan bir kimse, bu etten yerse ne yapmalıdır? Adak eti verilen fakir, bu eti bir zengine ikram edebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Adak etini yemesi caiz olmayan bir kimse, bu etten yerse ne yapmalıdır? Adak eti verilen fakir, bu eti bir zengine ikram edebilir mi?
  1. 08.Mart.2012, 23:21
    1
    Misafir

    Adak etini yemesi caiz olmayan bir kimse, bu etten yerse ne yapmalıdır? Adak eti verilen fakir, bu eti bir zengine ikram edebilir mi?






    Adak etini yemesi caiz olmayan bir kimse, bu etten yerse ne yapmalıdır? Adak eti verilen fakir, bu eti bir zengine ikram edebilir mi? Mumsema Adak etini yemesi caiz olmayan bir kimse, bu etten yerse ne yapmalıdır? Adak eti verilen fakir, bu eti bir zengine ikram edebilir mi?


  2. 08.Mart.2012, 23:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Mart.2012, 23:48
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Adak etini yemesi caiz olmayan bir kimse, bu etten yerse ne yapmalıdır? Adak eti verilen fakir, bu eti bir zengine ikram edebilir mi?




    Bilindiği gibi adak, kişinin farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allâh'a söz vererek o ibadeti kendisine borç kılması demektir. Adak, ferdin, arzu ettiğine kavuşmak, korktuğundan sakınmak hususunda Allâh'ın yardım ve desteğini sağlamak amacıyla, kendiliğinden bir takım dinî mükellefiyetler altına girmesi olarak yorumlanabilir.

    Hz.Peygamber (asm) ile önde gelen ashabının uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda, ileride olması istenilen bir şey için adakta bulunmanın dinen tavsiye edilen bir şey olmadığı görülür. Aslında böyle bir adak Allah'ın takdirini değiştirmez. Mukadder ne ise o olur. Ancak şartlarına uygun olarak yapılan adağın yerine getirilmesi de vaciptir.

    Adak kurbanının etinin, adağı yapan kişinin eşi, usûl ve fürûu (yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları) dışında kalan fakirlerlere dağıtılması gerekir. Bunların dışındaki akrabalar fakir iseler onlar da yiyebilirler. Bu et fakirlerin hakkıdır. Zenginler bundan yiyemezler.
    Adak hayvanının etinden, adak etini yamesi caiz olmayanlar yerse, yedikleri etin kıymetini tasadduk etmeleri gerekir. Ayrıca adak etinden istifade edenler, o etten adak sahiplerine veya zenginlere ikram etmeleri câizdir, yiyebilirler. Çünkü, et onların mülkiyetine geçtiğinden istedikleri gibi tasarruf edebilirler.

    Kişinin keseceği kurbanı bizzat satın alması, kendisinin kesmesi veya kesilirken yanında bulunması, -kurbanın sahih olması için- gerekli değildir. Bunlar vekalet yoluyla da yapılabilir. Çünkü kurban, mali bir ibadettir. Mali ibadetlerde vekalet, mutlak olarak caizdir. Kurban konusunda vekalet, güvendiği bir kişiyi veya kurumu kendi adına kurban kesimini ve dağıtımını yapmakla görevlendime demektir. Bu işlem, kesecek kişiyi görevlendirme veya paranın güvendiği kuruma kurban sahibi adına yatırılmasıyla gerçekleşmiş olur. Kesecek kişinin kurban sahibinden telefonla teker teker vekalet alması gerekmez. Ancak, vekil kişi kurbanı keserken o kişi adına kesmelidir,

    Hiçbir mazeret olmadan da kişi kendi kurbanını satın alıp kesmek üzere güvendiği bir kimseyi vekil tayin edebilir. Vekil hakiki şahıs olabileceği gibi, hükmî şahıs (yani özel veya resmi bir kuruluş) da olabilir.
    S.İslmyt



  4. 08.Mart.2012, 23:48
    2
    Silent and lonely rains



    Bilindiği gibi adak, kişinin farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allâh'a söz vererek o ibadeti kendisine borç kılması demektir. Adak, ferdin, arzu ettiğine kavuşmak, korktuğundan sakınmak hususunda Allâh'ın yardım ve desteğini sağlamak amacıyla, kendiliğinden bir takım dinî mükellefiyetler altına girmesi olarak yorumlanabilir.

    Hz.Peygamber (asm) ile önde gelen ashabının uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda, ileride olması istenilen bir şey için adakta bulunmanın dinen tavsiye edilen bir şey olmadığı görülür. Aslında böyle bir adak Allah'ın takdirini değiştirmez. Mukadder ne ise o olur. Ancak şartlarına uygun olarak yapılan adağın yerine getirilmesi de vaciptir.

    Adak kurbanının etinin, adağı yapan kişinin eşi, usûl ve fürûu (yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları) dışında kalan fakirlerlere dağıtılması gerekir. Bunların dışındaki akrabalar fakir iseler onlar da yiyebilirler. Bu et fakirlerin hakkıdır. Zenginler bundan yiyemezler.
    Adak hayvanının etinden, adak etini yamesi caiz olmayanlar yerse, yedikleri etin kıymetini tasadduk etmeleri gerekir. Ayrıca adak etinden istifade edenler, o etten adak sahiplerine veya zenginlere ikram etmeleri câizdir, yiyebilirler. Çünkü, et onların mülkiyetine geçtiğinden istedikleri gibi tasarruf edebilirler.

    Kişinin keseceği kurbanı bizzat satın alması, kendisinin kesmesi veya kesilirken yanında bulunması, -kurbanın sahih olması için- gerekli değildir. Bunlar vekalet yoluyla da yapılabilir. Çünkü kurban, mali bir ibadettir. Mali ibadetlerde vekalet, mutlak olarak caizdir. Kurban konusunda vekalet, güvendiği bir kişiyi veya kurumu kendi adına kurban kesimini ve dağıtımını yapmakla görevlendime demektir. Bu işlem, kesecek kişiyi görevlendirme veya paranın güvendiği kuruma kurban sahibi adına yatırılmasıyla gerçekleşmiş olur. Kesecek kişinin kurban sahibinden telefonla teker teker vekalet alması gerekmez. Ancak, vekil kişi kurbanı keserken o kişi adına kesmelidir,

    Hiçbir mazeret olmadan da kişi kendi kurbanını satın alıp kesmek üzere güvendiği bir kimseyi vekil tayin edebilir. Vekil hakiki şahıs olabileceği gibi, hükmî şahıs (yani özel veya resmi bir kuruluş) da olabilir.
    S.İslmyt






+ Yorum Gönder