Konusunu Oylayın.: Mitoloji neden var olmuştur? Fetret devri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mitoloji neden var olmuştur? Fetret devri nedir?
  1. 06.Şubat.2012, 15:19
    1
    Misafir

    Mitoloji neden var olmuştur? Fetret devri nedir?






    Mitoloji neden var olmuştur? Fetret devri nedir? Mumsema Mitoloji neden var olmuştur? Fetret devri nedir?


  2. 06.Şubat.2012, 15:19
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 06.Şubat.2012, 15:23
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Mitoloji neden var olmuştur? Fetret devri nedir?




    Malum olduğu üzere, ilk insan Hz. Adem (as) aynı zamanda ilk peygamberdir. Bir peygamberin en başta gelen görevi Allah’ın birliğini, tevhit inancını ders vermektir. Kur’an’ın bize bildirdiğine göre, tarih boyunca her millete, her topluluğa mutlaka bir uyarıcı, bir elçi gönderilmiştir. Peygamberler de birer insan olarak ecelleri geldiğinde ölmüşlerdir. Bir peygamberin ölümünden hemen sonra diğer bir peygamberin gönderilmesi söz konusu olmayabilir. Çünkü, vefat eden peygamberin dini bir süre peygamberden sonra da tesirini gösterebilir.

    İşte bu iki peygamber arasında kalan devrelere fetret devri denir. Bu devrelerde insanlar bir yandan cehaletin pençesine düşer, bir yandan da fıtratlarındaki dinî boşluğu doldurmaya çalışırlar. Gerçeği bulmayınca da cahilce ihtiyaçlarını giderme yolunu tutarlar.

    Allah’a tapma duygusu insanın fıtratında belki de en güçlü bir vicdan unsurudur. Bu sebepledir ki, tevhit inancını, hakikî mabudu kaybedince -fıtrî olan tapma duygusunu tatmin etmek için- yeni mabutlar aramaya başlamışlar. Bu uydurma mabutların bir işe yaramaları için de Allah’ın kudret, ilim, merhameti gibi bazı sıfatlarla -hayalen- donatmışlar ve bu vasıflara uygun ilahlar edinmişlerdir.

    Aslında Mitolojideki yanlış totemlerin hepsi bir kutsalla ilişkilendirilmiştir. Güneş olsun, ay olsun, bitki olsun, deniz olsun, inek olsun vs. bunların hepsinin önce ilahî birer cemal, celal, kemal veya nimet kaynağı olarak düşünülmüş ve Allah ile irtibatından ötürü onlara kutsallık atfedilmiştir. Ancak daha sonraki nesiller bunları tamamen bir mabut haline getirmiştir.

    Nitekim hadislerde verilen bilgiye göre, İnsanlığın ikinci babası olan Hz. Nuh (as) kavminin taptığı ve Kur’an’da adları verilen putların (Nuh, 71/23), aslında salih birer insan imişler. Onların manevî makamlarına gösterilen saygı, zamanla cahil nesiller tarafından aşırı bir bağlılığa ve de mabutluğa terfi ettirilmiştir.(bk. Taberî, İbn Kesir, ilgili ayetin tyefsiri).

    Diğer putçuluğun altında da benzer sebeplerin olduğunu düşünebiliriz.

    sorularla islamiyet

    İlave bilgi için tıklayınız:


  4. 06.Şubat.2012, 15:23
    2
    Moderatör



    Malum olduğu üzere, ilk insan Hz. Adem (as) aynı zamanda ilk peygamberdir. Bir peygamberin en başta gelen görevi Allah’ın birliğini, tevhit inancını ders vermektir. Kur’an’ın bize bildirdiğine göre, tarih boyunca her millete, her topluluğa mutlaka bir uyarıcı, bir elçi gönderilmiştir. Peygamberler de birer insan olarak ecelleri geldiğinde ölmüşlerdir. Bir peygamberin ölümünden hemen sonra diğer bir peygamberin gönderilmesi söz konusu olmayabilir. Çünkü, vefat eden peygamberin dini bir süre peygamberden sonra da tesirini gösterebilir.

    İşte bu iki peygamber arasında kalan devrelere fetret devri denir. Bu devrelerde insanlar bir yandan cehaletin pençesine düşer, bir yandan da fıtratlarındaki dinî boşluğu doldurmaya çalışırlar. Gerçeği bulmayınca da cahilce ihtiyaçlarını giderme yolunu tutarlar.

    Allah’a tapma duygusu insanın fıtratında belki de en güçlü bir vicdan unsurudur. Bu sebepledir ki, tevhit inancını, hakikî mabudu kaybedince -fıtrî olan tapma duygusunu tatmin etmek için- yeni mabutlar aramaya başlamışlar. Bu uydurma mabutların bir işe yaramaları için de Allah’ın kudret, ilim, merhameti gibi bazı sıfatlarla -hayalen- donatmışlar ve bu vasıflara uygun ilahlar edinmişlerdir.

    Aslında Mitolojideki yanlış totemlerin hepsi bir kutsalla ilişkilendirilmiştir. Güneş olsun, ay olsun, bitki olsun, deniz olsun, inek olsun vs. bunların hepsinin önce ilahî birer cemal, celal, kemal veya nimet kaynağı olarak düşünülmüş ve Allah ile irtibatından ötürü onlara kutsallık atfedilmiştir. Ancak daha sonraki nesiller bunları tamamen bir mabut haline getirmiştir.

    Nitekim hadislerde verilen bilgiye göre, İnsanlığın ikinci babası olan Hz. Nuh (as) kavminin taptığı ve Kur’an’da adları verilen putların (Nuh, 71/23), aslında salih birer insan imişler. Onların manevî makamlarına gösterilen saygı, zamanla cahil nesiller tarafından aşırı bir bağlılığa ve de mabutluğa terfi ettirilmiştir.(bk. Taberî, İbn Kesir, ilgili ayetin tyefsiri).

    Diğer putçuluğun altında da benzer sebeplerin olduğunu düşünebiliriz.

    sorularla islamiyet

    İlave bilgi için tıklayınız:





+ Yorum Gönder