Konusunu Oylayın.: Hz. Osman'ın evi asiler tarafından kuşatılmış ve onun evine su verilmesi engellenmiş. Hz. Ali de su vermiş; Ona su verirken aralarında ne gibi bir konuşma geçmiştir acaba?..

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Osman'ın evi asiler tarafından kuşatılmış ve onun evine su verilmesi engellenmiş. Hz. Ali de su vermiş; Ona su verirken aralarında ne gibi bir konuşma geçmiştir acaba?..
  1. 29.Şubat.2012, 23:29
    1
    Misafir

    Hz. Osman'ın evi asiler tarafından kuşatılmış ve onun evine su verilmesi engellenmiş. Hz. Ali de su vermiş; Ona su verirken aralarında ne gibi bir konuşma geçmiştir acaba?..






    Hz. Osman'ın evi asiler tarafından kuşatılmış ve onun evine su verilmesi engellenmiş. Hz. Ali de su vermiş; Ona su verirken aralarında ne gibi bir konuşma geçmiştir acaba?.. Mumsema Hz. Osman'ın evi asiler tarafından kuşatılmış ve onun evine su verilmesi engellenmiş. Hz. Ali de su vermiş; Ona su verirken aralarında ne gibi bir konuşma geçmiştir acaba?..


  2. 29.Şubat.2012, 23:29
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Mart.2012, 01:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hz. Osman'ın evi asiler tarafından kuşatılmış ve onun evine su verilmesi engellenmiş. Hz. Ali de su vermiş; Ona su verirken aralarında ne gibi bir konuşma geçmiştir aca




    Hz. Osman (ra)'ın evini kuşatan asiler diyalog çağrılarına cevap vermedikleri gibi, suyunu da kesmişlerdi, Hz. Osman (ra)'ın fitneyi yatıştırmak ve haksızlıkları gidermek hususunda asilere yaptığı nasihatlerin onlar üzerinde hiç bir tesiri olmamıştı. Onlar, Hz. Osman (r.a)'a şöyle diyorlardı:

    "Biz seni hilafetten azledene veya öldürene yahut da bu yolda ölene kadar bu işten vazgeçecek değiliz. Eğer sana sahip çıkanlar bize engel olmaya kalkarlarsa onlarla savaşırız."
    Hz. Osman (ra) onlara, Allah'ın üzerine yüklediği hilafet görevini asla bırakmayacağını ve ölümün kendisine bundan daha sevimli olduğunu bildirmiş, ayrıca kendini savunmak için kimseye emir vermediğini eklemişti. (İbnül-Esîr, Üsdül-Ğâbe, III/169-170). O, ashaptan, asileri şehirden kovup çıkarmak için gelen teklifleri reddediyor, onlardan silah kullanmayacaklarına dair kesin söz vermelerini istiyordu.

    Bir gün kendisini kuşatan asilerin karşısına çıkıp: "Ali buralarda mı? Sa'd buralarda mı?" diye sormuş, bulunmadıkları cevabını alınca biraz susmuş ve şöyle demişti: "Bana su sağlamasını, Ali'ye bildirecek kimse yok mu?" Bu istek Hz. Ali (ra)'ye ulaşınca derhal üç kırba suyu ona göndermişti.
    Hz. Ali (r.a), asilerin Osman (r.a)'ı öldürmek istediklerini öğrenince, böyle bir şeye meydan vermemek için, iki oğlu Hasan ve Hüseyin'e, kılıçlarını alarak gidip Osman'ın kapısında beklemelerini ve içeri kimseyi sokmamalarını söylemişti. Abdullah İbn Zübeyr de onlara katılmış, diğer bir takım sahabiler de çocuklarını oraya göndermişlerdi. Durum çok nazik bir hal almıştı. Hz. Osman (ra), ne asilerin haksız taleplerini kabul ediyor, ne de Medine ve diğer bölgelerden gelen, asileri savaşarak Medine'den çıkarma tekliflerine olumlu cevap veriyordu. O, Peygamber (asm) şehrinde kan dökmek ve fitneyi ilk başlatan kimse olmaktan çekindiği için böyle davranıyordu.Hz. Âişe (r.anha)'dan Resulullah (s.a.s)'ın şöyle söylediği rivayet edilmektedir:
    "Ya Osman! Belki Allah sana bir gömlek giydirir, münafıklar senden onu çıkarmanı istediklerinde onu, bana kavuşuncaya kadar sakın çıkarma."
    Hz. Osman (ra), Resulullah (s.a.s)'in bugünler için kendisine bildirdiği şeylere uymaya çalışıyordu. O, şöyle diyordu:
    "Resulullah (s.a.s) benimle ahitleşmiş olduğu şey üzerinde sabretmekteyim." (bk. Tac, III/328-329; Suyûtî, Târihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 170).
    S,İslmyt



  4. 01.Mart.2012, 01:58
    2
    Silent and lonely rains



    Hz. Osman (ra)'ın evini kuşatan asiler diyalog çağrılarına cevap vermedikleri gibi, suyunu da kesmişlerdi, Hz. Osman (ra)'ın fitneyi yatıştırmak ve haksızlıkları gidermek hususunda asilere yaptığı nasihatlerin onlar üzerinde hiç bir tesiri olmamıştı. Onlar, Hz. Osman (r.a)'a şöyle diyorlardı:

    "Biz seni hilafetten azledene veya öldürene yahut da bu yolda ölene kadar bu işten vazgeçecek değiliz. Eğer sana sahip çıkanlar bize engel olmaya kalkarlarsa onlarla savaşırız."
    Hz. Osman (ra) onlara, Allah'ın üzerine yüklediği hilafet görevini asla bırakmayacağını ve ölümün kendisine bundan daha sevimli olduğunu bildirmiş, ayrıca kendini savunmak için kimseye emir vermediğini eklemişti. (İbnül-Esîr, Üsdül-Ğâbe, III/169-170). O, ashaptan, asileri şehirden kovup çıkarmak için gelen teklifleri reddediyor, onlardan silah kullanmayacaklarına dair kesin söz vermelerini istiyordu.

    Bir gün kendisini kuşatan asilerin karşısına çıkıp: "Ali buralarda mı? Sa'd buralarda mı?" diye sormuş, bulunmadıkları cevabını alınca biraz susmuş ve şöyle demişti: "Bana su sağlamasını, Ali'ye bildirecek kimse yok mu?" Bu istek Hz. Ali (ra)'ye ulaşınca derhal üç kırba suyu ona göndermişti.
    Hz. Ali (r.a), asilerin Osman (r.a)'ı öldürmek istediklerini öğrenince, böyle bir şeye meydan vermemek için, iki oğlu Hasan ve Hüseyin'e, kılıçlarını alarak gidip Osman'ın kapısında beklemelerini ve içeri kimseyi sokmamalarını söylemişti. Abdullah İbn Zübeyr de onlara katılmış, diğer bir takım sahabiler de çocuklarını oraya göndermişlerdi. Durum çok nazik bir hal almıştı. Hz. Osman (ra), ne asilerin haksız taleplerini kabul ediyor, ne de Medine ve diğer bölgelerden gelen, asileri savaşarak Medine'den çıkarma tekliflerine olumlu cevap veriyordu. O, Peygamber (asm) şehrinde kan dökmek ve fitneyi ilk başlatan kimse olmaktan çekindiği için böyle davranıyordu.Hz. Âişe (r.anha)'dan Resulullah (s.a.s)'ın şöyle söylediği rivayet edilmektedir:
    "Ya Osman! Belki Allah sana bir gömlek giydirir, münafıklar senden onu çıkarmanı istediklerinde onu, bana kavuşuncaya kadar sakın çıkarma."
    Hz. Osman (ra), Resulullah (s.a.s)'in bugünler için kendisine bildirdiği şeylere uymaya çalışıyordu. O, şöyle diyordu:
    "Resulullah (s.a.s) benimle ahitleşmiş olduğu şey üzerinde sabretmekteyim." (bk. Tac, III/328-329; Suyûtî, Târihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 170).
    S,İslmyt






+ Yorum Gönder