Konusunu Oylayın.: Sahabelerden çok hadisi şerif ezberleyen çocuk kimdir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sahabelerden çok hadisi şerif ezberleyen çocuk kimdir
  1. 02.Şubat.2012, 22:50
    1
    Misafir

    Sahabelerden çok hadisi şerif ezberleyen çocuk kimdir






    Sahabelerden çok hadisi şerif ezberleyen çocuk kimdir Mumsema medinede sahabe efendilerimizden cok hadisi serif ezberleyen cocuk kimdir ve onlara namaz kildirmistir selam ve dua ile


  2. 02.Şubat.2012, 22:50
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 03.Şubat.2012, 00:00
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: sahabelerden çok hadisi şerif ezberleyen çocuk kimdir




    İbni Mesud Hayatı

    Abdullah Bin Mesud Hayatı

    Abdullah Bin Mesud ashab-ı kiramın büyüklerinden olup İlk iman edenlerin altıncısıdır. Babası Mes'ud, annesi Ümm-i Abd'dır. İbn-i Mes'ud ve İbn-i Ümm-i Abd isimleriyle meşhur olmuştur.

    Künyesi: Ebu Abdullah veya Ebu Abdurrahman'dır. Mekkeli olup, doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 652 (H. 32)deMedine'de vefat etti. Kabri Cennet-ül-Baki Kabristanındadır.

    Müslüman olmadan önce Ukbe bin Ebu Mu'ayt'ın koyunlarını güderdi. Bir gün koyun güderken Resulullah ve hazret-i Ebu Bekir kendisinden süt istediler. Süt olmadığını söylemesi üzerine, Peygamber efendimiz hiç yavrulamamış bir koyunun memesini sıvazladı, meme derhal şişti ve bol süt verdi. Bunu gören Abdullah Bin Mesud derhal Müslüman olup, Müslümanların altıncısı olma şerefine nail oldu. Müslüman olduktan sonra Ukbe'nin yanından ayrıldı ve Peygamber efendimizin hizmetine girdi. Kur'an-ı kerimi öğrendi. Pek çok hadis-i şerif dinledi ve ezberledi. Sahabe ve Tabiinden pek çok kimse ve hatta Ebu Hüreyre ile İbn-i Abbas bile kendisinden hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Hayatta iken Cennet'le müjdelendi.Yani her ne kadar ihtilaflı olsada aşerei mübeşşereden olduğu zikredilmiştir .

    Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahabi: Abdullah Bin Mesud

    Mekke'de Kur'an-ı kerimi ilk defa sesli olarak açıktan okuyan Abdullah Bin Mesud idi. İnanmayanlar, kendisine çok eziyet ve işkence yaptılar. O, bundan vazgeçmedi. İşkenceler dayanılmayacak hale gelince izin ile iki defa Habeşistan'a hicret etti. Bedr, Uhud, Hendek, Yermük ve diğer gazalara iştirak etti. Hepsinde büyük kahramanlık ve fedakârlık gösterdi. Bedr Harbinde müşriklerin en azgını olan Ebu Cehl'i öldürdü. Miladi 641 (H. 20) yılında Küfe kadılığına tayin olundu. Orada hazine muhafızlığı da yaptı.
    Hazret-i Ömer, İran halkına yazdığı mektupta; "İbn-i Mes'ud'u yanımda alıkoymayarak sizi kendime tercih ettim." demiştir. Hazret-i Osman'ın son zamanlarında Medine'ye döndü. 653 (H.32)te 60 yaşının üzerinde olduğu halde vefat etti. Abdullah bin Zübeyr ile oğlu, techiz ve tekfin ettiler. Cenaze namazını hazret-i Osman kıldırdı. Vasiyeti üzerine Cennet-ül-Baki Kabristanına defnedilmiştir.
    Abdullah Bin Mesud, Resulullah'ın huzurunda, sık bulunurdu. O derece ki, Resul-i ekremin Ehl-i beytinden olduğu sanılırdı. Resulullah'ın eşyalarını taşırdı. Onlara hürmetinden çok güzel giyinirdi. 70 sureyi Resulullah'ın mübarek ağızlarından işiterek ezberlemiştir. Asım, Hamza, Kisai, Halef, A'meş gibi meşhur kıraat imamlarının silsilesi İbn-i Mes'ud'da son bulmaktadır.

    Peygamber efendimiz, Abdullah Bin Mesud'u Kur'an-ı kerim öğretenlerin başında sayardı. "Kur'an-ı kerimi, İbn-i Mesud, Salim, Übey bin Ka'b ve Muaz bin Cebel'den öğrenin!" buyururlardı. Resul-i ekrem Kur'an-ı kerimi ondan dinlemeyi çok severdi. Bir gün "Nisa suresini oku, dinleyelim." buyurdu. İbn-i Mes'ud; "Kur'an-ı kerim size indi. Biz O’nu sizden okuduk ve sizden öğrendik." dedi. Resul-i ekrem; "Evet öyledir. Fakat ben Kur'an-ı kerimi başkasından dinlemeyi severim." buyurdu. Abdullah Bin Mesud okumaya başladı mealen; "Halleri ne olacak? Her ümmetten bir şahit getireceğimiz zaman..."(Nisa suresi: 41) ayet-i kerimesine gelince, Resulullah'ın mübarek gözlerinden yaşlar boşandı.

    Abdullah Bin Mesud, hadis ilminde en büyük âlimlerdendi. Hadis rivayetinde çok büyük hassasiyet gösterirdi. Sekiz yüz kırk sekiz hadis-i şerif rivayet etti. Bildirdiği hadislerin çoğu Ahmed bin Hanbel'inMüsned adlı kitabında toplanmıştır. Buhari ve Müslim, Abdullah Bin Mesud'un 64 hadisini ittifakla Sahihlerine almışlardır. Ayrıca Buhari 21, Müslim 35 hadisini müstakil olarak almıştır.

    Abdullah Bin Mesud, fıkıh ve tefsir ilimlerinde de Ashab-ı kiramın ileri gelenlerindendi. Kufe'de yaptığı vazifelerden biri de dinini öğretmekti. Hanefi mezhebinin temeli Abdullah Bin Mesud'a dayanır. Fıkıhla ilgili ictihadları, Mevsuatü İbn-i Mes'ud adlı eserde toplanmıştır.
    Peygamber efendimiz Abdullah bin Mesud'u medh ederek buyurdu ki:
    Abdullah Bin Mesud'un sözüne, bilgisine sarılınız.
    "Kim Kur'an'ı, indiği andaki tazeliğiyle okumaktan hoşlanıyorsa, İbn-i Ümmi Abd (Abdullah Bin Mesud)gibi okusun.
    "Siz Abdullah Bin Mesud'un vücutça zayıf olduğuna bakmayın, mizanda hepinizden ağırdır.
    Abdullah Bin Mesud, Resulullah'ın sünnetine tamamen uyardı. Son derece misafirperverdi. Çok namaz kılardı. "Ben nafile oruç tutunca namaza zayıf kalıyorum. Hâlbuki namaz benim için nafile oruçtan daha kıymetlidir." derdi. Adalete çok dikkat ederdi.
    Buyurdu ki: "Zalimi seven kimse, Kâbe’de 70 yıl ibadet etse, yine de kıyamet günü Allahü teala onu o zalim ile beraber bulunduracaktır."
    "Hayır, eken çok mahsul alır. Şer (kötülük) eken nedamet (pişmanlık) biçer."
    "Sıkıntısı olan kimse çok istiğfar okusun."
    "Kişiye fakirlik zenginlikten, tevazu şöhretten daha iyi gelmedikçe, hakiki imana kavuşamaz."
    "Hepiniz misafirsiniz. Mallarınız emanettir. Misafir gidici, mallar da sahibine kalıcıdır."
    Abdullah Bin Mesud'un Peygamber efendimizden bizzat işiterek bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
    "Said olan kimse başkalarından nasihat alandır.
    "Allahü Teâlâ doğruyu, Ömer'in dili ve kalbi üzerine indirdi. Ümmetimden Ömer'in razı olduğundan ben de razıyım.
    "Günahlardan tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
    "Dünyayı ahirete tercih eden kimseye Allahü teala üç tane bela verir: Kalbinden hiç çıkmayan sıkıntı, hiç kurtulamayacağı fakirlik ve doymak bilmeyen hırs.
    "Her derdin bir dermanı vardır. Yalnız ölümün çaresi yoktur.
    "Kişi sevdiği ile beraberdir.
    "Allahü Teâlâ güzeldir, güzeli sever.
    "Allahü Teâlâ dünyayı, sevdiğine de sevmediğine de verir. Ahireti ise ancak sevdiğine verir.
    "İki şeyden birine kavuşan insana gıpta etmek, buna imrenmek yerinde olur. Allahü Teâlâ bir kimseye İslam ilimlerini ihsan eder ve bu da her hareketini, bilgisine uygun yapar. İkincisi, "Allahü Teâlâ birine çok mal verir. Bu kimse de malını Allahü Teâlânın razı olduğu, beğendiği yerlerde harcar.

    Abdullah ibni Mesud


  4. 03.Şubat.2012, 00:00
    2
    Özel Üye



    İbni Mesud Hayatı

    Abdullah Bin Mesud Hayatı

    Abdullah Bin Mesud ashab-ı kiramın büyüklerinden olup İlk iman edenlerin altıncısıdır. Babası Mes'ud, annesi Ümm-i Abd'dır. İbn-i Mes'ud ve İbn-i Ümm-i Abd isimleriyle meşhur olmuştur.

    Künyesi: Ebu Abdullah veya Ebu Abdurrahman'dır. Mekkeli olup, doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 652 (H. 32)deMedine'de vefat etti. Kabri Cennet-ül-Baki Kabristanındadır.

    Müslüman olmadan önce Ukbe bin Ebu Mu'ayt'ın koyunlarını güderdi. Bir gün koyun güderken Resulullah ve hazret-i Ebu Bekir kendisinden süt istediler. Süt olmadığını söylemesi üzerine, Peygamber efendimiz hiç yavrulamamış bir koyunun memesini sıvazladı, meme derhal şişti ve bol süt verdi. Bunu gören Abdullah Bin Mesud derhal Müslüman olup, Müslümanların altıncısı olma şerefine nail oldu. Müslüman olduktan sonra Ukbe'nin yanından ayrıldı ve Peygamber efendimizin hizmetine girdi. Kur'an-ı kerimi öğrendi. Pek çok hadis-i şerif dinledi ve ezberledi. Sahabe ve Tabiinden pek çok kimse ve hatta Ebu Hüreyre ile İbn-i Abbas bile kendisinden hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Hayatta iken Cennet'le müjdelendi.Yani her ne kadar ihtilaflı olsada aşerei mübeşşereden olduğu zikredilmiştir .

    Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahabi: Abdullah Bin Mesud

    Mekke'de Kur'an-ı kerimi ilk defa sesli olarak açıktan okuyan Abdullah Bin Mesud idi. İnanmayanlar, kendisine çok eziyet ve işkence yaptılar. O, bundan vazgeçmedi. İşkenceler dayanılmayacak hale gelince izin ile iki defa Habeşistan'a hicret etti. Bedr, Uhud, Hendek, Yermük ve diğer gazalara iştirak etti. Hepsinde büyük kahramanlık ve fedakârlık gösterdi. Bedr Harbinde müşriklerin en azgını olan Ebu Cehl'i öldürdü. Miladi 641 (H. 20) yılında Küfe kadılığına tayin olundu. Orada hazine muhafızlığı da yaptı.
    Hazret-i Ömer, İran halkına yazdığı mektupta; "İbn-i Mes'ud'u yanımda alıkoymayarak sizi kendime tercih ettim." demiştir. Hazret-i Osman'ın son zamanlarında Medine'ye döndü. 653 (H.32)te 60 yaşının üzerinde olduğu halde vefat etti. Abdullah bin Zübeyr ile oğlu, techiz ve tekfin ettiler. Cenaze namazını hazret-i Osman kıldırdı. Vasiyeti üzerine Cennet-ül-Baki Kabristanına defnedilmiştir.
    Abdullah Bin Mesud, Resulullah'ın huzurunda, sık bulunurdu. O derece ki, Resul-i ekremin Ehl-i beytinden olduğu sanılırdı. Resulullah'ın eşyalarını taşırdı. Onlara hürmetinden çok güzel giyinirdi. 70 sureyi Resulullah'ın mübarek ağızlarından işiterek ezberlemiştir. Asım, Hamza, Kisai, Halef, A'meş gibi meşhur kıraat imamlarının silsilesi İbn-i Mes'ud'da son bulmaktadır.

    Peygamber efendimiz, Abdullah Bin Mesud'u Kur'an-ı kerim öğretenlerin başında sayardı. "Kur'an-ı kerimi, İbn-i Mesud, Salim, Übey bin Ka'b ve Muaz bin Cebel'den öğrenin!" buyururlardı. Resul-i ekrem Kur'an-ı kerimi ondan dinlemeyi çok severdi. Bir gün "Nisa suresini oku, dinleyelim." buyurdu. İbn-i Mes'ud; "Kur'an-ı kerim size indi. Biz O’nu sizden okuduk ve sizden öğrendik." dedi. Resul-i ekrem; "Evet öyledir. Fakat ben Kur'an-ı kerimi başkasından dinlemeyi severim." buyurdu. Abdullah Bin Mesud okumaya başladı mealen; "Halleri ne olacak? Her ümmetten bir şahit getireceğimiz zaman..."(Nisa suresi: 41) ayet-i kerimesine gelince, Resulullah'ın mübarek gözlerinden yaşlar boşandı.

    Abdullah Bin Mesud, hadis ilminde en büyük âlimlerdendi. Hadis rivayetinde çok büyük hassasiyet gösterirdi. Sekiz yüz kırk sekiz hadis-i şerif rivayet etti. Bildirdiği hadislerin çoğu Ahmed bin Hanbel'inMüsned adlı kitabında toplanmıştır. Buhari ve Müslim, Abdullah Bin Mesud'un 64 hadisini ittifakla Sahihlerine almışlardır. Ayrıca Buhari 21, Müslim 35 hadisini müstakil olarak almıştır.

    Abdullah Bin Mesud, fıkıh ve tefsir ilimlerinde de Ashab-ı kiramın ileri gelenlerindendi. Kufe'de yaptığı vazifelerden biri de dinini öğretmekti. Hanefi mezhebinin temeli Abdullah Bin Mesud'a dayanır. Fıkıhla ilgili ictihadları, Mevsuatü İbn-i Mes'ud adlı eserde toplanmıştır.
    Peygamber efendimiz Abdullah bin Mesud'u medh ederek buyurdu ki:
    Abdullah Bin Mesud'un sözüne, bilgisine sarılınız.
    "Kim Kur'an'ı, indiği andaki tazeliğiyle okumaktan hoşlanıyorsa, İbn-i Ümmi Abd (Abdullah Bin Mesud)gibi okusun.
    "Siz Abdullah Bin Mesud'un vücutça zayıf olduğuna bakmayın, mizanda hepinizden ağırdır.
    Abdullah Bin Mesud, Resulullah'ın sünnetine tamamen uyardı. Son derece misafirperverdi. Çok namaz kılardı. "Ben nafile oruç tutunca namaza zayıf kalıyorum. Hâlbuki namaz benim için nafile oruçtan daha kıymetlidir." derdi. Adalete çok dikkat ederdi.
    Buyurdu ki: "Zalimi seven kimse, Kâbe’de 70 yıl ibadet etse, yine de kıyamet günü Allahü teala onu o zalim ile beraber bulunduracaktır."
    "Hayır, eken çok mahsul alır. Şer (kötülük) eken nedamet (pişmanlık) biçer."
    "Sıkıntısı olan kimse çok istiğfar okusun."
    "Kişiye fakirlik zenginlikten, tevazu şöhretten daha iyi gelmedikçe, hakiki imana kavuşamaz."
    "Hepiniz misafirsiniz. Mallarınız emanettir. Misafir gidici, mallar da sahibine kalıcıdır."
    Abdullah Bin Mesud'un Peygamber efendimizden bizzat işiterek bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
    "Said olan kimse başkalarından nasihat alandır.
    "Allahü Teâlâ doğruyu, Ömer'in dili ve kalbi üzerine indirdi. Ümmetimden Ömer'in razı olduğundan ben de razıyım.
    "Günahlardan tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.
    "Dünyayı ahirete tercih eden kimseye Allahü teala üç tane bela verir: Kalbinden hiç çıkmayan sıkıntı, hiç kurtulamayacağı fakirlik ve doymak bilmeyen hırs.
    "Her derdin bir dermanı vardır. Yalnız ölümün çaresi yoktur.
    "Kişi sevdiği ile beraberdir.
    "Allahü Teâlâ güzeldir, güzeli sever.
    "Allahü Teâlâ dünyayı, sevdiğine de sevmediğine de verir. Ahireti ise ancak sevdiğine verir.
    "İki şeyden birine kavuşan insana gıpta etmek, buna imrenmek yerinde olur. Allahü Teâlâ bir kimseye İslam ilimlerini ihsan eder ve bu da her hareketini, bilgisine uygun yapar. İkincisi, "Allahü Teâlâ birine çok mal verir. Bu kimse de malını Allahü Teâlânın razı olduğu, beğendiği yerlerde harcar.

    Abdullah ibni Mesud





+ Yorum Gönder