Konusunu Oylayın.: Heykel çocuk sendromu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Heykel çocuk sendromu
  1. 23.Şubat.2012, 13:13
    1
    Misafir

    Heykel çocuk sendromu






    Heykel çocuk sendromu Mumsema Heykel çocuk sendromu


  2. 23.Şubat.2012, 13:13
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Şubat.2012, 12:54
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Heykel çocuk sendromu




    Depresyon yaşayan çocuk ve bebeklerin verdiği semptomlardan bir tanesidir “heykel gibi taş, kesilmiş gibi” olmak. Depresyonda olan çocukların bir tarafları mutlaka kaskatıdır. Mesela bebekse karnı taş gibidir ve gaz sancısından mustariptir. Eğer sıcak ve güven veren bir kucak veya temas görmediyse bütün vücudu donmuş gibidir. Bebeklik döneminden çıkıp da çocukluk dönemine geçildiğinde, heykel çocuk sendromunu, çocuğun “ iç dünyasına kapanması, kimse ile iletişime geçmemesi, konuşmaması, göz teması kurmaması, kendini yerden yere atması, her şeye öfkelenmesi, oyuncaklarını atıp kırması, ” şeklinde görürüz.
    Bu durumun adı tam anlamıyla çocukluk çağı depresyonudur. Oldukça da ciddiye alınması gereken psikolojik bir rahatsızlıktır. Çocuk intiharına kadar veya çocuğun kendi kendine fiziksel şiddet uygulamasına kadar devam eden acı veren, zorlu bir süreçtir. Hem anne hem baba hem de çocuk için kesinlikle destek veya yardım alınması gerekir.
    Depresyon yaşayan çocuklar, genellikle kendilerini üzgün, kederli, mutsuz, sıkıntılı, büyük bir derdi varmış gibi hisseder. Bu durumun da en az 15 gün devam ediyor olması gerekir. Önceden olduğu gibi değildir, onu neşelendiren şeyler artık neşelendirmiyordur. Oldukça durgun, donuk bir yüz ifadesi vardır. Eskiden güldüğü şeylere artık gülmüyor, eskisi gibi oynamıyordur. Çocuk eskiden severek yaptığı şeylerden hoşlanmıyor gibi gözükebilir, oyunlara katılmaz, arkadaşlarıyla oynamaz. Çabuk öfkelenir, huzursuzdur. Önceden çok sakin ve uyumlu olarak nitelendirilen bu çocuklar çabuk sinirlenen, kızan, bağıran, tepki gösteren bir hal içine girmiştir. Engellendiği zaman tahammülsüzlük gösterir. İsteklerinin hemen yerine gelmesini ister, bunun için hem kendine hem etrafına zarar verir nitelikte davranışlar gösterebilir. Kısaca öfke patlamaları yaşar.
    Özellikle okul öncesi dönemde de bedensel yakınmalar çok sık gözükür. Örneğin baş ağrısı, karın ağrısı, eklem, kas ağrıları, mide bulantıları, iştahta azalma veya aşırı derecede artma, sık sık sebepsiz yere kusma gibi rahatsızlıklar depresyonun bedensel belirtileridir. Bazı çocuklar hayatı değersiz, dayanılmaz görebilir.” Ölsem de kurtulsam, kimse beni sevmiyor, her şeyin suçlusu benim” düşünceleri ile çocuk intihar girişiminde bulunabilir.
    Depresyon genetik yatkınlıktan veya çevresel nedenlerden kaynaklanır. Ailede varsa çocuklarda da görülme olasılığı yüksektir. Örneğin bir anne loğusalık depresyonu yaşıyorsa; bu bebeğe gaz sancıları, huzursuzluk, kabızlık, uykusuzluk şeklinde yansır. Bebeğin bu durumu da anneyi hem fiziksel, hem de ruhsal olarak çok fazla yorar. Çevresel nedenli depresyonda ise ailede yaşanan büyük değişiklikler etkilidir. “Kardeş kaybı, ebeveyn kaybı, okul değişikliği, taşınma, çocuğa bakım veren kişinin sürekli değişmesi, anne baba ayrılığı, yeni bir kardeşin gelmesi, çocuğa yönelik fiziksel, duygusal veya cinsel istismar” çevresel nedenlerden kaynaklanan depresyonun başlıca nedenleridir.
    Çocukluk dönemi depresyonunu, heykel çocuk sendromu olarak tanımladım. Çünkü bir insanın yaşam enerjisi bitmişse, hayattan zevk almıyorsa ruhen ölü gibidir. Heykellerde donuk, hareket edemeyen, ifadesiz nesneler olduğu için heykel metaforunu kullandım çocukluk çağı depresyonunu anlatmak için. Birde çocuklar yetişkinler gibi sözel ifadeleri zenginleşmediği için, yaşadıkları bu duygusal, ruhsal durumu ifade ederken beden yoluyla anlatırlar. Bugün kendimi çok hüzünlü hissediyorum demek yerine, sürekli ağlayarak veya mızmızlanarak kendini ifade etmeye çalışır.



  4. 24.Şubat.2012, 12:54
    2
    Devamlı Üye



    Depresyon yaşayan çocuk ve bebeklerin verdiği semptomlardan bir tanesidir “heykel gibi taş, kesilmiş gibi” olmak. Depresyonda olan çocukların bir tarafları mutlaka kaskatıdır. Mesela bebekse karnı taş gibidir ve gaz sancısından mustariptir. Eğer sıcak ve güven veren bir kucak veya temas görmediyse bütün vücudu donmuş gibidir. Bebeklik döneminden çıkıp da çocukluk dönemine geçildiğinde, heykel çocuk sendromunu, çocuğun “ iç dünyasına kapanması, kimse ile iletişime geçmemesi, konuşmaması, göz teması kurmaması, kendini yerden yere atması, her şeye öfkelenmesi, oyuncaklarını atıp kırması, ” şeklinde görürüz.
    Bu durumun adı tam anlamıyla çocukluk çağı depresyonudur. Oldukça da ciddiye alınması gereken psikolojik bir rahatsızlıktır. Çocuk intiharına kadar veya çocuğun kendi kendine fiziksel şiddet uygulamasına kadar devam eden acı veren, zorlu bir süreçtir. Hem anne hem baba hem de çocuk için kesinlikle destek veya yardım alınması gerekir.
    Depresyon yaşayan çocuklar, genellikle kendilerini üzgün, kederli, mutsuz, sıkıntılı, büyük bir derdi varmış gibi hisseder. Bu durumun da en az 15 gün devam ediyor olması gerekir. Önceden olduğu gibi değildir, onu neşelendiren şeyler artık neşelendirmiyordur. Oldukça durgun, donuk bir yüz ifadesi vardır. Eskiden güldüğü şeylere artık gülmüyor, eskisi gibi oynamıyordur. Çocuk eskiden severek yaptığı şeylerden hoşlanmıyor gibi gözükebilir, oyunlara katılmaz, arkadaşlarıyla oynamaz. Çabuk öfkelenir, huzursuzdur. Önceden çok sakin ve uyumlu olarak nitelendirilen bu çocuklar çabuk sinirlenen, kızan, bağıran, tepki gösteren bir hal içine girmiştir. Engellendiği zaman tahammülsüzlük gösterir. İsteklerinin hemen yerine gelmesini ister, bunun için hem kendine hem etrafına zarar verir nitelikte davranışlar gösterebilir. Kısaca öfke patlamaları yaşar.
    Özellikle okul öncesi dönemde de bedensel yakınmalar çok sık gözükür. Örneğin baş ağrısı, karın ağrısı, eklem, kas ağrıları, mide bulantıları, iştahta azalma veya aşırı derecede artma, sık sık sebepsiz yere kusma gibi rahatsızlıklar depresyonun bedensel belirtileridir. Bazı çocuklar hayatı değersiz, dayanılmaz görebilir.” Ölsem de kurtulsam, kimse beni sevmiyor, her şeyin suçlusu benim” düşünceleri ile çocuk intihar girişiminde bulunabilir.
    Depresyon genetik yatkınlıktan veya çevresel nedenlerden kaynaklanır. Ailede varsa çocuklarda da görülme olasılığı yüksektir. Örneğin bir anne loğusalık depresyonu yaşıyorsa; bu bebeğe gaz sancıları, huzursuzluk, kabızlık, uykusuzluk şeklinde yansır. Bebeğin bu durumu da anneyi hem fiziksel, hem de ruhsal olarak çok fazla yorar. Çevresel nedenli depresyonda ise ailede yaşanan büyük değişiklikler etkilidir. “Kardeş kaybı, ebeveyn kaybı, okul değişikliği, taşınma, çocuğa bakım veren kişinin sürekli değişmesi, anne baba ayrılığı, yeni bir kardeşin gelmesi, çocuğa yönelik fiziksel, duygusal veya cinsel istismar” çevresel nedenlerden kaynaklanan depresyonun başlıca nedenleridir.
    Çocukluk dönemi depresyonunu, heykel çocuk sendromu olarak tanımladım. Çünkü bir insanın yaşam enerjisi bitmişse, hayattan zevk almıyorsa ruhen ölü gibidir. Heykellerde donuk, hareket edemeyen, ifadesiz nesneler olduğu için heykel metaforunu kullandım çocukluk çağı depresyonunu anlatmak için. Birde çocuklar yetişkinler gibi sözel ifadeleri zenginleşmediği için, yaşadıkları bu duygusal, ruhsal durumu ifade ederken beden yoluyla anlatırlar. Bugün kendimi çok hüzünlü hissediyorum demek yerine, sürekli ağlayarak veya mızmızlanarak kendini ifade etmeye çalışır.






+ Yorum Gönder