Konusunu Oylayın.: İslamiyetten Uzak Bir Aile

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamiyetten Uzak Bir Aile
  1. 07.Şubat.2012, 15:08
    1
    Misafir

    İslamiyetten Uzak Bir Aile






    İslamiyetten Uzak Bir Aile Mumsema İslamiyetten Uzak Bir Aile


  2. 07.Şubat.2012, 15:18
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İslamiyetten Uzak Bir Aile





    Flörtle, evlenebiliyorlar; fakat bu çiftin hayat felsefesi nedir? Hangi
    prensiplere, esaslara uyacaklar? Dinden (dinin aile hayatına
    tesirinden) haberleri var mı?

    Aileler dağılıyor. Hayat pahalılığından dolayı geçimsizlik, bunun
    sonucu da boşanma oluyormuş.Yanlış bir hayata, yanlış teşhis… Hayat
    pahalılığından evvel, ihtiyaçların sonsuza doğru arttığı görülmeli.
    Sonsuz gidere, sınırlı gelir nasıl yetsin? Şehirlere akın, üreticiyi
    tüketici yapmıştır.

    Eşyadan değer alanların, kendilerinde başka değer bulamadıklarından yuvaları yıkılmış, aile üyeleri dışarıda kalmıştır.

    Flörtle, evlenebiliyorlar; fakat bu çiftin hayat felsefesi nedir? Hangi
    prensiplere, esaslara uyacaklar? Dinden (dinin aile hayatına
    tesirinden) haberleri var mı?

    Aklının estiği gibi hareket edenler, aile hayatlarını yele veriyorlar.
    Amma yıkılan sadece yuva değil, aynı zamanda millettir. Çünkü millet
    sarayı, aile tuğlalarından örülür. Aile parçalanınca, millet nasıl
    ayakta kalacak?

    Boşanma sebeplerinin içinde terk ve zina da var. Zina edenlerin çoğu,
    flörtle evlenenler… Taş kalpli kimseler, en ufak bir ıstırap duymadan
    her şeyi terk edebilir. Medeni kanun ise bir kadınla nikahlanmayı fakat
    pek çok kadınla yaşamayı getirmiştir (barlar ve benzeri yerler
    vasıtasıyla).

    Her üç aileden biri mahkemelik. Yılda binlerce dosyaya, mahkemelerin
    bakması lazım. Dosyaların sayısı arttıkça mahkemeler uzamakta. Adalet
    zamanında tecelli etmeyince intikamların sayısı artmakta, yine dosyalar
    kabarmaktadır.

    İslamiyet’ le irtibat kuramayan Müslümanların bundan daha iyi bir hayat yaşayacaklarını ümit etmeleri boşunadır.

    İnsanların bozulmaması için, din şart. Çünkü İslamiyet insanları her
    türlü kötülükten vazgeçirip her türlü iyiliğe sevk eden bir dindir.
    Dindar insanların içinde yaşayan kimse, kötülüğe fırsat ve imkan
    bulamaz.

    Bir ayet meali: “Onların her birini bir günah sebebiyle yakaladık.
    Kimisinin tepesine taş yağdıran kasırga gönderdik. Lut kavmi gibi.
    Kimisini korkunç bir ses aldı Semud Kavmi gibi. Kimisini yere geçirdik
    Karun gibi. Kimini de suya gark ettik Nuh Kavmi ve Firavun gibi.Allah ,
    onlara zulüm etmiyordu. Başlarına gelen felaketlerin sebebi günahları
    idi. Onlar kendilerine zulmediyorlardı. Allah’ tan başkasına güvenenler,
    örümceğin yuvasına sığınması gibidir. Örümcek yuvası çok çürüktür. Neye
    güveniyorsanız ona havale edilirsiniz. Kim, Allah’ tan başka neye
    tapıyor, neye itaat ediyorsa, hepsini bilir. O, mutlak galip ve
    hüküm sahibidir.” (El Ankebut, Ayet 40, 41, 42
    alıntı...



  3. 07.Şubat.2012, 15:18
    2
    Silent and lonely rains




    Flörtle, evlenebiliyorlar; fakat bu çiftin hayat felsefesi nedir? Hangi
    prensiplere, esaslara uyacaklar? Dinden (dinin aile hayatına
    tesirinden) haberleri var mı?

    Aileler dağılıyor. Hayat pahalılığından dolayı geçimsizlik, bunun
    sonucu da boşanma oluyormuş.Yanlış bir hayata, yanlış teşhis… Hayat
    pahalılığından evvel, ihtiyaçların sonsuza doğru arttığı görülmeli.
    Sonsuz gidere, sınırlı gelir nasıl yetsin? Şehirlere akın, üreticiyi
    tüketici yapmıştır.

    Eşyadan değer alanların, kendilerinde başka değer bulamadıklarından yuvaları yıkılmış, aile üyeleri dışarıda kalmıştır.

    Flörtle, evlenebiliyorlar; fakat bu çiftin hayat felsefesi nedir? Hangi
    prensiplere, esaslara uyacaklar? Dinden (dinin aile hayatına
    tesirinden) haberleri var mı?

    Aklının estiği gibi hareket edenler, aile hayatlarını yele veriyorlar.
    Amma yıkılan sadece yuva değil, aynı zamanda millettir. Çünkü millet
    sarayı, aile tuğlalarından örülür. Aile parçalanınca, millet nasıl
    ayakta kalacak?

    Boşanma sebeplerinin içinde terk ve zina da var. Zina edenlerin çoğu,
    flörtle evlenenler… Taş kalpli kimseler, en ufak bir ıstırap duymadan
    her şeyi terk edebilir. Medeni kanun ise bir kadınla nikahlanmayı fakat
    pek çok kadınla yaşamayı getirmiştir (barlar ve benzeri yerler
    vasıtasıyla).

    Her üç aileden biri mahkemelik. Yılda binlerce dosyaya, mahkemelerin
    bakması lazım. Dosyaların sayısı arttıkça mahkemeler uzamakta. Adalet
    zamanında tecelli etmeyince intikamların sayısı artmakta, yine dosyalar
    kabarmaktadır.

    İslamiyet’ le irtibat kuramayan Müslümanların bundan daha iyi bir hayat yaşayacaklarını ümit etmeleri boşunadır.

    İnsanların bozulmaması için, din şart. Çünkü İslamiyet insanları her
    türlü kötülükten vazgeçirip her türlü iyiliğe sevk eden bir dindir.
    Dindar insanların içinde yaşayan kimse, kötülüğe fırsat ve imkan
    bulamaz.

    Bir ayet meali: “Onların her birini bir günah sebebiyle yakaladık.
    Kimisinin tepesine taş yağdıran kasırga gönderdik. Lut kavmi gibi.
    Kimisini korkunç bir ses aldı Semud Kavmi gibi. Kimisini yere geçirdik
    Karun gibi. Kimini de suya gark ettik Nuh Kavmi ve Firavun gibi.Allah ,
    onlara zulüm etmiyordu. Başlarına gelen felaketlerin sebebi günahları
    idi. Onlar kendilerine zulmediyorlardı. Allah’ tan başkasına güvenenler,
    örümceğin yuvasına sığınması gibidir. Örümcek yuvası çok çürüktür. Neye
    güveniyorsanız ona havale edilirsiniz. Kim, Allah’ tan başka neye
    tapıyor, neye itaat ediyorsa, hepsini bilir. O, mutlak galip ve
    hüküm sahibidir.” (El Ankebut, Ayet 40, 41, 42
    alıntı...






+ Yorum Gönder