Konusunu Oylayın.: Ayakta bevletmek ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Ayakta bevletmek ile ilgili hadisler
  1. 25.Şubat.2012, 11:59
    1
    Misafir

    Ayakta bevletmek ile ilgili hadisler






    Ayakta bevletmek ile ilgili hadisler Mumsema Ayakta bevletmek kabenİn damina bevletmek gİbİdİr dİye bİr hadİs varmidir dİye sormuŞtum allah razi olsun Çok detayli olarak konuyu İŞlemİŞsİnİz bende bÖyle olmasi kanaatİndeyİm ama bİrazda soruyu eksİk yazdim galİba. Zİra bİr kardeŞİm hadİslerle kuran tefsİrİ İsİmlİ 10 cİltlİk eserİn 7. Cİltİnde İbnİ maceden bÖyle bİr hadİs olduĞunu sÖyleyİnce Çok ters geldİĞİ İÇİn yazmiŞtim eĞer bu konuyuda araŞtirma İmkaniniz olursa ayrica memnun olurum esselamÜ aleykÜm.


  2. 25.Şubat.2012, 11:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ayakta bevletmek kabenİn damina bevletmek gİbİdİr dİye bİr hadİs varmidir dİye sormuŞtum allah razi olsun Çok detayli olarak konuyu İŞlemİŞsİnİz bende bÖyle olmasi kanaatİndeyİm ama bİrazda soruyu eksİk yazdim galİba. Zİra bİr kardeŞİm hadİslerle kuran tefsİrİ İsİmlİ 10 cİltlİk eserİn 7. Cİltİnde İbnİ maceden bÖyle bİr hadİs olduĞunu sÖyleyİnce Çok ters geldİĞİ İÇİn yazmiŞtim eĞer bu konuyuda araŞtirma İmkaniniz olursa ayrica memnun olurum esselamÜ aleykÜm.


    Benzer Konular

    - Ayakta işemeyle ilgili ayet ve hadisler

    - Ayakkabıyı ayakta giymek ile ilgili hadisler

    - Abdestten önce taharet almak ve oturarak bevletmek farz mı? Ayakta idrar yapmak hakkında bilgi verir

    - Ayakta bevletmek kabenin damına bevletmek gibidir diye bir hadisi şerif varmıdır?

    - Ayakta yemek içmek.. hadisler

  3. 26.Şubat.2012, 07:31
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: ayakta bevletmek ile ilgili hadisler




    Öyle bir hadis yok.

    TUVALET ÂDABI (TEHALLÎ) HAKKINDA HADİSLER

    Tuvalet İçin Uygun Yer Aramak. 2
    * İdrar Yapılması Yasaklanan Yerler. 2
    * Ayakta İdrar Yapmanın Hükmü. 3
    Açıklama. 4
    * Açık Arazideki Tuvalet İhtiyacı Anında Gözden Uzaklaşmak Ve Gizlenmek. 5
    * Tuvalet Anında Selâm Almanın Ve Abdestsiz Olarak Allah'ı Zikirle Meşgul Olmanın Hükmü 6
    Açıklama. 7
    * Tuvalete Girerken Ve Çıkarken Yapılan Duâ. 8
    * Tuvaletteki İnsanın Kabe'ye Ve Mescid-i Aksâ'ya Önünü Ya Da Arkasını Dönmesinin Yasaklanması. 9
    * Evlerdeki (Ya Da Kapalı Mekanlardaki) Tuvaletlerde Kıbleye Dönme Ruhsatı 10
    d)- TUVALET ÂDABI (TEHALLÎ)


    * Tuvalet İçin Uygun Yer Aramak


    96/404- Ebû Mûsâ el-Eş'ârî'den (Radıyaiiahü anha):[1]
    Rasûlullah (Saiiaiiaha aleyhi ve seltem) yürüyordu, bahçe kenarında yumuşak bir yere yöneldi ve oraya bevl etti. Sonra şöyle dedi:
    "İsrail oğullarından biri bevl eder ve İdrarı elbisesine bulaşırsa, (ku­maşın) o bölümünü makaslarla keserdi.[2] Sizden biri de bevl etmek istedi­ğinde, idrarı için uygun (sıçramayan/yumuşak) bir yer arasın!"[3]

    97/405- İbn Abbas'tan (Ra<tjyallahü anhüma):[4]
    Rasûlullah'ın (Saliaiiahu aleyhi ve seüem) şöyle dediğini işittim: "Lanet sebebi üç şeyden sakının!"
    'Ey Allah'ın Rasûlü! Lanet sebepleri nelerdir?' denilince: "İnsanların gölgelendiği yere veya gelip geçtikleri yola ya da su alınan yere (menbaına) birinizin oturup (tuvaletini) yapmasıdır" buyurdu.[5]

    98/406- Ebû Hüreyre'den (Radıyaiiaha anh):[6]
    Hz. Peygamber (Şallallahü aleyhi ve sellem):
    "Lanet sebebi iki şeyden sakının!"buyurdu. (Orada) bulunanlar: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Lanet sebebi iki şey nedir?' denilince buyurdu ki: "İnsanların geçtiği yola ya da gölgelendiklere yere birinizin oturup (tu­valetini) yapmasıdır."[7]

    * İdrar Yapılması Yasaklanan Yerler


    99/407- AbdulIah b. Sercis'ten (Radıyaiiaha anh):[8]
    Hz. Peygamber (Saiiattahu aleyhi ve seiiem) buyurdu ki;
    "Sizden biri kovuklara idrarını yapmasın, uyuduğunuz zaman kandili söndürün, şüphesiz fare fitili alıp ev halkının yanmasına sebep olabilir,
    Gece su/süt tulumlarını bağlayın, su kabının üstünü örtün ve kapıları kilitleyin!"
    §(Râvilerden) Katâde'ye:
    "Kovuklara bevletmenin mekruh olmasının sebebi nedir?" diye soru­lunca dedi ki:
    "(Çünkü) oralar cinlerin meskenleridir, denilir."[9]

    100/408- AbdulIah b. Muğaffel'den (Radıyaliahü anh):[10]
    Rasûlullah (Saüaiiaha aleyhi ve setim) dedi ki:
    "Biriniz gusül alacağı yere idrarını yapmasın, sonra orada abdest almak zorunda kahr. Vesvesenin büyük bir bölümü bundan (idrara dikkat etmemekten) kaynaklanır.”
    § İbn Muğaffel'den ikinci yolla gelen rivayet:
    Rasûlullah (SaUaüdhû aleyhi ve sellem) bir kişinin gusül alacağı yere idrarını yapmasını yasakladı. Vesvesenin büyük bir bölümü bundan (idrara dikkat etmemekten) kaynaklanır.[11]

    101/409- Humeyd b. Abdurrahnıan el-Hımyerî'den:[12]
    Ebû Hüreyre'nin Hz. Peygamber'in (SaUaiiaM aleyhi ve seium) yanındaki sohbet süresi gibi, Rasûlullah'ın yanında dört sene kalarak sohbetine katılan bir başka kişiye rastladım. Bu kişi dedi ki:
    'RaSÛlullah (Saîlallahü aleyhi ve sellem) bize:
    Her gün sürekli taranmayı (yâni aşırı süslenmeyi),Gusül aldığı (su birikintisine) idrar yapmayı, Bir kadının erkeğinden kalan su ile erkeğin de karısından kalan su ile gusül yapmasını yasakladı, birlikte avuç avuç (ya da bir kapla) alsınlar!' buyurdu.
    §Bir rivayette; 'ikisi beraber, o kaptan avuçla alsınlar,’ diye emretti.
    NOT: Hadis metni lafız olarak 'her gün sürekli taranmayı' şeklindedir. An­cak Rasûlullah (Saiiaüahü aleyhi ve sellem) her gün saçını taradığı[13] için buradaki mânâ, aşırı olarak makyajın/süslenmenin yasaklanması dır. Bir Müslüman, insanların ara­sında saçı ve sakalı düzgün olarak dolaşmahdır. Zira Hz. Peygamber saçı, sakalı karışmış ve pejmürde olarak dolaşan bir kişiyi tenkit etmiştir.[14]
    * Ayakta İdrar Yapmanın Hükmü


    102/410- Huzeyfe b. el-Yemân'dan (Radıyallahüanh):[15]
    Kendisine Ebû Musa'nın (Radtyaliaha anh) (üstüne sıçramasın diye titiz davranıp) şişeye idrarını yaptığı ve:
    'İsrail oğullarından birisinin üstüne, idrar bulaşırsa orayı (kumaşı) kesmek zorunda kalırdı”[16] dediği haberi ulaşınca, o (Huzeyfe ) şöyle dedi:
    'Arkadaşınızın (Ebû Musa'nın) bu şekilde aşın davranmamasını iste­rim. Ben hatırlarım ki Rasûlullah'la (Saiiaiiakü aleyhi ve sellem) beraber yürüyorduk, bir topluluğun çer çöp attığı yere ulaşınca O, ayakta bevletti, tıpkı sizden birinin yaptığı gibi. Ben oradan uzaklaşmak için yürüdüğümde, işaretle durdurdu ve (kendisine siper olmam için) yaklaşmamı emretti. Ben de geri gelip sırtına kadar yaklaştım (ve ona siper oldum.)'
    §Diğer rivayette; Huzeyfe (Radıyallahü anh) dedi ki:
    'Hz. Peygamberle (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) yoldaydık, benden ayrıldı ve bir topluluğun çer çöp attığı yere ulaştı. Ben de kendisinden uzaklaşmak is­tediğimde, yaklaşıp (siper olmam için) bana işaret etti. Geri gelip sırtına ka­dar yaklaştım (ve ona siper oldum.) O ayakta bevletti. Sonra benden su istedi ve abdest aldı. Mestleri üzerine de mesh etti.'[17]

    103/411- Muğîre b. Şu'be'den (Radıyallahü anh):[18]
    Rasûlullah (SaiiaiiaM aleyhi ve sellem) bir topluluğun çer çöp attığı yere gel­di ve ayakta idrarını yaptı.
    §Hammad b. Ebî Süleyman (rivayetinde); 'O anda (idrar sıçramaması için) ayaklarını açmıştı' dedi.[19]

    104/412- Hz. Âişe annemiz (Radıyaiiahu anhâ) dedi ki:[20]
    'Sana, Rasûlullah'm (Saiiaiiahu aleyhi ve sellem) ayakta bevlettiğine dair bir hadis rivayet edilirse onu doğrulama! Zira Rasûlullah, Kur'ân kendisine na­zil olmasından bu yana, ayakta idrarını hiç yapmadı.'[21]

    Açıklama


    Hz. Âişe'den gelen son rivayet, Rasûlullah'm (Saiiaiiaha aleyhi ve sellem) evdeki durumu ile ilgilidir. Ama ev dışındaki durumu konusunda, Huzeyfe'nin rivayeti ya­nında Hz.Ali, Muğîre b. Şu'be, Zeyd b. Sabit ve benzeri kişilerden (RadtyaiiaM anhüm) gelen haberler bulunmaktadır ve bunlar da makbuldür. İbn Ömer gibi bazı sahabilerin de ayakta beviettikleri mervidir.
    Bu rivayetlerden, ihtiyaç anında bir kişinin üstüne sıçratmaması şartıyla ayakta bevl edebileceği anlaşılmaktadır. Ancak, Rasûlullah'tan ve sahabeden bize gelen rivayetlerin büyük bir bölümünde, oturarak idrar yapıldığı/yapılması gerektiği nakledilir.
    Hz. Huzeyfe rivayetinden anlaşılan;
    1- Tuvalet esnasında konuşarak değil, bilakis işaret ederek ya da öksürerek bir şey istenebilir. Zaruret olmadıkça konuşmak doğru değildir ve yasaklanmıştır..
    2- Gelen rivayetlerde, tuvalet ihtiyacı sırasında insanın gizlenmesi emredilmektedir. Bu da bir duvarla, açık arazide ise (siper bulunmazsa) bir insanı siper ede­rek diğer kişilerin gözlerinden korunmak şeklinde olabilir.
    3- Dinde aşırı gidilmemeli ve emredilen şeyler normal olarak yerine getiril­melidir. Bu şekilde sahabenin birbirlerine yaptıkları tenkitlere şahit olmaktayız. Bu titiz davranışlar, o kişilerin kendi tercihleri de olsa lider konumundaki insanların aşırı gitmemeleri gerekir. Doğrusunu Allah bilir.[22]

    * Açık Arazideki Tuvalet İhtiyacı Anında Gözden Uzaklaşmak Ve Gizlenmek


    105/413- Abdurrahman b. Ebû Gurad/dan (Radıyallahü anh):[23]
    Peygamberimizle (Sallallahü aleyhi ve sellem) birlikte hac için yola çıkmıştık. Yolda onun tuvalet ihtiyacı için ayrıldığını gördüm ve kendisini bir su kabı ile takip edip (kabı yerdim). Sonra başkası (oraya) gitmesin diye de yola oturdum.
    Peygamberimiz ihtiyacını 'gidermek için iyice uzaklaşır (ve gözden uzakta bir yer seçerdi.)[24]

    106/414- Ebû Hüreyre'den (Radıyallahü anh):[25]
    Hz. Peygamber (ShîhUahû aleyhi ve seiiem) dedi ki:
    "Gözüne sürme çeken tek sayıda çeksin. Kim buna dikkat ederse güzel olur, yapmayana bir zorluk yoktur.
    İstincâda taş kullanacak kişi, tek[26] sayıda kullansın. Kim buna dik­kat ederse güzel olur, yapmayana bir zorluk yoktur.
    Bir şey yiyen, eğer diş kovuğundan bir şey çıkarsa onu atsın, (an­cak) diliyle bulduğu şeyi yutabilir. Kim buna dikkat ederse güzel olur, yapmayana bir zorluk yoktur.
    Tuvalet ihtiyacı için ayrılan kendisini gizlesin. Sadece kumdan bir tepe bile bulsa, ona sırtını dönerek (gizlensin). Şeytan, Âdem oğlunun a-çıktaki makatıyia alay eder (ettirir). Kim bu konuda titiz davranırsa gü­zel/karakterli hareket etmiş olur. Kim de titiz davranmazsa (sadece ayrılır giderse) ona da zorluk yoktur."[27]

    107/415- Abdurrahman b. Hasene'den (Radıyallahü anh):[28]
    Ben, Arar b. Âs ile oturuyordum. Rasûlullah (Saüaüahu aleyhi ve sellem) yanımıza geldi ve yanında deriden mâmül bir zırh ya da benzeri bir aleti var­dı. Sonra bizden ayrıldı ve ileride o zırhı kendisine siper yapıp, oturarak id­rarını yaptı. Biz:
    'Rasûlullah bir kadın gibi oturarak bevl ediyor,'diye konuştuk. Sonra yanımıza geldi ve dedi ki:
    "İsrail oğullarından bir kişinin, başına gelenlerden haberiniz yok mu? Onlardan bir kişiye idrar bulaşsa (kumaşın) o kısmını kesmek zorundaydı. Bu kişi onları bundan men etti de kabirde (büyük bir) azaba uğradı."
    § Abdurrahman b. Hasene'den (Radıyallahü anh) başka yolla gelen rivayet: Bir kişi yanındakilere, Rasûlullah (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) için: 'Bakın, bir kadın gibi oturarak bevl ediyor' dedi. Peygamberimiz bunu işitti ve yanlarına gelince dedi ki:
    "Yazık sana, İsrail oğullarından bir kişinin, başına gelenlerden habe­rin yok mu?., (ve hadisin devamını nakletti.)"[29]

    108/416- Ebû Saîd el-Hudrî'den (Radıyallahü anh):[30]
    Rasûluîlah'm (SailallâM aleyhi ye sellem) şöyle dediğini işittim: "İki kişi tuvalet ihtiyaçları için gidip avret yerlerini açarak ve konuşa­rak İhtiyaçların! gidermesinler! (Zira) Allah onların bu hareketine şiddetle buğzeder."
    NOT: Bit rivayette, töhmet/dedikodu sebebi hareketlerden kaçınılması gerek­tiği bize hatırlatılıyor. Tuvalet sırasında (su istemek gibi) bir İhtiyaç hariç dışarıdaki insanla konuşmak doğru değildir.[31]





  4. 26.Şubat.2012, 07:31
    2
    Editör



    Öyle bir hadis yok.

    TUVALET ÂDABI (TEHALLÎ) HAKKINDA HADİSLER

    Tuvalet İçin Uygun Yer Aramak. 2
    * İdrar Yapılması Yasaklanan Yerler. 2
    * Ayakta İdrar Yapmanın Hükmü. 3
    Açıklama. 4
    * Açık Arazideki Tuvalet İhtiyacı Anında Gözden Uzaklaşmak Ve Gizlenmek. 5
    * Tuvalet Anında Selâm Almanın Ve Abdestsiz Olarak Allah'ı Zikirle Meşgul Olmanın Hükmü 6
    Açıklama. 7
    * Tuvalete Girerken Ve Çıkarken Yapılan Duâ. 8
    * Tuvaletteki İnsanın Kabe'ye Ve Mescid-i Aksâ'ya Önünü Ya Da Arkasını Dönmesinin Yasaklanması. 9
    * Evlerdeki (Ya Da Kapalı Mekanlardaki) Tuvaletlerde Kıbleye Dönme Ruhsatı 10
    d)- TUVALET ÂDABI (TEHALLÎ)


    * Tuvalet İçin Uygun Yer Aramak


    96/404- Ebû Mûsâ el-Eş'ârî'den (Radıyaiiahü anha):[1]
    Rasûlullah (Saiiaiiaha aleyhi ve seltem) yürüyordu, bahçe kenarında yumuşak bir yere yöneldi ve oraya bevl etti. Sonra şöyle dedi:
    "İsrail oğullarından biri bevl eder ve İdrarı elbisesine bulaşırsa, (ku­maşın) o bölümünü makaslarla keserdi.[2] Sizden biri de bevl etmek istedi­ğinde, idrarı için uygun (sıçramayan/yumuşak) bir yer arasın!"[3]

    97/405- İbn Abbas'tan (Ra<tjyallahü anhüma):[4]
    Rasûlullah'ın (Saliaiiahu aleyhi ve seüem) şöyle dediğini işittim: "Lanet sebebi üç şeyden sakının!"
    'Ey Allah'ın Rasûlü! Lanet sebepleri nelerdir?' denilince: "İnsanların gölgelendiği yere veya gelip geçtikleri yola ya da su alınan yere (menbaına) birinizin oturup (tuvaletini) yapmasıdır" buyurdu.[5]

    98/406- Ebû Hüreyre'den (Radıyaiiaha anh):[6]
    Hz. Peygamber (Şallallahü aleyhi ve sellem):
    "Lanet sebebi iki şeyden sakının!"buyurdu. (Orada) bulunanlar: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Lanet sebebi iki şey nedir?' denilince buyurdu ki: "İnsanların geçtiği yola ya da gölgelendiklere yere birinizin oturup (tu­valetini) yapmasıdır."[7]

    * İdrar Yapılması Yasaklanan Yerler


    99/407- AbdulIah b. Sercis'ten (Radıyaiiaha anh):[8]
    Hz. Peygamber (Saiiattahu aleyhi ve seiiem) buyurdu ki;
    "Sizden biri kovuklara idrarını yapmasın, uyuduğunuz zaman kandili söndürün, şüphesiz fare fitili alıp ev halkının yanmasına sebep olabilir,
    Gece su/süt tulumlarını bağlayın, su kabının üstünü örtün ve kapıları kilitleyin!"
    §(Râvilerden) Katâde'ye:
    "Kovuklara bevletmenin mekruh olmasının sebebi nedir?" diye soru­lunca dedi ki:
    "(Çünkü) oralar cinlerin meskenleridir, denilir."[9]

    100/408- AbdulIah b. Muğaffel'den (Radıyaliahü anh):[10]
    Rasûlullah (Saüaiiaha aleyhi ve setim) dedi ki:
    "Biriniz gusül alacağı yere idrarını yapmasın, sonra orada abdest almak zorunda kahr. Vesvesenin büyük bir bölümü bundan (idrara dikkat etmemekten) kaynaklanır.”
    § İbn Muğaffel'den ikinci yolla gelen rivayet:
    Rasûlullah (SaUaüdhû aleyhi ve sellem) bir kişinin gusül alacağı yere idrarını yapmasını yasakladı. Vesvesenin büyük bir bölümü bundan (idrara dikkat etmemekten) kaynaklanır.[11]

    101/409- Humeyd b. Abdurrahnıan el-Hımyerî'den:[12]
    Ebû Hüreyre'nin Hz. Peygamber'in (SaUaiiaM aleyhi ve seium) yanındaki sohbet süresi gibi, Rasûlullah'ın yanında dört sene kalarak sohbetine katılan bir başka kişiye rastladım. Bu kişi dedi ki:
    'RaSÛlullah (Saîlallahü aleyhi ve sellem) bize:
    Her gün sürekli taranmayı (yâni aşırı süslenmeyi),Gusül aldığı (su birikintisine) idrar yapmayı, Bir kadının erkeğinden kalan su ile erkeğin de karısından kalan su ile gusül yapmasını yasakladı, birlikte avuç avuç (ya da bir kapla) alsınlar!' buyurdu.
    §Bir rivayette; 'ikisi beraber, o kaptan avuçla alsınlar,’ diye emretti.
    NOT: Hadis metni lafız olarak 'her gün sürekli taranmayı' şeklindedir. An­cak Rasûlullah (Saiiaüahü aleyhi ve sellem) her gün saçını taradığı[13] için buradaki mânâ, aşırı olarak makyajın/süslenmenin yasaklanması dır. Bir Müslüman, insanların ara­sında saçı ve sakalı düzgün olarak dolaşmahdır. Zira Hz. Peygamber saçı, sakalı karışmış ve pejmürde olarak dolaşan bir kişiyi tenkit etmiştir.[14]
    * Ayakta İdrar Yapmanın Hükmü


    102/410- Huzeyfe b. el-Yemân'dan (Radıyallahüanh):[15]
    Kendisine Ebû Musa'nın (Radtyaliaha anh) (üstüne sıçramasın diye titiz davranıp) şişeye idrarını yaptığı ve:
    'İsrail oğullarından birisinin üstüne, idrar bulaşırsa orayı (kumaşı) kesmek zorunda kalırdı”[16] dediği haberi ulaşınca, o (Huzeyfe ) şöyle dedi:
    'Arkadaşınızın (Ebû Musa'nın) bu şekilde aşın davranmamasını iste­rim. Ben hatırlarım ki Rasûlullah'la (Saiiaiiakü aleyhi ve sellem) beraber yürüyorduk, bir topluluğun çer çöp attığı yere ulaşınca O, ayakta bevletti, tıpkı sizden birinin yaptığı gibi. Ben oradan uzaklaşmak için yürüdüğümde, işaretle durdurdu ve (kendisine siper olmam için) yaklaşmamı emretti. Ben de geri gelip sırtına kadar yaklaştım (ve ona siper oldum.)'
    §Diğer rivayette; Huzeyfe (Radıyallahü anh) dedi ki:
    'Hz. Peygamberle (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) yoldaydık, benden ayrıldı ve bir topluluğun çer çöp attığı yere ulaştı. Ben de kendisinden uzaklaşmak is­tediğimde, yaklaşıp (siper olmam için) bana işaret etti. Geri gelip sırtına ka­dar yaklaştım (ve ona siper oldum.) O ayakta bevletti. Sonra benden su istedi ve abdest aldı. Mestleri üzerine de mesh etti.'[17]

    103/411- Muğîre b. Şu'be'den (Radıyallahü anh):[18]
    Rasûlullah (SaiiaiiaM aleyhi ve sellem) bir topluluğun çer çöp attığı yere gel­di ve ayakta idrarını yaptı.
    §Hammad b. Ebî Süleyman (rivayetinde); 'O anda (idrar sıçramaması için) ayaklarını açmıştı' dedi.[19]

    104/412- Hz. Âişe annemiz (Radıyaiiahu anhâ) dedi ki:[20]
    'Sana, Rasûlullah'm (Saiiaiiahu aleyhi ve sellem) ayakta bevlettiğine dair bir hadis rivayet edilirse onu doğrulama! Zira Rasûlullah, Kur'ân kendisine na­zil olmasından bu yana, ayakta idrarını hiç yapmadı.'[21]

    Açıklama


    Hz. Âişe'den gelen son rivayet, Rasûlullah'm (Saiiaiiaha aleyhi ve sellem) evdeki durumu ile ilgilidir. Ama ev dışındaki durumu konusunda, Huzeyfe'nin rivayeti ya­nında Hz.Ali, Muğîre b. Şu'be, Zeyd b. Sabit ve benzeri kişilerden (RadtyaiiaM anhüm) gelen haberler bulunmaktadır ve bunlar da makbuldür. İbn Ömer gibi bazı sahabilerin de ayakta beviettikleri mervidir.
    Bu rivayetlerden, ihtiyaç anında bir kişinin üstüne sıçratmaması şartıyla ayakta bevl edebileceği anlaşılmaktadır. Ancak, Rasûlullah'tan ve sahabeden bize gelen rivayetlerin büyük bir bölümünde, oturarak idrar yapıldığı/yapılması gerektiği nakledilir.
    Hz. Huzeyfe rivayetinden anlaşılan;
    1- Tuvalet esnasında konuşarak değil, bilakis işaret ederek ya da öksürerek bir şey istenebilir. Zaruret olmadıkça konuşmak doğru değildir ve yasaklanmıştır..
    2- Gelen rivayetlerde, tuvalet ihtiyacı sırasında insanın gizlenmesi emredilmektedir. Bu da bir duvarla, açık arazide ise (siper bulunmazsa) bir insanı siper ede­rek diğer kişilerin gözlerinden korunmak şeklinde olabilir.
    3- Dinde aşırı gidilmemeli ve emredilen şeyler normal olarak yerine getiril­melidir. Bu şekilde sahabenin birbirlerine yaptıkları tenkitlere şahit olmaktayız. Bu titiz davranışlar, o kişilerin kendi tercihleri de olsa lider konumundaki insanların aşırı gitmemeleri gerekir. Doğrusunu Allah bilir.[22]

    * Açık Arazideki Tuvalet İhtiyacı Anında Gözden Uzaklaşmak Ve Gizlenmek


    105/413- Abdurrahman b. Ebû Gurad/dan (Radıyallahü anh):[23]
    Peygamberimizle (Sallallahü aleyhi ve sellem) birlikte hac için yola çıkmıştık. Yolda onun tuvalet ihtiyacı için ayrıldığını gördüm ve kendisini bir su kabı ile takip edip (kabı yerdim). Sonra başkası (oraya) gitmesin diye de yola oturdum.
    Peygamberimiz ihtiyacını 'gidermek için iyice uzaklaşır (ve gözden uzakta bir yer seçerdi.)[24]

    106/414- Ebû Hüreyre'den (Radıyallahü anh):[25]
    Hz. Peygamber (ShîhUahû aleyhi ve seiiem) dedi ki:
    "Gözüne sürme çeken tek sayıda çeksin. Kim buna dikkat ederse güzel olur, yapmayana bir zorluk yoktur.
    İstincâda taş kullanacak kişi, tek[26] sayıda kullansın. Kim buna dik­kat ederse güzel olur, yapmayana bir zorluk yoktur.
    Bir şey yiyen, eğer diş kovuğundan bir şey çıkarsa onu atsın, (an­cak) diliyle bulduğu şeyi yutabilir. Kim buna dikkat ederse güzel olur, yapmayana bir zorluk yoktur.
    Tuvalet ihtiyacı için ayrılan kendisini gizlesin. Sadece kumdan bir tepe bile bulsa, ona sırtını dönerek (gizlensin). Şeytan, Âdem oğlunun a-çıktaki makatıyia alay eder (ettirir). Kim bu konuda titiz davranırsa gü­zel/karakterli hareket etmiş olur. Kim de titiz davranmazsa (sadece ayrılır giderse) ona da zorluk yoktur."[27]

    107/415- Abdurrahman b. Hasene'den (Radıyallahü anh):[28]
    Ben, Arar b. Âs ile oturuyordum. Rasûlullah (Saüaüahu aleyhi ve sellem) yanımıza geldi ve yanında deriden mâmül bir zırh ya da benzeri bir aleti var­dı. Sonra bizden ayrıldı ve ileride o zırhı kendisine siper yapıp, oturarak id­rarını yaptı. Biz:
    'Rasûlullah bir kadın gibi oturarak bevl ediyor,'diye konuştuk. Sonra yanımıza geldi ve dedi ki:
    "İsrail oğullarından bir kişinin, başına gelenlerden haberiniz yok mu? Onlardan bir kişiye idrar bulaşsa (kumaşın) o kısmını kesmek zorundaydı. Bu kişi onları bundan men etti de kabirde (büyük bir) azaba uğradı."
    § Abdurrahman b. Hasene'den (Radıyallahü anh) başka yolla gelen rivayet: Bir kişi yanındakilere, Rasûlullah (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) için: 'Bakın, bir kadın gibi oturarak bevl ediyor' dedi. Peygamberimiz bunu işitti ve yanlarına gelince dedi ki:
    "Yazık sana, İsrail oğullarından bir kişinin, başına gelenlerden habe­rin yok mu?., (ve hadisin devamını nakletti.)"[29]

    108/416- Ebû Saîd el-Hudrî'den (Radıyallahü anh):[30]
    Rasûluîlah'm (SailallâM aleyhi ye sellem) şöyle dediğini işittim: "İki kişi tuvalet ihtiyaçları için gidip avret yerlerini açarak ve konuşa­rak İhtiyaçların! gidermesinler! (Zira) Allah onların bu hareketine şiddetle buğzeder."
    NOT: Bit rivayette, töhmet/dedikodu sebebi hareketlerden kaçınılması gerek­tiği bize hatırlatılıyor. Tuvalet sırasında (su istemek gibi) bir İhtiyaç hariç dışarıdaki insanla konuşmak doğru değildir.[31]





  5. 26.Şubat.2012, 07:31
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: ayakta bevletmek ile ilgili hadisler

    Tuvalet Anında Selâm Almanın Ve Abdestsiz Olarak Allah'ı Zikirle Meşgul Olmanın Hükmü


    109/417- Muhammed b. Ca'fer'e,[32]
    Abdestsiz olan bir kişiye selâm vermenin hükmü soruldu. O da sene­diyle Muhacir b. Gunfüz'den (Raâtyaiiahamh) şunları nakletti:
    Kendisi (Muhacir b. Gunfüz) Rasûlutiah'a (Satiaiiahü aleyhi ve sellem) abâest alırken, selâm verdi. O da abdestini bitirinceye kadar selâmı almadı, daha sonra selâmını aldı ve buyurdu ki:
    "Senin selâmını almama mani olan şey, sadece temiz olmadan Al­lah'ı zikretmeyi kerih görmemdir."
    Muhammed b. Ca'fer ekledi:
    'Bu hadisten dolayı, Hasan Basrî temizlenmeden Kur'ân okumayı ve­ya aziz ve celîl olan Allah'ı zikretmeyi kerih görürdü/hoş karşüamazdı.’[33]

    110/418- Muhacirb. Gunfüz'den (Radıyaiiahü anh):[34]
    Rasûlullah'a (Saiiaiiaha aleyhi ve seiiem) abdest alırken, selâm verdim. O (abdestini bitirinceye kadar) selâmı almadı ve abdestini bitirince buyurdu ki:
    "Senin selâmını almama mani olan şey, sadece abdestsiz olarak Al­lah'ı zikretmeyi kerih görmemdir."
    § Bir rivayette; 'Sadece temiz olmadan Allah'ı zikretmeyi kerih gör­memdir,' şeklinde geçmektedir.
    § Muhacir b. Gunfüz'den (Radıyallahü anh) gelen ikinci rivayet: Peygamberimiz (SaUallahü aleyhi ve seiiem) bevlediyordu, kendisine selâm verdim. (Ancak) O, abdest'alıncaya kadar selâmı almadı, daha sonra aldı.[35]

    111/419- Abdullah b. Hanzale İbnü'r-Râhib'den (Radıyaiiaha anh):[36]
    Peygamberimiz (Saiiaiiaha aleyhi ve seiiem) bevlederken bir kişi (geldi,) se­lâm verdi. (Ancak) O, selâmı almadı. Daha sonra elini bahçeye vurup te­yemmüm yaptı (ve selâmını aldı).[37]

    112/420- Ebû Sellâm'dan:[38]
    Bana, Hz. Peygamber'i (Saiiaiiahu aleyhi ve selim) bevlederken gören kişi anlattı:
    'Rasûlullah bundan sonra daha suya dokunmadan/abdest almadan (ez­berinden) Kur'ân okudu,'
    §(Râvüerden) Hüşeym bir seferinde de şöyle nakletti: "...Suya dokunmadan/abdest almadan (ezberinden) Kur'ân âyetleri okudu."[39]

    Açıklama


    Abdestsiz olarak Allah'ın adı zikredilir ve ezberden Kur'ân okunabilir. An­cak Rasûllahm hayatında görülen uygulama, bunların çoğunlukla abdest alındıktan sonra yapılmasıdır. Aynca abdestsiz olarak bazı şeylerin yapılması yasaktır; Namaz ve tavaf gibi... Abdestsiz olarak Kur'ân'a dokunmak da çoğunluğun görüşüne göre yasaktır; Bu müctehidler arasında İbn Ömer, Hasan el-Basrî, Ata, Tâvûs, Şâbî, İmam Ebû Hanîfe, Mâlik, Şafiî, Ahmed b. Hanbel gibi önemli kişiler bulunmaktadır. Sade­ce Davûd ez-Zâhirî buna cevaz vermektedir.[40]
    Mendûb olan yukarıdaki uygulamadır. Cünüp olan kişi Kur'ân'ı ezber ya da yüzünden okuyamaz. Söz konusu rivayetler ilgili konuda gelecektir.[41]

    * Tuvalete Girerken Ve Çıkarken Yapılan Duâ


    113/421- Enes b. Mâtİk'ten (Radıyallahü anh):[42]
    Rasûlullah (Saiiaüahu aleyhi ve seiiem) tuvalete girerken şöyle derdi: "Allahümme, innî e'ûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habâis."
    (Duanın Trc. 'Allahım, şeytan ve yardımcılarının şerrinden sana sığınırım.')
    NOT: Hadiste geçen hubs kelimesi, habisim çoğuludur. Habâis kelimesi de, habîse'nin çoğuludur. Bu kelimelerin manaları ile ilgili çeşitli açıklamalar/yorumlar bulunmaktadır. Hattâbi ve İbn Hıbbân gibi bazı âlimler; şeytanla­rın erkek ve dişileri olarak ifade etmişlerdir. Bu nedenle 'Allahım, erkek ve dişi şey­tanların şerrinden sana sığınırım' şeklinde terceme edildiği gibi, ı Allahım, şeytan ve yardımcılarının şerrinden sana sığınırım' şeklinde de ifâde edilebilir.'[43]

    114/422- Enes b. Mâlik'ten (Radıyallahü anh):[44]
    Rasûlullah (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) tuvalete girerken şöyle derdi: "Allahümme, innî e'ûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habîs", "(ya da ve'l-habâis)."
    §Râvi Şube: Burada (ve'l-habîs ve'l-habâis) şeklinde ikisi de söylendi, şeklinde nakletti.[45]

    115/423- Zeyd b Erkam'dan (Radıyallahü mh):[46]
    Rasûlullah (Sattitiiaks aleyhi ve seiiem) dedi ki:
    "Şu bitki örtüsü (şeytanların/pisliklerin) bulunduğu yerlerdir, sizden biri oraya tuvalet için girdiğinde şöyle desin:
    'Allahümme, innî e'ûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habâis.1 "[47]

    116/424- Hz. Âişe annemizden (Radıyaiiahu anhâ):[48]
    Hz. Peygamber (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) tuvaletten çıkarken:
    "Gufrânek" derdi.
    (Duânm trc. (Allahım!) Senin affetmeni isterim.)
    NOT: Tuvaletten çıkarken, Rasûlullah'ın (Saiuaühû aleyhi ve senem) istiğfar etmesi, af dilemesinin sebebi şunlar olabilir:
    * Allah'ı tuvalet gibi bazı Özel ihtiyaçları dışında, her zaman zikreder ve a-nardı. İhtiyaç anında zikri terk etmeyi, kendisi için kusur ve günah olarak görebilir,
    * Ya da nimetlerin şükrünü eda edemediğini düşünüp böyle dua etmiş olabi­lir. Doğrusunu Allah bilir.[49]

    * Tuvaletteki İnsanın Kabe'ye Ve Mescid-i Aksâ'ya Önünü Ya Da Arkasını Dönmesinin Yasaklanması


    117/425- Abdullah b. Haris ez-Zübeydî'den (Radıyallahü anh):[50]
    Rasûlullah'in (SaUaiiahu aleyhi ve seiiem) şu sözünü ilk duyan benim: "Sizden biri kıbleye dönerek sakın bevl etmesin!"
    (Râvi der ki): "Bunu insanlara ilk nakleden kişi benim."[51]

    118/426- Ma'kıl b. Ebû Ma'kıl el-Esedî el-Ensârî'den (Radıyallahüanh):[52]
    Rasûlullah (Sallaliahü aieyiu ve sellem), büyük ve küçük tuvalet ihtiyacı anında iki kıbleye (yani Kabe ve Mescid-i Aksâ'ya)[53] dönmeyi yasakladı.[54]

    119/427- (Ebû Talha'nm azatlısı) Râfîb. İshâk'tan:[55]
    Kendisi, Ebû Eyyüb el-Ensârî'nin (Radıyaiiahu atıh) Mısır'da bulunduğu dönemde şu sözünü duymuştu:
    'Vallahi, bu tuvaletleri ne yapacağımı[56] bilmiyorum. Rasûlullah (Saiialm hü aleyhi ve sellem) Şöyle buyurmuştu:
    "Biriniz tuvalete, büyük ya da küçük ihtiyacı için gittiğinde Kabe'ye önünü ve arkasını dönmesin!'"[57]

    120/428-Ebû Eyyûb el-Ensârî'den (Radıyallahü anh):[58]
    Rasûlullah (SatlallahU aleyhi ve seüem) dedi ki:
    "Biriniz tuvalete gittiğinde, Kabe'ye önünü ve arkasını dönmesin! Ancak doğuya ya da batıya dönsün!"
    Ebû Eyyûb el-Ensârî şöyle devam etti:
    'Şam bölgesine geldiğimizde kıbleye doğru yapılmış tuvaletler bul­duk. (Tuvalet sırasında) başka tarafa yönelmeye çalışıyor, sonra da istiğfar ediyorduk.'[59]

    121/429- Ebû Hüreyre'den (Radıyaiiahu anh):[60]
    Hz. Peygamber (Saiiatiahu aleyhi ve seitem) şöyle dedi:
    "Ben sizin için bir baba gibiyim, (faydalı şeyleri öğretirim). Biriniz tuvalete gittiğinde, Kabe'ye önünü ve arkasını dönmesin!"
    Rasûluîlah (Saiiaiiahu aleyhi ve sellem) bize tezek ve kemik ile istincâyı (tu­valette temizlenmeyi), ayrıca birinin istincâda[61] sağ elini kullanmasını ya­sakladı.[62]






  6. 26.Şubat.2012, 07:31
    3
    Editör
    Tuvalet Anında Selâm Almanın Ve Abdestsiz Olarak Allah'ı Zikirle Meşgul Olmanın Hükmü


    109/417- Muhammed b. Ca'fer'e,[32]
    Abdestsiz olan bir kişiye selâm vermenin hükmü soruldu. O da sene­diyle Muhacir b. Gunfüz'den (Raâtyaiiahamh) şunları nakletti:
    Kendisi (Muhacir b. Gunfüz) Rasûlutiah'a (Satiaiiahü aleyhi ve sellem) abâest alırken, selâm verdi. O da abdestini bitirinceye kadar selâmı almadı, daha sonra selâmını aldı ve buyurdu ki:
    "Senin selâmını almama mani olan şey, sadece temiz olmadan Al­lah'ı zikretmeyi kerih görmemdir."
    Muhammed b. Ca'fer ekledi:
    'Bu hadisten dolayı, Hasan Basrî temizlenmeden Kur'ân okumayı ve­ya aziz ve celîl olan Allah'ı zikretmeyi kerih görürdü/hoş karşüamazdı.’[33]

    110/418- Muhacirb. Gunfüz'den (Radıyaiiahü anh):[34]
    Rasûlullah'a (Saiiaiiaha aleyhi ve seiiem) abdest alırken, selâm verdim. O (abdestini bitirinceye kadar) selâmı almadı ve abdestini bitirince buyurdu ki:
    "Senin selâmını almama mani olan şey, sadece abdestsiz olarak Al­lah'ı zikretmeyi kerih görmemdir."
    § Bir rivayette; 'Sadece temiz olmadan Allah'ı zikretmeyi kerih gör­memdir,' şeklinde geçmektedir.
    § Muhacir b. Gunfüz'den (Radıyallahü anh) gelen ikinci rivayet: Peygamberimiz (SaUallahü aleyhi ve seiiem) bevlediyordu, kendisine selâm verdim. (Ancak) O, abdest'alıncaya kadar selâmı almadı, daha sonra aldı.[35]

    111/419- Abdullah b. Hanzale İbnü'r-Râhib'den (Radıyaiiaha anh):[36]
    Peygamberimiz (Saiiaiiaha aleyhi ve seiiem) bevlederken bir kişi (geldi,) se­lâm verdi. (Ancak) O, selâmı almadı. Daha sonra elini bahçeye vurup te­yemmüm yaptı (ve selâmını aldı).[37]

    112/420- Ebû Sellâm'dan:[38]
    Bana, Hz. Peygamber'i (Saiiaiiahu aleyhi ve selim) bevlederken gören kişi anlattı:
    'Rasûlullah bundan sonra daha suya dokunmadan/abdest almadan (ez­berinden) Kur'ân okudu,'
    §(Râvüerden) Hüşeym bir seferinde de şöyle nakletti: "...Suya dokunmadan/abdest almadan (ezberinden) Kur'ân âyetleri okudu."[39]

    Açıklama


    Abdestsiz olarak Allah'ın adı zikredilir ve ezberden Kur'ân okunabilir. An­cak Rasûllahm hayatında görülen uygulama, bunların çoğunlukla abdest alındıktan sonra yapılmasıdır. Aynca abdestsiz olarak bazı şeylerin yapılması yasaktır; Namaz ve tavaf gibi... Abdestsiz olarak Kur'ân'a dokunmak da çoğunluğun görüşüne göre yasaktır; Bu müctehidler arasında İbn Ömer, Hasan el-Basrî, Ata, Tâvûs, Şâbî, İmam Ebû Hanîfe, Mâlik, Şafiî, Ahmed b. Hanbel gibi önemli kişiler bulunmaktadır. Sade­ce Davûd ez-Zâhirî buna cevaz vermektedir.[40]
    Mendûb olan yukarıdaki uygulamadır. Cünüp olan kişi Kur'ân'ı ezber ya da yüzünden okuyamaz. Söz konusu rivayetler ilgili konuda gelecektir.[41]

    * Tuvalete Girerken Ve Çıkarken Yapılan Duâ


    113/421- Enes b. Mâtİk'ten (Radıyallahü anh):[42]
    Rasûlullah (Saiiaüahu aleyhi ve seiiem) tuvalete girerken şöyle derdi: "Allahümme, innî e'ûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habâis."
    (Duanın Trc. 'Allahım, şeytan ve yardımcılarının şerrinden sana sığınırım.')
    NOT: Hadiste geçen hubs kelimesi, habisim çoğuludur. Habâis kelimesi de, habîse'nin çoğuludur. Bu kelimelerin manaları ile ilgili çeşitli açıklamalar/yorumlar bulunmaktadır. Hattâbi ve İbn Hıbbân gibi bazı âlimler; şeytanla­rın erkek ve dişileri olarak ifade etmişlerdir. Bu nedenle 'Allahım, erkek ve dişi şey­tanların şerrinden sana sığınırım' şeklinde terceme edildiği gibi, ı Allahım, şeytan ve yardımcılarının şerrinden sana sığınırım' şeklinde de ifâde edilebilir.'[43]

    114/422- Enes b. Mâlik'ten (Radıyallahü anh):[44]
    Rasûlullah (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) tuvalete girerken şöyle derdi: "Allahümme, innî e'ûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habîs", "(ya da ve'l-habâis)."
    §Râvi Şube: Burada (ve'l-habîs ve'l-habâis) şeklinde ikisi de söylendi, şeklinde nakletti.[45]

    115/423- Zeyd b Erkam'dan (Radıyallahü mh):[46]
    Rasûlullah (Sattitiiaks aleyhi ve seiiem) dedi ki:
    "Şu bitki örtüsü (şeytanların/pisliklerin) bulunduğu yerlerdir, sizden biri oraya tuvalet için girdiğinde şöyle desin:
    'Allahümme, innî e'ûzü bike mine'l-hubsi ve'l-habâis.1 "[47]

    116/424- Hz. Âişe annemizden (Radıyaiiahu anhâ):[48]
    Hz. Peygamber (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) tuvaletten çıkarken:
    "Gufrânek" derdi.
    (Duânm trc. (Allahım!) Senin affetmeni isterim.)
    NOT: Tuvaletten çıkarken, Rasûlullah'ın (Saiuaühû aleyhi ve senem) istiğfar etmesi, af dilemesinin sebebi şunlar olabilir:
    * Allah'ı tuvalet gibi bazı Özel ihtiyaçları dışında, her zaman zikreder ve a-nardı. İhtiyaç anında zikri terk etmeyi, kendisi için kusur ve günah olarak görebilir,
    * Ya da nimetlerin şükrünü eda edemediğini düşünüp böyle dua etmiş olabi­lir. Doğrusunu Allah bilir.[49]

    * Tuvaletteki İnsanın Kabe'ye Ve Mescid-i Aksâ'ya Önünü Ya Da Arkasını Dönmesinin Yasaklanması


    117/425- Abdullah b. Haris ez-Zübeydî'den (Radıyallahü anh):[50]
    Rasûlullah'in (SaUaiiahu aleyhi ve seiiem) şu sözünü ilk duyan benim: "Sizden biri kıbleye dönerek sakın bevl etmesin!"
    (Râvi der ki): "Bunu insanlara ilk nakleden kişi benim."[51]

    118/426- Ma'kıl b. Ebû Ma'kıl el-Esedî el-Ensârî'den (Radıyallahüanh):[52]
    Rasûlullah (Sallaliahü aieyiu ve sellem), büyük ve küçük tuvalet ihtiyacı anında iki kıbleye (yani Kabe ve Mescid-i Aksâ'ya)[53] dönmeyi yasakladı.[54]

    119/427- (Ebû Talha'nm azatlısı) Râfîb. İshâk'tan:[55]
    Kendisi, Ebû Eyyüb el-Ensârî'nin (Radıyaiiahu atıh) Mısır'da bulunduğu dönemde şu sözünü duymuştu:
    'Vallahi, bu tuvaletleri ne yapacağımı[56] bilmiyorum. Rasûlullah (Saiialm hü aleyhi ve sellem) Şöyle buyurmuştu:
    "Biriniz tuvalete, büyük ya da küçük ihtiyacı için gittiğinde Kabe'ye önünü ve arkasını dönmesin!'"[57]

    120/428-Ebû Eyyûb el-Ensârî'den (Radıyallahü anh):[58]
    Rasûlullah (SatlallahU aleyhi ve seüem) dedi ki:
    "Biriniz tuvalete gittiğinde, Kabe'ye önünü ve arkasını dönmesin! Ancak doğuya ya da batıya dönsün!"
    Ebû Eyyûb el-Ensârî şöyle devam etti:
    'Şam bölgesine geldiğimizde kıbleye doğru yapılmış tuvaletler bul­duk. (Tuvalet sırasında) başka tarafa yönelmeye çalışıyor, sonra da istiğfar ediyorduk.'[59]

    121/429- Ebû Hüreyre'den (Radıyaiiahu anh):[60]
    Hz. Peygamber (Saiiatiahu aleyhi ve seitem) şöyle dedi:
    "Ben sizin için bir baba gibiyim, (faydalı şeyleri öğretirim). Biriniz tuvalete gittiğinde, Kabe'ye önünü ve arkasını dönmesin!"
    Rasûluîlah (Saiiaiiahu aleyhi ve sellem) bize tezek ve kemik ile istincâyı (tu­valette temizlenmeyi), ayrıca birinin istincâda[61] sağ elini kullanmasını ya­sakladı.[62]






  7. 26.Şubat.2012, 07:32
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: ayakta bevletmek ile ilgili hadisler

    122/430- Selman el-Fârisî'den (Radıyallahü anh):[63]
    Müşrikler Rasûlullah (SaiMiaM aleyhi ve sellem) ile alay ederken onlardan birisi şöyle dedi:
    'Arkadaşınızın size tuvalet (adabına) varıncaya kadar her şeyi öğretti­ğini düşünüyorum.' Selman şöyle cevap verdi:
    'Evet, O bize tuvalet (ihtiyacı) sırasında kıbleye dönmemeyi emretti"
    §(Bir rivayette; 'arkamızı da dönmemeyi emretti.Rasûlullah (SaUaüaha aleyhi ve seiiem) bize; istincâda sağ eli, üçten az taşı, ayrıca tezek ve kemiği de kullanmayı yasakladı.
    NOT: Yeryüzünün mübarek bölgelerinden Kudüs'teki Mescid-i Aksa Müs­lümanların ilk kıblesi ve Mekke'deki Kabe ise sonraki kıbleleridir. Bu nedenle çölde ya da açık arazide bulunanların tuvalet ihtiyacı sırasında Kabe'ye veya Mescid-i Aksâ'ya arkalarını ve Önlerini dönmeleri yasaklanmıştır. Zira bu kutsal mekânlara ibadet için dönülür.
    Zaruret halinde ya da kapalı mekânlarda, bu yönlere dönme ruhsatı verilmiş­tir. Fakat tuvalet yapımında kıbleye doğru olmamasına dikkat edilmelidir.[64]
    * Evlerdeki (Ya Da Kapalı Mekanlardaki) Tuvaletlerde Kıbleye Dönme Ruhsatı


    123/431- Câbirb. Abdullah'tan (RadıyaiiaM anh):[65]
    Rasûlullah (Saiiaiiahü aleyhi ve seiiem) bize bevl ederken avret mahallimiz (açık olarak) kıbleye dönmemizi yasakladı. Sonra onu, vefat etmeden bir yıl önce kıbleye dönmüş bir şekilde bevlederken gördüm.[66]

    124/432- Abdullah b. Ömer'den (Radıyaiiahaanhümâ):[67]
    Bir gün (kız kardeşim) Hz. Hafsa'nın (RadıyaiiaM anhâ) odasının damına çıktım ve (tesadüfen) Rasülullah'ı (Saiiaiiahu aleyhi ve seium) tuvalet ihtiyacı için oturmuş gördüm; yüzü Şam bölgesine ve sırtı da Kabe'ye dönüktü.
    § İbn Ömer'den ikinci tarikle gelen rivayet:
    Bir gün evimizin damına çıktım ve (etrafa bakarken tesadüfen) Rasûl­ullah'ı (Saiiaiiahü aleyhi ve seiiem) iki kerpiç üzerine tuvalet ihtiyacı için oturmuş gördüm, yüzü de Mescid-i Aksa tarafına dönüktü.[68]

    125/433-Abdullah b. Ömer'den (Radıyaiiahu anhüma):[69]
    Rasûlullah'ı (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) iki kerpiç üzerine tuvalet ihtiyacı için oturmuş gördüm, yüzü de kıbleye dönüktü.[70]

    126/434- Ebû Katâde'den (Radıyaiumanh):[71]
    Rasûlullah'ı (Saiiaîiahu aleyhi ve seiiem) kıbleye dönük olarak bevlettiğini gördüm.[72]

    127/435- Ömer b. Abdülazîz'den:[73]
    Şu kadar süreden beri, tuvalette kıbleye dönmedim. Bana Irak b. Mâ­lik, Hz. Âişe'den (RadıyaitahUatthâ) rivayet etti:
    'İnsanların bundan (tuvalet sırasında kıbleye dönme yasağından) hoş­lanmadı klan/zorlandıkları haberi Hz. Peygamber' e (SattaifaM aleyhi ve seiiem) ula­şınca, kıbleye dönme izni (ruhsatı) verdi.'
    § Hz. Âişe'den (Radıyaiiahümhâ) gelen başka rivayette:
    RaSÛİUİlah (Sallaliahü aleyhi ve seliem) dedi İd:
    "Böyle yapıyorlar ha, oturağımın yönünü kıbleye çevirebilirsiniz."[74]
    NOT: Bu konuda bilgi için bk. 122/430 nolu hadisin açıklaması





  8. 26.Şubat.2012, 07:32
    4
    Editör
    122/430- Selman el-Fârisî'den (Radıyallahü anh):[63]
    Müşrikler Rasûlullah (SaiMiaM aleyhi ve sellem) ile alay ederken onlardan birisi şöyle dedi:
    'Arkadaşınızın size tuvalet (adabına) varıncaya kadar her şeyi öğretti­ğini düşünüyorum.' Selman şöyle cevap verdi:
    'Evet, O bize tuvalet (ihtiyacı) sırasında kıbleye dönmemeyi emretti"
    §(Bir rivayette; 'arkamızı da dönmemeyi emretti.Rasûlullah (SaUaüaha aleyhi ve seiiem) bize; istincâda sağ eli, üçten az taşı, ayrıca tezek ve kemiği de kullanmayı yasakladı.
    NOT: Yeryüzünün mübarek bölgelerinden Kudüs'teki Mescid-i Aksa Müs­lümanların ilk kıblesi ve Mekke'deki Kabe ise sonraki kıbleleridir. Bu nedenle çölde ya da açık arazide bulunanların tuvalet ihtiyacı sırasında Kabe'ye veya Mescid-i Aksâ'ya arkalarını ve Önlerini dönmeleri yasaklanmıştır. Zira bu kutsal mekânlara ibadet için dönülür.
    Zaruret halinde ya da kapalı mekânlarda, bu yönlere dönme ruhsatı verilmiş­tir. Fakat tuvalet yapımında kıbleye doğru olmamasına dikkat edilmelidir.[64]
    * Evlerdeki (Ya Da Kapalı Mekanlardaki) Tuvaletlerde Kıbleye Dönme Ruhsatı


    123/431- Câbirb. Abdullah'tan (RadıyaiiaM anh):[65]
    Rasûlullah (Saiiaiiahü aleyhi ve seiiem) bize bevl ederken avret mahallimiz (açık olarak) kıbleye dönmemizi yasakladı. Sonra onu, vefat etmeden bir yıl önce kıbleye dönmüş bir şekilde bevlederken gördüm.[66]

    124/432- Abdullah b. Ömer'den (Radıyaiiahaanhümâ):[67]
    Bir gün (kız kardeşim) Hz. Hafsa'nın (RadıyaiiaM anhâ) odasının damına çıktım ve (tesadüfen) Rasülullah'ı (Saiiaiiahu aleyhi ve seium) tuvalet ihtiyacı için oturmuş gördüm; yüzü Şam bölgesine ve sırtı da Kabe'ye dönüktü.
    § İbn Ömer'den ikinci tarikle gelen rivayet:
    Bir gün evimizin damına çıktım ve (etrafa bakarken tesadüfen) Rasûl­ullah'ı (Saiiaiiahü aleyhi ve seiiem) iki kerpiç üzerine tuvalet ihtiyacı için oturmuş gördüm, yüzü de Mescid-i Aksa tarafına dönüktü.[68]

    125/433-Abdullah b. Ömer'den (Radıyaiiahu anhüma):[69]
    Rasûlullah'ı (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) iki kerpiç üzerine tuvalet ihtiyacı için oturmuş gördüm, yüzü de kıbleye dönüktü.[70]

    126/434- Ebû Katâde'den (Radıyaiumanh):[71]
    Rasûlullah'ı (Saiiaîiahu aleyhi ve seiiem) kıbleye dönük olarak bevlettiğini gördüm.[72]

    127/435- Ömer b. Abdülazîz'den:[73]
    Şu kadar süreden beri, tuvalette kıbleye dönmedim. Bana Irak b. Mâ­lik, Hz. Âişe'den (RadıyaitahUatthâ) rivayet etti:
    'İnsanların bundan (tuvalet sırasında kıbleye dönme yasağından) hoş­lanmadı klan/zorlandıkları haberi Hz. Peygamber' e (SattaifaM aleyhi ve seiiem) ula­şınca, kıbleye dönme izni (ruhsatı) verdi.'
    § Hz. Âişe'den (Radıyaiiahümhâ) gelen başka rivayette:
    RaSÛİUİlah (Sallaliahü aleyhi ve seliem) dedi İd:
    "Böyle yapıyorlar ha, oturağımın yönünü kıbleye çevirebilirsiniz."[74]
    NOT: Bu konuda bilgi için bk. 122/430 nolu hadisin açıklaması








+ Yorum Gönder