Konusunu Oylayın.: Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m) vefat ettikten sonra, onu kabirine kim yerleştirdi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m) vefat ettikten sonra, onu kabirine kim yerleştirdi?
  1. 20.Şubat.2012, 20:21
    1
    Misafir

    Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m) vefat ettikten sonra, onu kabirine kim yerleştirdi?






    Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m) vefat ettikten sonra, onu kabirine kim yerleştirdi? Mumsema Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m) vefat ettikten sonra, onu kabirine kim yerleştirdi?


  2. 21.Şubat.2012, 16:27
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kainatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m) vefat ettikten sonra, onu kabirine kim yerleştirdi?




    Peygamberimiz Aleyhisselamın Kabrinin Kazılışı ve Kabre Konuluşu:

    Medine'de iki türlü kabir kazıcı olup;
    onlardan biri lahd tarzında olanını, diğeri de şakk tarzında olanını kazardı. Kabrin lahd tarzında; kabrin kıble tarafı yandan kazılarak, altı cenaze girecek kadar oyulurdu. Kabrin şakk tarzında ise, kabrin ortası dere gibi oyulurdu.

    Peygamberimiz Aleyhisselam, kabir tarzı hakkında şöyle buyurmuştur:
    "Lahd yapınız, şakk yapmayınız! Çünkü lahd bizim içindir! Şakk ise bizden başkaları içindir!"
    Ebu Ubeyde b. Cerrah Mekkelilerinkini şakk tarzında, Ebu Talha da Medinelilerinkini lahd tarzında kazardı.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrinin lahd tarzında mı, yoksa şakk tarzında mı yaptırılması hususunda ashab arasında anlaşmazlık çıktı.

    Muhacirler:

    "Mekkeliler gibi şakk yaptırınız!"

    Ensar ise:

    "Bizim toprağımızda kazdığımız gibi lahd yapınız!" dediler.

    Bunun üzerine, Hz. Abbas iki kişi çağırdı.

    Onlardan birisine:

    "Sen Ebu Ubeyde'ye git!"

    Diğerine de:

    "Sen de Ebu Talha'ya git!" dedi.

    Sonra da:

    "Allah'ım! Resûlün için hayırlısını tercih buyur!" diyerek dua etti.

    Bunlardan, önce gelen, Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrini kendi usulüne göre yapacaktı.

    Ebu Talha'nın adamı Ebu Talha'yı bulup getirdi.

    Ebu Talha, gelince:

    "Vallahi, Peygamber Aleyhisselam için lahdin daha hayırlı olacağını umuyorum!" dedi.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın döşeği hemen kaldırılarak altı lahd tarzında kazıldı.

    Peygamberimiz Aleyhisselam çarşamba gecesi yarılandığı sırada kabre konuldu.

    Hz. Âişe:

    "Resûlullah Aleyhisselamın nereye gömüldüğünü, çarşamba gecesi, geceyarısı, gecenin de sonuna doğru kürek seslerini işitinceye kadar öğrenemedim!" demiştir.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrine Hz. Ali, Fadl b. Abbas ve Kuşem b. Abbas ve Peygamberimiz Aleyhisselamın azadlısı Şükran (Salih) indiler.

    Evs b. Havlî, Hz. Ali'ye:

    "Ey Ali! Allah aşkına! Resûlullahın hizmetinden bizi de nasiplendir!" diye and verdi.

    Hz. Ali:

    "İn öyleyse!" dedi. O da kabrin içine indi.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrine Hz. Abbas ve Üsâme b. Zeyd'in indiği de rivayet edilir.

    Medine arzı, nemli ve çoraktı. Hayber veya Huneyn ganimetinden kalma, eskimeye yüz tutmuş saçaklı kırmızı örtü (yorgan) kabrin tabanına serildi. Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrinden başka hiç kimsenin kabrine sergi serilmemiştir.

    Peygamberimiz Aleyhisselam kabre konulduktan sonra, kabrin üzeri kapatılıp düzlendi. Bilal-i Habeşî baş tarafından ve sağ yanından başlayarak kabrin üzerine kırba ile su saçtı. Kabrin üzeri, dokuz sıra tuğla dikilerek çevrildi. Sonradan, kabrin üzerine de kırmızı kum serildi.

    (M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: VIII/324-327)


  3. 21.Şubat.2012, 16:27
    2
    Moderatör



    Peygamberimiz Aleyhisselamın Kabrinin Kazılışı ve Kabre Konuluşu:

    Medine'de iki türlü kabir kazıcı olup;
    onlardan biri lahd tarzında olanını, diğeri de şakk tarzında olanını kazardı. Kabrin lahd tarzında; kabrin kıble tarafı yandan kazılarak, altı cenaze girecek kadar oyulurdu. Kabrin şakk tarzında ise, kabrin ortası dere gibi oyulurdu.

    Peygamberimiz Aleyhisselam, kabir tarzı hakkında şöyle buyurmuştur:
    "Lahd yapınız, şakk yapmayınız! Çünkü lahd bizim içindir! Şakk ise bizden başkaları içindir!"
    Ebu Ubeyde b. Cerrah Mekkelilerinkini şakk tarzında, Ebu Talha da Medinelilerinkini lahd tarzında kazardı.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrinin lahd tarzında mı, yoksa şakk tarzında mı yaptırılması hususunda ashab arasında anlaşmazlık çıktı.

    Muhacirler:

    "Mekkeliler gibi şakk yaptırınız!"

    Ensar ise:

    "Bizim toprağımızda kazdığımız gibi lahd yapınız!" dediler.

    Bunun üzerine, Hz. Abbas iki kişi çağırdı.

    Onlardan birisine:

    "Sen Ebu Ubeyde'ye git!"

    Diğerine de:

    "Sen de Ebu Talha'ya git!" dedi.

    Sonra da:

    "Allah'ım! Resûlün için hayırlısını tercih buyur!" diyerek dua etti.

    Bunlardan, önce gelen, Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrini kendi usulüne göre yapacaktı.

    Ebu Talha'nın adamı Ebu Talha'yı bulup getirdi.

    Ebu Talha, gelince:

    "Vallahi, Peygamber Aleyhisselam için lahdin daha hayırlı olacağını umuyorum!" dedi.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın döşeği hemen kaldırılarak altı lahd tarzında kazıldı.

    Peygamberimiz Aleyhisselam çarşamba gecesi yarılandığı sırada kabre konuldu.

    Hz. Âişe:

    "Resûlullah Aleyhisselamın nereye gömüldüğünü, çarşamba gecesi, geceyarısı, gecenin de sonuna doğru kürek seslerini işitinceye kadar öğrenemedim!" demiştir.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrine Hz. Ali, Fadl b. Abbas ve Kuşem b. Abbas ve Peygamberimiz Aleyhisselamın azadlısı Şükran (Salih) indiler.

    Evs b. Havlî, Hz. Ali'ye:

    "Ey Ali! Allah aşkına! Resûlullahın hizmetinden bizi de nasiplendir!" diye and verdi.

    Hz. Ali:

    "İn öyleyse!" dedi. O da kabrin içine indi.

    Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrine Hz. Abbas ve Üsâme b. Zeyd'in indiği de rivayet edilir.

    Medine arzı, nemli ve çoraktı. Hayber veya Huneyn ganimetinden kalma, eskimeye yüz tutmuş saçaklı kırmızı örtü (yorgan) kabrin tabanına serildi. Peygamberimiz Aleyhisselamın kabrinden başka hiç kimsenin kabrine sergi serilmemiştir.

    Peygamberimiz Aleyhisselam kabre konulduktan sonra, kabrin üzeri kapatılıp düzlendi. Bilal-i Habeşî baş tarafından ve sağ yanından başlayarak kabrin üzerine kırba ile su saçtı. Kabrin üzeri, dokuz sıra tuğla dikilerek çevrildi. Sonradan, kabrin üzerine de kırmızı kum serildi.

    (M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: VIII/324-327)





+ Yorum Gönder