Konusunu Oylayın.: İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?
  1. 25.Şubat.2012, 13:41
    1
    Misafir

    İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?






    İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir? Mumsema İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?


  2. 25.Şubat.2012, 17:49
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?




    Bu konunun bu tarzda algılanmasında değişik nedenlerin rolü vardır.

    - Öncelikle müslümanca yaşamak isteyen kimselerin, buna çok dikkat etmeleri gerekir. Örneğin, bir taraftan başörtüyü/veya diğer bir İslamî değeri ısrarla savunurken, öbür taraftan İslam’ın bazı hükümlerini hafife aldığını gösteren tavırlara girmek, bir müslüman’ın İslam’a karşı yapacağı en büyük zarardır. Çünkü, bu tavır sadece kişinin kendi şahsi günahını yüklemekle kalmaz, aynı zamanda dinden uzak kimselere, bütün müslümanların aleyhinde kullanacakları bir koz verilmiş olduğundan günahı katmerli olacaktır.

    Bir müslümanın İslami kişilik ve kimliğinde samimi olmadığını gösteren tavırları, başkaları tarafından “insanları gütme” algısına yol açabilir ve bunun da ilk neden olanı müslümanın kendisidir.

    - Bunun diğer bir yönü ise, dinden uzak bazı kimselerin herkesi kendisine kıyasla bir yargıya varmaları söz konusudur. Bu gibi insanlar, ahiretle alış-verişleri az olduğundan veya hiç olmadığından, bütün hesaplarını dünya menfaati üzerine yapabiliyorlar. Bu anlayışla, kendilerinin hesaplarında olmayan bir şeyin, başkasının hesabında da olmayacağını düşünürler.

    Allah’ın rızasını kazanmak gibi bir değer ölçüleri olmayan kimseler, müslümanların bu yolda yaptıkları fedakarlıkların altında mutlaka bir dünya menfaati, bir siyaset amacı olduğunu düşünme hatasına düşebiliyorlar. Bu yanlış düşüncelerin tedavisi, ancak tahkiki bir imanla mümkündür.

    Fakat bize düşen onların bu yanlış ve eksik düşüncelerine pirim verecek tavırlardan kaçınmaktır. Bir hadiste yer alan ve şu manaya gelen bir uyarıya dikkat etmek gerekir: “Kim kendini töhmet altında kalacak bir konuma sokar da, sonradan gerçekten ithama maruz kalırsa, yalnız kendini kınasın!”. (bk. Aclûni, Keşfu’l-Hafâ, 1/44-45)

    - Son olarak bu konuda şu ayetin yardımından kuvvet alabiliriz:

    “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allahı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorludurlar. Allah yolunda mücahede eder ve bu hususta dil uzatan hiçbir kimsenin ayıplamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın öyle bir lütfudur ki dilediğine verir. Allah vâsidir, alîmdir/ihsanı boldur, her şeyi hakkıyla bilir.” (Maide, 5/54)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 25.Şubat.2012, 17:49
    2
    Moderatör



    Bu konunun bu tarzda algılanmasında değişik nedenlerin rolü vardır.

    - Öncelikle müslümanca yaşamak isteyen kimselerin, buna çok dikkat etmeleri gerekir. Örneğin, bir taraftan başörtüyü/veya diğer bir İslamî değeri ısrarla savunurken, öbür taraftan İslam’ın bazı hükümlerini hafife aldığını gösteren tavırlara girmek, bir müslüman’ın İslam’a karşı yapacağı en büyük zarardır. Çünkü, bu tavır sadece kişinin kendi şahsi günahını yüklemekle kalmaz, aynı zamanda dinden uzak kimselere, bütün müslümanların aleyhinde kullanacakları bir koz verilmiş olduğundan günahı katmerli olacaktır.

    Bir müslümanın İslami kişilik ve kimliğinde samimi olmadığını gösteren tavırları, başkaları tarafından “insanları gütme” algısına yol açabilir ve bunun da ilk neden olanı müslümanın kendisidir.

    - Bunun diğer bir yönü ise, dinden uzak bazı kimselerin herkesi kendisine kıyasla bir yargıya varmaları söz konusudur. Bu gibi insanlar, ahiretle alış-verişleri az olduğundan veya hiç olmadığından, bütün hesaplarını dünya menfaati üzerine yapabiliyorlar. Bu anlayışla, kendilerinin hesaplarında olmayan bir şeyin, başkasının hesabında da olmayacağını düşünürler.

    Allah’ın rızasını kazanmak gibi bir değer ölçüleri olmayan kimseler, müslümanların bu yolda yaptıkları fedakarlıkların altında mutlaka bir dünya menfaati, bir siyaset amacı olduğunu düşünme hatasına düşebiliyorlar. Bu yanlış düşüncelerin tedavisi, ancak tahkiki bir imanla mümkündür.

    Fakat bize düşen onların bu yanlış ve eksik düşüncelerine pirim verecek tavırlardan kaçınmaktır. Bir hadiste yer alan ve şu manaya gelen bir uyarıya dikkat etmek gerekir: “Kim kendini töhmet altında kalacak bir konuma sokar da, sonradan gerçekten ithama maruz kalırsa, yalnız kendini kınasın!”. (bk. Aclûni, Keşfu’l-Hafâ, 1/44-45)

    - Son olarak bu konuda şu ayetin yardımından kuvvet alabiliriz:

    “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allahı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorludurlar. Allah yolunda mücahede eder ve bu hususta dil uzatan hiçbir kimsenin ayıplamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın öyle bir lütfudur ki dilediğine verir. Allah vâsidir, alîmdir/ihsanı boldur, her şeyi hakkıyla bilir.” (Maide, 5/54)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 26.Şubat.2012, 00:19
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?

    Alıntı
    İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?
    güdülmezsiniz olur biter
    yani
    birilerinin dini söylemlerle sizin sırtınızdan mal mülk
    koltuk makam vb
    maddi manevi bazı menfaatler elde etmesine izin vermezseniz
    size "güdülüyorsun" diyenler müfteri olurlar
    aksi halde ise doğruyu söylemiş olurlar




  5. 26.Şubat.2012, 00:19
    3
    âb ü kil
    Alıntı
    İslamı bir yaşayış tarzı değil de insanları “gütmek” için kullanıldığını düşünenlere nasıl cevap vermek gerekir?
    güdülmezsiniz olur biter
    yani
    birilerinin dini söylemlerle sizin sırtınızdan mal mülk
    koltuk makam vb
    maddi manevi bazı menfaatler elde etmesine izin vermezseniz
    size "güdülüyorsun" diyenler müfteri olurlar
    aksi halde ise doğruyu söylemiş olurlar







+ Yorum Gönder