Konusunu Oylayın.: Allah'a dua ederken ısrarcı olmak isyana girer mi?

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Allah'a dua ederken ısrarcı olmak isyana girer mi?
  1. 31.Ocak.2012, 15:41
    1
    Misafir

    Allah'a dua ederken ısrarcı olmak isyana girer mi?






    Allah'a dua ederken ısrarcı olmak isyana girer mi? Mumsema ben Allah'a bir isteğimin olması için çok çok dua ediyorum İsm-i Azam duasıyla ama bilmiyorum sanki Haşa Tövbe estagfurullah Allah'ı dövecek gibi oluyor gibime geliyor duamda o kadar çok ısrarlıyım ki hep ağlıyorum o kadar cok ısrar ediyorum ki Sanki o duayı isterken....Tövbe Estagfurullah sonra dua edemiyorum Allah'a isyan ediyorum gibime geliyor


  2. 31.Ocak.2012, 15:41
    1
    Kübra derya89 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kübra derya89
    Misafir



    ben Allah'a bir isteğimin olması için çok çok dua ediyorum İsm-i Azam duasıyla ama bilmiyorum sanki Haşa Tövbe estagfurullah Allah'ı dövecek gibi oluyor gibime geliyor duamda o kadar çok ısrarlıyım ki hep ağlıyorum o kadar cok ısrar ediyorum ki Sanki o duayı isterken....Tövbe Estagfurullah sonra dua edemiyorum Allah'a isyan ediyorum gibime geliyor


    Benzer Konular

    - Dua da ısrarcı olmak doğru mu?

    - Dua ederken ısrarcı olmalı mıyız ? Yoksa hayırlı değilmiş diyip dua etmemeli miyiz ? ( Cevaplı )

    - Çevremdeki insanlara İslamiyet'i nasıl tebliğ etmeliyim? Bu konuda çok ısrarcı olmak doğru mudur?

    - Dua ederken ısrarcı olmalı mıyız? Yoksa hayırlı değilmiş diyip dua etmemeli miyiz?

    - Neden ben? veya neydi günahım? Gibi sorular isyana girer mi?

  3. 31.Ocak.2012, 21:10
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Allah'a dua ederken ısrarcı olmak isyana girer mi?




    Dua ederken ısrarcı olmalı mıyız?

    Hz. Selmân (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

    "Rabbiniz hayiydir, kerimdir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı zaman, O, ellerini boş çevirmekten istihya eder." (Tirmizî, Daavât 118, (3551); Ebû Dâvud, Salât 358, (1488).

    Hayiy, çok haya eden, fazlaca utanan demektir. Haya vasfını Allah hakkında lügat manasında kullanmak uygun değildir. Çünkü, lügat olarak haya, kişide ayıplanma ve kınanma korkusu gibi bir şey sebebiyle hâsıl olan değişme ve inkisâr mânasına gelir. Böyle bir hâl Zât-ı Zülcelâl hakkında muhaldir. Öyle ise lügat yönüyle "çok utanan" mânasına gelen hayiy kelimesi Allah hakkında kullanılınca, bundaki gaye maksuddur.

    Hayadan maksad ve gaye ayıplanacak şeyin yâni hoş olmayan şeyin terki olduğuna göre, ulemâ, Allah hakkında şu mânada anlamıştır:

    Allah'ın "hayiy" olması, kulu memnun edecek şeyi yapması, ona zarar verecek şeyi terketmesi demektir. Öyle ise sadedinde olduğumuz hadisi, "Cenab-ı Hakk, dua eden kuluna, kulun hayrına olan şeyi mutlaka verir, duasını sevapsız, boş bırakmaz" diye anlayacağız. Bu "verme" işinin Cenab-ı Hakk'ın hikmeti muktezasınca, ya "istediğine aynen kavuşması" yahut "daha iyisinin verilmesi" yahut da "sevap verilmesi, günahlarının azaltılması" şeklinde tecelli edeceği şeklinde anlamak gerekir...

    Hz. İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) duayı üç kere yapmaktan, istiğfarı üç kere yapmaktan hoşlanırdı." (Ebû Dâvud, Salât 361, (1524).

    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ısrar ve tekrar tavsiye etmektedir. Bu rivâyet, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın, dua veya istiğfar ettiği zaman üçer sefer tekrarladığını göstermektedir.

    Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

    "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icâbet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi." (Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikr 92, (2735); Muvatta, Kur'an 29 (1, 213); Tirmizî, Daavât 145, (3602, 3603); Ebû Dâvud, Salât 358, (1484).

    Müslim'in diğer bir rivâyeti şöyledir:

    "Kul, günah talebetmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder."

    Tirmizî'nin bir diğer rivâyetinde şöyledir:

    "Allah'a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek sûretiyle olur; yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun."

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bu hadislerinde dua eden insanların bir zaafına dikkat çekmektedir: "İsti'cal" yani acelecilik. Bir başka ifâde ile duanın hemen karşılığını görme arzusu, Müslim'in bir rivâyetinde "Ya Rasulallah İsti'cal nedir?" diye sorulunca şu açıklamayı yapar:

    "Dua ettim, ettim de hiçbir neticesini görmedim" der ve o anda duayı terkeder."

    Şu halde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), duanın terkine sevkedecek bir aceleciliği hoş görmüyor. Bu sebeple, her hâlukârda dua etmeye devam edilmesi için, duanın mutlaka netice vereceğini kesin bir dille ifâde ettikten sonra bu kabulün şu sûretlerden biriyle olcağını belirtir:

    "1. Ya isteğe uygun olarak dünyada görülecek bir şekilde makbul olur.

    2. Ya âhirette verilmek üzere sevap takdir edilir.

    3. Yahut günahları affedilir."

    Şu halde, bu hadis, neticeye hiç aldırmadan dua etmeye, Allah'tan hayırlı şeyler istemeye devam etmeye teşvik etmektedir. Duayı ibadetin, kulluğun bir gereği bilip, ara vermeden devam etmelidir. Mü'min ibadetten usanmaz, zaten hayatının gayesi ibadet ve kulluktur. Zîra Allah insanları sadece ve sadece ibâdet için yaratmış bulunmaktadır (Zâriyat, 51/56). İcâbetin gecikmesi, henüz vakti gelmediğinden, yahut daha çok ibadet edip mübâlağa göstermesi gereğindendir. Zîra, Cenâb-ı Hakk duada mübâlağa ve ısrarı sevmekte, çok dua edenlerin duasını kabul buyurmaktadır.

    (İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/545.)


  4. 31.Ocak.2012, 21:10
    2
    Özel Üye



    Dua ederken ısrarcı olmalı mıyız?

    Hz. Selmân (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

    "Rabbiniz hayiydir, kerimdir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı zaman, O, ellerini boş çevirmekten istihya eder." (Tirmizî, Daavât 118, (3551); Ebû Dâvud, Salât 358, (1488).

    Hayiy, çok haya eden, fazlaca utanan demektir. Haya vasfını Allah hakkında lügat manasında kullanmak uygun değildir. Çünkü, lügat olarak haya, kişide ayıplanma ve kınanma korkusu gibi bir şey sebebiyle hâsıl olan değişme ve inkisâr mânasına gelir. Böyle bir hâl Zât-ı Zülcelâl hakkında muhaldir. Öyle ise lügat yönüyle "çok utanan" mânasına gelen hayiy kelimesi Allah hakkında kullanılınca, bundaki gaye maksuddur.

    Hayadan maksad ve gaye ayıplanacak şeyin yâni hoş olmayan şeyin terki olduğuna göre, ulemâ, Allah hakkında şu mânada anlamıştır:

    Allah'ın "hayiy" olması, kulu memnun edecek şeyi yapması, ona zarar verecek şeyi terketmesi demektir. Öyle ise sadedinde olduğumuz hadisi, "Cenab-ı Hakk, dua eden kuluna, kulun hayrına olan şeyi mutlaka verir, duasını sevapsız, boş bırakmaz" diye anlayacağız. Bu "verme" işinin Cenab-ı Hakk'ın hikmeti muktezasınca, ya "istediğine aynen kavuşması" yahut "daha iyisinin verilmesi" yahut da "sevap verilmesi, günahlarının azaltılması" şeklinde tecelli edeceği şeklinde anlamak gerekir...

    Hz. İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) duayı üç kere yapmaktan, istiğfarı üç kere yapmaktan hoşlanırdı." (Ebû Dâvud, Salât 361, (1524).

    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ısrar ve tekrar tavsiye etmektedir. Bu rivâyet, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın, dua veya istiğfar ettiği zaman üçer sefer tekrarladığını göstermektedir.

    Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

    "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icâbet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi." (Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikr 92, (2735); Muvatta, Kur'an 29 (1, 213); Tirmizî, Daavât 145, (3602, 3603); Ebû Dâvud, Salât 358, (1484).

    Müslim'in diğer bir rivâyeti şöyledir:

    "Kul, günah talebetmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder."

    Tirmizî'nin bir diğer rivâyetinde şöyledir:

    "Allah'a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek sûretiyle olur; yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun."

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bu hadislerinde dua eden insanların bir zaafına dikkat çekmektedir: "İsti'cal" yani acelecilik. Bir başka ifâde ile duanın hemen karşılığını görme arzusu, Müslim'in bir rivâyetinde "Ya Rasulallah İsti'cal nedir?" diye sorulunca şu açıklamayı yapar:

    "Dua ettim, ettim de hiçbir neticesini görmedim" der ve o anda duayı terkeder."

    Şu halde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), duanın terkine sevkedecek bir aceleciliği hoş görmüyor. Bu sebeple, her hâlukârda dua etmeye devam edilmesi için, duanın mutlaka netice vereceğini kesin bir dille ifâde ettikten sonra bu kabulün şu sûretlerden biriyle olcağını belirtir:

    "1. Ya isteğe uygun olarak dünyada görülecek bir şekilde makbul olur.

    2. Ya âhirette verilmek üzere sevap takdir edilir.

    3. Yahut günahları affedilir."

    Şu halde, bu hadis, neticeye hiç aldırmadan dua etmeye, Allah'tan hayırlı şeyler istemeye devam etmeye teşvik etmektedir. Duayı ibadetin, kulluğun bir gereği bilip, ara vermeden devam etmelidir. Mü'min ibadetten usanmaz, zaten hayatının gayesi ibadet ve kulluktur. Zîra Allah insanları sadece ve sadece ibâdet için yaratmış bulunmaktadır (Zâriyat, 51/56). İcâbetin gecikmesi, henüz vakti gelmediğinden, yahut daha çok ibadet edip mübâlağa göstermesi gereğindendir. Zîra, Cenâb-ı Hakk duada mübâlağa ve ısrarı sevmekte, çok dua edenlerin duasını kabul buyurmaktadır.

    (İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/545.)


  5. 01.Haziran.2016, 21:02
    3
    Misafir

    Cevap: Allah'a dua ederken ısrarcı olmak isyana girer mi?

    Kardeşim Allah ondan ümidini kesmeden duasında ısrarcı olan kulunu sever ama dövecek gibi olmak konusunu anlamadım ?


  6. 01.Haziran.2016, 21:02
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kardeşim Allah ondan ümidini kesmeden duasında ısrarcı olan kulunu sever ama dövecek gibi olmak konusunu anlamadım ?





+ Yorum Gönder