Konusunu Oylayın.: Ailede örneklik konusunda tavsiyeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ailede örneklik konusunda tavsiyeler
  1. 06.Mart.2012, 08:33
    1
    Misafir

    Ailede örneklik konusunda tavsiyeler






    Ailede örneklik konusunda tavsiyeler Mumsema Ailede örneklik konusunda yazı


  2. 06.Mart.2012, 08:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 06.Mart.2012, 08:36
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ailede örneklik konusunda tavsiyeler




    Ayet ve Hadislerle Ailede örneklik


    Eşler arasinda sevgi ve rahmet yaratan ve aile hayatina tesvik eden Allah'a hamdolsun. O'na hamdeder, bagisladigi hayirlar ve nimetler için O'na sükrederim. Sehadet ederim ki, Allah'dan baska ilah yoktur. O, tektir ve ortagi yoktur. O, (Mü'minler ancak kardestirler) buyurur. Ve sehadet ederim ki, efendimiz ve nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O'nun kulu ve rasulüdür. Allah'a hikmet ile davet etmis, davranislariyla ve sözleriyle en üstün örnek olmustur. Allah O'na, ailesine ve ashabina salât ve selam eylesin. Bundan sonra... Sizlere ve kendi nefsime Allah'dan hakkiyla korkmayi tavsiye ediyorum. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Ey iman edenler! Allah'dan hakkiyla korkun ve ancak müslümanlar olarak canverin.) (3/Âl-i Imrân/102) Müslüman aile salih bir toplumun çekirdegidir. Ferdin dogrulugu ailenin dogruluguna baglidir. Ayni sekilde, toplumun dogrulugu da bütünüyle ailenin dogruluguna baglidir. Islam, aile olayina artik üzerine bir sey eklenemeyecek derecede çok özen göstermistir. Müslüman ailenin yüce kalmasi için ailenin olusumunu ve aile baginin devamini saglayacak faktörleri belirlemistir. Aileye uyum hakimdir. Üzerinde sevgi bayragi dalgalanir. Sevgi ve rahmet duygulari biraraya gelir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Sizin için nefislerinizden kendileri ile sükûn bulacaginiz ve aranizda muhabbet ve merhamet kildigi esler yaratmis olmasi da O'nun ayetlerindendir.) (30/er-Rûm/21) Bu, müslüman ailenin suur ve duygu birlikteligi yasamasi içindir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz.) (2/el-Bakara/187) Kur'an eslere, herbirinin digeri için zaruri ve tamamlayici oldugunu bildirir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Sizi tek bir candan (Adem'den) yaratan, ondan da kendisinde sükûn bulsun diye esini yaratan O'dur.) (7/el-A'râf/189) Aile yikilirsa insan hayatinin dogru yolda devam etmesi beklenemez. Aile düzeninin yikilmasina çagiranlar insanlik için hayirli bir sey istememektedir. Çagrilari tarih boyunca çatlak bir ses olmustur ve hâlâ da olmaktadir. Aile anlasma esasina dayanir. Islerini bilgi alisverisiyle yürütür. Hayatini karsilikli riza üzerine bina eder. Bu, Kur'an'in açik bir beyanidir. Çocuklarin emzirilmesini ve sütten kesilmesini belirler. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Anneler çocuklarini iki tam yil emzirirler. Bu, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir..) Ve devaminda söyle buyurur: (Eger kendi rizalari ile ve istisare ederek (daha erken sütten) kesmek isterlerse ikisinin üzerine de bir günah yoktur.) (2/el-Bakara/233) Mutlulugu isteyen ve istikrari arayan bir aile, hayatini saglam temeller üzerine kurar. Bunlardan en belirgini, esler arasindaki haklara hürmet edip onlari gözetmek, iyilikle muamele etmek ve sevgi pinarlarinin çaglamasi için genis ufuklar açmaktir. Iste burada esler Kur'an-i Kerim'in bildirdigi nefsi sükuneti bulurlar. Bu sekilde aile parçalanmaktan kurtulmus olur. Herhangi bir anlasmazlik olursa da, aradaki samimi sevgi onu yok edecektir. Yüce hikmetler sahibi ve herseyden haberdar olan Allah, anlasmazliklar aninda nefiste bazen esini kötü görme duygusunun olabilecegini bildirir. Bu, aile baglarini koparmak için seytanin aradigi bulunmaz bir firsattir. Bu tür duygularin temizlenmesi, hayatin yeniden eski safligina ve ailenin de mutluluguna dönmesi için Kur'an'in yönlendirmesi su sekildedir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Onlarla iyi geçinin. Sayet onlardan hoslanmadiniz ise (sabredin). Çünkü hosunuza gitmeyen bir seyde Allah, pekçok hayir takdir etmis olabilir.) (4/en-Nisâ/19) Bu nedenle Imam Ibni Kesir bu ayetin tefsirinde söyle buyurur: "Yani umulur ki, hoslanmasaniz da onlari nikahiniz altinda tutmaya sabretmeniz sizin için dünyada ve ahirette daha hayirli olur." Cahil bir kimse bazen kendine yazik eder ve hayatini isteyerek kendi elleriyle mahveder. Muhabbetin, sevgi ve rahmetin yerine inadi ve dayatmayi koyar. Bu, kötülügün alameti ve parçalanmanin baslangicidir. Inadin ve dayatmanin yiktigi kadar baska bir sey daha aileyi yikamaz. Küçük anlasmazliklar inatla büyür. Büyük anlasmazliklar da yumusaklikla ve sabirla küçülür. Bir çok ailenin bu nedenlerle daha baslangicinda ve aile binasini tamamlayamadan dagildigini duyar ve görürüz. Arastirmacilardan bir çogu gençlerin sapmasinda ve yanlis yollara yönelmesinde ailelerin dagilmasinin ana faktör oldugunu bildirir. Bu nedenle; aileden, ayriliktan önce kendisini buna karsi korumasi ve aile içi istikrari gerçeklestirmesi istenir. Hayatin daima tekdüze devam etmedigi bir gerçektir. Bilakis yasam sevinçlerle ve acilarla karsi karsiyadir. Bu kainatta bulunan herseyin bir görevi ve yerine getirmesi gereken bir vazifesi vardir. Acaba müslüman ailenin görevi nedir? Müslüman bir toplumda ailenin belirli görevleri vardir. Bunlardan en önemlileri su sekildedir: Müslüman aileyi kurarak Allah'in kurallarini yerine getirmek, seriatini ve razi oldugu seyleri gerçeklestirmek.. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Allah'in sinirlarini koruyamayacaklarindan korkarsaniz, o halde kadinin bir seyleri fidye vermesinde her ikisi için de bir vebal yoktur.) (2/el-bakara/229) Islam ümmetinin neslini çogaltmak.. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurur: "Nikah (evlenmek) benim sünnetimdendir. Benim sünnetimle amel etmeyen benden degildir. Evlenin, çünkü ben sizin çoklugunuzla diger ümmetlere karsi övünecegim." Bu hadisi Ibni Mâce, Aise radiyallahu anha kanaliyla rivayet eder. Neslin çogalmasi ümmet için bir güçtür. Izzet ve ölümden sonra anilmanin güzel bir yoludur. Dogum kontrolüne çagiranlar bu ümmetin hayrini istememektedir. Ileri sürdükleri asilsiz deliller onlarin yakîn ve tevekkül zayifligiyla birlikte nefsi çöküntüye de ugradiklarina isaret eder. Müslüman gençligi hazirlamak ve egitmek ailenin görevlerindendir. Hatta aile, kanatlari altinda çocugun inanç esaslarini; Islam'in prensiplerini, degerlerini ve ögretilerini ögrendigi ilk okuldur. Hiçbir gözetmen ve hizmetçi ailenin yerini tutamaz. Annesinin sütünü emen çocuk onunla beraber annesinin sefkatini ve sicakligini da emer. Mürebbiyelerin ve hizmetçilerin ellerinde sevgisiz, sefkatsiz ve duygusuz bir sekilde yasayan çocuk asla ona denk olamaz. Müslüman aile Allah katinda, çocuklarini Islam üzere yetistirmekle; Allah'a ibadeti ve hayatlarinda Allah'in yoluna bagliligi onlara yerlestirmekle yükümlüdür. Bugün ailelerimiz acaba bu görevi yerine getiriyor mu? Acaba ailelerimiz, laiklesmeye ve batililasmaya karsi koyabilecek güce ve kuvvete sahip mi? Aile fertleri Kur'an sofralarina oturuyorlar mi? Yoksa günahi seyretmek üzere mi oturuyorlar? Çocuklarimiz evlerimizde faydali sohbetler ve dersler, yüce edepler mi aliyorlar? Ailenin terbiye görevini yerine getirmede olabilecek herhangi bir kusurun veya basarisizligin erkek ve kiz çocuklarinin davranislari üzerinde kötü etkileri olacaktir. Dolayisiyla toplumun yapisinda, düsünce ve emniyetinde etkileri olacaktir. Ailevi sorumluluklari yerine getirmek kari kocanin hakkinda sorguya çekilecegi bir emanettir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu böyle bildirir ve söyle buyurur: "Hepiniz bir çobansiniz ve hepiniz, idareniz altindakilerden sorumlusunuz. Imam (devlet baskani) bir çobandir ve idaresi altindakilerden sorumludur. Erkek ailesinin çobanidir ve idaresi altindakilerden sorumludur. Kadin, kocasinin evinin çobanidir ve idaresi altindakilerden sorumludur." Bu hadisi, Buhari ve Müslim Ibni Ömer radiyallahu anhuma kanaliyla rivayet eder. Evin münkerlerden temizlenmesi, ev halkinin farzlari ve vacipleri yerine getirmekle mecbur tutulmasi ve onlarin faziletli ve müstehap amellere tesvik edilmesi de emanetin bir parçasidir. Ailenin temel hedeflerinden biri de çocuklari ile cami arasinda kuvvetli bir bag ve alaka kurmasidir. Çünkü cami müslümanin hayatini özü ve esasidir. Camiye devam etmek terbiye açisindan degeri yüksek ve etkisi derin bir davranistir. Nefislere üstün degerler ve faziletler yerlestirir. Allah'a iman üzere kurulu, Islam ahlakina sarilan ve camiye bagli olan müslüman aileler Kur'an'in nuruyla nice cesur kahramanlari, degerli alimleri ve zühd ehli abidleri, dürüst liderleri, salih erkekleri ve ibadet ehli kadinlari hayata çikarmis ve onlar da serefli bir tarih yazmislardir. Müslüman aile bugün, temellerini sarsmak amaci güden çirkin bir saldiriyla karsi karsiyadir. Aile baginin çözülmesiyle varligini ortadan kaldirma, kadinin ahlakini bozma; ailevi degerleri bir kenara atarak çiplakliga, kadin-erkek birlikteligine ve her seyi mubah gören bir anlayisa davet etme gayesiyle yapilan bir saldiri... Aile dagilirsa ümmet diye bir sey kalir mi? Kalsa bile hayatin kenarindan kösesinden baska bir yerde olabilir mi?!. Batiyi taklit batagina düstükleri ve batidan gelen her akima körükörüne ayak uydurduklari için müslüman ülkelerin bazilarinda aile baglari kopmustur. Bosanmalar çogalmis ve gençlerin çogu evlilikten kaçar olmustur. Bunu da, hayvani duygularin pesinden çilginca kosma takip etmistir. Gelecek dönem, tehlikeli ve etkili bir dönemdir. Toplumsal degisimler ailenin rolünün daralmasina yolaçmistir. Televizyon yayinlari ve diger cihazlar ailenin vaktini tümüyle isgal etmekte ve düzenine etki etmektedir. Degerlerini sarsmaktadir. Aile bazi alanlarda etkisinin ve faaliyetinin büyük bir kismini kaybetmistir. Bu ve benzeri cihazlar; kiz ve erkek çocuklarinin yönlendirilmesinde aile ile planli bir sekilde, bazen örtülü bazen de açik bir savasla savasmaktadir. Bu savas onlarin ümmetleriyle baglarini koparmak, inançlarini zayiflatmak ve kiskançlik duygularini söküp atmak içindir. Fakat gerçekten aci verici olan; bazi ailelerin düsünce ve inanç alanindaki terbiye rolünü terkedip çocuklarini, diledikleri gibi yikip yoketmeleri için yayin organlarinin eline teslim etmis olmalaridir. Islam kardesleri! Aileyi saglam ve olgun bir sekilde insa etmek kolay bir is degildir. Bilakis hazirliga ihtiyaç duyan büyük bir görevdir. Evlilik hayati da oyun ve eglence, salt bir faydalanma ve teselli degildir. Bilakis bir takim sorumluluklar ve ödevler demektir. Dogruluktan ve kudretten uzak bir sekilde evlilige kalkisan kimse ilahi hükmün hikmetinden habersiz bir cahildir. Evliligi kötü yönde kullanan ya da evliligin gereklerini bilerek yerine getirmeyen Allah'in gazabini ve azabini haketmistir. Bu açidan, insan evlilik hayati için salih olmalidir ve sorumluluklarini yerine getirmeye gücü yetmelidir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Ey iman edenler! Nefislerinizi ve ailelerinizi atesten koruyunuz.) (66/et-Tahrim/6) Allah beni ve sizleri Yüce Kur'an ile mübarek eylesin... Yaratan ve düzenleyen, takdir edip yol gösteren Allah'a hamdolsun. Sehadet ederim ki, Allah'dan baska ilah yoktur. O, tektir ve ortagi yoktur. Yücelerin en yücesidir. Ve sehadet ederim ki, efendimiz ve nebimiz Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. O, hevâsindan bir sey konusmaz. O'nun konustugu ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir. Allah O'na, ailesine, hayir ve vefa sahibi ashabina salât ve selam eylesin. Bundan sonra... Aile hayati bir çalisma hayatidir. Bu hayatin yükümlülükleri ve sorumluluklari vardir. Bu nedenle, hareketlerine yön verecek ve düzenini sürdürecek bir yönetime ihtiyaci vardir. Kur'an bunu idarecilik olarak adlandirir. Bu idarecilik de erkegin hakkidir. Idarecilik zorbalik ve zorla boyun egdirme demek degildir. Bilakis yönetim ve gözetimdir. Kadinin sahsiyetini bir tarafa birakma ve iradesini yok sayma, aile içerisindeki sevgi ve saygi iliskisini silme anlamina gelmez. Allah, kadini birtakim görevler için hazirlamis ve onlari yerine getirebilecek sekilde onu ehil kilmistir. Erkegi de birtakim görevler için hazirlamis ve nefsi, bedeni ve toplumsal açidan onlari yerine getirebilecek sekilde onu ehil kilmistir. Idarecilik erkekten kadina geçecek olursa, kadina kaldiramayacagi bir yük yüklenmis olur ve aile yolundan sapar. Erkegin esi ve ailesi üzerindeki idareciligini kaldirirsaniz aile zorluklarla ve problemlerle karsi karsiya kalir. Süphesiz kadinla erkek arasinda birtakim farklar vardir ve bunlar, onlardan her birini sadece kendisi için hazirlanan görevi yerine getirmeye uygun kilar. Bu idareciligin müfredâtinda meydana gelebilecek bir eksiklik önce aileye sonra da tüm topluma zarar verir. Erkegin idareciligini elinden almaya çagiranlar ancak heva ve heves sahibi degersiz kimselerdir. Çünkü Allah Teâlâ'nin seriatina karsi gelmektedirler. Idarecilik; aile reisinin beden ve din güvenligini saglayici herseyden sorumlu olmasi demektir. Aileyi, kötülük alanlarindan, sapiklik ve alçaklik yollarindan uzak tutmaktir. Aile reisi, genis yüreklilik ve güzel ahlakla birlikte Allah'in ölçülerine uymada ve dini degerlere saygi duymada da güzel bir örnek olmalidir. O, bir koruyu koruyan çoban gibidir. Aile reisi, her hak sahibine hakkini verebilmesi için isi, ibadeti ve ailesi; esinin hakki ve aile gözetimi arasinda bir denge kurmakla yükümlüdür. Aile reisi, aile fertleriyle bir araya gelip onlari yönlendirecek, onlarla konusup onlari dinleyecek ve nefsiyle basbasa kalacak bir vakit bulamazsa ileride mutlaka buna pisman olacaktir. Abdullah b. Amr b. el-Âs'tan su rivayet edilir: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana dedi ki: "Bana senin gündüzleri oruç tutup geceleri tümüyle ibadet ettigin haberi ulasti. Böyle yapma; çünkü bedeninin senin üzerinde bir nasibi vardir, gözünün senin üzerinde bir nasibi vardir, esinin senin üzerinde bir nasibi vardir.. (Bazen) oruç tut ve (bazen) iftar et (oruç tutma). Her aydan üç gün oruç tut; çünkü bu devamli oruç tutmak gibidir." Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder. Allah'im! Filistin'de, Kesmir'de ve Çeçenistan'da senin yolunda cihad eden mücahidlere yardim et. Allah'im! Isgalci yahudileri yerle bir et ve birliklerini parçala...
    Alıntı


  4. 06.Mart.2012, 08:36
    2
    Moderatör



    Ayet ve Hadislerle Ailede örneklik


    Eşler arasinda sevgi ve rahmet yaratan ve aile hayatina tesvik eden Allah'a hamdolsun. O'na hamdeder, bagisladigi hayirlar ve nimetler için O'na sükrederim. Sehadet ederim ki, Allah'dan baska ilah yoktur. O, tektir ve ortagi yoktur. O, (Mü'minler ancak kardestirler) buyurur. Ve sehadet ederim ki, efendimiz ve nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O'nun kulu ve rasulüdür. Allah'a hikmet ile davet etmis, davranislariyla ve sözleriyle en üstün örnek olmustur. Allah O'na, ailesine ve ashabina salât ve selam eylesin. Bundan sonra... Sizlere ve kendi nefsime Allah'dan hakkiyla korkmayi tavsiye ediyorum. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Ey iman edenler! Allah'dan hakkiyla korkun ve ancak müslümanlar olarak canverin.) (3/Âl-i Imrân/102) Müslüman aile salih bir toplumun çekirdegidir. Ferdin dogrulugu ailenin dogruluguna baglidir. Ayni sekilde, toplumun dogrulugu da bütünüyle ailenin dogruluguna baglidir. Islam, aile olayina artik üzerine bir sey eklenemeyecek derecede çok özen göstermistir. Müslüman ailenin yüce kalmasi için ailenin olusumunu ve aile baginin devamini saglayacak faktörleri belirlemistir. Aileye uyum hakimdir. Üzerinde sevgi bayragi dalgalanir. Sevgi ve rahmet duygulari biraraya gelir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Sizin için nefislerinizden kendileri ile sükûn bulacaginiz ve aranizda muhabbet ve merhamet kildigi esler yaratmis olmasi da O'nun ayetlerindendir.) (30/er-Rûm/21) Bu, müslüman ailenin suur ve duygu birlikteligi yasamasi içindir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz.) (2/el-Bakara/187) Kur'an eslere, herbirinin digeri için zaruri ve tamamlayici oldugunu bildirir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Sizi tek bir candan (Adem'den) yaratan, ondan da kendisinde sükûn bulsun diye esini yaratan O'dur.) (7/el-A'râf/189) Aile yikilirsa insan hayatinin dogru yolda devam etmesi beklenemez. Aile düzeninin yikilmasina çagiranlar insanlik için hayirli bir sey istememektedir. Çagrilari tarih boyunca çatlak bir ses olmustur ve hâlâ da olmaktadir. Aile anlasma esasina dayanir. Islerini bilgi alisverisiyle yürütür. Hayatini karsilikli riza üzerine bina eder. Bu, Kur'an'in açik bir beyanidir. Çocuklarin emzirilmesini ve sütten kesilmesini belirler. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Anneler çocuklarini iki tam yil emzirirler. Bu, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir..) Ve devaminda söyle buyurur: (Eger kendi rizalari ile ve istisare ederek (daha erken sütten) kesmek isterlerse ikisinin üzerine de bir günah yoktur.) (2/el-Bakara/233) Mutlulugu isteyen ve istikrari arayan bir aile, hayatini saglam temeller üzerine kurar. Bunlardan en belirgini, esler arasindaki haklara hürmet edip onlari gözetmek, iyilikle muamele etmek ve sevgi pinarlarinin çaglamasi için genis ufuklar açmaktir. Iste burada esler Kur'an-i Kerim'in bildirdigi nefsi sükuneti bulurlar. Bu sekilde aile parçalanmaktan kurtulmus olur. Herhangi bir anlasmazlik olursa da, aradaki samimi sevgi onu yok edecektir. Yüce hikmetler sahibi ve herseyden haberdar olan Allah, anlasmazliklar aninda nefiste bazen esini kötü görme duygusunun olabilecegini bildirir. Bu, aile baglarini koparmak için seytanin aradigi bulunmaz bir firsattir. Bu tür duygularin temizlenmesi, hayatin yeniden eski safligina ve ailenin de mutluluguna dönmesi için Kur'an'in yönlendirmesi su sekildedir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Onlarla iyi geçinin. Sayet onlardan hoslanmadiniz ise (sabredin). Çünkü hosunuza gitmeyen bir seyde Allah, pekçok hayir takdir etmis olabilir.) (4/en-Nisâ/19) Bu nedenle Imam Ibni Kesir bu ayetin tefsirinde söyle buyurur: "Yani umulur ki, hoslanmasaniz da onlari nikahiniz altinda tutmaya sabretmeniz sizin için dünyada ve ahirette daha hayirli olur." Cahil bir kimse bazen kendine yazik eder ve hayatini isteyerek kendi elleriyle mahveder. Muhabbetin, sevgi ve rahmetin yerine inadi ve dayatmayi koyar. Bu, kötülügün alameti ve parçalanmanin baslangicidir. Inadin ve dayatmanin yiktigi kadar baska bir sey daha aileyi yikamaz. Küçük anlasmazliklar inatla büyür. Büyük anlasmazliklar da yumusaklikla ve sabirla küçülür. Bir çok ailenin bu nedenlerle daha baslangicinda ve aile binasini tamamlayamadan dagildigini duyar ve görürüz. Arastirmacilardan bir çogu gençlerin sapmasinda ve yanlis yollara yönelmesinde ailelerin dagilmasinin ana faktör oldugunu bildirir. Bu nedenle; aileden, ayriliktan önce kendisini buna karsi korumasi ve aile içi istikrari gerçeklestirmesi istenir. Hayatin daima tekdüze devam etmedigi bir gerçektir. Bilakis yasam sevinçlerle ve acilarla karsi karsiyadir. Bu kainatta bulunan herseyin bir görevi ve yerine getirmesi gereken bir vazifesi vardir. Acaba müslüman ailenin görevi nedir? Müslüman bir toplumda ailenin belirli görevleri vardir. Bunlardan en önemlileri su sekildedir: Müslüman aileyi kurarak Allah'in kurallarini yerine getirmek, seriatini ve razi oldugu seyleri gerçeklestirmek.. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Allah'in sinirlarini koruyamayacaklarindan korkarsaniz, o halde kadinin bir seyleri fidye vermesinde her ikisi için de bir vebal yoktur.) (2/el-bakara/229) Islam ümmetinin neslini çogaltmak.. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurur: "Nikah (evlenmek) benim sünnetimdendir. Benim sünnetimle amel etmeyen benden degildir. Evlenin, çünkü ben sizin çoklugunuzla diger ümmetlere karsi övünecegim." Bu hadisi Ibni Mâce, Aise radiyallahu anha kanaliyla rivayet eder. Neslin çogalmasi ümmet için bir güçtür. Izzet ve ölümden sonra anilmanin güzel bir yoludur. Dogum kontrolüne çagiranlar bu ümmetin hayrini istememektedir. Ileri sürdükleri asilsiz deliller onlarin yakîn ve tevekkül zayifligiyla birlikte nefsi çöküntüye de ugradiklarina isaret eder. Müslüman gençligi hazirlamak ve egitmek ailenin görevlerindendir. Hatta aile, kanatlari altinda çocugun inanç esaslarini; Islam'in prensiplerini, degerlerini ve ögretilerini ögrendigi ilk okuldur. Hiçbir gözetmen ve hizmetçi ailenin yerini tutamaz. Annesinin sütünü emen çocuk onunla beraber annesinin sefkatini ve sicakligini da emer. Mürebbiyelerin ve hizmetçilerin ellerinde sevgisiz, sefkatsiz ve duygusuz bir sekilde yasayan çocuk asla ona denk olamaz. Müslüman aile Allah katinda, çocuklarini Islam üzere yetistirmekle; Allah'a ibadeti ve hayatlarinda Allah'in yoluna bagliligi onlara yerlestirmekle yükümlüdür. Bugün ailelerimiz acaba bu görevi yerine getiriyor mu? Acaba ailelerimiz, laiklesmeye ve batililasmaya karsi koyabilecek güce ve kuvvete sahip mi? Aile fertleri Kur'an sofralarina oturuyorlar mi? Yoksa günahi seyretmek üzere mi oturuyorlar? Çocuklarimiz evlerimizde faydali sohbetler ve dersler, yüce edepler mi aliyorlar? Ailenin terbiye görevini yerine getirmede olabilecek herhangi bir kusurun veya basarisizligin erkek ve kiz çocuklarinin davranislari üzerinde kötü etkileri olacaktir. Dolayisiyla toplumun yapisinda, düsünce ve emniyetinde etkileri olacaktir. Ailevi sorumluluklari yerine getirmek kari kocanin hakkinda sorguya çekilecegi bir emanettir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu böyle bildirir ve söyle buyurur: "Hepiniz bir çobansiniz ve hepiniz, idareniz altindakilerden sorumlusunuz. Imam (devlet baskani) bir çobandir ve idaresi altindakilerden sorumludur. Erkek ailesinin çobanidir ve idaresi altindakilerden sorumludur. Kadin, kocasinin evinin çobanidir ve idaresi altindakilerden sorumludur." Bu hadisi, Buhari ve Müslim Ibni Ömer radiyallahu anhuma kanaliyla rivayet eder. Evin münkerlerden temizlenmesi, ev halkinin farzlari ve vacipleri yerine getirmekle mecbur tutulmasi ve onlarin faziletli ve müstehap amellere tesvik edilmesi de emanetin bir parçasidir. Ailenin temel hedeflerinden biri de çocuklari ile cami arasinda kuvvetli bir bag ve alaka kurmasidir. Çünkü cami müslümanin hayatini özü ve esasidir. Camiye devam etmek terbiye açisindan degeri yüksek ve etkisi derin bir davranistir. Nefislere üstün degerler ve faziletler yerlestirir. Allah'a iman üzere kurulu, Islam ahlakina sarilan ve camiye bagli olan müslüman aileler Kur'an'in nuruyla nice cesur kahramanlari, degerli alimleri ve zühd ehli abidleri, dürüst liderleri, salih erkekleri ve ibadet ehli kadinlari hayata çikarmis ve onlar da serefli bir tarih yazmislardir. Müslüman aile bugün, temellerini sarsmak amaci güden çirkin bir saldiriyla karsi karsiyadir. Aile baginin çözülmesiyle varligini ortadan kaldirma, kadinin ahlakini bozma; ailevi degerleri bir kenara atarak çiplakliga, kadin-erkek birlikteligine ve her seyi mubah gören bir anlayisa davet etme gayesiyle yapilan bir saldiri... Aile dagilirsa ümmet diye bir sey kalir mi? Kalsa bile hayatin kenarindan kösesinden baska bir yerde olabilir mi?!. Batiyi taklit batagina düstükleri ve batidan gelen her akima körükörüne ayak uydurduklari için müslüman ülkelerin bazilarinda aile baglari kopmustur. Bosanmalar çogalmis ve gençlerin çogu evlilikten kaçar olmustur. Bunu da, hayvani duygularin pesinden çilginca kosma takip etmistir. Gelecek dönem, tehlikeli ve etkili bir dönemdir. Toplumsal degisimler ailenin rolünün daralmasina yolaçmistir. Televizyon yayinlari ve diger cihazlar ailenin vaktini tümüyle isgal etmekte ve düzenine etki etmektedir. Degerlerini sarsmaktadir. Aile bazi alanlarda etkisinin ve faaliyetinin büyük bir kismini kaybetmistir. Bu ve benzeri cihazlar; kiz ve erkek çocuklarinin yönlendirilmesinde aile ile planli bir sekilde, bazen örtülü bazen de açik bir savasla savasmaktadir. Bu savas onlarin ümmetleriyle baglarini koparmak, inançlarini zayiflatmak ve kiskançlik duygularini söküp atmak içindir. Fakat gerçekten aci verici olan; bazi ailelerin düsünce ve inanç alanindaki terbiye rolünü terkedip çocuklarini, diledikleri gibi yikip yoketmeleri için yayin organlarinin eline teslim etmis olmalaridir. Islam kardesleri! Aileyi saglam ve olgun bir sekilde insa etmek kolay bir is degildir. Bilakis hazirliga ihtiyaç duyan büyük bir görevdir. Evlilik hayati da oyun ve eglence, salt bir faydalanma ve teselli degildir. Bilakis bir takim sorumluluklar ve ödevler demektir. Dogruluktan ve kudretten uzak bir sekilde evlilige kalkisan kimse ilahi hükmün hikmetinden habersiz bir cahildir. Evliligi kötü yönde kullanan ya da evliligin gereklerini bilerek yerine getirmeyen Allah'in gazabini ve azabini haketmistir. Bu açidan, insan evlilik hayati için salih olmalidir ve sorumluluklarini yerine getirmeye gücü yetmelidir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Ey iman edenler! Nefislerinizi ve ailelerinizi atesten koruyunuz.) (66/et-Tahrim/6) Allah beni ve sizleri Yüce Kur'an ile mübarek eylesin... Yaratan ve düzenleyen, takdir edip yol gösteren Allah'a hamdolsun. Sehadet ederim ki, Allah'dan baska ilah yoktur. O, tektir ve ortagi yoktur. Yücelerin en yücesidir. Ve sehadet ederim ki, efendimiz ve nebimiz Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. O, hevâsindan bir sey konusmaz. O'nun konustugu ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir. Allah O'na, ailesine, hayir ve vefa sahibi ashabina salât ve selam eylesin. Bundan sonra... Aile hayati bir çalisma hayatidir. Bu hayatin yükümlülükleri ve sorumluluklari vardir. Bu nedenle, hareketlerine yön verecek ve düzenini sürdürecek bir yönetime ihtiyaci vardir. Kur'an bunu idarecilik olarak adlandirir. Bu idarecilik de erkegin hakkidir. Idarecilik zorbalik ve zorla boyun egdirme demek degildir. Bilakis yönetim ve gözetimdir. Kadinin sahsiyetini bir tarafa birakma ve iradesini yok sayma, aile içerisindeki sevgi ve saygi iliskisini silme anlamina gelmez. Allah, kadini birtakim görevler için hazirlamis ve onlari yerine getirebilecek sekilde onu ehil kilmistir. Erkegi de birtakim görevler için hazirlamis ve nefsi, bedeni ve toplumsal açidan onlari yerine getirebilecek sekilde onu ehil kilmistir. Idarecilik erkekten kadina geçecek olursa, kadina kaldiramayacagi bir yük yüklenmis olur ve aile yolundan sapar. Erkegin esi ve ailesi üzerindeki idareciligini kaldirirsaniz aile zorluklarla ve problemlerle karsi karsiya kalir. Süphesiz kadinla erkek arasinda birtakim farklar vardir ve bunlar, onlardan her birini sadece kendisi için hazirlanan görevi yerine getirmeye uygun kilar. Bu idareciligin müfredâtinda meydana gelebilecek bir eksiklik önce aileye sonra da tüm topluma zarar verir. Erkegin idareciligini elinden almaya çagiranlar ancak heva ve heves sahibi degersiz kimselerdir. Çünkü Allah Teâlâ'nin seriatina karsi gelmektedirler. Idarecilik; aile reisinin beden ve din güvenligini saglayici herseyden sorumlu olmasi demektir. Aileyi, kötülük alanlarindan, sapiklik ve alçaklik yollarindan uzak tutmaktir. Aile reisi, genis yüreklilik ve güzel ahlakla birlikte Allah'in ölçülerine uymada ve dini degerlere saygi duymada da güzel bir örnek olmalidir. O, bir koruyu koruyan çoban gibidir. Aile reisi, her hak sahibine hakkini verebilmesi için isi, ibadeti ve ailesi; esinin hakki ve aile gözetimi arasinda bir denge kurmakla yükümlüdür. Aile reisi, aile fertleriyle bir araya gelip onlari yönlendirecek, onlarla konusup onlari dinleyecek ve nefsiyle basbasa kalacak bir vakit bulamazsa ileride mutlaka buna pisman olacaktir. Abdullah b. Amr b. el-Âs'tan su rivayet edilir: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana dedi ki: "Bana senin gündüzleri oruç tutup geceleri tümüyle ibadet ettigin haberi ulasti. Böyle yapma; çünkü bedeninin senin üzerinde bir nasibi vardir, gözünün senin üzerinde bir nasibi vardir, esinin senin üzerinde bir nasibi vardir.. (Bazen) oruç tut ve (bazen) iftar et (oruç tutma). Her aydan üç gün oruç tut; çünkü bu devamli oruç tutmak gibidir." Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder. Allah'im! Filistin'de, Kesmir'de ve Çeçenistan'da senin yolunda cihad eden mücahidlere yardim et. Allah'im! Isgalci yahudileri yerle bir et ve birliklerini parçala...
    Alıntı





+ Yorum Gönder