Konusunu Oylayın.: Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?
  1. 21.Şubat.2012, 21:52
    1
    Misafir

    Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?

  2. 22.Şubat.2012, 00:13
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?




    Mehdî meselesi, Deccal meselesi gibi halkın dilinde çok dolaşan ve münakaşa edilen bir konudur. Kimileri, Mehdî gelmiştir, kimileri gelmemiştir, fakat gelecektir, kimileri de Mehdî diye bir şey yoktur, kimileriyse Mehdi'yi inkâr eden kâfirdir, demektedir. Bunun için meseleyi ele alıp, Peygamber (sav)'in hadîslerine ve Ehli sünnet ve'l Cemaat'ın cumhurunun görüşlerine dayanarak gerçeği açıklamaya gayret edelim. Şöyle ki:

    Tarih boyunca Müslümanlar arasında Mehdî inancı pek yaygın bir şekilde süregelmiştir. Bu inanca göre ahir zamanda ehli beytten bir zat ortaya çıkacak, müslümanlar kendisine biat edip, etrafında toplanacak ve bütün İslâm memleketlerini birleştirip hakimiyetini sağlayacaktır. Bu inanç gerçekten doğrudur. Çünkü; her ne kadar Buhari ile Müslim Mehdî hakkındaki hadîslere yer vermemiş iseler de, Ebû Davud, Tirmizî, İbn Mace, el-Bezzar, Hakîm ve Taberanî gibi büyük muhaddisler onları tesbit etmişlerdir.

    Bu hadîslerin bir kısmı zayıf ise de, bir kısmı sahih ve diğer bir kısmı da hasendir. Şevkanî gibi bazı âlimlerin dediklerine göre Mehdi hakkındaki hadîsler mütevâtirdir. Yani Mehdî hakkındaki Peygamber (sav)'in sözü kesindir ve sabittir. İbn-i Haldun gibi bazı kimseler Mehdî hakkındaki hadîslerin tümünü zayıf olarak görmüşlerse de bu doğru değildir.

    Mehdî hakkındaki hadîslerin bir kısmı şunlardır:

    1. "Dünyada yalnızca bir gün kalsa bile, yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracak, ismi benim ismime, babasının ismi benim babamın ismine uyan benden veya ehli beytimden birisini göndermek için Allah o günü uzatacaktır" (Ebû Davud).

    2. "Zamandan sadece bir gün kalsa bile Allah mutlaka ehli beytimden bir adamı gönderecek ve o zulmün yeryüzünü kapladığı gibi adaletle dolduracaktır" (Ebû Davud).

    3. "Mehdî ehli beytimden Fatıma'nın evladındandır" (Ebû Davud).

    4. "Mehdî bendendir. Açık alınlı, kalkık burunludur. Yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracaktır. O yedi sene hükmedecektir."

    5. "Ehli beytimden ismi benim ismime benzer bir adam Araplara hakim olmadıkça dünya gitmez (Kıyamet kopmaz)" (Tirmizî).

    6. "Benim ümmetimde Mehdî vardır. Çıkıp beş, yedi veya dokuz yaşayacaktır." (Tirmizî).

    7. “Mehdî ehli beyttendir, Allah onu bir gecede ıslah eder" (İbn'i Mace).

    8. "Biz Abdülmuttalip oğulları ehli cennetin büyükleriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi." (İbn'i Mace)

    9. "Siyah sancakların Horasan tarafından geldiğini görürseniz ona katılınız. Çünkü içinde Allah'ın halifesi Mehdî vardır" (Ahmed ve Beyhaki).

    Mehdî hakkındaki hadîslerin bir kısmını numune olarak aktardık.

    Bütün Müslümanların inancı, fakihlerin görüşü ve ahad da olsalar bu kadar hadîs, Mehdî'nin varlığını kabul etmek için yeterlidir. Ancak -yukardan da anlaşıldığı gibi- Mehdî hakkındaki hadîslerin bazıları zahiren birbiriyle çatışmaktadır. Çoğu hadisler, Mehdî'nin Fatıma'nın zürriyetinden olacağını belirtiyor. Bazısı Mekke ve Medine'den söz ederken, bazılarıysa Horasan'dan bahsediyor. Bunun için Mehdî ile ilgili hadîsleri okuyan tereddüde düşebiliyor.

    Deccal hakkındaki hadîsler arasındaki zahiri/görünüşteki çelişki, Deccal'ın bir değil bir kaç kişi olduğu biçiminde yorumlanarak hadîslerin yol açtığı tereddütlere cevap verilmiştir.

    Mehdî hakkındaki hadîsler arasındaki çelişkinin de, Mehdî'nin bir değil, bir kaç kişi olduğu biçiminde yorumlanarak ortadan kaldırılmasına bir engel yoktur. Yani Mehdî bir değil, bir kaç kişidir. Bütün hadîslerin bir tek Mehdî'ye hamledilmemesi gerekir. Özetle, İbn-i Hacer gibi alimlerin açıkladığına göre, bir çok Mehdî vardır. Her zamanda bir iki Mehdî bulunabilir. Yalnız ahir zamanda gelecek olan büyük Mehdî birdir.

    Hadîslerin açıkladığı ettikleri gibi, "Muhammed b. Abdullah" ismini alan bir zatın ahir zamanda çıkıp beşeriyeti ıslah etmesi, yeryüzünü adaletle doldurması ve bütün İslâm âlemini birleştirip Allah'ın hakimiyetini yayması mümkün olduğuna göre onu uzak görmek ve Peygamber (sav)'in hadîslerini -Ahad da olsalar- reddetmek anlamsızdır.

    Ahad hadîslerin Peygamber (sav)'in sözü olup olmadığı şüphelidir. Bir veya birkaç kişi tarafından Peygamber (sav)'den nakledilmiştir. Bu nedenle, yüzde yüz Peygamber (sav)'in sözüdür denilemez. Ama bu şuna benzer: Nasıl ki Kur'ân âyetleri Allah (c.c.)'ın sözü olduğu gibi Buhârî ve Müslim'in ittifak ettikleri hadîsler de o derecede kesin olarak Peygamber'in sözüdür denilemezse, hadîs-i ahad ile sabit olan bir hüküm de mütevâtir veya meşhur hadîslerle aynı seviyededir, yüzde yüz Peygamber (sav)'in sözüdür, inkâr eden kâfir olur denilemez. Ancak onu, âyete ters düşmediği ve ferdin düşünce ve hissine göre değil de akla ve nakle aykırı olmadığı takdirde reddetmek de anlamsızdır.

    Hatta Ahad hadîsin Peygamber (sav)in sözü olması kuvvetle muhtemel olduğundan delilsiz olarak onu inkâr eden kimse fasık olur.

    Yalnız, tahmini olarak her gün bir Mehdî namzeti gösterip yaygara yapmak ve Allah'ın Mehdi olarak kabul etmediği bir kimsenin Mehdiliğini ilan etmek Allah'ın hukukuna tecavüz ve ölçüsüzlükten doğan bir cüretkârlıktır.

    Yukarıda her ne kadar Şevkanî ve benzerlerinin "Mehdi ile ilgili hadîsler mütevâtirdir, onları inkâr etmek küfürdür" gibi sözlerini aktardıysak da ahad hadîslerle ilgili buraya kadar anlattıklarımızın ışığında şunu diyebiliriz: Mehdî hakkında varit olan hadîsler ahad hadîslerdir. Mütevâtir değildirler. Bu sebeple onları inkâr etmek de küfür değildir. Ancak demin dediğimiz gibi delilsiz olarak inkâr etmek bid'attır.

    Mehdî, dünyadan haberi olmayan ve meczup birkaç kişiyi etrafında toplayan bir kişi olmadığı gibi, sarhoş, ayyaş ve şehvet peşinde koşan bir kimse de değildir. O, ciddî olarak İslâm'ın bütün hükümlerine sarılan ve zamanın ahval ve şeraitine göre yetişip gelişen cesur ve mü'min bir liderdir. (bk. Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar)

    Buna göre, Mehdi'yi inkar eden kimse, fasık olsa bile kafir olmadığı gibi, arkasında kılınan namaz da geçerlidir.


  3. 22.Şubat.2012, 00:13
    2
    Hadimul Müslimin



    Mehdî meselesi, Deccal meselesi gibi halkın dilinde çok dolaşan ve münakaşa edilen bir konudur. Kimileri, Mehdî gelmiştir, kimileri gelmemiştir, fakat gelecektir, kimileri de Mehdî diye bir şey yoktur, kimileriyse Mehdi'yi inkâr eden kâfirdir, demektedir. Bunun için meseleyi ele alıp, Peygamber (sav)'in hadîslerine ve Ehli sünnet ve'l Cemaat'ın cumhurunun görüşlerine dayanarak gerçeği açıklamaya gayret edelim. Şöyle ki:

    Tarih boyunca Müslümanlar arasında Mehdî inancı pek yaygın bir şekilde süregelmiştir. Bu inanca göre ahir zamanda ehli beytten bir zat ortaya çıkacak, müslümanlar kendisine biat edip, etrafında toplanacak ve bütün İslâm memleketlerini birleştirip hakimiyetini sağlayacaktır. Bu inanç gerçekten doğrudur. Çünkü; her ne kadar Buhari ile Müslim Mehdî hakkındaki hadîslere yer vermemiş iseler de, Ebû Davud, Tirmizî, İbn Mace, el-Bezzar, Hakîm ve Taberanî gibi büyük muhaddisler onları tesbit etmişlerdir.

    Bu hadîslerin bir kısmı zayıf ise de, bir kısmı sahih ve diğer bir kısmı da hasendir. Şevkanî gibi bazı âlimlerin dediklerine göre Mehdi hakkındaki hadîsler mütevâtirdir. Yani Mehdî hakkındaki Peygamber (sav)'in sözü kesindir ve sabittir. İbn-i Haldun gibi bazı kimseler Mehdî hakkındaki hadîslerin tümünü zayıf olarak görmüşlerse de bu doğru değildir.

    Mehdî hakkındaki hadîslerin bir kısmı şunlardır:

    1. "Dünyada yalnızca bir gün kalsa bile, yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracak, ismi benim ismime, babasının ismi benim babamın ismine uyan benden veya ehli beytimden birisini göndermek için Allah o günü uzatacaktır" (Ebû Davud).

    2. "Zamandan sadece bir gün kalsa bile Allah mutlaka ehli beytimden bir adamı gönderecek ve o zulmün yeryüzünü kapladığı gibi adaletle dolduracaktır" (Ebû Davud).

    3. "Mehdî ehli beytimden Fatıma'nın evladındandır" (Ebû Davud).

    4. "Mehdî bendendir. Açık alınlı, kalkık burunludur. Yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracaktır. O yedi sene hükmedecektir."

    5. "Ehli beytimden ismi benim ismime benzer bir adam Araplara hakim olmadıkça dünya gitmez (Kıyamet kopmaz)" (Tirmizî).

    6. "Benim ümmetimde Mehdî vardır. Çıkıp beş, yedi veya dokuz yaşayacaktır." (Tirmizî).

    7. “Mehdî ehli beyttendir, Allah onu bir gecede ıslah eder" (İbn'i Mace).

    8. "Biz Abdülmuttalip oğulları ehli cennetin büyükleriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi." (İbn'i Mace)

    9. "Siyah sancakların Horasan tarafından geldiğini görürseniz ona katılınız. Çünkü içinde Allah'ın halifesi Mehdî vardır" (Ahmed ve Beyhaki).

    Mehdî hakkındaki hadîslerin bir kısmını numune olarak aktardık.

    Bütün Müslümanların inancı, fakihlerin görüşü ve ahad da olsalar bu kadar hadîs, Mehdî'nin varlığını kabul etmek için yeterlidir. Ancak -yukardan da anlaşıldığı gibi- Mehdî hakkındaki hadîslerin bazıları zahiren birbiriyle çatışmaktadır. Çoğu hadisler, Mehdî'nin Fatıma'nın zürriyetinden olacağını belirtiyor. Bazısı Mekke ve Medine'den söz ederken, bazılarıysa Horasan'dan bahsediyor. Bunun için Mehdî ile ilgili hadîsleri okuyan tereddüde düşebiliyor.

    Deccal hakkındaki hadîsler arasındaki zahiri/görünüşteki çelişki, Deccal'ın bir değil bir kaç kişi olduğu biçiminde yorumlanarak hadîslerin yol açtığı tereddütlere cevap verilmiştir.

    Mehdî hakkındaki hadîsler arasındaki çelişkinin de, Mehdî'nin bir değil, bir kaç kişi olduğu biçiminde yorumlanarak ortadan kaldırılmasına bir engel yoktur. Yani Mehdî bir değil, bir kaç kişidir. Bütün hadîslerin bir tek Mehdî'ye hamledilmemesi gerekir. Özetle, İbn-i Hacer gibi alimlerin açıkladığına göre, bir çok Mehdî vardır. Her zamanda bir iki Mehdî bulunabilir. Yalnız ahir zamanda gelecek olan büyük Mehdî birdir.

    Hadîslerin açıkladığı ettikleri gibi, "Muhammed b. Abdullah" ismini alan bir zatın ahir zamanda çıkıp beşeriyeti ıslah etmesi, yeryüzünü adaletle doldurması ve bütün İslâm âlemini birleştirip Allah'ın hakimiyetini yayması mümkün olduğuna göre onu uzak görmek ve Peygamber (sav)'in hadîslerini -Ahad da olsalar- reddetmek anlamsızdır.

    Ahad hadîslerin Peygamber (sav)'in sözü olup olmadığı şüphelidir. Bir veya birkaç kişi tarafından Peygamber (sav)'den nakledilmiştir. Bu nedenle, yüzde yüz Peygamber (sav)'in sözüdür denilemez. Ama bu şuna benzer: Nasıl ki Kur'ân âyetleri Allah (c.c.)'ın sözü olduğu gibi Buhârî ve Müslim'in ittifak ettikleri hadîsler de o derecede kesin olarak Peygamber'in sözüdür denilemezse, hadîs-i ahad ile sabit olan bir hüküm de mütevâtir veya meşhur hadîslerle aynı seviyededir, yüzde yüz Peygamber (sav)'in sözüdür, inkâr eden kâfir olur denilemez. Ancak onu, âyete ters düşmediği ve ferdin düşünce ve hissine göre değil de akla ve nakle aykırı olmadığı takdirde reddetmek de anlamsızdır.

    Hatta Ahad hadîsin Peygamber (sav)in sözü olması kuvvetle muhtemel olduğundan delilsiz olarak onu inkâr eden kimse fasık olur.

    Yalnız, tahmini olarak her gün bir Mehdî namzeti gösterip yaygara yapmak ve Allah'ın Mehdi olarak kabul etmediği bir kimsenin Mehdiliğini ilan etmek Allah'ın hukukuna tecavüz ve ölçüsüzlükten doğan bir cüretkârlıktır.

    Yukarıda her ne kadar Şevkanî ve benzerlerinin "Mehdi ile ilgili hadîsler mütevâtirdir, onları inkâr etmek küfürdür" gibi sözlerini aktardıysak da ahad hadîslerle ilgili buraya kadar anlattıklarımızın ışığında şunu diyebiliriz: Mehdî hakkında varit olan hadîsler ahad hadîslerdir. Mütevâtir değildirler. Bu sebeple onları inkâr etmek de küfür değildir. Ancak demin dediğimiz gibi delilsiz olarak inkâr etmek bid'attır.

    Mehdî, dünyadan haberi olmayan ve meczup birkaç kişiyi etrafında toplayan bir kişi olmadığı gibi, sarhoş, ayyaş ve şehvet peşinde koşan bir kimse de değildir. O, ciddî olarak İslâm'ın bütün hükümlerine sarılan ve zamanın ahval ve şeraitine göre yetişip gelişen cesur ve mü'min bir liderdir. (bk. Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar)

    Buna göre, Mehdi'yi inkar eden kimse, fasık olsa bile kafir olmadığı gibi, arkasında kılınan namaz da geçerlidir.


  4. 22.Şubat.2012, 01:27
    3
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?

    Allah razı olsun Yetim Kardeşim.Mehdi inancı Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin Efendilerimizin şehadetinden sonra ortaya çıkmış,Şia kaynaklı bir inançtır.Hadislerde anlatıldığı gibi bir mehdi inacı ile alakalı hiçbir ayet yoktur.Hadislerin hepsi ahad tır.Mehdi inancıda sonradan islam a karıştırılmış bir inanıştır.Mehdi gelecek diye birşey yoktur.Tamamen uydurmadır.


  5. 22.Şubat.2012, 01:27
    3
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah razı olsun Yetim Kardeşim.Mehdi inancı Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin Efendilerimizin şehadetinden sonra ortaya çıkmış,Şia kaynaklı bir inançtır.Hadislerde anlatıldığı gibi bir mehdi inacı ile alakalı hiçbir ayet yoktur.Hadislerin hepsi ahad tır.Mehdi inancıda sonradan islam a karıştırılmış bir inanıştır.Mehdi gelecek diye birşey yoktur.Tamamen uydurmadır.


  6. 13.Haziran.2012, 20:59
    4
    nurya
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Eylül.2009
    Üye No: 53334
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Yaş: 51
    Bulunduğu yer: samsun

    Cevap: Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?

    mehdinin ve isa peygamberin gelmesi kıyamet alametlerindendir


  7. 13.Haziran.2012, 20:59
    4
    Devamlı Üye
    mehdinin ve isa peygamberin gelmesi kıyamet alametlerindendir





+ Yorum Gönder