Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz’in bir çocuga deve gibi olup da çocuk ne isterse hatta devenin sesi gibi ses vermesini istediginde

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimiz’in bir çocuga deve gibi olup da çocuk ne isterse hatta devenin sesi gibi ses vermesini istediginde
  1. 14.Şubat.2012, 20:34
    1
    Misafir

    Peygamberimiz’in bir çocuga deve gibi olup da çocuk ne isterse hatta devenin sesi gibi ses vermesini istediginde






    Peygamberimiz’in bir çocuga deve gibi olup da çocuk ne isterse hatta devenin sesi gibi ses vermesini istediginde Mumsema Peygamberimiz Hz. Muhammed’in bir çocuga deve gibi olup da çocuk ne isterse hatta devenin sesi gibi ses vermesini istediginde de onu yaptığı hakkında bir hadis var mı?


  2. 14.Şubat.2012, 20:34
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 14.Şubat.2012, 21:39
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Peygamberimiz’in bir çocuga deve gibi olup da çocuk ne isterse hatta devenin sesi gibi ses vermesini istediginde.




    Hz. Peygamber ashabıyla, eşleriyle ve çocuklarla şakalaşır hikmetli latifeler yapardı. Hatta “Ya Rasulallah, sen de mi şaka yapıyorsun?!” şeklindeki hayret ifadelerini, “Evet, ben de şaka yaparım; fakat sadece doğruyu söylerim” şeklinde cevaplardı. (Tirmizi, Birr, 57; Buhari, el- Edebu'l-Müfred, bab 133)

    Bu nedenle Peygamberimiz, “cennet gençlerinin efendileridir” (Tirmizî, Menakib ,31) dediği Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin başta olmak üzere Hz. Enes, Hz. Umeyr gibi çocuklarla, sahabelerden büyük-küçük, kadın-erkek bir çoklarıyla şakalaşırdı. Yaptığı latifeleri anlamayanlara da bunu açıklamaktan çekinmezdi. O’nun (asm) bu hikmet yüklü latifelerle bezenmiş güzel ahlakına şahit olan sahabeler hem kendi aralarında şakalaşır, hem de bazan Rasulullah ile bile şakalaşırlardı.

    Hz. Peygamberin en çok şakalaştığı çocuklar şüphesiz ki to¬runları Hasan ve Hüseyin idi. Hasan ve Hüseyin'in ellerinden tutar, ayaklarını ayaklarına koyar, göğsüne çıkarır ve göğsündeyken onları öperdi. (Buhari, el-Edebu'l-Müfred, bab 124, 134) Bazen de onları omuzuna bindirirdi. (Tirmizi, Menakıb, 50)

    Hz. Cabir'in anlattığına göre Hz. Peygamber, Hasan ve Hüseyin'i sırtına bindirmiş, dört el üzerinde yürümekte ve, “Deveniz ne güzel deve, siz de ne iyi binicilersiniz” diyerek onları taşımaktadır. (Kenzu’l-Ummal, 7/106; Mecmau’z-zevaid, 9/182)

    Hz. Ömer, Hasan ve Hüseyin'i Hz. Peygamber'in iki omuzuna oturmuş halde görünce onlara; "Altınızdaki at ne kadar kıymetlidir?" diye şaka yapar. Her ne kadar Hz. Ömer, Hasan ve Hüseyin'e hitap etmişse de Rasûlallah (asm) Hz. Ömer'e; "Onlar da ne iyi binicidirler" diye karşılık verir. (Mecmau’z-zevaid , 9/181-182)

    Buna benzer bir şakayı da İbn Abbas nakleder. Hüseyin'i Hz. Peygamber'in omuzunda gören birisi ona: "Ne iyi bir bineğe binmişsin" deyince Rasûlullah (asm) "O da ne iyi binicidir" diye cevap vermiştir. (Tirmizî, Menakıb, 31)

    Birgün Hasan ve Hüseyin kaybolur, uzun aramalardan sonra onları Hz. Peygamber, çok korkmuş bir halde bulur, öper, okşar ve her ikisini birer omuzuna oturtarak getirmektedir. Bu durumu gören Selman, belki de onları bulmanın sevinciyle; "Ne mutlu size, bineğiniz ne de güzelmiş" diye şakalaşır. Rasûlullah (asm) da ona; "Onlar da ne iyi binicidirler! Babaları ise onlardan da hayırlıdır." (Mecmau’z-zevaid, 9/182) diye cevap verir.

    Bu örneklerde de görüldüğü gibi Hz. Peygamber, ata veya deveye benzetilerek kendisine şaka yapılmasına kızmamış hatta onlara, ilgili bir benzetme ile cevap vermiştir.

    Şakaları kendi kültürü içinde değerlendirmek gerekir. Örneğin bir müslümanın hoşlanıp güldüğü bir şaka başka bir din mensubunun hoşuna gitmeyebilir veya bunun zıddı da olabilir. Aynı dine mensub farklı milletleri, hatta aynı milletin değişik bölgelerindeki insanları aynı şaka güldürmeyebilir. Dahası, bir milletin güldüğüne diğeri kızabilir.

    Bir de, şakada dil unsuru dikkate alınmalıdır. Örneğin Arap Dili ve Kültüründeki bir şaka, başka bir dile çevrildiği zaman aynı espri kalmayabilir veya tamamen yanlış anlaşılabilir.

    Bu nedenle, bilhassa Hz. Peygambere bazı sahabilerin yaptığı şakaları değerlendirirken bu unsurlara dikkat etmek gerektiğini düşünüyoruz. Bazı sahabilerin, omuzlarında Hasan ve Hüseyin'i görünce Hz. Peygamber'i ata, deveye, bineğe.., benzetmeleri böyledir. Bazı kültürlerde deve benzetmesi, hoş karşılanmayabilir. Hatta hakaretâmiz bir ifade olarak değerlendirilebilir.

    Fakat Arap kültüründe at ve deve benzetmesi gayet normaldir. Böyle bir anlayıştan dolayı bir sahabi latife yapmak için Rasûlullah'ı (asm), ata veya deveye benzetebilmekte, bunda herhangi bir sakınca görmemektedir.

    Hz. Peygamber'in de tebessümle karşıladığı bu şakayı her müslüman böyle değerlendirmeli ve O'na (asm) hürmetsizlik gibi görmemelidir.

    Allah ve Rasûlünü herşeyden daha çok seven sahabenin, hürmetsizlik ifade edecek bir şekilde şaka yapması düşünülemez.






  4. 14.Şubat.2012, 21:39
    2
    Hadimul Müslimin



    Hz. Peygamber ashabıyla, eşleriyle ve çocuklarla şakalaşır hikmetli latifeler yapardı. Hatta “Ya Rasulallah, sen de mi şaka yapıyorsun?!” şeklindeki hayret ifadelerini, “Evet, ben de şaka yaparım; fakat sadece doğruyu söylerim” şeklinde cevaplardı. (Tirmizi, Birr, 57; Buhari, el- Edebu'l-Müfred, bab 133)

    Bu nedenle Peygamberimiz, “cennet gençlerinin efendileridir” (Tirmizî, Menakib ,31) dediği Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin başta olmak üzere Hz. Enes, Hz. Umeyr gibi çocuklarla, sahabelerden büyük-küçük, kadın-erkek bir çoklarıyla şakalaşırdı. Yaptığı latifeleri anlamayanlara da bunu açıklamaktan çekinmezdi. O’nun (asm) bu hikmet yüklü latifelerle bezenmiş güzel ahlakına şahit olan sahabeler hem kendi aralarında şakalaşır, hem de bazan Rasulullah ile bile şakalaşırlardı.

    Hz. Peygamberin en çok şakalaştığı çocuklar şüphesiz ki to¬runları Hasan ve Hüseyin idi. Hasan ve Hüseyin'in ellerinden tutar, ayaklarını ayaklarına koyar, göğsüne çıkarır ve göğsündeyken onları öperdi. (Buhari, el-Edebu'l-Müfred, bab 124, 134) Bazen de onları omuzuna bindirirdi. (Tirmizi, Menakıb, 50)

    Hz. Cabir'in anlattığına göre Hz. Peygamber, Hasan ve Hüseyin'i sırtına bindirmiş, dört el üzerinde yürümekte ve, “Deveniz ne güzel deve, siz de ne iyi binicilersiniz” diyerek onları taşımaktadır. (Kenzu’l-Ummal, 7/106; Mecmau’z-zevaid, 9/182)

    Hz. Ömer, Hasan ve Hüseyin'i Hz. Peygamber'in iki omuzuna oturmuş halde görünce onlara; "Altınızdaki at ne kadar kıymetlidir?" diye şaka yapar. Her ne kadar Hz. Ömer, Hasan ve Hüseyin'e hitap etmişse de Rasûlallah (asm) Hz. Ömer'e; "Onlar da ne iyi binicidirler" diye karşılık verir. (Mecmau’z-zevaid , 9/181-182)

    Buna benzer bir şakayı da İbn Abbas nakleder. Hüseyin'i Hz. Peygamber'in omuzunda gören birisi ona: "Ne iyi bir bineğe binmişsin" deyince Rasûlullah (asm) "O da ne iyi binicidir" diye cevap vermiştir. (Tirmizî, Menakıb, 31)

    Birgün Hasan ve Hüseyin kaybolur, uzun aramalardan sonra onları Hz. Peygamber, çok korkmuş bir halde bulur, öper, okşar ve her ikisini birer omuzuna oturtarak getirmektedir. Bu durumu gören Selman, belki de onları bulmanın sevinciyle; "Ne mutlu size, bineğiniz ne de güzelmiş" diye şakalaşır. Rasûlullah (asm) da ona; "Onlar da ne iyi binicidirler! Babaları ise onlardan da hayırlıdır." (Mecmau’z-zevaid, 9/182) diye cevap verir.

    Bu örneklerde de görüldüğü gibi Hz. Peygamber, ata veya deveye benzetilerek kendisine şaka yapılmasına kızmamış hatta onlara, ilgili bir benzetme ile cevap vermiştir.

    Şakaları kendi kültürü içinde değerlendirmek gerekir. Örneğin bir müslümanın hoşlanıp güldüğü bir şaka başka bir din mensubunun hoşuna gitmeyebilir veya bunun zıddı da olabilir. Aynı dine mensub farklı milletleri, hatta aynı milletin değişik bölgelerindeki insanları aynı şaka güldürmeyebilir. Dahası, bir milletin güldüğüne diğeri kızabilir.

    Bir de, şakada dil unsuru dikkate alınmalıdır. Örneğin Arap Dili ve Kültüründeki bir şaka, başka bir dile çevrildiği zaman aynı espri kalmayabilir veya tamamen yanlış anlaşılabilir.

    Bu nedenle, bilhassa Hz. Peygambere bazı sahabilerin yaptığı şakaları değerlendirirken bu unsurlara dikkat etmek gerektiğini düşünüyoruz. Bazı sahabilerin, omuzlarında Hasan ve Hüseyin'i görünce Hz. Peygamber'i ata, deveye, bineğe.., benzetmeleri böyledir. Bazı kültürlerde deve benzetmesi, hoş karşılanmayabilir. Hatta hakaretâmiz bir ifade olarak değerlendirilebilir.

    Fakat Arap kültüründe at ve deve benzetmesi gayet normaldir. Böyle bir anlayıştan dolayı bir sahabi latife yapmak için Rasûlullah'ı (asm), ata veya deveye benzetebilmekte, bunda herhangi bir sakınca görmemektedir.

    Hz. Peygamber'in de tebessümle karşıladığı bu şakayı her müslüman böyle değerlendirmeli ve O'na (asm) hürmetsizlik gibi görmemelidir.

    Allah ve Rasûlünü herşeyden daha çok seven sahabenin, hürmetsizlik ifade edecek bir şekilde şaka yapması düşünülemez.









+ Yorum Gönder