Konusunu Oylayın.: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

5 üzerinden 4.40 | Toplam: 5 kişi oyladı.

Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?
  1. 25.Şubat.2012, 07:12
    1
    Misafir

    Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

  2. 25.Şubat.2012, 11:40
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 18,003
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 231
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?




    Şehid Kimdir?

    Allah yolunda canını feda eden bir Müslümana şehid denir.

    Şehidlik İslâm'da en büyük mertebedir.
    Şehidlerin Allah katında kadir ve kıymetleri pek yücedir.
    Âhirette en büyük rütbenin peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmiştir.
    Bunun içindir ki, şehidlerin bütün günah ve kusurları Allah tarafından afvedilmektedir.
    Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri "Ölürsem şehidim, kalırsam gazi!.."
    inancıdır. Bu durum, ayette "iki güzelden biri" şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe, 9/52)
    Yani, mü´min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır:
    Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır. (İbnu Kesir, IV, 102; Nesefi, II, 130)

    Halid b. Velid´in İran komutanına söylediği şu sözler, şehitlik kavramının
    Müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir:

    "Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim.
    "
    (Abdü rabbih, s., 387)
    Şehîd-i Kâmil Kime Denir?

    Hem dünya hem de âhiret itibariyle şehid sayılan kimselere, şehîd-i kâmil denir.
    Bunlar muharebede öldürülenler, yahut âsiler, eşkıyalar, anarşistler veya evinde hırsızlar tarafından gadren ve zulmen öldürülen kimselerdir.

    Bir Müslümanın şehîd-i kâmil sayılabilmesi için altı şart lâzımdır:


    1. Müslüman olmak.

    2. Akıllı olmak.

    3. Bâliğ olmak.

    4. Cünüp olmamak, hayız ve nifas hâlinde bulunmamak.

    5. Vurulmanın akabinde hemen ölmüş olmak. Vurulduktan sonra, ölmeden önce, yeyip içer, tedavi görürse, vurulduğu yerden başka tarafa taşınırsa veya üzerinden bir namaz vakti geçecek kadar yaşarsa, kâmil şehidlik kısmından çıkar. Uhrevî şehîd olur.

    6. Öldürülmüş olmasından dolayı, öldüren kimseye kısas icab etmek. Yani, kasden öldürülmüş olmak. Hatâen öldürülme durumlarında, katile kısas vâcib olmadığı için, maktûl şehîd-i kâmil kısmına girmez.Şehîd-i kâmiller, yıkanmadan kanlı elbiseleri ile gömülürler. Hz. Ömer (ra) ile Hz. Ali (ra) de bu şartlardan biri bulunmadığı için yıkandılar; Hz. Osman (ra) ise, yıkanmadan gömüldü.

    3. Şehîd-i Uhrevî Kime Denir?

    Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat âhirette şehid muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir. Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.

    Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:

    * Suda boğulanlar.

    * Ateşte yananlar. (İbnu Mace, Cihad, 17))

    * Enkaz altında kalanlar.

    * Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.

    * Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.

    * İlim yolunda ölenler.

    * Ciğer hastalıklarından ölenler.

    * Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.

    * Baş ağrısından ölenler.

    * Karın ağrısından ölenler.

    * Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.

    * Cuma gecesi ölenler.

    * Gurbet ilde vefat edenler.

    * Akrep, yılan sokması gibi sebeblerle vefat edenler...

    (Savaş dışındaki şehîdler hakkında hadisler için bakınız:
    Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz,
    65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I, 22, 23, II, 323, 325).)


    4. Şehîd-i Hükmî veya Şehîd-i Dünyevî Kime Denir?

    Bunlar münafıklardır. Bunların kalblerinde bulunan nifak emaresini sadece Cenâb-ı Hak bildiği için, dünya itibariyle şehid muamelesi yapılır. Çünkü bunlar, dış görünüşleri itibariyle Müslümanlardırlar, fakat kalbleri itibariyle kâfir...

    5. Şehidlerle İlgili Bâzı Hadîs-i Şerîfler:

    "Malını müdafaada öldürülen şehiddir,
    ırz ve nâmusunu müdafaa ederken öldürülen şehiddir,
    nefsini müdafaada öldürülen şehiddir..."
    "Şehidleri kanları ile sarın. Zira Allah yolunda açılan bir yara kıyâmet günü mahşere geldikte, o yara, rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olarak kanar..."
    "Şehidler cennetin kapısında, nehrin parlak zinetinde, yeşil çadırdadır.
    Sabah - akşam rızıkları Cennetten onlara gelir."
    "Ma'rûfu emr ve münkeri nehiyden dolayı katledilen şehiddir."
    "Kim cuma günü vefat ederse şehiddir."
    "Kim hayvanından düşüp ölürse o kimse şehiddir."
    "Suda boğulan şehiddir,
    ateşte yanarak ölen şehiddir,
    gurbette garip ölen şehiddir,
    zehirli hayvan sokmasından ölen şehiddir,
    karın ağrısından ölenler şehiddir,
    bina yıkılıp altında kalarak ölen şehiddir,
    evinin üstünden (damdan) düşerek boynu kırılıp ölen şehiddir,
    üzerine büyük taş düşüp ölen şehiddir..."
    "Din kardeşini müdafaada katlolunan şehiddir,
    mâsum olan komşusunu savunurken öldürülen de şehiddir..."

    "Şehidin borçtan başka bütün günahları mağfiret olunur."
    (Müslim)
    Bâzı âlimler denizde şehid olmanın, kul borcuna dahi keffaret olacağını ileri sürmüşlerdir.
    "Şehid, ehl-i beytinden (aile ve akrabasından) yetmiş kişiye şefaat eder, şefaati kabûl edilir."
    (Ebû Dâvud, Tirmizî).
    "Kıyâmet gününde üç sınıf şefaat edecek: Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehidler..." (Tâc)
    Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve mü'minler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda O'nun rızası için şehid olmak, her mü'minin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür!..:
    "Şehid olmayı Yüce Allah'tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir." (Müslim, İmâre, 156, 157; Ebû Davud, İstigfâr, 26; Neseî, Cihâd, 36; ibn Mâce, Cihâd, 15).
    S.İslmyt



  3. 25.Şubat.2012, 11:40
    2
    Silent and lonely rains



    Şehid Kimdir?

    Allah yolunda canını feda eden bir Müslümana şehid denir.

    Şehidlik İslâm'da en büyük mertebedir.
    Şehidlerin Allah katında kadir ve kıymetleri pek yücedir.
    Âhirette en büyük rütbenin peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmiştir.
    Bunun içindir ki, şehidlerin bütün günah ve kusurları Allah tarafından afvedilmektedir.
    Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri "Ölürsem şehidim, kalırsam gazi!.."
    inancıdır. Bu durum, ayette "iki güzelden biri" şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe, 9/52)
    Yani, mü´min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır:
    Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır. (İbnu Kesir, IV, 102; Nesefi, II, 130)

    Halid b. Velid´in İran komutanına söylediği şu sözler, şehitlik kavramının
    Müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir:

    "Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim.
    "
    (Abdü rabbih, s., 387)
    Şehîd-i Kâmil Kime Denir?

    Hem dünya hem de âhiret itibariyle şehid sayılan kimselere, şehîd-i kâmil denir.
    Bunlar muharebede öldürülenler, yahut âsiler, eşkıyalar, anarşistler veya evinde hırsızlar tarafından gadren ve zulmen öldürülen kimselerdir.

    Bir Müslümanın şehîd-i kâmil sayılabilmesi için altı şart lâzımdır:


    1. Müslüman olmak.

    2. Akıllı olmak.

    3. Bâliğ olmak.

    4. Cünüp olmamak, hayız ve nifas hâlinde bulunmamak.

    5. Vurulmanın akabinde hemen ölmüş olmak. Vurulduktan sonra, ölmeden önce, yeyip içer, tedavi görürse, vurulduğu yerden başka tarafa taşınırsa veya üzerinden bir namaz vakti geçecek kadar yaşarsa, kâmil şehidlik kısmından çıkar. Uhrevî şehîd olur.

    6. Öldürülmüş olmasından dolayı, öldüren kimseye kısas icab etmek. Yani, kasden öldürülmüş olmak. Hatâen öldürülme durumlarında, katile kısas vâcib olmadığı için, maktûl şehîd-i kâmil kısmına girmez.Şehîd-i kâmiller, yıkanmadan kanlı elbiseleri ile gömülürler. Hz. Ömer (ra) ile Hz. Ali (ra) de bu şartlardan biri bulunmadığı için yıkandılar; Hz. Osman (ra) ise, yıkanmadan gömüldü.

    3. Şehîd-i Uhrevî Kime Denir?

    Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat âhirette şehid muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir. Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.

    Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:

    * Suda boğulanlar.

    * Ateşte yananlar. (İbnu Mace, Cihad, 17))

    * Enkaz altında kalanlar.

    * Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.

    * Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.

    * İlim yolunda ölenler.

    * Ciğer hastalıklarından ölenler.

    * Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.

    * Baş ağrısından ölenler.

    * Karın ağrısından ölenler.

    * Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.

    * Cuma gecesi ölenler.

    * Gurbet ilde vefat edenler.

    * Akrep, yılan sokması gibi sebeblerle vefat edenler...

    (Savaş dışındaki şehîdler hakkında hadisler için bakınız:
    Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz,
    65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I, 22, 23, II, 323, 325).)


    4. Şehîd-i Hükmî veya Şehîd-i Dünyevî Kime Denir?

    Bunlar münafıklardır. Bunların kalblerinde bulunan nifak emaresini sadece Cenâb-ı Hak bildiği için, dünya itibariyle şehid muamelesi yapılır. Çünkü bunlar, dış görünüşleri itibariyle Müslümanlardırlar, fakat kalbleri itibariyle kâfir...

    5. Şehidlerle İlgili Bâzı Hadîs-i Şerîfler:

    "Malını müdafaada öldürülen şehiddir,
    ırz ve nâmusunu müdafaa ederken öldürülen şehiddir,
    nefsini müdafaada öldürülen şehiddir..."
    "Şehidleri kanları ile sarın. Zira Allah yolunda açılan bir yara kıyâmet günü mahşere geldikte, o yara, rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olarak kanar..."
    "Şehidler cennetin kapısında, nehrin parlak zinetinde, yeşil çadırdadır.
    Sabah - akşam rızıkları Cennetten onlara gelir."
    "Ma'rûfu emr ve münkeri nehiyden dolayı katledilen şehiddir."
    "Kim cuma günü vefat ederse şehiddir."
    "Kim hayvanından düşüp ölürse o kimse şehiddir."
    "Suda boğulan şehiddir,
    ateşte yanarak ölen şehiddir,
    gurbette garip ölen şehiddir,
    zehirli hayvan sokmasından ölen şehiddir,
    karın ağrısından ölenler şehiddir,
    bina yıkılıp altında kalarak ölen şehiddir,
    evinin üstünden (damdan) düşerek boynu kırılıp ölen şehiddir,
    üzerine büyük taş düşüp ölen şehiddir..."
    "Din kardeşini müdafaada katlolunan şehiddir,
    mâsum olan komşusunu savunurken öldürülen de şehiddir..."

    "Şehidin borçtan başka bütün günahları mağfiret olunur."
    (Müslim)
    Bâzı âlimler denizde şehid olmanın, kul borcuna dahi keffaret olacağını ileri sürmüşlerdir.
    "Şehid, ehl-i beytinden (aile ve akrabasından) yetmiş kişiye şefaat eder, şefaati kabûl edilir."
    (Ebû Dâvud, Tirmizî).
    "Kıyâmet gününde üç sınıf şefaat edecek: Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehidler..." (Tâc)
    Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve mü'minler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda O'nun rızası için şehid olmak, her mü'minin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür!..:
    "Şehid olmayı Yüce Allah'tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir." (Müslim, İmâre, 156, 157; Ebû Davud, İstigfâr, 26; Neseî, Cihâd, 36; ibn Mâce, Cihâd, 15).
    S.İslmyt



  4. 25.Şubat.2012, 14:06
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,370
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 42
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

    Bazı zayıf kaynaklarda, bu şekilde, bazılarında da biraz farklı olarak: “Her kim âşık olur ve askını gizler de iffet ve sabır gösterirse, Allah onu bağışlar ve Cennete koyar”(Hadîsin bütün kaynakları için bk. Muhammed Abdülkâdir Atâ, el-Gummâ’ale-llümmâz üzerine tahkîk 216) şeklinde rivayet edilen ve hadis zannedilen bir söz vardır. Ancak bu hem rivâyet, hem de dirâyet (yani manası) yönünden sağlam görülmemiş ve Rasûlüllah’a yakıştırılamamıştır. Çünkü erkeğin bir kadına, ya da kadının bir erkeğe âşık olması mecaz anlamda bir aşktır ve bir bakıma marazî bir haldır. Zîrâ bu, kalbi Allah’tan boşaltıp, sevdiğine kaptırma, teslim etme ve ona kayıtsız şartsız boyun eğme (ta’abbüd) anlamını taşır. Hal böyle iken nasıl olur da Allah’ın hükmünü yüceltmek için savaşırken şehid olanlara denk olabilir! Kaldı ki, aşkın helâl olanı bulunduğu gibi, haram olanı da olur. Böyle olunca, Rasulüllah Efendimizin ayırım yapmadan, her âşık olup askını gizleyen ve iffetli olanı şehîd sayması nasıl düşünülebilir.(Ibn Kayyim, Zâdü’l me’âd IV/2,76) Ayrıcâ Rasulüllah’tan bize sahîh olarak ulaşan hiç bir hadîste “aşk” sözü geçmemektedir.Sahîh hadîs kitaplarının dışında kalan çok değişik kaynaklarda Süveyd b. Saîd’den rivâyet edilen bu sözü Ibnü’l-Cevzî uydurma hadîsler (mevzûât) arasında zikreder,(bk. Ebu’1-Hasen el-Kinânî, Tenzûhu’s-Seri’a N/364) Ibnü’l-Kayyim de aslâ hadîs olamayacağını anlatır(Ibnü’l-Kayyim agk.) Genellikle “mevzûât” kitaplarında bulunan bu söz için en iyimser olanlar, bunu en fazla”‘zayıf hadîs” derecesine çıkarabilmişlerdir.. Hattâ meşhur Muhaddis Yahyâ b. Ma’în, bunu rivâyet eden Süveyd için: “Eğer atım ve okum olsaydı, gider onunla çarpışırdım” bile demiştir. (Aclûnî, Kesfu’1-hafâ N/363)


    Sonra çeşitli hadîslerde dünya ve âhiret şehitleri sayılmış ve âşık, bunlardan birisi olarak zikredilmemiştir.


  5. 25.Şubat.2012, 14:06
    3
    âb ü kil
    Bazı zayıf kaynaklarda, bu şekilde, bazılarında da biraz farklı olarak: “Her kim âşık olur ve askını gizler de iffet ve sabır gösterirse, Allah onu bağışlar ve Cennete koyar”(Hadîsin bütün kaynakları için bk. Muhammed Abdülkâdir Atâ, el-Gummâ’ale-llümmâz üzerine tahkîk 216) şeklinde rivayet edilen ve hadis zannedilen bir söz vardır. Ancak bu hem rivâyet, hem de dirâyet (yani manası) yönünden sağlam görülmemiş ve Rasûlüllah’a yakıştırılamamıştır. Çünkü erkeğin bir kadına, ya da kadının bir erkeğe âşık olması mecaz anlamda bir aşktır ve bir bakıma marazî bir haldır. Zîrâ bu, kalbi Allah’tan boşaltıp, sevdiğine kaptırma, teslim etme ve ona kayıtsız şartsız boyun eğme (ta’abbüd) anlamını taşır. Hal böyle iken nasıl olur da Allah’ın hükmünü yüceltmek için savaşırken şehid olanlara denk olabilir! Kaldı ki, aşkın helâl olanı bulunduğu gibi, haram olanı da olur. Böyle olunca, Rasulüllah Efendimizin ayırım yapmadan, her âşık olup askını gizleyen ve iffetli olanı şehîd sayması nasıl düşünülebilir.(Ibn Kayyim, Zâdü’l me’âd IV/2,76) Ayrıcâ Rasulüllah’tan bize sahîh olarak ulaşan hiç bir hadîste “aşk” sözü geçmemektedir.Sahîh hadîs kitaplarının dışında kalan çok değişik kaynaklarda Süveyd b. Saîd’den rivâyet edilen bu sözü Ibnü’l-Cevzî uydurma hadîsler (mevzûât) arasında zikreder,(bk. Ebu’1-Hasen el-Kinânî, Tenzûhu’s-Seri’a N/364) Ibnü’l-Kayyim de aslâ hadîs olamayacağını anlatır(Ibnü’l-Kayyim agk.) Genellikle “mevzûât” kitaplarında bulunan bu söz için en iyimser olanlar, bunu en fazla”‘zayıf hadîs” derecesine çıkarabilmişlerdir.. Hattâ meşhur Muhaddis Yahyâ b. Ma’în, bunu rivâyet eden Süveyd için: “Eğer atım ve okum olsaydı, gider onunla çarpışırdım” bile demiştir. (Aclûnî, Kesfu’1-hafâ N/363)


    Sonra çeşitli hadîslerde dünya ve âhiret şehitleri sayılmış ve âşık, bunlardan birisi olarak zikredilmemiştir.


  6. 31.Mart.2012, 20:58
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,558
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

    Aşık olmak konusunda dinimizin ölçüleri nelerdir? Aşkını gizlemek şehit sevabı verir mi?

    Soru

    Özellikte gençlerde olan; bir erkeğin bir kıza duyduğu hoşlanma yada genellikle aşk olarak tabir edilen duygularla ilgili bir ayet ya da peygamber efendimiz (sav) 'in söylediği herhangi bir hadis var mı? Aşkını gizlemek şehit sevabı verir mi?


    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: "Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir." (bk. Kenzu’l-ummal, h. No: 6999-7000; Hakim, Hatib) "Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek, sabredenin günahlarını, Allahü teâlâ affedip Cennetine koyar." (İbni Asakir)

    Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak sevgi insanı kör ettiği için, insanın kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir." (Deylemi)

    "Aşkını gizleyip iffetini muhafaza ederek ölen şehittir" mealindeki hadis, Hz. Aişe ve İbn Abbas’tan gelen rivayetlere dayanmaktadır

    Bu konudaki rivayetleri zayıf gören alimlerin yanında sahih kabul eden alimler de vardır(bk. El-Makasıdu’l-hasene, 1/658).

    Bilindiği üzere, aşk denilen aşırı sevgi duygusu, duygusal şehevî arzulardan çok farklı bir gerçektir. Genellikle aşk, kişinin iradesi dışında, insanın kalbine-davetsiz misafir olarak- gelip yerleşen bir olgudur. Bu işte, muhatabın gerçek güzelliğinden ziyade, gönlün kabulüne göre izafî bir güzellik söz konusudur. Gözü kör olan aşkın cazibesine kapılan kişinin gözünde, sırf sevgilisinin güzelliği vardır. Bazen cinnete varan bir durum söz konusu olabilir ve akıl tamamen bloke edilebilir.

    İnsanın iradesi dışında gelip kalbini kemiren aşk olgusu aynı zamanda –imtihanın bir versiyonu olarak- bir nevi kalbî/ruhî bir hastalık olarak da kabul edilebilir.

    Bir hadis-i şerifte “iç hastalıklarından ötürü ölen kimse şehittir”(Kenzu’l-Ummal, h.no: 11191) buyurulmuştur. Deyim yerinde ise, bu hadisteki iç hastalıklar organiktir. Aşktan dolayı oluşan iç hastalık ise ruhî/kalbîdır. Aşka, kalbî/manevî olmakla beraber bazen insanın kemiklerini eritecek kadar organik hastalıklara da sebep olabilir.

    Bazı rivayetlerde “gizleme” kaydı yoktur. Fakat bütün rivayetlerde “iffeti koruma” kaydı vardır. Bu da gösteriyor ki, aşkın en belirgin özelliği, nefsânî değil, kalbî olmasıdır.

    Maddî ve manevî “iç hastalıklar” ortak paydasında birleşen bu iki hastalığın da aynı sonuç doğurması en makul olanıdır.

    Aşkın bu meziyetinin önemli bir sebebi de, iffetle devam ettiği takdirde, zamanla sahibini gerçek vuslata kavuşturan bir araç olmasıdır.

    Pek çok âşık, maşukunun üzerindeki fanilik damgasını gördükten sonra, Hz. İbrahim gibi “Ben biraz görünüp, arkasından kaybolan fani maşukları sevmem” demiş, mecazî sevgililer yerine hakîkî sevgili olan Allah’a yönelmiştir. İnsanın gönlünü fanî sevdalardan alıp, bakî bir yâre sevdalı yapan aşk gibi nuranî bir iksir, içinde şahadet şerbetini barındırmaya sezadır.

    Ayrıca aşk, genellikle, muhatabın güzelliğine bakmaksızın ve insanın iradesi dışında gönülde meydana gelen coşkun bir sevgi potansiyelidir ki, bir açıdan –imtihan için verilen- bir musibettir. Böyle bir sevgi potansiyelini hazmederek, onu nefsin kötü emellerine alet etmeden sabreden bir kimsenin bu tavrı Allah’a olan saygısının bir yansımasıdır.

    Allah’ın rızasını kazanma adına, belki de en zor bir musibete katlanmış, en zor bir imtihana tabi tutulmuş, en meşakkatli bir hayata talim etmiş bir kimsenin bu fedakârlığına karşı, Rahman ve Rahim olan Allah’ın kendisini bir nevi şahadet rütbesiyle taltif etmesinde garipsenecek bir şeyin olmadığını düşünüyoruz.

    Suda boğulan, yıkım altında ölen, iç organların hastalığından ölen kimseler de birer şehit kabul edilmiştir. Şüphesiz, bu gibi kimselerin şehitlik mertebesi, Allah yolunda cihat ederken öldürülen kimsenin kazandığı şehitlik mertebesiyle aynı değildir. Velayetler arasında mertebeler olduğu gibi, şehitlikler arasında da dereceler vardır.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Aşık olmak günah mıdır?

    Allah'dan başkasını sevmek caiz midir?





    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  7. 31.Mart.2012, 20:58
    4
    Üye
    Aşık olmak konusunda dinimizin ölçüleri nelerdir? Aşkını gizlemek şehit sevabı verir mi?

    Soru

    Özellikte gençlerde olan; bir erkeğin bir kıza duyduğu hoşlanma yada genellikle aşk olarak tabir edilen duygularla ilgili bir ayet ya da peygamber efendimiz (sav) 'in söylediği herhangi bir hadis var mı? Aşkını gizlemek şehit sevabı verir mi?


    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: "Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir." (bk. Kenzu’l-ummal, h. No: 6999-7000; Hakim, Hatib) "Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek, sabredenin günahlarını, Allahü teâlâ affedip Cennetine koyar." (İbni Asakir)

    Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak sevgi insanı kör ettiği için, insanın kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir." (Deylemi)

    "Aşkını gizleyip iffetini muhafaza ederek ölen şehittir" mealindeki hadis, Hz. Aişe ve İbn Abbas’tan gelen rivayetlere dayanmaktadır

    Bu konudaki rivayetleri zayıf gören alimlerin yanında sahih kabul eden alimler de vardır(bk. El-Makasıdu’l-hasene, 1/658).

    Bilindiği üzere, aşk denilen aşırı sevgi duygusu, duygusal şehevî arzulardan çok farklı bir gerçektir. Genellikle aşk, kişinin iradesi dışında, insanın kalbine-davetsiz misafir olarak- gelip yerleşen bir olgudur. Bu işte, muhatabın gerçek güzelliğinden ziyade, gönlün kabulüne göre izafî bir güzellik söz konusudur. Gözü kör olan aşkın cazibesine kapılan kişinin gözünde, sırf sevgilisinin güzelliği vardır. Bazen cinnete varan bir durum söz konusu olabilir ve akıl tamamen bloke edilebilir.

    İnsanın iradesi dışında gelip kalbini kemiren aşk olgusu aynı zamanda –imtihanın bir versiyonu olarak- bir nevi kalbî/ruhî bir hastalık olarak da kabul edilebilir.

    Bir hadis-i şerifte “iç hastalıklarından ötürü ölen kimse şehittir”(Kenzu’l-Ummal, h.no: 11191) buyurulmuştur. Deyim yerinde ise, bu hadisteki iç hastalıklar organiktir. Aşktan dolayı oluşan iç hastalık ise ruhî/kalbîdır. Aşka, kalbî/manevî olmakla beraber bazen insanın kemiklerini eritecek kadar organik hastalıklara da sebep olabilir.

    Bazı rivayetlerde “gizleme” kaydı yoktur. Fakat bütün rivayetlerde “iffeti koruma” kaydı vardır. Bu da gösteriyor ki, aşkın en belirgin özelliği, nefsânî değil, kalbî olmasıdır.

    Maddî ve manevî “iç hastalıklar” ortak paydasında birleşen bu iki hastalığın da aynı sonuç doğurması en makul olanıdır.

    Aşkın bu meziyetinin önemli bir sebebi de, iffetle devam ettiği takdirde, zamanla sahibini gerçek vuslata kavuşturan bir araç olmasıdır.

    Pek çok âşık, maşukunun üzerindeki fanilik damgasını gördükten sonra, Hz. İbrahim gibi “Ben biraz görünüp, arkasından kaybolan fani maşukları sevmem” demiş, mecazî sevgililer yerine hakîkî sevgili olan Allah’a yönelmiştir. İnsanın gönlünü fanî sevdalardan alıp, bakî bir yâre sevdalı yapan aşk gibi nuranî bir iksir, içinde şahadet şerbetini barındırmaya sezadır.

    Ayrıca aşk, genellikle, muhatabın güzelliğine bakmaksızın ve insanın iradesi dışında gönülde meydana gelen coşkun bir sevgi potansiyelidir ki, bir açıdan –imtihan için verilen- bir musibettir. Böyle bir sevgi potansiyelini hazmederek, onu nefsin kötü emellerine alet etmeden sabreden bir kimsenin bu tavrı Allah’a olan saygısının bir yansımasıdır.

    Allah’ın rızasını kazanma adına, belki de en zor bir musibete katlanmış, en zor bir imtihana tabi tutulmuş, en meşakkatli bir hayata talim etmiş bir kimsenin bu fedakârlığına karşı, Rahman ve Rahim olan Allah’ın kendisini bir nevi şahadet rütbesiyle taltif etmesinde garipsenecek bir şeyin olmadığını düşünüyoruz.

    Suda boğulan, yıkım altında ölen, iç organların hastalığından ölen kimseler de birer şehit kabul edilmiştir. Şüphesiz, bu gibi kimselerin şehitlik mertebesi, Allah yolunda cihat ederken öldürülen kimsenin kazandığı şehitlik mertebesiyle aynı değildir. Velayetler arasında mertebeler olduğu gibi, şehitlikler arasında da dereceler vardır.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Aşık olmak günah mıdır?

    Allah'dan başkasını sevmek caiz midir?





    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  8. 30.Mayıs.2016, 09:54
    5
    Misafir

    Cevap: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

    Ben evliyim ama 3 senedir birini cok seviyorum oda beni seviyor biz kacsak esimlede hep tartisiyoruz yani bosanacaz bunun gunahi varmi


  9. 30.Mayıs.2016, 09:54
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben evliyim ama 3 senedir birini cok seviyorum oda beni seviyor biz kacsak esimlede hep tartisiyoruz yani bosanacaz bunun gunahi varmi


  10. 31.Mayıs.2016, 01:13
    6
    Şem'a
    YÖNETİCİ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 677
    Mesaj Sayısı: 2,814
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 30
    Bulunduğu yer: dünya

    Cevap: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

    askini gizleyip iffetini muhafaza eden olurde sehit hadisinin kaynagi yok, uydurmadır
    Alıntı
    biz kacsak esimlede hep tartisiyoruz yani bosanacaz bunun gunahi varmi
    Kocanla anlaşamıyorsan önce boşan, iddet süresi bekle daha sonra dilediğinle evlen.
    Evli bir kadına göz diken namussuzdur ilerde o seni yarı yolda bırakır kardeş dikkat et.


  11. 31.Mayıs.2016, 01:13
    6
    YÖNETİCİ
    askini gizleyip iffetini muhafaza eden olurde sehit hadisinin kaynagi yok, uydurmadır
    Alıntı
    biz kacsak esimlede hep tartisiyoruz yani bosanacaz bunun gunahi varmi
    Kocanla anlaşamıyorsan önce boşan, iddet süresi bekle daha sonra dilediğinle evlen.
    Evli bir kadına göz diken namussuzdur ilerde o seni yarı yolda bırakır kardeş dikkat et.


  12. 24.Temmuz.2016, 12:24
    7
    Misafir

    Yorum: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

    kanser hastasi öldikten sonra şehit oluyomu


  13. 24.Temmuz.2016, 12:24
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    kanser hastasi öldikten sonra şehit oluyomu


  14. 25.Temmuz.2016, 21:29
    8
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 20,887
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Aşık olup aşkını gizleyerek ölen şehit olur mu ?

    Kanser hastalığı çok çeşitleri olan bir hastalıktır. Ama şu vardır ki çok ağır hastalık veya ölüm şekilleri ile ölen kimselere müjdeler vardır. İnşaallah en aznından bu ağır hastalıklar onların günahlarına kefaret olur.


  15. 25.Temmuz.2016, 21:29
    8
    Yönetici
    Kanser hastalığı çok çeşitleri olan bir hastalıktır. Ama şu vardır ki çok ağır hastalık veya ölüm şekilleri ile ölen kimselere müjdeler vardır. İnşaallah en aznından bu ağır hastalıklar onların günahlarına kefaret olur.





+ Yorum Gönder