Konusunu Oylayın.: Çocukların Ahiretteki Durumu Nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Çocukların Ahiretteki Durumu Nedir?
  1. 14.Şubat.2012, 20:26
    1
    Misafir

    Çocukların Ahiretteki Durumu Nedir?

  2. 20.Şubat.2012, 05:27
    2
    Ateş-i Bahar
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ocak.2009
    Üye No: 46522
    Mesaj Sayısı: 462
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    Cevap: Çocukların Ahiretteki Durumu Nedir?




    Büluğ çağına girmeden ölen çocuklar, anna baabları hangi dinden olursa olsun cennete gireceklerdir. ...


    Kur'ân-ı Kerim'de geçen "Vildânün muhalledun" tâbirinden anlaşıldığına göre, mü'minlerin bulûğ çağından önce vefât eden çocukları doğrudan Cennete gidecek, lâkin dâimî çocuk olarak kalmak sûretiyle, çocuk sevmek ve okşamak zevkini anne ve babalarına tattıracaklardır.

    Çocuğunu kaybettiği halde buna sabreden Müslüman'a, Cenab-ı Allah'ın verdiği mükâfat Ebû Musa (ra) tarafından naklediliyor: "Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    "Bir kulun çocuğu öldüğü zaman Allah Teâlâ meleklerine:

    - Kulumun çocuğunun ruhunu mu aldınız, buyurur. Melekler:

    - Evet, derler. Allah Teâlâ:

    - Kulumun gönül meyvesini (ciğerparesini) mi kopardınız, buyurur. Melekler:

    - Evet, derler. Allah Teâlâ:

    - Peki, kulum ne dedi?, buyurur. Melekler:

    - Sana hamdetti ve 'innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn' diye istircâda bulundu, derler. Bunun üzerine Allah Teâlâ:

    - O halde kulum için cennette bir ev yapın ve adını da "hamd evi" koyun! buyurur." (Tirmizi, Cenaiz 36)

    Sevdiğini kaybeden bir insan, bu duruma sabreder, ağzından kötü söz yerine sadece ve sadece Allah'ı yücelten sözler çıkarsa, kulun bu sabrı neticesinde Cenab-ı Allah, onu cennetine dâhil eder. Cennetinde de ona ismi 'hamd evi' olan bir mekân hediye eder.


    ...

    Si


  3. 20.Şubat.2012, 05:27
    2
    Kıdemli Üye



    Büluğ çağına girmeden ölen çocuklar, anna baabları hangi dinden olursa olsun cennete gireceklerdir. ...


    Kur'ân-ı Kerim'de geçen "Vildânün muhalledun" tâbirinden anlaşıldığına göre, mü'minlerin bulûğ çağından önce vefât eden çocukları doğrudan Cennete gidecek, lâkin dâimî çocuk olarak kalmak sûretiyle, çocuk sevmek ve okşamak zevkini anne ve babalarına tattıracaklardır.

    Çocuğunu kaybettiği halde buna sabreden Müslüman'a, Cenab-ı Allah'ın verdiği mükâfat Ebû Musa (ra) tarafından naklediliyor: "Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    "Bir kulun çocuğu öldüğü zaman Allah Teâlâ meleklerine:

    - Kulumun çocuğunun ruhunu mu aldınız, buyurur. Melekler:

    - Evet, derler. Allah Teâlâ:

    - Kulumun gönül meyvesini (ciğerparesini) mi kopardınız, buyurur. Melekler:

    - Evet, derler. Allah Teâlâ:

    - Peki, kulum ne dedi?, buyurur. Melekler:

    - Sana hamdetti ve 'innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn' diye istircâda bulundu, derler. Bunun üzerine Allah Teâlâ:

    - O halde kulum için cennette bir ev yapın ve adını da "hamd evi" koyun! buyurur." (Tirmizi, Cenaiz 36)

    Sevdiğini kaybeden bir insan, bu duruma sabreder, ağzından kötü söz yerine sadece ve sadece Allah'ı yücelten sözler çıkarsa, kulun bu sabrı neticesinde Cenab-ı Allah, onu cennetine dâhil eder. Cennetinde de ona ismi 'hamd evi' olan bir mekân hediye eder.


    ...

    Si


  4. 28.Nisan.2014, 15:52
    3
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Çocukların Ahiretteki Durumu Nedir?

    Vefat eden çocukların ahiretteki durumu ne olacak?

    Vefat eden çocukların ahiretteki durumu.jpg

    VEFAT EDEN ÇOCUKLAR CENNETTE EBEDİ ÇOCUK KALACAKLAR



    Mü’minlerin kablelbüluğ vefat eden evlatları, Cennette ebedi, sevimli, Cennete layık bir surette, daimi çocuk kalacaklarını; ve Cennete giden peder ve validelerinin kucaklarında ebedi medar-ı sürurları olacaklarını; ve çocuk sevmek ve evlat okşamak gibi en latif bir zevki, ebeveynine temine medar olacaklarını; ve herbir lezzetli şeyin Cennette bulunduğunu; “Cennet tenasül yeri olmadığından, evlat muhabbeti ve okşaması olmadığını” diyenlerin hükümleri hakikat olmadığını; hem dünyada on senelik kısa bir zamanda teellümatla karışık evlat sevmesine ve okşamasına bedel, safi, elemsiz, milyonlar sene ebedi evlat sevmesini ve okşamasını kazanmak, ehl-i imanın en büyük bir medar-ı saadeti olduğunu, şu ayet-i kerime Ebediyen yaşlanmayacak olan çocuklar.” (Vakıa Suresi, 56:17 ; İnsan Suresi, 76:19) cümlesiyle işaret ediyor ve müjde veriyor.

    Ayet-i Kerime’nin müjdesiyle Bediüzzaman Hazretleri çocuğu vefat eden ailelerin ölen çocuklarını cennette ebediyen sevebileceklerini ve vefat eden çocukların cennet çocukları olacaklarını ailelere müjdeliyor.

    Peki aileler Cenneti kazanamamışlarsa durum ne olacak? Çocuğu vefat eden anne-babalar mümin olarak vefat etmişlerse Bediüzzaman durumu şu temsille anlatır;

    AHİRETTE AİLELERİNE NASIL ŞEFAAT EDECEKLER ?

    Bir zaman, bir zat, bir zindanda bulunuyor. Sevimli bir çocuğu yanına gönderilmiş. O biçare mahpus, hem kendi elemini çekiyor, hem veledinin istirahatini temin edemediği için, onun zahmetiyle müteellim oluyordu. Sonra, merhametkar hakim ona bir adam gönderir, der ki: “Şu çocuk çendan senin evladındır. Fakat benim raiyetim ve milletimdir. Onu ben alacağım, güzel bir sarayda beslettireceğim.” O adam ağlar, sızlar, “Benim medar-ı tesellim olan evladımı vermeyeceğim” der.Ona arkadaşları der ki: “Senin teessüratın manasızdır. Eğer sen çocuğa acıyorsan, çocuk şu mülevves, ufunetli, sıkıntılı zindana bedel, ferahlı, saadetli bir saraya gidecek. Eğer sen nefsin için müteessir oluyorsan, menfaatini arıyorsan; çocuk burada kalsa, muvakkaten şüpheli bir menfaatinle beraber, çocuğun meşakkatlerinden çok sıkıntı ve elem çekmek var. Eğer oraya gitse, sana bin menfaati var. Çünkü padişahın merhametini celbe sebep olur, sana şefaatçi hükmüne geçer. Padişah onu seninle görüştürmek arzu edecek. Elbette görüşmek için onu zindana göndermeyecek, belki seni zindandan çıkarıp o saraya celb edecek, çocukla görüştürecek—şu şartla ki, padişaha emniyetin ve itaatin varsa…”

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri 17. Mektup eserinde bu konuya daha detaylı şekilde değinerek çocukları vefat eden anne-babaları teselli eder ve müjdeler verir. Beklide bir anneyi yada babayı bu dünyada rahatlatacak, acısını dindirecek ifadeler bu eserde mevcuttur. Sizin yada bir yakınızın çocuğu vefat etmiş ise bu eseri mutlaka okumanızı yada tavsiye etmenizi öneririz.


  5. 28.Nisan.2014, 15:52
    3
    mum
    Administrator
    Vefat eden çocukların ahiretteki durumu ne olacak?

    Vefat eden çocukların ahiretteki durumu.jpg

    VEFAT EDEN ÇOCUKLAR CENNETTE EBEDİ ÇOCUK KALACAKLAR



    Mü’minlerin kablelbüluğ vefat eden evlatları, Cennette ebedi, sevimli, Cennete layık bir surette, daimi çocuk kalacaklarını; ve Cennete giden peder ve validelerinin kucaklarında ebedi medar-ı sürurları olacaklarını; ve çocuk sevmek ve evlat okşamak gibi en latif bir zevki, ebeveynine temine medar olacaklarını; ve herbir lezzetli şeyin Cennette bulunduğunu; “Cennet tenasül yeri olmadığından, evlat muhabbeti ve okşaması olmadığını” diyenlerin hükümleri hakikat olmadığını; hem dünyada on senelik kısa bir zamanda teellümatla karışık evlat sevmesine ve okşamasına bedel, safi, elemsiz, milyonlar sene ebedi evlat sevmesini ve okşamasını kazanmak, ehl-i imanın en büyük bir medar-ı saadeti olduğunu, şu ayet-i kerime Ebediyen yaşlanmayacak olan çocuklar.” (Vakıa Suresi, 56:17 ; İnsan Suresi, 76:19) cümlesiyle işaret ediyor ve müjde veriyor.

    Ayet-i Kerime’nin müjdesiyle Bediüzzaman Hazretleri çocuğu vefat eden ailelerin ölen çocuklarını cennette ebediyen sevebileceklerini ve vefat eden çocukların cennet çocukları olacaklarını ailelere müjdeliyor.

    Peki aileler Cenneti kazanamamışlarsa durum ne olacak? Çocuğu vefat eden anne-babalar mümin olarak vefat etmişlerse Bediüzzaman durumu şu temsille anlatır;

    AHİRETTE AİLELERİNE NASIL ŞEFAAT EDECEKLER ?

    Bir zaman, bir zat, bir zindanda bulunuyor. Sevimli bir çocuğu yanına gönderilmiş. O biçare mahpus, hem kendi elemini çekiyor, hem veledinin istirahatini temin edemediği için, onun zahmetiyle müteellim oluyordu. Sonra, merhametkar hakim ona bir adam gönderir, der ki: “Şu çocuk çendan senin evladındır. Fakat benim raiyetim ve milletimdir. Onu ben alacağım, güzel bir sarayda beslettireceğim.” O adam ağlar, sızlar, “Benim medar-ı tesellim olan evladımı vermeyeceğim” der.Ona arkadaşları der ki: “Senin teessüratın manasızdır. Eğer sen çocuğa acıyorsan, çocuk şu mülevves, ufunetli, sıkıntılı zindana bedel, ferahlı, saadetli bir saraya gidecek. Eğer sen nefsin için müteessir oluyorsan, menfaatini arıyorsan; çocuk burada kalsa, muvakkaten şüpheli bir menfaatinle beraber, çocuğun meşakkatlerinden çok sıkıntı ve elem çekmek var. Eğer oraya gitse, sana bin menfaati var. Çünkü padişahın merhametini celbe sebep olur, sana şefaatçi hükmüne geçer. Padişah onu seninle görüştürmek arzu edecek. Elbette görüşmek için onu zindana göndermeyecek, belki seni zindandan çıkarıp o saraya celb edecek, çocukla görüştürecek—şu şartla ki, padişaha emniyetin ve itaatin varsa…”

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri 17. Mektup eserinde bu konuya daha detaylı şekilde değinerek çocukları vefat eden anne-babaları teselli eder ve müjdeler verir. Beklide bir anneyi yada babayı bu dünyada rahatlatacak, acısını dindirecek ifadeler bu eserde mevcuttur. Sizin yada bir yakınızın çocuğu vefat etmiş ise bu eseri mutlaka okumanızı yada tavsiye etmenizi öneririz.





+ Yorum Gönder