Konusunu Oylayın.: Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?
  1. 03.Mart.2012, 11:53
    1
    Misafir

    Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?






    Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi? Mumsema Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?


  2. 03.Mart.2012, 11:53
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 06.Mart.2012, 02:56
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?




    Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?


    Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?Yazar: Sorularla İslamiyet 2012-03-03 Bu zamanda siyasetle dine ve millete hizmet edilebileceği bilinse ve böyle bir itikat içerisinde olabilsek, siyasete girmek elbette iyidir. Bir işin kendisinin haram olması ayrıdır, onu haram da kullanmak ayrıdır. Bilgisayar, televizyon gibi aletlerin kendisi birer alettir ve bunların haram olması söz konusu olamaz. Ancak siz insanlara İslamı anlatan bir kurumda çalışabilirsiniz ve bu aletleri de hayırda kullanırsınız. Ancak aynı aletleri insanları yoldan çıkaran bir kurumda kullanmak ise haramdır.

    Bunun gibi siyaset bir alettir. Bu aletin kendisi değil nerede ve nasıl kullanıldığı önemlidir.

    Siyasete girmenin bazı fayda ve mahsurları ile beraber bir kısım şartları vardır. Bunları sıralamaya çalışalım:

    1. Dine ve millete hizmet gayesi, ön planda olmalıdır,

    2. Her ne pahasına olursa olsun, yalana tenezzül edilmemelidir.

    3. Bir cemaat namına çıkıp daha sonra kendi cemaati ile kötü olmamaya gayret etmek. Yani cemaat namına değil kendi namına bir fert olarak girilmelidir. Onu sevenler de ona taraftar olmalıdır. Yoksa “Madem bu cemaate veya tarikata mensubum, öyleyse herkes bana oy vermek zorundadır.” dese, o zaman tatsızlığa meydan verilecektir. Bu gibi şeylere tenezzül edilmemelidir.

    4. Daima haklının yanında bulunulmalıdır.

    5. Başka partiye mensup olan insanları, gıybet ve tenkit veya iftira etmemektir.

    Bu ve İslam’ın emrettiği veya yasakladığı diğer hükümleri uygulayabileceğiniz bir ortam sağlandığı kanaatini taşıyorsanız siyasete girilmeli, millete ve vatana faydalı olunmalıdır. Bu dahi bir ibadettir. Fakat ubudiyetinizin ciddi aksamasına vesile olacak ve günahlara rahatlıkla girilebilecek bir ortamda hizmet edilmeye çalışılacaksa, bunun ciddi bir şekilde düşünülmeye ihtiyacı vardır.

    Oy vermeye gelince;

    Beş yıl boyunca idarecileri tenkit etme ihtiyacı duyan millete, idarecileri seçme ehliyeti verilmiştir. Halk bunları seçmek için sandık başına gider. Bunları seçerken en iyi olanları seçmeye çalışırız. Bizim niyetimiz, onların devletimize daha faydalı olduğudur. Yoksa “bunlar, zararlı insanlardır” diye seçsek mesul oluruz. Bundan sonraki iş, idarecilerin mesuliyetine kalmıştır.

    s.islamiyet



  4. 06.Mart.2012, 02:56
    2
    Özel Üye



    Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?


    Dinimiz siyasete ne oranda yer vermiştir; dindar bir insan siyasette yer alablir mi?Yazar: Sorularla İslamiyet 2012-03-03 Bu zamanda siyasetle dine ve millete hizmet edilebileceği bilinse ve böyle bir itikat içerisinde olabilsek, siyasete girmek elbette iyidir. Bir işin kendisinin haram olması ayrıdır, onu haram da kullanmak ayrıdır. Bilgisayar, televizyon gibi aletlerin kendisi birer alettir ve bunların haram olması söz konusu olamaz. Ancak siz insanlara İslamı anlatan bir kurumda çalışabilirsiniz ve bu aletleri de hayırda kullanırsınız. Ancak aynı aletleri insanları yoldan çıkaran bir kurumda kullanmak ise haramdır.

    Bunun gibi siyaset bir alettir. Bu aletin kendisi değil nerede ve nasıl kullanıldığı önemlidir.

    Siyasete girmenin bazı fayda ve mahsurları ile beraber bir kısım şartları vardır. Bunları sıralamaya çalışalım:

    1. Dine ve millete hizmet gayesi, ön planda olmalıdır,

    2. Her ne pahasına olursa olsun, yalana tenezzül edilmemelidir.

    3. Bir cemaat namına çıkıp daha sonra kendi cemaati ile kötü olmamaya gayret etmek. Yani cemaat namına değil kendi namına bir fert olarak girilmelidir. Onu sevenler de ona taraftar olmalıdır. Yoksa “Madem bu cemaate veya tarikata mensubum, öyleyse herkes bana oy vermek zorundadır.” dese, o zaman tatsızlığa meydan verilecektir. Bu gibi şeylere tenezzül edilmemelidir.

    4. Daima haklının yanında bulunulmalıdır.

    5. Başka partiye mensup olan insanları, gıybet ve tenkit veya iftira etmemektir.

    Bu ve İslam’ın emrettiği veya yasakladığı diğer hükümleri uygulayabileceğiniz bir ortam sağlandığı kanaatini taşıyorsanız siyasete girilmeli, millete ve vatana faydalı olunmalıdır. Bu dahi bir ibadettir. Fakat ubudiyetinizin ciddi aksamasına vesile olacak ve günahlara rahatlıkla girilebilecek bir ortamda hizmet edilmeye çalışılacaksa, bunun ciddi bir şekilde düşünülmeye ihtiyacı vardır.

    Oy vermeye gelince;

    Beş yıl boyunca idarecileri tenkit etme ihtiyacı duyan millete, idarecileri seçme ehliyeti verilmiştir. Halk bunları seçmek için sandık başına gider. Bunları seçerken en iyi olanları seçmeye çalışırız. Bizim niyetimiz, onların devletimize daha faydalı olduğudur. Yoksa “bunlar, zararlı insanlardır” diye seçsek mesul oluruz. Bundan sonraki iş, idarecilerin mesuliyetine kalmıştır.

    s.islamiyet






+ Yorum Gönder