Konusunu Oylayın.: Alevi sünni evliliğinin hükmü nedir,karşıt düşünceler de nasıl davranılır?

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 3 kişi
Alevi sünni evliliğinin hükmü nedir,karşıt düşünceler de nasıl davranılır?
  1. 13.Şubat.2012, 10:38
    1
    Misafir

    Alevi sünni evliliğinin hükmü nedir,karşıt düşünceler de nasıl davranılır?






    Alevi sünni evliliğinin hükmü nedir,karşıt düşünceler de nasıl davranılır? Mumsema Selamün aleyküm alevi sünni bir evlilik düşünüyorum ben aleviyim kız arkadaşım sünni fakat ailesi ön yargı yapıyor. Toplumumuz neden bu kadar katı insanları tanımadan hüküm veriyor. Yolumuz Allah, islam, Peygamberimiz , Ehlibeyit ve sünnet olduğundan dolayı mı ? Elbette bazı aleviyim diyenler bu şekilde yaşamıyor ama canımı çok sıktı. Hakkımda kızlarına farklı yorumlar yapılıyor Hz Aliyi peygamber olarak görüyorlar vs gibi alakası bile yok. Dinen benim inancıma yargı yapmalarının hükmü nedir ? Ayrıca ben bu insanlara hadis ve Ayet ile yaklaştığımda adamlar ben bildiğimi okurum diyor ? Şimdi size sorarım bu tarz bir durumda ne yapmalıyım?


  2. 13.Şubat.2012, 10:38
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



    Selamün aleyküm alevi sünni bir evlilik düşünüyorum ben aleviyim kız arkadaşım sünni fakat ailesi ön yargı yapıyor. Toplumumuz neden bu kadar katı insanları tanımadan hüküm veriyor. Yolumuz Allah, islam, Peygamberimiz , Ehlibeyit ve sünnet olduğundan dolayı mı ? Elbette bazı aleviyim diyenler bu şekilde yaşamıyor ama canımı çok sıktı. Hakkımda kızlarına farklı yorumlar yapılıyor Hz Aliyi peygamber olarak görüyorlar vs gibi alakası bile yok. Dinen benim inancıma yargı yapmalarının hükmü nedir ? Ayrıca ben bu insanlara hadis ve Ayet ile yaklaştığımda adamlar ben bildiğimi okurum diyor ? Şimdi size sorarım bu tarz bir durumda ne yapmalıyım?


    Benzer Konular

    - Alevi bir adamla evlenmek günah mıdır? Günahsa sebebi nedır? Çocuk olursa alevi mi sünni mi olur?

    - Sünnî-Alevî ilişkisi.

    - Alevi Sünni Nikahı Nasıl Olur?

    - Alevi- Sünni evliliği üzerine düşünceler

    - Her Sünni Bir Alevi,her Alevi Bir Sünnidir

  3. 13.Şubat.2012, 13:07
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Alevi sünni evliliğinin kükmü nediri,karşıt düşünceler de nasıl davranmalıyım?





    Müslümanlığın bütün şartlarını kendine göre yerine getirmeye çalışan, namaz kılan, oruç tutan ve diğer ibadetleri de elinden geldiğince yerine getirmeye çalışan, fakat alevi olan birinin sünni bir kızla evlenmesine dinimizde nasıl bakılır?

    Müslüman bir hanım ancak Müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce Müslümanı tanıtmamız lazımdır Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse Müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur Bunun adı ister Sünni olsun, ister Şii olsun fark etmez

    Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok Müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden Müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II 119)

    Bu konuda bir süreden beri sualler sorulmakta, cevaplar beklenmektedir Önce bir hususa işarette bulunmak istiyorum

    Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık gayrılık meydana getirmeye taraftar değiliz Birlik ve beraberlikten yanayız İhtilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kimseye fayda gelmez, ancak hepimize zarar gelir Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz

    Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz Ali (ra) muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz Ali (ra) ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi (asm), en son peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder

    Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir

    Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacalım

    Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hüküm vermekte isabet edelim Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter, "Evlenmek uygundur, yahut da değildir" diye cevap verebiliriz Ne var ki, ülkemizdeki Alevîlik anlayışı tek ve net değildir Bazı Alevî temsilcilerinin Alevîlik anlayışlarını dinledim Samanyolu Televizyonu'nda

    Şayet Alevîlik böyleyse dinen evlenmek de isabetli, akraba olmakla da fayda vardır Tanışırız, anlaşırız Bu dedeler diyorlar ki:

    - Alevilik Kur'ân'ın dışında olamaz Sünnetin zıddına anlaşılamaz Peygamber Efendimiz (asm)'in yaşayışına ters şekilde yorumlanamaz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir

    Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz Din kardeşi anlayışı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksanlarını da görmezlikten geliriz Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri

    Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise Yani:

    - Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulunuyorlarsa: Resulüllah (asm)'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmiyor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa Bunları kabul etmeyenle edenin bir arada huzurlu bir yuva kurmaları, sevgi içinde mutlu ve bahtiyar olmaları aklen mümkün olmadığı gibi naklen de uygun olmaz Aynı kültürü paylaşanların bile huzur içinde geçinmelerinde zorluk çıktığı günümüzde, ayrı kültürde olanların huzur içinde mutlu bir aile hayatı sürdüreceklerini sanmak, ne derece gerçekçi olur, düşünülsün Bunun için diyorum ki: “Alevîliği taraflar nasıl anlıyorlar, önce bunu tesbite ihtiyaç vardır!”

    Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah (asm)'ın ve Ehl-i Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa, aramızda temelde ayrılık yok demektir Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir


    Farzları kabul eden kimse mü'mindir; kabul etmeyen ise inkarcı konumundadır Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hükümlülük olur

    Bir mühim noktaya daha işaret etmek gerekir:

    Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din (kardeşimiz), dışında anlayan da (vatandaşımız)dır Biz vatandaşımızla da karşılıklı saygı içinde yaşamak isteriz Bu, bizim Müslümanlığımızın da gereğidir
    Ahmet Şahin



  4. 13.Şubat.2012, 13:07
    2
    Silent and lonely rains




    Müslümanlığın bütün şartlarını kendine göre yerine getirmeye çalışan, namaz kılan, oruç tutan ve diğer ibadetleri de elinden geldiğince yerine getirmeye çalışan, fakat alevi olan birinin sünni bir kızla evlenmesine dinimizde nasıl bakılır?

    Müslüman bir hanım ancak Müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce Müslümanı tanıtmamız lazımdır Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse Müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur Bunun adı ister Sünni olsun, ister Şii olsun fark etmez

    Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok Müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden Müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II 119)

    Bu konuda bir süreden beri sualler sorulmakta, cevaplar beklenmektedir Önce bir hususa işarette bulunmak istiyorum

    Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık gayrılık meydana getirmeye taraftar değiliz Birlik ve beraberlikten yanayız İhtilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kimseye fayda gelmez, ancak hepimize zarar gelir Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz

    Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz Ali (ra) muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz Ali (ra) ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi (asm), en son peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder

    Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir

    Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacalım

    Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hüküm vermekte isabet edelim Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter, "Evlenmek uygundur, yahut da değildir" diye cevap verebiliriz Ne var ki, ülkemizdeki Alevîlik anlayışı tek ve net değildir Bazı Alevî temsilcilerinin Alevîlik anlayışlarını dinledim Samanyolu Televizyonu'nda

    Şayet Alevîlik böyleyse dinen evlenmek de isabetli, akraba olmakla da fayda vardır Tanışırız, anlaşırız Bu dedeler diyorlar ki:

    - Alevilik Kur'ân'ın dışında olamaz Sünnetin zıddına anlaşılamaz Peygamber Efendimiz (asm)'in yaşayışına ters şekilde yorumlanamaz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir

    Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz Din kardeşi anlayışı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksanlarını da görmezlikten geliriz Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri

    Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise Yani:

    - Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulunuyorlarsa: Resulüllah (asm)'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmiyor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa Bunları kabul etmeyenle edenin bir arada huzurlu bir yuva kurmaları, sevgi içinde mutlu ve bahtiyar olmaları aklen mümkün olmadığı gibi naklen de uygun olmaz Aynı kültürü paylaşanların bile huzur içinde geçinmelerinde zorluk çıktığı günümüzde, ayrı kültürde olanların huzur içinde mutlu bir aile hayatı sürdüreceklerini sanmak, ne derece gerçekçi olur, düşünülsün Bunun için diyorum ki: “Alevîliği taraflar nasıl anlıyorlar, önce bunu tesbite ihtiyaç vardır!”

    Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah (asm)'ın ve Ehl-i Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa, aramızda temelde ayrılık yok demektir Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir


    Farzları kabul eden kimse mü'mindir; kabul etmeyen ise inkarcı konumundadır Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hükümlülük olur

    Bir mühim noktaya daha işaret etmek gerekir:

    Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din (kardeşimiz), dışında anlayan da (vatandaşımız)dır Biz vatandaşımızla da karşılıklı saygı içinde yaşamak isteriz Bu, bizim Müslümanlığımızın da gereğidir
    Ahmet Şahin






+ Yorum Gönder