Konusunu Oylayın.: Himmet istemek ...büyük evliyalardan himmet istemek caiz mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Himmet istemek ...büyük evliyalardan himmet istemek caiz mi?
  1. 28.Şubat.2012, 23:41
    1
    Misafir

    Himmet istemek ...büyük evliyalardan himmet istemek caiz mi?






    Himmet istemek ...büyük evliyalardan himmet istemek caiz mi? Mumsema Himmet istemek

    ...büyük evliyalardan himmet istemek caiz mi?


  2. 24.Kasım.2013, 00:07
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Himmet istemek ...büyük evliyalardan himmet istemek caiz mi?




    Evliyadan büyük birinden medet ummak caiz değildir.Konu hakkında detaylı bilgi aşağıda.

    Güneş ve ay gibi hizmeti çok da olsa, Ka`be ve Hacerü`l-esved gibi mukaddes de olsa cansız veya zevilukul olmayan bir mahluktan istiğase etmek caiz değildir.

    Zevilukul olan kimseden istiğase etmek meselesine gelince, bakılır, kendisinden istiğase edilen kimse salih ve mü`min değilse, ister gaib olsun kendisinden istiğase etmek caiz değildir. Fakat salih bir kul olursa, huzurunda veya kabri başında olursa, şefaat dilemek maksadıyla ondan istiğase etmek caizdir, dinen bir sakınca yoktur.

    Çünkü ölü olan kimse her ne kadar berzah alemine intikal etmiş ise de kendisine has bir hayatı vardır. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler kabirlerinde hayattadırlar.” Yine Bedir savaşinda ölmüş müşrikler hakkinda da şöyle buyurdular: "Siz bunlardan fazla işitmezsiniz; ancak bunlar cevap veremezler."

    Ehli tasavvufa göre makam sahibi olan bir veli ister ölü ister uzakta olsun ondan istigase edilir. O yardım etme yetkisine sahiptir. Özellikle ehli tasarrufun yardımı dünyada oldugu gibi dünyadan göç ettikten sonra da varfir, devam eder. Ancak bu yardım Allahın izni ve iradesi iledir.

    Vesile çeşitleri vardir:

    1- Cenab-i Allah`in isimlerini vesile kılıp tevessül etmek: Ibni Mace, Hz. Aişe`den şunu rivayet etmiştir: Hz Peygamber bir duasında şöyle buyurdular: "Allah`ım, temiz, hoş ve mübarek ismin hakkı için senden istiyorum.”

    2- Kendisiyle tevessül edilen zatın duasını vesile kılıp istemek.

    3- Büyük ve salih kimsenin zatını vesile kılmak suretiyle tevessül etmek: Mesela, Allah`ım şu dileğim yerine gelmesi için Peygamberi veya Ebubekir`i vesile kılıyorum demek gibi. Hz. Ömer (ra) yağmur duasında Hz. Abbas`ı (Peygamberimizin amcası) vesile kılarak şöyle dua etti: "Allah`ım, biz Peygamber`in amcasını sana vesile kılıyoruz, bunun için bize yağmur yağdır” (Buhari).

    4- İşlenen salih amelleri vesile kılarak tevessül etme: mesela, Allah`ım, senin için eda ettiğim şu haccı veya şu ibadeti sana vesile kılıyorum; şu musibetten veya şu beladan beni kurtar demek gibi.

    Yukarıda saydığımız vesile çeşitleri İslam`da mevcuttur. Bunu İnkar etmek mümkün değildir. Vesile edinilen kimsenin vesile edenden üstün olması gerekmez. Hz. Peygamber (sav) Umre`ye gitmek için izin isteyen Hz. Ömer`e:”kardeşim bizi duadan unutma” dedi. Hem de Veysel-Karani`nin kendisine dua etmesi için Hz. Ömer`e emir verdi. Yalnız peygamberi veya herhangi bir zatı bağımsız olarak tasavvur edip istiğase etmek tehlikelidir. Buna dikkat etmek lazımdır.



  3. 24.Kasım.2013, 00:07
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Evliyadan büyük birinden medet ummak caiz değildir.Konu hakkında detaylı bilgi aşağıda.

    Güneş ve ay gibi hizmeti çok da olsa, Ka`be ve Hacerü`l-esved gibi mukaddes de olsa cansız veya zevilukul olmayan bir mahluktan istiğase etmek caiz değildir.

    Zevilukul olan kimseden istiğase etmek meselesine gelince, bakılır, kendisinden istiğase edilen kimse salih ve mü`min değilse, ister gaib olsun kendisinden istiğase etmek caiz değildir. Fakat salih bir kul olursa, huzurunda veya kabri başında olursa, şefaat dilemek maksadıyla ondan istiğase etmek caizdir, dinen bir sakınca yoktur.

    Çünkü ölü olan kimse her ne kadar berzah alemine intikal etmiş ise de kendisine has bir hayatı vardır. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler kabirlerinde hayattadırlar.” Yine Bedir savaşinda ölmüş müşrikler hakkinda da şöyle buyurdular: "Siz bunlardan fazla işitmezsiniz; ancak bunlar cevap veremezler."

    Ehli tasavvufa göre makam sahibi olan bir veli ister ölü ister uzakta olsun ondan istigase edilir. O yardım etme yetkisine sahiptir. Özellikle ehli tasarrufun yardımı dünyada oldugu gibi dünyadan göç ettikten sonra da varfir, devam eder. Ancak bu yardım Allahın izni ve iradesi iledir.

    Vesile çeşitleri vardir:

    1- Cenab-i Allah`in isimlerini vesile kılıp tevessül etmek: Ibni Mace, Hz. Aişe`den şunu rivayet etmiştir: Hz Peygamber bir duasında şöyle buyurdular: "Allah`ım, temiz, hoş ve mübarek ismin hakkı için senden istiyorum.”

    2- Kendisiyle tevessül edilen zatın duasını vesile kılıp istemek.

    3- Büyük ve salih kimsenin zatını vesile kılmak suretiyle tevessül etmek: Mesela, Allah`ım şu dileğim yerine gelmesi için Peygamberi veya Ebubekir`i vesile kılıyorum demek gibi. Hz. Ömer (ra) yağmur duasında Hz. Abbas`ı (Peygamberimizin amcası) vesile kılarak şöyle dua etti: "Allah`ım, biz Peygamber`in amcasını sana vesile kılıyoruz, bunun için bize yağmur yağdır” (Buhari).

    4- İşlenen salih amelleri vesile kılarak tevessül etme: mesela, Allah`ım, senin için eda ettiğim şu haccı veya şu ibadeti sana vesile kılıyorum; şu musibetten veya şu beladan beni kurtar demek gibi.

    Yukarıda saydığımız vesile çeşitleri İslam`da mevcuttur. Bunu İnkar etmek mümkün değildir. Vesile edinilen kimsenin vesile edenden üstün olması gerekmez. Hz. Peygamber (sav) Umre`ye gitmek için izin isteyen Hz. Ömer`e:”kardeşim bizi duadan unutma” dedi. Hem de Veysel-Karani`nin kendisine dua etmesi için Hz. Ömer`e emir verdi. Yalnız peygamberi veya herhangi bir zatı bağımsız olarak tasavvur edip istiğase etmek tehlikelidir. Buna dikkat etmek lazımdır.






+ Yorum Gönder