Konusunu Oylayın.: Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek?
  1. 16.Şubat.2012, 23:21
    1
    Misafir

    Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek?






    Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek? Mumsema Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek? Hanefi olan Hanefi mezhebine göre, Şafi olan Şafi mezhebine,..


  2. 16.Şubat.2012, 23:21
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 19.Şubat.2012, 23:49
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek? Hanefi olan Hanefi mezhebine göre, Şafi olan Şafi mezhebine,..




    Dört mezhebin dördü de haktır. Bu sebeble her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre sorgulanacaktır.

    Hak Bir Olur. Halbuki Dört Mezhebin de Hak Olduğunu Kabûl Ediyoruz. Bu Nasıl Olur?

    Bir su, beş ayrı mizaçtaki hastaya göre beş ayrı hüküm alır. Meselâ, birinin hastalığının nev`ine göre ilâçtır. Tıbben ona vaciptir. Diğer birine, hastalığı sebebiyle, zehir gibi zararlıdır. Tıbben ona haramdır. Diğer birine az zarar verir, tıbben ona mekruhtur. Diğer birine zararsız olduğu gibi, faydası da vardır. Tıbben ona sünnettir. Bir diğerine de ne zararlı, ne de faydalıdır. Tıbben ona mübahtır. Hastanın durumuna göre, bunların beşi de haktır. "Bu ilâç, yalnızca vaciptir." denilemez.

    İşte bu misaldeki gibi, İlâhî hükümler de, mezheblere tabi` olanların durumuna göre değişir. Farklı farklı olur. Üstelik herbiri de hak olur. Buna bir misal verelim:
    İlâhî hikmetin tensibiyle, İmam Şâfiî`ye ittiba` edenlerin çoğu, köylülük ve bedevîliğe yakındırlar. Bunlar cem`iyet hayatında geri olduklarından, herbiri bizzat dergâh-ı İlâhiyeye kendi derdini söylemek, hususî dileğini bizzat arzetmek mizacındadırlar. Bu yüzden de, imam arkasında Fâtiha`yı tek tek okurlar. Bu hüküm hak ve doğrudur.
    İmam-ı A`zam`a ittiba` edenlerin çoğu ise, şehirliliğe ve medeniyete daha yakın, ictimaî hayatı benimsemiş kimselerdir. Bunların nazarında bir cemaat bir şahıs hükmüne girip bir tek adam da umum o cemaat adına, sözcü olarak konuşur; kendileri de onun kalben tasdikcisi olurlar. Bu bakımdan Hanefî mezhebinde imam arkasında tek tek Fâtiha okunmaz. İmam, cemaat adına okur. Cemaat da âmîn diyerek onu tasdik eder. Bu hüküm de, evvelki gibi, hak ve doğrudur.


  4. 19.Şubat.2012, 23:49
    2
    Moderatör



    Dört mezhebin dördü de haktır. Bu sebeble her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre sorgulanacaktır.

    Hak Bir Olur. Halbuki Dört Mezhebin de Hak Olduğunu Kabûl Ediyoruz. Bu Nasıl Olur?

    Bir su, beş ayrı mizaçtaki hastaya göre beş ayrı hüküm alır. Meselâ, birinin hastalığının nev`ine göre ilâçtır. Tıbben ona vaciptir. Diğer birine, hastalığı sebebiyle, zehir gibi zararlıdır. Tıbben ona haramdır. Diğer birine az zarar verir, tıbben ona mekruhtur. Diğer birine zararsız olduğu gibi, faydası da vardır. Tıbben ona sünnettir. Bir diğerine de ne zararlı, ne de faydalıdır. Tıbben ona mübahtır. Hastanın durumuna göre, bunların beşi de haktır. "Bu ilâç, yalnızca vaciptir." denilemez.

    İşte bu misaldeki gibi, İlâhî hükümler de, mezheblere tabi` olanların durumuna göre değişir. Farklı farklı olur. Üstelik herbiri de hak olur. Buna bir misal verelim:
    İlâhî hikmetin tensibiyle, İmam Şâfiî`ye ittiba` edenlerin çoğu, köylülük ve bedevîliğe yakındırlar. Bunlar cem`iyet hayatında geri olduklarından, herbiri bizzat dergâh-ı İlâhiyeye kendi derdini söylemek, hususî dileğini bizzat arzetmek mizacındadırlar. Bu yüzden de, imam arkasında Fâtiha`yı tek tek okurlar. Bu hüküm hak ve doğrudur.
    İmam-ı A`zam`a ittiba` edenlerin çoğu ise, şehirliliğe ve medeniyete daha yakın, ictimaî hayatı benimsemiş kimselerdir. Bunların nazarında bir cemaat bir şahıs hükmüne girip bir tek adam da umum o cemaat adına, sözcü olarak konuşur; kendileri de onun kalben tasdikcisi olurlar. Bu bakımdan Hanefî mezhebinde imam arkasında tek tek Fâtiha okunmaz. İmam, cemaat adına okur. Cemaat da âmîn diyerek onu tasdik eder. Bu hüküm de, evvelki gibi, hak ve doğrudur.


  5. 20.Şubat.2012, 00:25
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Hesap gününde, her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre mi hesaba çekilecek? Hanefi olan Hanefi mezhebine göre, Şafi olan Şafi mezhebine,..

    Alıntı
    Dört mezhebin dördü de haktır Bu sebeble her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre sorgulanacaktır

    Kaynak: http://www.mumsema.com/misafir-sorul...#ixzz1mrfJ3q3r
    mum kardeş siz bari böyle şeyler söylemeyin
    herkes Allah'ın kitabı ve resulünün sünnetine göre sorgulanacaktır
    sorulacak sorular da bellidir:
    Rabbin kim?
    Kitabın ne?
    Bu adam (Resulullah) hakkında ne diyorsun?

    mahşerde de sorulacak sorular bellidir:
    522. Abdullah bin Mes'ud (r.a.) rivayet ediyor: Ademoğlu kıyamet günü şu beş şeyden sorulmadıkça yerinden ayrılamaz:
    1. Ömrünü nerede geçirdiğinden,
    2. Gençliğini nerede tükettiğinden,
    3. Malını nereden kazandığından,
    4. Malını nereye harcadığından,
    5. İlmi ile ne derece amel işlediğinden.
    Tirmizî, Kıyâme

    bu soruların hiçbirinde mezhebin ne?
    senin mezhebine göre bu konunun hükmü bu idi
    ama sen neden böyle yapmadın?
    vb. sorular yok


  6. 20.Şubat.2012, 00:25
    3
    âb ü kil
    Alıntı
    Dört mezhebin dördü de haktır Bu sebeble her Müslüman tabi olduğu mezhebe göre sorgulanacaktır

    Kaynak: http://www.mumsema.com/misafir-sorul...#ixzz1mrfJ3q3r
    mum kardeş siz bari böyle şeyler söylemeyin
    herkes Allah'ın kitabı ve resulünün sünnetine göre sorgulanacaktır
    sorulacak sorular da bellidir:
    Rabbin kim?
    Kitabın ne?
    Bu adam (Resulullah) hakkında ne diyorsun?

    mahşerde de sorulacak sorular bellidir:
    522. Abdullah bin Mes'ud (r.a.) rivayet ediyor: Ademoğlu kıyamet günü şu beş şeyden sorulmadıkça yerinden ayrılamaz:
    1. Ömrünü nerede geçirdiğinden,
    2. Gençliğini nerede tükettiğinden,
    3. Malını nereden kazandığından,
    4. Malını nereye harcadığından,
    5. İlmi ile ne derece amel işlediğinden.
    Tirmizî, Kıyâme

    bu soruların hiçbirinde mezhebin ne?
    senin mezhebine göre bu konunun hükmü bu idi
    ama sen neden böyle yapmadın?
    vb. sorular yok





+ Yorum Gönder