Konusunu Oylayın.: Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar üzerinde yapılan suni tohumlamanın, dinen bir mahzuru var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar üzerinde yapılan suni tohumlamanın, dinen bir mahzuru var mıdır?
  1. 06.Mart.2012, 07:49
    1
    Misafir

    Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar üzerinde yapılan suni tohumlamanın, dinen bir mahzuru var mıdır?






    Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar üzerinde yapılan suni tohumlamanın, dinen bir mahzuru var mıdır? Mumsema Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar üzerinde yapılan suni tohumlamanın, dinen bir mahzuru var mıdır?


  2. 06.Mart.2012, 12:48
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar üzerinde yapılan suni tohumlamanın, dinen bir mahzuru var mıdır?




    Bu konu hakkında, bilebildiğimiz kadarıyla, klasik fıkıh kitaplarımızda bir hüküm yoktur.
    "Eşyada asl olan ibahadır.", yani Allah her şeyi insanlar için yaratmış olduğuna göre (bk. Bakara 2/29) haram kılınmış olmayan şeylerin helâl olmakta devam ediyor olması gerekir. Sözü edilen suni tohumlamanın da direkt olarak haram olduğuna dair bir nas bulunmadığına göre bunun da helâl olması gerekir, diye düşünülebilir. Ancak mes'ele o kadar da basit değildir. Yine Kur'ân-ı Kerim'de "Allah (cc)'ın yaratışını (fıtratı)" bozanlar şeytanın dostu olup hüsrana uğrayanlar olarak nitelendirilirler.(1) Bu da acaba fıtrata müdahale değil midir?

    Hayvanların normal çiftleşmesine engel olunması halinde, erkeklerinin hakkına ve tabiî ihtiyacına tecavüzden söz edilebilir. Ama bunun için denebilir ki, onlar da insanlar için yaratıldığına göre spermalarının bu yolla alınması daha yararlı ise bu yolla alınır, fazla gelenleri de kesilerek değerlendirilir ve artık onların ihtiyaçları da söz konusu olmaz. Sonra hayvanların erkeklerinin semirmesi ve bu yolla daha faydalı olmaları söz konusu ise birçok alim burulmalarının caiz olduğunu ve bunun fıtratı değiştirme sayılmayacağını söylemişlerdir.(2)

    Ama yine de ilerleyen zooloji ve özellikle de genetik ilminin verileri kesin sonuçlara varmadan nihaî sözü söylemek imkânsızdır. Kiloda biraz daha ağır, süt veriminde biraz daha fazla bir hayvan türü geliştirelim derken, insana da, çevreye de ve hatta o türe de zararlı bir sonuç ortaya çıkabilir. Günümüzde çokça sözü edilen hormon skandalı bunun bir başka açıdan tezahürü sayılmalıdır.

    Diğer yönden meselenin, bir ölçüde ağaçların aşılanması olayına benzerliği de yok değildir.
    Bilindiği gibi Rasulülah Efendimiz (asm) Medine'ye geldiklerinde halkın hurma çiçeklerini aşıladıklarını görmüş ve: "Bunun faydalı olacağını sanmıyorum.", ya da, "Bunu yapmasanız belki de daha iyi olur." buyurmuş, onlar da aşılamayı terketmişlerdi. Sonunda verimin düşük olduğu kendilerine hatırlatıldığında da
    "Faydalı işi yapsınlar. Ben sadece zanla konuştum. Zandan dolayı beni muahaze etmeyin. Ama size Allah (cc)'tan gelen bir şeyden söz edersem onu hemen alın... Siz dünya işinizi iyi bilirsiniz."(3)
    buyurmuştu. Hayvanların suni yolla tohumlanması da bir bakıma buna benzer. Ancak benzemediği yönler de vardır. Meselâ hurmanın aşılanmasında yapılan şey tabiî olanı kolaylaştırmak ve çabuklaştırmaktır. Erkek hurma ve onun hakkına tecavüz söz konusu değildir. Çiftleşme ve ondan doğacak tabiî etkileşimden söz edilemez. Kimbilir, belki de hayvanların tabî çiftleşmelerinde bilinen sperm alışverişinin dışında başka psikolojik ve genetik etkileşimler vardır ve bu etkileşimler neslin sıhhatli devamında bir takım fonksiyonlara sahiptirler. İşte bunlar özellikle genetik ilminin ve müstakbel fıkıh heyetlerinin ileride halledecekleri meselelerdendir. Şimdilik mahzurlu olduğunu gösteren bir delil yoktur. (Allah'u a'lem).
    Dipnotlar:

    (1) Nisa, 119.
    (2) Burmanın caiz olmadığını söyleyenler de vardır, bk, Kurtubî, V/390- 391.
    (3) Müslim, Fedâil, 139. 141; Ibn Mâce, Ruhun, 15; Müsned, V/16, 298. Vl/128.

    (Prof. Dr. Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat)


  3. 06.Mart.2012, 12:48
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Bu konu hakkında, bilebildiğimiz kadarıyla, klasik fıkıh kitaplarımızda bir hüküm yoktur.
    "Eşyada asl olan ibahadır.", yani Allah her şeyi insanlar için yaratmış olduğuna göre (bk. Bakara 2/29) haram kılınmış olmayan şeylerin helâl olmakta devam ediyor olması gerekir. Sözü edilen suni tohumlamanın da direkt olarak haram olduğuna dair bir nas bulunmadığına göre bunun da helâl olması gerekir, diye düşünülebilir. Ancak mes'ele o kadar da basit değildir. Yine Kur'ân-ı Kerim'de "Allah (cc)'ın yaratışını (fıtratı)" bozanlar şeytanın dostu olup hüsrana uğrayanlar olarak nitelendirilirler.(1) Bu da acaba fıtrata müdahale değil midir?

    Hayvanların normal çiftleşmesine engel olunması halinde, erkeklerinin hakkına ve tabiî ihtiyacına tecavüzden söz edilebilir. Ama bunun için denebilir ki, onlar da insanlar için yaratıldığına göre spermalarının bu yolla alınması daha yararlı ise bu yolla alınır, fazla gelenleri de kesilerek değerlendirilir ve artık onların ihtiyaçları da söz konusu olmaz. Sonra hayvanların erkeklerinin semirmesi ve bu yolla daha faydalı olmaları söz konusu ise birçok alim burulmalarının caiz olduğunu ve bunun fıtratı değiştirme sayılmayacağını söylemişlerdir.(2)

    Ama yine de ilerleyen zooloji ve özellikle de genetik ilminin verileri kesin sonuçlara varmadan nihaî sözü söylemek imkânsızdır. Kiloda biraz daha ağır, süt veriminde biraz daha fazla bir hayvan türü geliştirelim derken, insana da, çevreye de ve hatta o türe de zararlı bir sonuç ortaya çıkabilir. Günümüzde çokça sözü edilen hormon skandalı bunun bir başka açıdan tezahürü sayılmalıdır.

    Diğer yönden meselenin, bir ölçüde ağaçların aşılanması olayına benzerliği de yok değildir.
    Bilindiği gibi Rasulülah Efendimiz (asm) Medine'ye geldiklerinde halkın hurma çiçeklerini aşıladıklarını görmüş ve: "Bunun faydalı olacağını sanmıyorum.", ya da, "Bunu yapmasanız belki de daha iyi olur." buyurmuş, onlar da aşılamayı terketmişlerdi. Sonunda verimin düşük olduğu kendilerine hatırlatıldığında da
    "Faydalı işi yapsınlar. Ben sadece zanla konuştum. Zandan dolayı beni muahaze etmeyin. Ama size Allah (cc)'tan gelen bir şeyden söz edersem onu hemen alın... Siz dünya işinizi iyi bilirsiniz."(3)
    buyurmuştu. Hayvanların suni yolla tohumlanması da bir bakıma buna benzer. Ancak benzemediği yönler de vardır. Meselâ hurmanın aşılanmasında yapılan şey tabiî olanı kolaylaştırmak ve çabuklaştırmaktır. Erkek hurma ve onun hakkına tecavüz söz konusu değildir. Çiftleşme ve ondan doğacak tabiî etkileşimden söz edilemez. Kimbilir, belki de hayvanların tabî çiftleşmelerinde bilinen sperm alışverişinin dışında başka psikolojik ve genetik etkileşimler vardır ve bu etkileşimler neslin sıhhatli devamında bir takım fonksiyonlara sahiptirler. İşte bunlar özellikle genetik ilminin ve müstakbel fıkıh heyetlerinin ileride halledecekleri meselelerdendir. Şimdilik mahzurlu olduğunu gösteren bir delil yoktur. (Allah'u a'lem).
    Dipnotlar:

    (1) Nisa, 119.
    (2) Burmanın caiz olmadığını söyleyenler de vardır, bk, Kurtubî, V/390- 391.
    (3) Müslim, Fedâil, 139. 141; Ibn Mâce, Ruhun, 15; Müsned, V/16, 298. Vl/128.

    (Prof. Dr. Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat)





+ Yorum Gönder