Konusunu Oylayın.: Kur'an-ı Kerim ile ilgili ayet ve hadisler istiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kur'an-ı Kerim ile ilgili ayet ve hadisler istiyorum
  1. 27.Şubat.2012, 14:26
    1
    Misafir

    Kur'an-ı Kerim ile ilgili ayet ve hadisler istiyorum

  2. 27.Şubat.2012, 14:36
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kur'an-ı Kerim ile ilgili ayet ve hadisler istiyorum




    Onlar, iman etmiş ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete ermiş olanlardır. Şunu iyi bilin ki; kalpler ancak Allah’ı zikretmekle, anmakla huzura kavuşur!.. (RAD Suresi, 28.Ayet) (Bu Kur’an) ayetlerini iyiden iyiye düşünüp tefekkür etsinler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD, 29. Ayet)

    İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed’e indirilen Kur’ana inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir. (MUHAMMED, 2.Ayet)


    Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz. (HAŞR, 21.Ayet)


    Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığında kalpleri titrer, yanlarında Allah’ın ayetleri okunduğunda (bu) imanlarını pekiştirir ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler. (ENFAL, 2.Ayet)


    (Bu Kur’an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD / 29.
    İşte bu Kur’an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İBRAHİM/52)

    (Senden önceki elçilerimizi) Apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (NAHL/44)
    Bu (Kur’an), insanlar için basiret (nuruyla Allah’a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir. (CASİYE/20

    Şüphesiz, bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü’minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. (İSRA/9)
    Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim’in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bu (Kur’an’da) size “müslümanlar” adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır! (HAC/78)

    Onlar hâlâ Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (NİSA/82)

    “Ve Kur’an’ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim de sapacak olursa, de ki: “Ben yalnızca uyarıcılardanım.” (NEML/92)

    Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’an)’dan şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın. (BAKARA/23)

    İşte bu (Kur’an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutsal Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır. (EN’AM/92)

    Kur’an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz. (A’RAF/204)

    Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından, uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir. (YUNUS/37

    Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur’an’dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki
    apaçık kitapta bulunmasın. (YUNUS/61)

    Biz bu Kur’an’ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın. (YUSUF/3)

    Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur’an olsaydı (yine bu Kur’an olurdu). Hayır, emrin tümü Allah’ındır. İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah’ın va’di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.) (RA’D/31)

    İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik.
    Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır. (RA’D/37)

    Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur’an’a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun. (BAKARA/41)

    Hiç şüphesiz, Kur’an’ı biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. (HİCR/9)

    Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur’an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın. (BAKARA/119)

    Öyleyse Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. (NAHL/98)

    De ki: “İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur’an’ı) hak olarak Rabbinden Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) indirmiştir.” (NAHL/102)

    Andolsun, biz bu Kur’an’da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İSRA/41)

    Kur’an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. (İSRA/45)

    Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur’an’da sadece Rabbini “bir ve tek” (ilah olarak) andığın zaman, ‘nefretle kaçar vaziyette’ gerisin geriye giderler. (İSRA/46)


    -------------------------------------
    Hadisler

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Allahın evlerinden birinde toplanıp, Allahın kitabını okuyan, onu aralarında öğrenip, öğreten hiçbir topluluk yoktur ki, Allah onların üzerine huzur indirmesin, rahmet onları kaplamasın, melekler onları kuşatmasın. Allah onları, kendi katındakilerin içinde anmasın!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. (Ebû Dâvud.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kişinin, falan falan âyetler bana unutturuldu, demesi ne kötü bir şeydir! Unutan kendisidir. Kurânı devamlı okuyun! Çünkü onun, hafızalardan silinmesi, hayvanların bağlarından çözülmesinden daha kolaydır."
    (İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kurânı seslerinizle süsleyiniz!"
    (Berâ radıyallahu anh. Ebû Dâvud.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kurânı arap ağzıyla ve sesleriyle okuyun! Aşk ehlinin ezgilerinden uzak durun! Ehlikitabın ezgilerinden de uzak durun!
    Benden sonra bir topluluk gelecektir ki, onlar Kurân okurken, şarkı söyler veya ağıt yakar gibi okuyacaklar. Okudukları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek, hem onların ve hem de onları beğenenlerin kalbleri bozulacak."
    (Huzeyfe radıyallahu anh. Rezîn.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin okuyuşu:
    "Bismillahirrahmanir-Rahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Errahmanirrahîm. Mâliki yevmiddîn."
    Ayetleri birbirine katmadan, dura dura, âyet âyet okurdu.
    (Ümmü Seleme radıyallahu anha. Ebû Dâvud.)


    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bana dedi:
    "Haydi bana biraz Kurân oku!"
    "Ey Allahın Resûlü! Kurân sana indi, ben mi sana Kurân okuyacağım?" dedim.
    "Ben Kurânı başkasından dinlemekten hoşlanırım," buyurdu.
    Bunun üzerine ona Nisâ sûresinden okumaya başladım. "Her ümmetten bir şâhit, seni de bunlara bir şâhit getirdiğimizde hâlleri ne olacak?" mealindeki âyete gelince, "Şimdi yeter, bu kadar yeter!" buyurdu.
    Dönüp baktım, gözleri dolu dolu olmuş, ağlıyordu.
    (İbn Mesûd radıyallahu anh.
    Buhârî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim gece kalkamayıp, Kurândan ayırdığı bölümü okuyamazsa, sonra onu sabah namazı ile öğlen namazı arasında okusun. Böyle yaparsa, sanki gece okumuş gibi kendisine sevap yazılır."
    (Ömer radıyallahu anh. Müslim.)

    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdiydi. Bu en çok Ramazanda Cebrail ile buluşunca olurdu. Cebrail, Ramazanda her gece onunla buluşurdu. Ona Kurân okuturdu.
    (İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bu Kurândan ayrılmayın! Çünkü o, Allahın sofrasıdır. Kim Allahın sofrasından yararlanmak isterse, gayret etsin. Zira ilim, öğrenmekle olur."
    (İbn Mesûd radıyallahu anh. Bezzâr.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, Kurân hakkında ilimsiz fikir yürütürse, cehennemdeki yerini hazırlasın."
    (İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.)


    Bir adam dedi ki:
    "Ey Allahın Resûlü! Allaha en sevimli amel hangisidir?"
    "Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan kimsenin durumu."
    "Yolculuğu bitirip tekrar yola başlama durumu nedir?"
    "Kurânı başından sonuna kadar okur, bitirince yeniden başlar."
    (İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Fatiha, Kurânın esasıdır, Kitâbın anasıdır, yedi âyettir."
    (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî).


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, geceleyin Bakara sûresinin son iki âyetini okursa, o iki âyet, o gece ona yeter."
    (İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Her şeyin bir kalbi vardır, Kurânın kalbi de Yâsin sûresidir. Kim onu okursa, Yâsinsiz on kere Kurân okumuş gibi kendisine sevap yazılır."
    (Enes radıyallahu anh. Tirmizî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, sabahleyin Haşir sûresinin son üç âyetini okursa, Allah onun için yetmişbin melek görevlendirir, akşama kadar onun için Allahtan af dilerler. O gün ölürse, şehîd olarak ölür. Akşamleyin okursa yine aynı sevabı alır."
    (Mâkil radıyallahu anh. Tirmizî.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kurânda otuz âyetlik bir sûre vardır ki, okuyanına, bağışlanıncaya dek affı için aracılık eder: Tebârekellezi sûresi."
    (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bana benzeri görülmemiş âyetler indi: Felak ve Nâs sûreleri."
    (Ukbe radıyallahu anh. Müslim.)


    -Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ashabından birine sordu:
    "Evlendin mi?"
    "Hayır, vallahi evlenecek bir şeyim yok ki..."
    "Yanında Kul Huvallahu Ehad da mı yok?"
    "Var."
    "işte al sana Kurânın üçte biri! izacâeyi biliyor musun?"
    "Evet."
    "işte sana Kurânın dörtte biri! Kul ya eyyühel kâfirûneyi biliyor musun?"
    "Evet."
    "işte sana Kurânın dörtte biri! izâ zülzilet..?"
    "Evet."
    "işte sana Kurânın dörtte biri! Evlen, evlen!" buyurdu.
    (Enes radıyallahu anh. Tirmizî.)



    ------------
    -------------


  3. 27.Şubat.2012, 14:36
    2
    Silent and lonely rains



    Onlar, iman etmiş ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete ermiş olanlardır. Şunu iyi bilin ki; kalpler ancak Allah’ı zikretmekle, anmakla huzura kavuşur!.. (RAD Suresi, 28.Ayet) (Bu Kur’an) ayetlerini iyiden iyiye düşünüp tefekkür etsinler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD, 29. Ayet)

    İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed’e indirilen Kur’ana inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir. (MUHAMMED, 2.Ayet)


    Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz. (HAŞR, 21.Ayet)


    Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığında kalpleri titrer, yanlarında Allah’ın ayetleri okunduğunda (bu) imanlarını pekiştirir ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler. (ENFAL, 2.Ayet)


    (Bu Kur’an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD / 29.
    İşte bu Kur’an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İBRAHİM/52)

    (Senden önceki elçilerimizi) Apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (NAHL/44)
    Bu (Kur’an), insanlar için basiret (nuruyla Allah’a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir. (CASİYE/20

    Şüphesiz, bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü’minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. (İSRA/9)
    Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim’in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bu (Kur’an’da) size “müslümanlar” adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır! (HAC/78)

    Onlar hâlâ Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (NİSA/82)

    “Ve Kur’an’ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim de sapacak olursa, de ki: “Ben yalnızca uyarıcılardanım.” (NEML/92)

    Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’an)’dan şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın. (BAKARA/23)

    İşte bu (Kur’an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutsal Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır. (EN’AM/92)

    Kur’an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz. (A’RAF/204)

    Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından, uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir. (YUNUS/37

    Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur’an’dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki
    apaçık kitapta bulunmasın. (YUNUS/61)

    Biz bu Kur’an’ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın. (YUSUF/3)

    Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur’an olsaydı (yine bu Kur’an olurdu). Hayır, emrin tümü Allah’ındır. İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah’ın va’di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.) (RA’D/31)

    İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik.
    Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır. (RA’D/37)

    Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur’an’a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun. (BAKARA/41)

    Hiç şüphesiz, Kur’an’ı biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. (HİCR/9)

    Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur’an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın. (BAKARA/119)

    Öyleyse Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. (NAHL/98)

    De ki: “İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur’an’ı) hak olarak Rabbinden Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) indirmiştir.” (NAHL/102)

    Andolsun, biz bu Kur’an’da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İSRA/41)

    Kur’an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. (İSRA/45)

    Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur’an’da sadece Rabbini “bir ve tek” (ilah olarak) andığın zaman, ‘nefretle kaçar vaziyette’ gerisin geriye giderler. (İSRA/46)


    -------------------------------------
    Hadisler

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Allahın evlerinden birinde toplanıp, Allahın kitabını okuyan, onu aralarında öğrenip, öğreten hiçbir topluluk yoktur ki, Allah onların üzerine huzur indirmesin, rahmet onları kaplamasın, melekler onları kuşatmasın. Allah onları, kendi katındakilerin içinde anmasın!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. (Ebû Dâvud.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kişinin, falan falan âyetler bana unutturuldu, demesi ne kötü bir şeydir! Unutan kendisidir. Kurânı devamlı okuyun! Çünkü onun, hafızalardan silinmesi, hayvanların bağlarından çözülmesinden daha kolaydır."
    (İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kurânı seslerinizle süsleyiniz!"
    (Berâ radıyallahu anh. Ebû Dâvud.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kurânı arap ağzıyla ve sesleriyle okuyun! Aşk ehlinin ezgilerinden uzak durun! Ehlikitabın ezgilerinden de uzak durun!
    Benden sonra bir topluluk gelecektir ki, onlar Kurân okurken, şarkı söyler veya ağıt yakar gibi okuyacaklar. Okudukları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek, hem onların ve hem de onları beğenenlerin kalbleri bozulacak."
    (Huzeyfe radıyallahu anh. Rezîn.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin okuyuşu:
    "Bismillahirrahmanir-Rahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Errahmanirrahîm. Mâliki yevmiddîn."
    Ayetleri birbirine katmadan, dura dura, âyet âyet okurdu.
    (Ümmü Seleme radıyallahu anha. Ebû Dâvud.)


    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bana dedi:
    "Haydi bana biraz Kurân oku!"
    "Ey Allahın Resûlü! Kurân sana indi, ben mi sana Kurân okuyacağım?" dedim.
    "Ben Kurânı başkasından dinlemekten hoşlanırım," buyurdu.
    Bunun üzerine ona Nisâ sûresinden okumaya başladım. "Her ümmetten bir şâhit, seni de bunlara bir şâhit getirdiğimizde hâlleri ne olacak?" mealindeki âyete gelince, "Şimdi yeter, bu kadar yeter!" buyurdu.
    Dönüp baktım, gözleri dolu dolu olmuş, ağlıyordu.
    (İbn Mesûd radıyallahu anh.
    Buhârî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim gece kalkamayıp, Kurândan ayırdığı bölümü okuyamazsa, sonra onu sabah namazı ile öğlen namazı arasında okusun. Böyle yaparsa, sanki gece okumuş gibi kendisine sevap yazılır."
    (Ömer radıyallahu anh. Müslim.)

    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdiydi. Bu en çok Ramazanda Cebrail ile buluşunca olurdu. Cebrail, Ramazanda her gece onunla buluşurdu. Ona Kurân okuturdu.
    (İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bu Kurândan ayrılmayın! Çünkü o, Allahın sofrasıdır. Kim Allahın sofrasından yararlanmak isterse, gayret etsin. Zira ilim, öğrenmekle olur."
    (İbn Mesûd radıyallahu anh. Bezzâr.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, Kurân hakkında ilimsiz fikir yürütürse, cehennemdeki yerini hazırlasın."
    (İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.)


    Bir adam dedi ki:
    "Ey Allahın Resûlü! Allaha en sevimli amel hangisidir?"
    "Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan kimsenin durumu."
    "Yolculuğu bitirip tekrar yola başlama durumu nedir?"
    "Kurânı başından sonuna kadar okur, bitirince yeniden başlar."
    (İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Fatiha, Kurânın esasıdır, Kitâbın anasıdır, yedi âyettir."
    (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî).


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, geceleyin Bakara sûresinin son iki âyetini okursa, o iki âyet, o gece ona yeter."
    (İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Her şeyin bir kalbi vardır, Kurânın kalbi de Yâsin sûresidir. Kim onu okursa, Yâsinsiz on kere Kurân okumuş gibi kendisine sevap yazılır."
    (Enes radıyallahu anh. Tirmizî.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, sabahleyin Haşir sûresinin son üç âyetini okursa, Allah onun için yetmişbin melek görevlendirir, akşama kadar onun için Allahtan af dilerler. O gün ölürse, şehîd olarak ölür. Akşamleyin okursa yine aynı sevabı alır."
    (Mâkil radıyallahu anh. Tirmizî.)


    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kurânda otuz âyetlik bir sûre vardır ki, okuyanına, bağışlanıncaya dek affı için aracılık eder: Tebârekellezi sûresi."
    (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.)



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bana benzeri görülmemiş âyetler indi: Felak ve Nâs sûreleri."
    (Ukbe radıyallahu anh. Müslim.)


    -Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ashabından birine sordu:
    "Evlendin mi?"
    "Hayır, vallahi evlenecek bir şeyim yok ki..."
    "Yanında Kul Huvallahu Ehad da mı yok?"
    "Var."
    "işte al sana Kurânın üçte biri! izacâeyi biliyor musun?"
    "Evet."
    "işte sana Kurânın dörtte biri! Kul ya eyyühel kâfirûneyi biliyor musun?"
    "Evet."
    "işte sana Kurânın dörtte biri! izâ zülzilet..?"
    "Evet."
    "işte sana Kurânın dörtte biri! Evlen, evlen!" buyurdu.
    (Enes radıyallahu anh. Tirmizî.)



    ------------
    -------------


  4. 10.Mart.2012, 20:26
    3
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: Kır'an-ı Kerim ile ilgili ayet ve hadisler istiyorum

    Allah razı olsun paylaşımın için kardeşim



  5. 10.Mart.2012, 20:26
    3
    Site Doktoru
    Allah razı olsun paylaşımın için kardeşim






+ Yorum Gönder