Konusunu Oylayın.: Uyanınca burnun yıkanmasının tavsiye edilmesi ve şeytanın burunda gecelemesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Uyanınca burnun yıkanmasının tavsiye edilmesi ve şeytanın burunda gecelemesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız?
  1. 30.Ocak.2012, 23:16
    1
    Misafir

    Uyanınca burnun yıkanmasının tavsiye edilmesi ve şeytanın burunda gecelemesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız?






    Uyanınca burnun yıkanmasının tavsiye edilmesi ve şeytanın burunda gecelemesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız? Mumsema Uyanınca burnun yıkanmasının tavsiye edilmesi ve şeytanın burunda gecelemesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız?


  2. 30.Ocak.2012, 23:22
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Uyanınca burnun yıkanmasının tavsiye edilmesi ve şeytanın burunda gecelemesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız?




    Sürekli insanla beraber yaşayan ve onun boşluklarını gözetleyen şeytan, ilk fırsatta ona sokulmakta ve yanıltıp şaşırtmak için elinden geleni yapmaktadır. Bir nöbetçi gibi, sürekli insanı gözetlemekte ve eline geçen her hususu en iyi şekilde değerlendirmektedir. İnsanı gündüz azdırıp saptıramazsa gece veya uykusunda, gece azdırıp saptıramazsa gündüz azdırıp saptırmaya çalışmaktadır. Bunu yapabilmesi için de insanın en yakın, en önemli yerlerinde bulunup karargah kurması gerekmektedir. Nitekim bazen insanın kalbine kadar ulaşmakta ve orada karargah kurarak vesvese vermekte, bazen damarlarda dolaşıp şehvet ve hastalık vererek rahatsız etmekte, bazen de insanın ense köküne binip düğüm atmakta, bazen insanın kulağına idrarını yapmakta, bazen de gecelemek için burun deliğine yerleşmektedir. Bununla ilgili olarak Ebu Hureyre (r.a.)’den nakledilen bir hadisi şerifte Hz. Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmektedir:

    "Sizden birisi uyandığı zaman, üç defa burnuna su alıp versin. Çünkü şeytan onun genzinde geceler.” (Buhari, Bed’ul-Halk, 11; Müslim, Taharet, 23; Nesai, Taharet, 73/90; A. Hanbel, Müsned, II/352.)

    Şeytanın insan burnunda gecelemesi ifadesini, Kadı Iyaz gibi bazı alimler hakikat olarak, bazıları da istiare yani benzetme olarak kabul etmişlerdir. İkinci görüşe göre burnun insan sağlığı ile alakalı yönü öne çıkmakta ve burunda biriken pisliklerin temizlenmesine, sabah kalkan insanın abdest alıp namaz kılmasına engel bir durum varsa bile, burnunu iyice temizlemesi gerektiğine işaret edilmektedir.

    Çünkü tıbben bilinen hususlardan biri de, burnun sinüslerin açılmasında ve sinüzit tedavisinde önemli olduğudur. Abdest almak veya hadiste belirtildiği gibi, burna üç kere su çekerek sümkürmek, gerek sinüslerin açılıp rahat çalışmasında, gerekse temizlenip dışarı atılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü temizlenip dışarı atılmayan ve burunda biriken mikroplar, genizden gelen akıntılarla solunum ve dolaşım yollarına yayılıp yerleşecek, buraların enfeksiyon kapmasına sebep olacaktır. Bu yüzden kendisiyle bu konuyu konuştuğumuz değerli dostum Dr. Kenan Haspolat, abdestin, açıkça bir çeşit sinüzit tedavisi olduğunu söylemişti.

    Bu sebeple hadisi şerifte, ister birinci anlamda hakikat olarak, ister ikinci anlamda mecaz olarak, şeytanın insanın burnunda gecelemesi ele alındığında, karşımıza temizliğe yönelik bir uyarı çıkmakta ve pis işlerle uğraşıp, pislikle geçinen ve pis şeylerden, pis yerlerden hoşlanan şeytana açık kapı bırakılmaması tavsiye edilmektedir.

    S.İslamiyet (Arif Arslan, Şeytan ve Cinler)



  3. 30.Ocak.2012, 23:22
    2
    Silent and lonely rains



    Sürekli insanla beraber yaşayan ve onun boşluklarını gözetleyen şeytan, ilk fırsatta ona sokulmakta ve yanıltıp şaşırtmak için elinden geleni yapmaktadır. Bir nöbetçi gibi, sürekli insanı gözetlemekte ve eline geçen her hususu en iyi şekilde değerlendirmektedir. İnsanı gündüz azdırıp saptıramazsa gece veya uykusunda, gece azdırıp saptıramazsa gündüz azdırıp saptırmaya çalışmaktadır. Bunu yapabilmesi için de insanın en yakın, en önemli yerlerinde bulunup karargah kurması gerekmektedir. Nitekim bazen insanın kalbine kadar ulaşmakta ve orada karargah kurarak vesvese vermekte, bazen damarlarda dolaşıp şehvet ve hastalık vererek rahatsız etmekte, bazen de insanın ense köküne binip düğüm atmakta, bazen insanın kulağına idrarını yapmakta, bazen de gecelemek için burun deliğine yerleşmektedir. Bununla ilgili olarak Ebu Hureyre (r.a.)’den nakledilen bir hadisi şerifte Hz. Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmektedir:

    "Sizden birisi uyandığı zaman, üç defa burnuna su alıp versin. Çünkü şeytan onun genzinde geceler.” (Buhari, Bed’ul-Halk, 11; Müslim, Taharet, 23; Nesai, Taharet, 73/90; A. Hanbel, Müsned, II/352.)

    Şeytanın insan burnunda gecelemesi ifadesini, Kadı Iyaz gibi bazı alimler hakikat olarak, bazıları da istiare yani benzetme olarak kabul etmişlerdir. İkinci görüşe göre burnun insan sağlığı ile alakalı yönü öne çıkmakta ve burunda biriken pisliklerin temizlenmesine, sabah kalkan insanın abdest alıp namaz kılmasına engel bir durum varsa bile, burnunu iyice temizlemesi gerektiğine işaret edilmektedir.

    Çünkü tıbben bilinen hususlardan biri de, burnun sinüslerin açılmasında ve sinüzit tedavisinde önemli olduğudur. Abdest almak veya hadiste belirtildiği gibi, burna üç kere su çekerek sümkürmek, gerek sinüslerin açılıp rahat çalışmasında, gerekse temizlenip dışarı atılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü temizlenip dışarı atılmayan ve burunda biriken mikroplar, genizden gelen akıntılarla solunum ve dolaşım yollarına yayılıp yerleşecek, buraların enfeksiyon kapmasına sebep olacaktır. Bu yüzden kendisiyle bu konuyu konuştuğumuz değerli dostum Dr. Kenan Haspolat, abdestin, açıkça bir çeşit sinüzit tedavisi olduğunu söylemişti.

    Bu sebeple hadisi şerifte, ister birinci anlamda hakikat olarak, ister ikinci anlamda mecaz olarak, şeytanın insanın burnunda gecelemesi ele alındığında, karşımıza temizliğe yönelik bir uyarı çıkmakta ve pis işlerle uğraşıp, pislikle geçinen ve pis şeylerden, pis yerlerden hoşlanan şeytana açık kapı bırakılmaması tavsiye edilmektedir.

    S.İslamiyet (Arif Arslan, Şeytan ve Cinler)






+ Yorum Gönder