Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin insani yönüyle ilgili bir hadis

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimizin insani yönüyle ilgili bir hadis
  1. 20.Şubat.2012, 19:46
    1
    Misafir

    Peygamberimizin insani yönüyle ilgili bir hadis

  2. 20.Şubat.2012, 19:59
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: peygamberimizin insani yönüyle ilgili bir hadis




    Mekke’nin fethi gerçekleştikten sonra, Hz. Peygamber, Safâ tepesine çıkarak yüksekçe bir yerde durdu. Yeni müslüman olanlar oraya gelip, biat ettiler. Hz. Ebû Bekir’in babası Ebû Kuhâfe, pîr-i fâni olduğu halde, henüz Müslüman olmamıştı. Gözlerinin feri kalmamış, yolunu göremiyordu. Oğlu Ebu Bekir ihtiyar babasının elinden tutarak Peygamber’in huzuruna getirdi. Herkese karşı saygı gösteren büyük Peygamber:

    "İhtiyarı niçin buralara kadar zahmete koştun? O’nu kendi halinde bıraksaydın, biz onun ayağına giderdik", dedi. Onu önüne oturttu. Elini göğsünün üzerine koyarak ona İslâm’ı telkin etti. İşte O, yaşlılara böyle muâmele ederdi.

    O, çok alçak gönüllü idi. Bir gün huzurunda korkudan titreyen bir adama şöyle demişti: "Arkadaş titreme!.. Ben kral değilim, Kureyş’ten kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum"


    (6) Buhârî, Edeb, 18; Müslim Fedâil, 65.

    (7) A.H.Berki, O. Keskioğlu, Hz. Muhammed ve Hayatı, D.İ.B. Yayını, Ankara 1972, Sh. 330.


    Bazen aylarca evinde sıcak yemek bulunmayan, kuru ekmek ve sirke bulunca “ ne güzel nimet” diye buyuran, hasır üzerinde uyuyup, kalkınca üzerinde hasır izleri çıkmış olarak ayağa kalkan,…ama kendine hediye gelen tüm değerli eşyalar dahil, bazen – ihtiyacı olduğu halde- üzerindekini çıkarıp etrafındaki fakirlere dağıtan Hz Muhammed ( SAV) Kuran’ın deyimi ile “ Bizlere örnek”, Hz Aişe’nin açıklaması ile “ Yaşayan Kuran’dı.” “ Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır” der, “ Müslüman elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” diye buyururdu.
    alıntı



  3. 20.Şubat.2012, 19:59
    2
    Silent and lonely rains



    Mekke’nin fethi gerçekleştikten sonra, Hz. Peygamber, Safâ tepesine çıkarak yüksekçe bir yerde durdu. Yeni müslüman olanlar oraya gelip, biat ettiler. Hz. Ebû Bekir’in babası Ebû Kuhâfe, pîr-i fâni olduğu halde, henüz Müslüman olmamıştı. Gözlerinin feri kalmamış, yolunu göremiyordu. Oğlu Ebu Bekir ihtiyar babasının elinden tutarak Peygamber’in huzuruna getirdi. Herkese karşı saygı gösteren büyük Peygamber:

    "İhtiyarı niçin buralara kadar zahmete koştun? O’nu kendi halinde bıraksaydın, biz onun ayağına giderdik", dedi. Onu önüne oturttu. Elini göğsünün üzerine koyarak ona İslâm’ı telkin etti. İşte O, yaşlılara böyle muâmele ederdi.

    O, çok alçak gönüllü idi. Bir gün huzurunda korkudan titreyen bir adama şöyle demişti: "Arkadaş titreme!.. Ben kral değilim, Kureyş’ten kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum"


    (6) Buhârî, Edeb, 18; Müslim Fedâil, 65.

    (7) A.H.Berki, O. Keskioğlu, Hz. Muhammed ve Hayatı, D.İ.B. Yayını, Ankara 1972, Sh. 330.


    Bazen aylarca evinde sıcak yemek bulunmayan, kuru ekmek ve sirke bulunca “ ne güzel nimet” diye buyuran, hasır üzerinde uyuyup, kalkınca üzerinde hasır izleri çıkmış olarak ayağa kalkan,…ama kendine hediye gelen tüm değerli eşyalar dahil, bazen – ihtiyacı olduğu halde- üzerindekini çıkarıp etrafındaki fakirlere dağıtan Hz Muhammed ( SAV) Kuran’ın deyimi ile “ Bizlere örnek”, Hz Aişe’nin açıklaması ile “ Yaşayan Kuran’dı.” “ Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır” der, “ Müslüman elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” diye buyururdu.
    alıntı






+ Yorum Gönder