Konusunu Oylayın.: Bilimsel faaliyetlerde çağımızda yaşanan belli başlı problemler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bilimsel faaliyetlerde çağımızda yaşanan belli başlı problemler
  1. 07.Mart.2012, 21:08
    1
    Misafir

    Bilimsel faaliyetlerde çağımızda yaşanan belli başlı problemler






    Bilimsel faaliyetlerde çağımızda yaşanan belli başlı problemler Mumsema insani ilişkiler,bilimsel faaliyetler,adalet konularında çağımızda yaşanan belli başlı problemleri tespit ederek Peygamber Efendimizin (sas)güzel ahlakından örneklerle bu prob ile ilgili Etiketler


  2. 07.Mart.2012, 21:08
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    insani ilişkiler,bilimsel faaliyetler,adalet konularında çağımızda yaşanan belli başlı problemleri tespit ederek Peygamber Efendimizin (sas)güzel ahlakından örneklerle bu prob ile ilgili Etiketler


    Benzer Konular

    - İnsani ilişkilerde yaşanan problemler

    - Çağımızda yaşanan problemler nelerdir?

    - Çağımızda yaşanan sorunlar ve bu sorunlara nebevi çözümler

    - Bilimsel faaliyetlerde yaşanan sorunlar nedir?

    - Çağımızda yaşanan belli başlı problemleri tespit ederek Peygamber Efendimizin (s a s)güzel ahlakında

  3. 14.Ocak.2014, 18:37
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Bilimsel faaliyetlerde çağımızda yaşanan belli başlı problemler




    Peygamber efendimizin güzel ahlakı ile ilgili örnekler
    Peygamberimizin örnek ahlakı


    Allah'ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) bir saadet güneşi olarak doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.

    O'nun kalblere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde kalblerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda islâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.

    İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu.

    Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz hakkında: «Ve sen elbette yüksek bir ahlâka sahipsin» (65) buyurarak O'nun çok yüksek ahlâk sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir.

    O, ahlâkını Kur'an'dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır. Saygıdeğer eşi Hz. Aişe'ye Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:

    «O'nun ahlâkı Kur'ân idi» (66)

    O'nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.» (67)

    O, dravranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir.

    Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde:

    «Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır.» (68) buyurmuş ve O'nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir.

    Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O'nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır.

    Şimdi kısaca Peygamberimizin yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını birlikte öğrenmeye çalışalım:

    Peygamberimizin Doğruluğu

    Peygamberimiz, doğruluk ve dürüstlüğün en güzel örneği idi. O, çocukluğundan itibaren doğruluktan ayrılmamış, hiç yalan söylememiştir. Peyganmberliğinden önceki gençlik döneminde doğruluğu ve güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, «Muhammedü'l-Emîn» yani, «Güvenilir Muhammed» denilirdi. Düşmanları bile O'nun doğruluğunu kabul etmiş, kendisine yalancı diyememişlerdi.

    Peygamber olduğu zaman Mekke'de halkını İslâm'a dâvet için toplamıştı. Safa tepesine çıkarak orada taplananlara: «Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?» dedi, orada bulunanlar:

    - «Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler. Bu toplululğun içinde Peygamberimizin en azılı düşmanları da vardı. Onlar da Peygamberimizin doğruluğunu itiraf etmişti.

    Peygamberimiz kendisi doğru sözlü olduğu gibi bizim de doğru olmamızı ve yalancılıktan sakınmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur: «Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilikde cennete iletir. İnsan doğru söyledikçe ve doğruyu aradıkça Allah yanında doğrular zümresine yazılır. Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülükde cehenneme sürükler, insan yalan söyledikçe ve yalan peşinden koştukça Allah yanında yalancı olarak yazılır.» (69)

    O, yalandan hiç hoşlanmaz, yalancıları sevmezdi.

    Peygamberimiz bir şey hakkında söz verdimi verdiği sözde mutlaka durur, gereğini yerine getirirdi.

    O, kurtuluşun doğrulukta olduğunu bildirmiş, doğruların kıyamet gününde peygamberlerle beraber olacağını haber vermiştir.

    Peygamberimize insanların hayırlısı kimdir diye soruldu.

    Peygamberimiz: «Her temiz kalbli ve doğru sözlü olanlardır» (70) buyurdu.

    Peygamberimizin Merhameti
    Peygamberimizin kalbi şefkat merhamet ve insan sevgisi ile dolu idi,

    Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de O'nun hakkında şöyle buyuruyor:


    «Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.» (71)

    O'nun şefkat ve merhameti, hayatının her döneminde açıkça görülür, merhametle dolu olan kalbi hep iyilik için çarpardı. Kimseye bir kötülük dokunmasını, hiç kimsenin incinmesini istemezdi.

    Saygıdeğer eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talip Peygamberimize çok yardımcı olmuşlardı. Kısa aralıklarla her ikisi de vefat edince İslam düşmanları Peygamberimize eziyeti artırdılar. Bunun üzerine Peygamberimiz ilk müslümanlardan olan Zyed b. Harise ile birlikte Mekkeden ayrılarak Taif halkını İslâma dâvet etmeye gitti. Taifliler İslâmı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi taşa tuttular. Zeyd, atılan taşlardan Peygamberimizi korumak için vucudunu siper etti. Atılan taşlardan Peygamberimizin ayakları yaralandı, kan içinde kaldı, yürüyemiyecek duruma geldi ve yol kenarında bir üzüm bağına sığınmak zorunda kaldı.


  4. 14.Ocak.2014, 18:37
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Peygamber efendimizin güzel ahlakı ile ilgili örnekler
    Peygamberimizin örnek ahlakı


    Allah'ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) bir saadet güneşi olarak doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.

    O'nun kalblere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde kalblerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda islâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.

    İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu.

    Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz hakkında: «Ve sen elbette yüksek bir ahlâka sahipsin» (65) buyurarak O'nun çok yüksek ahlâk sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir.

    O, ahlâkını Kur'an'dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır. Saygıdeğer eşi Hz. Aişe'ye Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:

    «O'nun ahlâkı Kur'ân idi» (66)

    O'nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.» (67)

    O, dravranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir.

    Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde:

    «Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır.» (68) buyurmuş ve O'nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir.

    Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O'nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır.

    Şimdi kısaca Peygamberimizin yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını birlikte öğrenmeye çalışalım:

    Peygamberimizin Doğruluğu

    Peygamberimiz, doğruluk ve dürüstlüğün en güzel örneği idi. O, çocukluğundan itibaren doğruluktan ayrılmamış, hiç yalan söylememiştir. Peyganmberliğinden önceki gençlik döneminde doğruluğu ve güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, «Muhammedü'l-Emîn» yani, «Güvenilir Muhammed» denilirdi. Düşmanları bile O'nun doğruluğunu kabul etmiş, kendisine yalancı diyememişlerdi.

    Peygamber olduğu zaman Mekke'de halkını İslâm'a dâvet için toplamıştı. Safa tepesine çıkarak orada taplananlara: «Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?» dedi, orada bulunanlar:

    - «Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler. Bu toplululğun içinde Peygamberimizin en azılı düşmanları da vardı. Onlar da Peygamberimizin doğruluğunu itiraf etmişti.

    Peygamberimiz kendisi doğru sözlü olduğu gibi bizim de doğru olmamızı ve yalancılıktan sakınmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur: «Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilikde cennete iletir. İnsan doğru söyledikçe ve doğruyu aradıkça Allah yanında doğrular zümresine yazılır. Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülükde cehenneme sürükler, insan yalan söyledikçe ve yalan peşinden koştukça Allah yanında yalancı olarak yazılır.» (69)

    O, yalandan hiç hoşlanmaz, yalancıları sevmezdi.

    Peygamberimiz bir şey hakkında söz verdimi verdiği sözde mutlaka durur, gereğini yerine getirirdi.

    O, kurtuluşun doğrulukta olduğunu bildirmiş, doğruların kıyamet gününde peygamberlerle beraber olacağını haber vermiştir.

    Peygamberimize insanların hayırlısı kimdir diye soruldu.

    Peygamberimiz: «Her temiz kalbli ve doğru sözlü olanlardır» (70) buyurdu.

    Peygamberimizin Merhameti
    Peygamberimizin kalbi şefkat merhamet ve insan sevgisi ile dolu idi,

    Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de O'nun hakkında şöyle buyuruyor:


    «Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.» (71)

    O'nun şefkat ve merhameti, hayatının her döneminde açıkça görülür, merhametle dolu olan kalbi hep iyilik için çarpardı. Kimseye bir kötülük dokunmasını, hiç kimsenin incinmesini istemezdi.

    Saygıdeğer eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talip Peygamberimize çok yardımcı olmuşlardı. Kısa aralıklarla her ikisi de vefat edince İslam düşmanları Peygamberimize eziyeti artırdılar. Bunun üzerine Peygamberimiz ilk müslümanlardan olan Zyed b. Harise ile birlikte Mekkeden ayrılarak Taif halkını İslâma dâvet etmeye gitti. Taifliler İslâmı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi taşa tuttular. Zeyd, atılan taşlardan Peygamberimizi korumak için vucudunu siper etti. Atılan taşlardan Peygamberimizin ayakları yaralandı, kan içinde kaldı, yürüyemiyecek duruma geldi ve yol kenarında bir üzüm bağına sığınmak zorunda kaldı.





+ Yorum Gönder