Konusunu Oylayın.: Dünyevileşme/Sekülerizm Sürecinde Kardeşlik Hukukunun Anlamı ve Önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dünyevileşme/Sekülerizm Sürecinde Kardeşlik Hukukunun Anlamı ve Önemi
  1. 14.Şubat.2012, 14:37
    1
    Misafir

    Dünyevileşme/Sekülerizm Sürecinde Kardeşlik Hukukunun Anlamı ve Önemi






    Dünyevileşme/Sekülerizm Sürecinde Kardeşlik Hukukunun Anlamı ve Önemi Mumsema Dünyevileşme/Sekülerizm Sürecinde Kardeşlik Hukukunun Anlamı ve Önemi


  2. 14.Şubat.2012, 14:37
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
  3. 14.Şubat.2012, 15:36
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Dünyevileşme/Sekülerizm Sürecinde Kardeşlik Hukukunun Anlamı ve Önemi




    Sekülerizm (dünyevileşme) Ortaçağ Aydınlanma Döneminden günümüze
    kadar tartışıla gelmiştir. Din olgusunun varlığını kabul etmeyen bir düşünce olan
    sekülerizm insan hayatının her alanında sadece “aklın” söz sahibi olması gerektiğini düşünür.

    İslâm dini ise Allah’a inanmak ve onun bildirdiklerine teslim olmaktır.
    İslâm dini özü gereği insan hayatının maddi ve manevi her alanını düzenler.
    Kur’an ve Sünnet’te bulunmayan bir konuda yine bunlara uygun mantıki çözümler
    bulunmasını onaylar. Yeniliklere açık olmakla birlikte özünden de taviz vermeden
    evrenselliğini korur. İşte bu noktada sekülerizasyon anlayışı ile İslâm hukuku birbirlerinin
    ana hatlarını zorlar hale gelmişlerdir.
    Bu konuda yapılan ve yapılmaya çalışılan
    uzlaşma çabaları da yetersiz gibi görünmektedir. Bu iki kavramın hukukû bağlamda ele
    alınmasıyla ortaya çıkan gerçek; Müslüman toplumun çağın gerekliliği içinde Batı
    Dünyasıyla ilişki içinde olduğudur. Bunun sonucunda sekülerizm bu toplumun düşünce
    alanına müdahale etmiştir. Dinin ise bu konudaki tavrı nettir: İnsanoğlu bu dünyaya,
    sadece bu dünyada yaşamak için gelmemiştir. Anahtar kelimeler: Sekülerizm, İslâm
    hukuku, özel hukuk, kamu hukuku.
    alıntı.



  4. 14.Şubat.2012, 15:36
    2
    Silent and lonely rains



    Sekülerizm (dünyevileşme) Ortaçağ Aydınlanma Döneminden günümüze
    kadar tartışıla gelmiştir. Din olgusunun varlığını kabul etmeyen bir düşünce olan
    sekülerizm insan hayatının her alanında sadece “aklın” söz sahibi olması gerektiğini düşünür.

    İslâm dini ise Allah’a inanmak ve onun bildirdiklerine teslim olmaktır.
    İslâm dini özü gereği insan hayatının maddi ve manevi her alanını düzenler.
    Kur’an ve Sünnet’te bulunmayan bir konuda yine bunlara uygun mantıki çözümler
    bulunmasını onaylar. Yeniliklere açık olmakla birlikte özünden de taviz vermeden
    evrenselliğini korur. İşte bu noktada sekülerizasyon anlayışı ile İslâm hukuku birbirlerinin
    ana hatlarını zorlar hale gelmişlerdir.
    Bu konuda yapılan ve yapılmaya çalışılan
    uzlaşma çabaları da yetersiz gibi görünmektedir. Bu iki kavramın hukukû bağlamda ele
    alınmasıyla ortaya çıkan gerçek; Müslüman toplumun çağın gerekliliği içinde Batı
    Dünyasıyla ilişki içinde olduğudur. Bunun sonucunda sekülerizm bu toplumun düşünce
    alanına müdahale etmiştir. Dinin ise bu konudaki tavrı nettir: İnsanoğlu bu dünyaya,
    sadece bu dünyada yaşamak için gelmemiştir. Anahtar kelimeler: Sekülerizm, İslâm
    hukuku, özel hukuk, kamu hukuku.
    alıntı.






+ Yorum Gönder