Konusunu Oylayın.: İntihar etmenin caiz olduğu bir durum varmı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İntihar etmenin caiz olduğu bir durum varmı?
  1. 24.Şubat.2012, 21:47
    1
    Misafir

    İntihar etmenin caiz olduğu bir durum varmı?






    İntihar etmenin caiz olduğu bir durum varmı? Mumsema İntihar Etmek Hangi Konuda İcab Eder Acil Yardım?


  2. 24.Şubat.2012, 21:47
    1
    ifrit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ifrit
    Misafir
  3. 25.Şubat.2012, 14:29
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: İntihar etmenin caiz olduğu bir durum varmı?




    İntihar etmek, büyük günahlardandır. Allah'ın bizi tabi tuttuğu imtihandan kaçmaktır. Her ne sebeble olursa olsun geçerli bir mazereti olamaz.


  4. 25.Şubat.2012, 14:29
    2
    Devamlı Üye



    İntihar etmek, büyük günahlardandır. Allah'ın bizi tabi tuttuğu imtihandan kaçmaktır. Her ne sebeble olursa olsun geçerli bir mazereti olamaz.


  5. 25.Şubat.2012, 14:31
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İntihar etmenin caiz olduğu bir durum varmı?

    İntihar etmek büyük günahlardandır. Bu bakımdan kendisini intihar edenin son sözü kelime-i şehadet olması onun günahını affettirmez. Bu Allahın rızasını kazanayım derken Allahın haram kıldığı bir şeyi yapmaktır. Ayrıca kelime-i şahadeti söyleyen her kişi direk cennete gidecektir diye kesin bir hüküm de yoktur.

    Muaz İbnu Cebel el- Ensari (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (asm) buyurdular ki: Kimin hayatta söylediği en son sözü La ilahe illallah olursa cennete gider. (Ebu Davud, Cenaiz, 20.)

    Açıklama: İslam uleması, bu ve benzeri hadislerde zikredilen "La ilahe illallah" tabirinden maksadın kelimei şahadet olduğunu belirtirler. Yani kişiyi kurtuluşa götürecek şey sadece Allah'ın birliğini teyid değildir. Buna "Muhammedur Resulullah" cümlesi de dahil olmalıdır. Bunlar, birini diğerinden ayırmak mümkün olmayan bir bütünteşkil etmektedir.

    Münavi, ölüm anında her çeşit dünyevi ve nefsani arsuların sönmüş olması sebebiyle, kelimei şahadetin telaffuzun ihlası, içten gelerek olacağını, bu sebeple Allah tarafından kabul göreceğini belirtir.

    Bu çeşit mücdeli hadisler, ibadeti, tövbeyi sona bırakmayı gerektirmez. Kulluk edebi her an samimi olarak Allah'a ilticayı amirdir. Ayrıca nasıl bir son bizi beklemektedir? Normal yaşlanarak, şuuru yerinde olarak can verebilecek miyiz, yoksa beklenmedik bir yaşta, hiç umulmadık bir anda mı ölüm yakalayıverecek? Günümüzde inanan pek çok insan gençlik gafletiyle şeytanın bu iğvasına kapılır.İbadeti, tevbeyi ihtiyarlığa bırakır. Son nefeste ihlasla yapılcak tevbenin, telaffuz edilecek kelime-i şahadetin yetebileceği söylenir. Bektaşivari sözlerle kendini oyalayan nicelerinin umulmadık kazalara kurban gittiğini görmekteyiz.


    Şunuda unutmamak gerekir, bu çeşit hadisler, kişinin eksik bıraktığı ibadetler, kul hakkıyla ilgili günahlar sebebiyle maruz kalınacak azabtan garanti vermiyor. "Cennete gitmek" garantisi veriyor. Ehli sünnet akidesi, azda olsa bir hayır yapan müminin, cezasını çektikten sonra cennete gideceğini kabul eder. Mümin olarak kabre giren bir kimse ebedi olarak cehennemde kalmayacaktır.

    Kütüb-i Sitte, Prof. Dr.İbrahim Canan





  6. 25.Şubat.2012, 14:31
    3
    Editör
    İntihar etmek büyük günahlardandır. Bu bakımdan kendisini intihar edenin son sözü kelime-i şehadet olması onun günahını affettirmez. Bu Allahın rızasını kazanayım derken Allahın haram kıldığı bir şeyi yapmaktır. Ayrıca kelime-i şahadeti söyleyen her kişi direk cennete gidecektir diye kesin bir hüküm de yoktur.

    Muaz İbnu Cebel el- Ensari (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (asm) buyurdular ki: Kimin hayatta söylediği en son sözü La ilahe illallah olursa cennete gider. (Ebu Davud, Cenaiz, 20.)

    Açıklama: İslam uleması, bu ve benzeri hadislerde zikredilen "La ilahe illallah" tabirinden maksadın kelimei şahadet olduğunu belirtirler. Yani kişiyi kurtuluşa götürecek şey sadece Allah'ın birliğini teyid değildir. Buna "Muhammedur Resulullah" cümlesi de dahil olmalıdır. Bunlar, birini diğerinden ayırmak mümkün olmayan bir bütünteşkil etmektedir.

    Münavi, ölüm anında her çeşit dünyevi ve nefsani arsuların sönmüş olması sebebiyle, kelimei şahadetin telaffuzun ihlası, içten gelerek olacağını, bu sebeple Allah tarafından kabul göreceğini belirtir.

    Bu çeşit mücdeli hadisler, ibadeti, tövbeyi sona bırakmayı gerektirmez. Kulluk edebi her an samimi olarak Allah'a ilticayı amirdir. Ayrıca nasıl bir son bizi beklemektedir? Normal yaşlanarak, şuuru yerinde olarak can verebilecek miyiz, yoksa beklenmedik bir yaşta, hiç umulmadık bir anda mı ölüm yakalayıverecek? Günümüzde inanan pek çok insan gençlik gafletiyle şeytanın bu iğvasına kapılır.İbadeti, tevbeyi ihtiyarlığa bırakır. Son nefeste ihlasla yapılcak tevbenin, telaffuz edilecek kelime-i şahadetin yetebileceği söylenir. Bektaşivari sözlerle kendini oyalayan nicelerinin umulmadık kazalara kurban gittiğini görmekteyiz.


    Şunuda unutmamak gerekir, bu çeşit hadisler, kişinin eksik bıraktığı ibadetler, kul hakkıyla ilgili günahlar sebebiyle maruz kalınacak azabtan garanti vermiyor. "Cennete gitmek" garantisi veriyor. Ehli sünnet akidesi, azda olsa bir hayır yapan müminin, cezasını çektikten sonra cennete gideceğini kabul eder. Mümin olarak kabre giren bir kimse ebedi olarak cehennemde kalmayacaktır.

    Kütüb-i Sitte, Prof. Dr.İbrahim Canan








+ Yorum Gönder