Konusunu Oylayın.: Allah'ın kamçısı ne demek?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah'ın kamçısı ne demek?
  1. 21.Şubat.2012, 16:15
    1
    Misafir

    Allah'ın kamçısı ne demek?

  2. 21.Şubat.2012, 19:17
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah'ın kamçısı ne demek?




    At
    arabalarınıkullananların
    laftan anlamayan atlarına istikamet vermek üzere
    kullandıkları
    kamçıları hepiniz bilirsiniz.Bu terbiye ve ceza aleti,geçmişte insanları doğru yola getirmek için de çok
    kullanılmıştır
    .Bugün ise kamçı cezasının
    İngiltere
    ,Kanada,ABD'nin Delawere Eyaleti ve bazı doğu memleketlerinde
    kullanıldığını
    biliyoruz.
    İngilizler,1689 yılından itibaren,mahkumlara dayak atma işinde Dokuz Kuyruklu Kedi (Cat-onine tails) adını verdikleri bir kırbaç
    kullanmaya
    başlamışlardı. O
    sıralarda vurulan kırbaç sayısının çok olması sık sık ölümlere sebep olurdu.
    Eskiden birkaç yüz kırbaç cezasına çarptırılmak olağan bir şey iken,bugün kırbaç sayısı sayısı 30'u geçemiyor.Ayrıca çok özel bir kırbaç olan dokuz
    kuyruklu kedinin kullanılmasından vazgeçilmiş ve doktor kontrolünde tatbik edilen normal kırbaçlarla,ölüm oranı binde bire düşürülmüştür.

    Dayağın,özellikle serserileri ürküten en etkili ceza olduğuna,İngilizler geçirdikleri
    tecrübelerle inanmış bulunmaktadır.1860-1880 yılları arasında Londra tam bir serseri yuvası haline gelmiş ve bunların şerrinden herkes illallah demişti.İhmal edilmiş olan dayak cezasına yeniden başlanması,20.YY'da türeyen serserileri
    çok kısa bir süre içinde sindirmeye yetti.Ve kişilere verilen cezalar,toplum huzurunu sağladı.

    Aslında bu durum Allah'ın bazı kavimlere vermiş olduğu cezaların küçük bir örneği sayılırdı.
    Çünkü Fecr Sûresi'nin 13. âyetinde,geçmiş
    zamanların meşhur kavimleri olan Ad,Semud ve Firavun kavimlerinden,
    onların Allah'a isyanlarından,fesad ve günahlarından bahsedildikten sonra
    şöyle buyuruluyordu:

    ''RABBİN,ONLARIN ÜZERİNE AZAP KAMÇISINI DÖKTÜ.''

    Arapça'da kamçı manasına gelen (ve sin harfi ile yazılan) ''SAVT'' kelimesi
    ''KARIŞTIRMAK'' yerine de kullanılmaktadır ki;kamçı vurulduğunda kan ve deinin
    birbirine karışması sebebiyle manidardır.Ayette geçen kamçının fiiliyle ifade edilmesi
    de daha sonra göreceğimiz üzere son derece dikkat çekicidir.

    ALLAH'IN KAMÇISI NE DEMEK?

    ''Acaba Allah'ın kamçısı nasıl birşeydir?'' diye merak edenler çıkacaktır.Dünyaca
    ünlü Time Dergisi'nin 8 Kasım 1982 tarihli nüshasında yayınlanan ve Allah'ın
    insanlara verdiği bir cezadan, ''Asit yağmurlarından'' bahseden bir yazı,bu
    soruya bir cevap niteliğindedir.Time Dergisi,haberi şu başlıkla vermiştir.


    SESSİZ KAMÇI

    Evet,başlık sessiz kamçıdır.Bu haberle asit yağmurlarının meydana gelmesiyle ilgili bilgiler
    verilirken şöyle denmektedir. ''Oksit kimyevi reaksiyonlar,diğer

    elementlerle nitrik ve sülfürik asitleri meydana getirir.Bunlar da havadaki nem
    ile KARIŞARAK asit yağmurları halinde dökülürler.
    Dikkat edilecek olursa,asit yağmurlarının kombine (karışık) olduğu bildirilmektedir ki,
    bu ifade ayette geçen kamçı ''SAVT'' kelimesinin ifade ettiği

    diğer mana olan ''KARIŞTIRMAK'' kelimesi ile eşdeğerdir.
    İnsan Sûresi'nde geçen bir başka ibare de,eksozlardan ve fabrika bacalarından
    uçarak yayılan dumanların sebep olduğu benzeri tahrifatlara işaret etmesi
    açısından son derece ilgi çekicidir.
    Bu sûrenin 7.âyetinde ''ŞERRİ MÜSTATİR BİR GÜN''den bahsedilmektedir.
    Elmalılı Hamdi Yazır Efendi tefsirinde müstatir kelimesi için ''uçan,uçuşan,
    yangının veya sabahın yayılması gibi bir ufuklara dağılıp yayılma özelliğini
    taşıyan'' tariflerini getirmektedir.
    Müfessir Katade de, ''bütün insanlar için geçerli olacak şekilde yayılacak bir
    şerrin,gökler ile yeri dolduracağını'' beyan etmektedir.
    Bugün Çernobil'deki kazada reaktörden sızarak yayılan ve bütün dünyayı felaketle başbaşa bırakan
    radyasyon ve yine bütün gökyüzünü kaplayıp asit yağmuru şeklinde insanların üzerine yağan
    zehirli gazlar acaba insanlar içinbir kamçı ve ikaz değil midir?

    ''ŞU MUHAKKAK Kİ;ONLARA BÜYÜK AZAPTAN ÖNCE,YAKIN AZAPTAN TATTIRACAĞIZ.''
    (SECDE:21)


    Vural Yayıncılık



  3. 21.Şubat.2012, 19:17
    2
    Silent and lonely rains



    At
    arabalarınıkullananların
    laftan anlamayan atlarına istikamet vermek üzere
    kullandıkları
    kamçıları hepiniz bilirsiniz.Bu terbiye ve ceza aleti,geçmişte insanları doğru yola getirmek için de çok
    kullanılmıştır
    .Bugün ise kamçı cezasının
    İngiltere
    ,Kanada,ABD'nin Delawere Eyaleti ve bazı doğu memleketlerinde
    kullanıldığını
    biliyoruz.
    İngilizler,1689 yılından itibaren,mahkumlara dayak atma işinde Dokuz Kuyruklu Kedi (Cat-onine tails) adını verdikleri bir kırbaç
    kullanmaya
    başlamışlardı. O
    sıralarda vurulan kırbaç sayısının çok olması sık sık ölümlere sebep olurdu.
    Eskiden birkaç yüz kırbaç cezasına çarptırılmak olağan bir şey iken,bugün kırbaç sayısı sayısı 30'u geçemiyor.Ayrıca çok özel bir kırbaç olan dokuz
    kuyruklu kedinin kullanılmasından vazgeçilmiş ve doktor kontrolünde tatbik edilen normal kırbaçlarla,ölüm oranı binde bire düşürülmüştür.

    Dayağın,özellikle serserileri ürküten en etkili ceza olduğuna,İngilizler geçirdikleri
    tecrübelerle inanmış bulunmaktadır.1860-1880 yılları arasında Londra tam bir serseri yuvası haline gelmiş ve bunların şerrinden herkes illallah demişti.İhmal edilmiş olan dayak cezasına yeniden başlanması,20.YY'da türeyen serserileri
    çok kısa bir süre içinde sindirmeye yetti.Ve kişilere verilen cezalar,toplum huzurunu sağladı.

    Aslında bu durum Allah'ın bazı kavimlere vermiş olduğu cezaların küçük bir örneği sayılırdı.
    Çünkü Fecr Sûresi'nin 13. âyetinde,geçmiş
    zamanların meşhur kavimleri olan Ad,Semud ve Firavun kavimlerinden,
    onların Allah'a isyanlarından,fesad ve günahlarından bahsedildikten sonra
    şöyle buyuruluyordu:

    ''RABBİN,ONLARIN ÜZERİNE AZAP KAMÇISINI DÖKTÜ.''

    Arapça'da kamçı manasına gelen (ve sin harfi ile yazılan) ''SAVT'' kelimesi
    ''KARIŞTIRMAK'' yerine de kullanılmaktadır ki;kamçı vurulduğunda kan ve deinin
    birbirine karışması sebebiyle manidardır.Ayette geçen kamçının fiiliyle ifade edilmesi
    de daha sonra göreceğimiz üzere son derece dikkat çekicidir.

    ALLAH'IN KAMÇISI NE DEMEK?

    ''Acaba Allah'ın kamçısı nasıl birşeydir?'' diye merak edenler çıkacaktır.Dünyaca
    ünlü Time Dergisi'nin 8 Kasım 1982 tarihli nüshasında yayınlanan ve Allah'ın
    insanlara verdiği bir cezadan, ''Asit yağmurlarından'' bahseden bir yazı,bu
    soruya bir cevap niteliğindedir.Time Dergisi,haberi şu başlıkla vermiştir.


    SESSİZ KAMÇI

    Evet,başlık sessiz kamçıdır.Bu haberle asit yağmurlarının meydana gelmesiyle ilgili bilgiler
    verilirken şöyle denmektedir. ''Oksit kimyevi reaksiyonlar,diğer

    elementlerle nitrik ve sülfürik asitleri meydana getirir.Bunlar da havadaki nem
    ile KARIŞARAK asit yağmurları halinde dökülürler.
    Dikkat edilecek olursa,asit yağmurlarının kombine (karışık) olduğu bildirilmektedir ki,
    bu ifade ayette geçen kamçı ''SAVT'' kelimesinin ifade ettiği

    diğer mana olan ''KARIŞTIRMAK'' kelimesi ile eşdeğerdir.
    İnsan Sûresi'nde geçen bir başka ibare de,eksozlardan ve fabrika bacalarından
    uçarak yayılan dumanların sebep olduğu benzeri tahrifatlara işaret etmesi
    açısından son derece ilgi çekicidir.
    Bu sûrenin 7.âyetinde ''ŞERRİ MÜSTATİR BİR GÜN''den bahsedilmektedir.
    Elmalılı Hamdi Yazır Efendi tefsirinde müstatir kelimesi için ''uçan,uçuşan,
    yangının veya sabahın yayılması gibi bir ufuklara dağılıp yayılma özelliğini
    taşıyan'' tariflerini getirmektedir.
    Müfessir Katade de, ''bütün insanlar için geçerli olacak şekilde yayılacak bir
    şerrin,gökler ile yeri dolduracağını'' beyan etmektedir.
    Bugün Çernobil'deki kazada reaktörden sızarak yayılan ve bütün dünyayı felaketle başbaşa bırakan
    radyasyon ve yine bütün gökyüzünü kaplayıp asit yağmuru şeklinde insanların üzerine yağan
    zehirli gazlar acaba insanlar içinbir kamçı ve ikaz değil midir?

    ''ŞU MUHAKKAK Kİ;ONLARA BÜYÜK AZAPTAN ÖNCE,YAKIN AZAPTAN TATTIRACAĞIZ.''
    (SECDE:21)


    Vural Yayıncılık






+ Yorum Gönder