Konusunu Oylayın.: Yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama
  1. 25.Şubat.2012, 18:26
    1
    Misafir

    Yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama






    Yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama Mumsema yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama


  2. 25.Şubat.2012, 18:26
    1
    sülfettin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    sülfettin
    Misafir



    yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama


    Benzer Konular

    - Yunus Emre'den Aşk

    - Yunus Emre-Bizim Yunus mu ?

    - Yunus emre sözleri

    - Ney’in Türk Tasavvuf Düşüncesi’ndeki Yeri

    - Yunus emre gönül

  3. 10.Mart.2012, 16:44
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: yunus emre ve tasavvuf düşüncesi konulu bir metin hazırlama




    Yunus Emre ve Tasavvuf Anlayışı

    Türk Tasavvuf Edebiyatının en önemli temsilcilerinden birisi olan Yunus Emre’nin hayatı hakkında kesin bilgiler yoktur.Genç yaşta Taptuk Emre ile tanıştı ve hayatında yepyeni bir sayfa açıldı.Eski Yunus yoktu artık;”Derviş Yunus” vardır.Yıllarca Taptuk Emre’nin hizmetinde bulundu ve dergaha odun taşıdı. Dergaha bir tane bile eğri odun getirmediğini farken Taptuk, bunun hikmetini sorunca Yunus Emre’den şu yanıtı alır: “Efendim! Bu kapıya odunun bile eğrisi yakışmaz.” Bir rivayete göre Taptuk Emre kızını Yunus’a vermiş ve Yunus onun damadı olmuştur.
    Yunus Emre’nin yaşadığı dönem Hz Mevlana’nın yaşadığı dönem ile aynıdır.Bu sayede Yunus Emre, Mevlana’nın sohbetlerine katılmış ve manen orda yetişmiştir.Yazmış olduğu tasavvufi şiirler Türk Tasavvuf Edebiyatı için çok büyük önem taşır. Şiirlerinin konusu genellikle; Allah’a iman,ölüm,kabir,aşk ve hayatın gayesidir.Anadolu’da Yunus Emre Divanı’nın bulunmadığı ev yok gibidir.Şiirlerin yalın ve anlaşılır olması kolayca ezberlenmesini sağlamıştır.

    Yunus Emre’nin tasavvufi görüşüne gelince,Hz Mevlana ve Hacı Bayram Veli ile aynı kaynaktan beslenir.Üçü de Ahmet Yesevi ekolüne bağlı, vahdet-i vücud anlayışına sahiptir.Yunus Emre; insanları ehl-i şeriat, tarikat,hakikat ve marifet olmak üzere dört dalda kategorize eder.

    Şeriat tarikat yoldur varana,
    Hakikat marifet ondan içeru…

    Tasavvuf önderlerinin genelinde olduğu gibi Yunus Emre de tasavvufi mertebelerin en üstünü olarak aşkı görmektedir.Alemin yaratılışına vesile olan da Allah’ın, Hz Peygambere duyduğu aşk ve “Habibim” diye hitap etmesi değil midir?

    Yunus öldü diye selâ verilir,
    Ölen hayvan imiş aşıklar ölmez…

    Yunus Emre’ye göre tasavvuf eşsiz bir mücevherdir.Erenler ise çok değerli insanlardır.Tasavvuf;aşkullaha,muhabbetullaha götüren yol olduğu için bu yolun yolcusu olan dervişler çok değerlidir.

    Evliyaya uğramaz ise yolun,
    Göçtü kervan, kaldın dağlar başında!..

    Yunus Emre şiirlerinde kendisinden bahsederken zaman zaman “Miskin Yunus” ifadesini kullanır.Burda “Derviş Yunus” demek ister.Derviş kelimesi de sözlük anlamı ile kapı eşiği demektir.Kapı eşiğine gelen geçen herkes basar üzerinde gezer.Derviş de nefsini ayaklar altına almalıdır.Aksi takdirde dervişlik söz konusu olmaz.

    Derviş gönülsüz gerek,
    Sen derviş olamazsın…

    Yunus’un tasavvufi anlayışında gönül kırmaya yer yoktur.Gönül yıkmak o kadar büyük bir sorumluluktur ki,Kabe’yi yüz defa yıkmaktan daha kötüdür.Çünkü Kabe’yi yapan Allah’ın kulu Hz İbrahim ve Hz İbrahim’in oğlu İsmail iken,kalbi inşa eden Allah’tır.Gönül kıran Allah’ın nazargahını yıkmış demektir.

    Bir kez gönül yıktın ise,
    O kıldığın namaz değil!...

    Gönül Çalabın tahtı Çalab gönüle baktı,
    İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise…

    Yunus Emre’nin Allah aşkı ile yandığı şiirlerinden anlaşılmaktadır.O, Rabbi ile hemhal olmuştur.Yunus’un tasavvufi felsefesinde mutlak sevgili Allah’tır.Tek derdi Hakk’a ermek ve vuslatı yaşamaktır.Bu nedenle Yunus için cennetin önemi yoktur.Şiirlerinde cenneti kesinlikle küçümsememekle beraber asıl maksadın Allah olduğuna vurgu yapar.

    Cennet cennet dedikleri,
    Birkaç köşkle birkaç hûri;
    İsteyene ver anları,
    Bana seni gerek seni!..

    Her mutasavvıf gibi Yunus için de dünya önem taşımaz.O,dünyanın geçiciliğine aldanmayıp ahirete yönelmiştir.Onun tasavvufunda mal ve mülkün değeri yoktur.

    Bu dünyaya kanmayalım fanidir aldanmayalım,
    Bir iken ayrılmayalım gel dosta gidelim gönül…

    Yunus Emre’nin dervişlik anlayışı şekil ve şemailden ibaret değildir.Yunus; cübbe,sarık ve hırkayı dervişliğin şartı olarak görmez. Onun tasavvufunda asıl derviş kalbini derviş eyleyen kimsedir.

    Dervişlik olaydı taç ile hırka,
    Biz dahi alırdık otuza kırka…

    Tasavvufun olmazsa olmazlarının başında edeb gelir.Allah dostları bu konu üzerinde uzunca durmuşlardır.Öyle ki dergahları “Edeb Ya Hu!” levhaları süslemiştir.Yunus Emre için de edeb vazgeçilmez bir unsurdur. Yunus zaman zaman edebi,ilimden dahi üstün tutmaktadır.

    İlim meclislerinde aradım,kıldım taleb,
    İlim geride kaldı illa edeb illa edeb…

    Peygamber sevgisi konusunda Yunus Emre zirvededir.Şiirlerinde Hz Peygambere olan aşkını çok kez dile getirmiştir.

    Yunus metheyledi seni dillerde,
    Sevilirsin bütün bu gönüllerde,
    Ağlayı ağlayı gurbet ellerde,
    Ya Muhammed(as) canım arzular seni…




  4. 10.Mart.2012, 16:44
    2
    Site Doktoru



    Yunus Emre ve Tasavvuf Anlayışı

    Türk Tasavvuf Edebiyatının en önemli temsilcilerinden birisi olan Yunus Emre’nin hayatı hakkında kesin bilgiler yoktur.Genç yaşta Taptuk Emre ile tanıştı ve hayatında yepyeni bir sayfa açıldı.Eski Yunus yoktu artık;”Derviş Yunus” vardır.Yıllarca Taptuk Emre’nin hizmetinde bulundu ve dergaha odun taşıdı. Dergaha bir tane bile eğri odun getirmediğini farken Taptuk, bunun hikmetini sorunca Yunus Emre’den şu yanıtı alır: “Efendim! Bu kapıya odunun bile eğrisi yakışmaz.” Bir rivayete göre Taptuk Emre kızını Yunus’a vermiş ve Yunus onun damadı olmuştur.
    Yunus Emre’nin yaşadığı dönem Hz Mevlana’nın yaşadığı dönem ile aynıdır.Bu sayede Yunus Emre, Mevlana’nın sohbetlerine katılmış ve manen orda yetişmiştir.Yazmış olduğu tasavvufi şiirler Türk Tasavvuf Edebiyatı için çok büyük önem taşır. Şiirlerinin konusu genellikle; Allah’a iman,ölüm,kabir,aşk ve hayatın gayesidir.Anadolu’da Yunus Emre Divanı’nın bulunmadığı ev yok gibidir.Şiirlerin yalın ve anlaşılır olması kolayca ezberlenmesini sağlamıştır.

    Yunus Emre’nin tasavvufi görüşüne gelince,Hz Mevlana ve Hacı Bayram Veli ile aynı kaynaktan beslenir.Üçü de Ahmet Yesevi ekolüne bağlı, vahdet-i vücud anlayışına sahiptir.Yunus Emre; insanları ehl-i şeriat, tarikat,hakikat ve marifet olmak üzere dört dalda kategorize eder.

    Şeriat tarikat yoldur varana,
    Hakikat marifet ondan içeru…

    Tasavvuf önderlerinin genelinde olduğu gibi Yunus Emre de tasavvufi mertebelerin en üstünü olarak aşkı görmektedir.Alemin yaratılışına vesile olan da Allah’ın, Hz Peygambere duyduğu aşk ve “Habibim” diye hitap etmesi değil midir?

    Yunus öldü diye selâ verilir,
    Ölen hayvan imiş aşıklar ölmez…

    Yunus Emre’ye göre tasavvuf eşsiz bir mücevherdir.Erenler ise çok değerli insanlardır.Tasavvuf;aşkullaha,muhabbetullaha götüren yol olduğu için bu yolun yolcusu olan dervişler çok değerlidir.

    Evliyaya uğramaz ise yolun,
    Göçtü kervan, kaldın dağlar başında!..

    Yunus Emre şiirlerinde kendisinden bahsederken zaman zaman “Miskin Yunus” ifadesini kullanır.Burda “Derviş Yunus” demek ister.Derviş kelimesi de sözlük anlamı ile kapı eşiği demektir.Kapı eşiğine gelen geçen herkes basar üzerinde gezer.Derviş de nefsini ayaklar altına almalıdır.Aksi takdirde dervişlik söz konusu olmaz.

    Derviş gönülsüz gerek,
    Sen derviş olamazsın…

    Yunus’un tasavvufi anlayışında gönül kırmaya yer yoktur.Gönül yıkmak o kadar büyük bir sorumluluktur ki,Kabe’yi yüz defa yıkmaktan daha kötüdür.Çünkü Kabe’yi yapan Allah’ın kulu Hz İbrahim ve Hz İbrahim’in oğlu İsmail iken,kalbi inşa eden Allah’tır.Gönül kıran Allah’ın nazargahını yıkmış demektir.

    Bir kez gönül yıktın ise,
    O kıldığın namaz değil!...

    Gönül Çalabın tahtı Çalab gönüle baktı,
    İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise…

    Yunus Emre’nin Allah aşkı ile yandığı şiirlerinden anlaşılmaktadır.O, Rabbi ile hemhal olmuştur.Yunus’un tasavvufi felsefesinde mutlak sevgili Allah’tır.Tek derdi Hakk’a ermek ve vuslatı yaşamaktır.Bu nedenle Yunus için cennetin önemi yoktur.Şiirlerinde cenneti kesinlikle küçümsememekle beraber asıl maksadın Allah olduğuna vurgu yapar.

    Cennet cennet dedikleri,
    Birkaç köşkle birkaç hûri;
    İsteyene ver anları,
    Bana seni gerek seni!..

    Her mutasavvıf gibi Yunus için de dünya önem taşımaz.O,dünyanın geçiciliğine aldanmayıp ahirete yönelmiştir.Onun tasavvufunda mal ve mülkün değeri yoktur.

    Bu dünyaya kanmayalım fanidir aldanmayalım,
    Bir iken ayrılmayalım gel dosta gidelim gönül…

    Yunus Emre’nin dervişlik anlayışı şekil ve şemailden ibaret değildir.Yunus; cübbe,sarık ve hırkayı dervişliğin şartı olarak görmez. Onun tasavvufunda asıl derviş kalbini derviş eyleyen kimsedir.

    Dervişlik olaydı taç ile hırka,
    Biz dahi alırdık otuza kırka…

    Tasavvufun olmazsa olmazlarının başında edeb gelir.Allah dostları bu konu üzerinde uzunca durmuşlardır.Öyle ki dergahları “Edeb Ya Hu!” levhaları süslemiştir.Yunus Emre için de edeb vazgeçilmez bir unsurdur. Yunus zaman zaman edebi,ilimden dahi üstün tutmaktadır.

    İlim meclislerinde aradım,kıldım taleb,
    İlim geride kaldı illa edeb illa edeb…

    Peygamber sevgisi konusunda Yunus Emre zirvededir.Şiirlerinde Hz Peygambere olan aşkını çok kez dile getirmiştir.

    Yunus metheyledi seni dillerde,
    Sevilirsin bütün bu gönüllerde,
    Ağlayı ağlayı gurbet ellerde,
    Ya Muhammed(as) canım arzular seni…







+ Yorum Gönder