Konusunu Oylayın.: Cennet ve Cehennemin sonu var mı ? Sonu var diyen hocalar var ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Cennet ve Cehennemin sonu var mı ? Sonu var diyen hocalar var ?
  1. 30.Ocak.2012, 15:25
    1
    Misafir

    Cennet ve Cehennemin sonu var mı ? Sonu var diyen hocalar var ?

  2. 30.Ocak.2012, 21:50
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Cennet ve Cehennemin sonu var mı ? Sonu var diyen hocalar var ?




    Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamli olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah`tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O`na saygı gösterenler) içindir.
    (Beyyine suresi 8.ayet
    )


    "Cennet ve Cehennemin ebediliği konusuna gelince:

    Evvela şunu söylemeliyiz ki, Cennetin ebediliği konusunda, âlimler arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Yalnız cehennemle ilgili bazı marjinal düşünceler vardır.

    Evet, Cennet ve cehennem ebedîdir. Ancak bu ebedilik Allah'ın ebediyen onları var etmesiye olacaktır. Bu nedenle Allah'ın ebediliğine aykırı bir durum yoktur.

    Bu konuyu ayet, hadis ve ehl-i sünnet âlimlerinin görüşleri doğrultusunda, maddeler halinde özetlemeye çalışacağız:

    İlgili ayetler:

    “HULD” kelimesi

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele; Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır…Onlar orada devamlı kalacaklardır” (el-Bakara, 2/25, ayrıca bk. Bakara, 2/82).

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanlara gelince… onlar cennetlik olup orada ebedi kalacaklardır(Araf, 7/42)

    “Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşatıp kapladığı kimselere gelince onlar cehennemliktir. Hem de onlar orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Bakara, 2/81).

    “Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Araf, 7/36).

    Birer misal verdiğimiz ayetlerde geçen ve “devamlı/ebedî” olarak tercüme ettiğimiz “halidun” kelimesi, “HULD” kökünden gelmektedir.

    Bu kelimenin lügat anlamı, bakî kalmak, ebedî kalmak demektir. Cennette haild olmak demek, oradan hiç çıkmadan, ebedî olarak yaşamaktır. Huld diyarı, bakî/ebedî memleket anlamına gelir. Cennetin bir ismi Daru’l-huld’dür. Halkının orada bakî kalacağını ifade etmektedir. (bk Lisanu’l-Arab. Tehzibu’l-luga, Kitabu’l-Ayn, “HLD” maddesi.)

    Kur’’an Arapça lisanı ile indirildiğine göre, “huld” kelimesini Arapların anladığı şekilde ebedilik anlamında kullanması zorunludur. Yoksa muhataplarını aldatmak gibi -haşa yüz bin defa haşa- sözünden cayması muhal olan Allah’a isnat etmek gerekir.

    EBED kelimesi

    “Kim Allah’a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinde ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı/ebedî kalmak üzere yerleştirir” (Teğabun, 64/9).

    “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”(Cin, 72/23).

    Birer örnek olarak arz ettiğimiz bu ayetlerde de “Huld” sözcüğünün yanında bizzat Türkçe’de aynı manada kullanılan “Ebed” sözcüğü de kullanılmıştır.

    Bu ayetler, hem cennet, hem de cehennemin daimî, bakî ve ebedî birer yurt olduklarını göstermektedir.

    İnsanın aklına gelir, Acaba Allah, ahiret aleminin ebedî olduğunu vurgulamak için daha ne gibi sözcükler kullanmalıydı? Arapça’da en açık, en vurgulu bu iki sözcüğü defalarca kullandığı halde, bu konuda tatmin olabilmek için daha neler bekleyebiliriz ki?

    İlgili Hadisler:

    “Ey insanlar! Muhakkak ki, en son dönüş Allah’adır. Artık, ya cennete veya cehenneme gidilecektir. Orası ölümsüz bir ebediyet ve göçsüz bir ikamettir” Mecmau’z-zevaid’de bu hadisin sahih olduğu bildirilmiştir (bk. Macmauz-zevaid, 5/56).

    -Hz. Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber şöylşe buyurdu

    “Kıyamet günü, insanlara hitaben “Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey Cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20).

    Bu hadislerde ebediyet kelimesinin yanında ölümsüzlük sözcüğü de kullanılarak konu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde netleştirilmiştir."





  3. 30.Ocak.2012, 21:50
    2
    Editör



    Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamli olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah`tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O`na saygı gösterenler) içindir.
    (Beyyine suresi 8.ayet
    )


    "Cennet ve Cehennemin ebediliği konusuna gelince:

    Evvela şunu söylemeliyiz ki, Cennetin ebediliği konusunda, âlimler arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Yalnız cehennemle ilgili bazı marjinal düşünceler vardır.

    Evet, Cennet ve cehennem ebedîdir. Ancak bu ebedilik Allah'ın ebediyen onları var etmesiye olacaktır. Bu nedenle Allah'ın ebediliğine aykırı bir durum yoktur.

    Bu konuyu ayet, hadis ve ehl-i sünnet âlimlerinin görüşleri doğrultusunda, maddeler halinde özetlemeye çalışacağız:

    İlgili ayetler:

    “HULD” kelimesi

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele; Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır…Onlar orada devamlı kalacaklardır” (el-Bakara, 2/25, ayrıca bk. Bakara, 2/82).

    “İman edip makbul ve güzel işler yapanlara gelince… onlar cennetlik olup orada ebedi kalacaklardır(Araf, 7/42)

    “Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşatıp kapladığı kimselere gelince onlar cehennemliktir. Hem de onlar orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Bakara, 2/81).

    “Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı/ebedî kalacaklardır”(Araf, 7/36).

    Birer misal verdiğimiz ayetlerde geçen ve “devamlı/ebedî” olarak tercüme ettiğimiz “halidun” kelimesi, “HULD” kökünden gelmektedir.

    Bu kelimenin lügat anlamı, bakî kalmak, ebedî kalmak demektir. Cennette haild olmak demek, oradan hiç çıkmadan, ebedî olarak yaşamaktır. Huld diyarı, bakî/ebedî memleket anlamına gelir. Cennetin bir ismi Daru’l-huld’dür. Halkının orada bakî kalacağını ifade etmektedir. (bk Lisanu’l-Arab. Tehzibu’l-luga, Kitabu’l-Ayn, “HLD” maddesi.)

    Kur’’an Arapça lisanı ile indirildiğine göre, “huld” kelimesini Arapların anladığı şekilde ebedilik anlamında kullanması zorunludur. Yoksa muhataplarını aldatmak gibi -haşa yüz bin defa haşa- sözünden cayması muhal olan Allah’a isnat etmek gerekir.

    EBED kelimesi

    “Kim Allah’a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinde ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı/ebedî kalmak üzere yerleştirir” (Teğabun, 64/9).

    “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”(Cin, 72/23).

    Birer örnek olarak arz ettiğimiz bu ayetlerde de “Huld” sözcüğünün yanında bizzat Türkçe’de aynı manada kullanılan “Ebed” sözcüğü de kullanılmıştır.

    Bu ayetler, hem cennet, hem de cehennemin daimî, bakî ve ebedî birer yurt olduklarını göstermektedir.

    İnsanın aklına gelir, Acaba Allah, ahiret aleminin ebedî olduğunu vurgulamak için daha ne gibi sözcükler kullanmalıydı? Arapça’da en açık, en vurgulu bu iki sözcüğü defalarca kullandığı halde, bu konuda tatmin olabilmek için daha neler bekleyebiliriz ki?

    İlgili Hadisler:

    “Ey insanlar! Muhakkak ki, en son dönüş Allah’adır. Artık, ya cennete veya cehenneme gidilecektir. Orası ölümsüz bir ebediyet ve göçsüz bir ikamettir” Mecmau’z-zevaid’de bu hadisin sahih olduğu bildirilmiştir (bk. Macmauz-zevaid, 5/56).

    -Hz. Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber şöylşe buyurdu

    “Kıyamet günü, insanlara hitaben “Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey Cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20).

    Bu hadislerde ebediyet kelimesinin yanında ölümsüzlük sözcüğü de kullanılarak konu tereddüde mahal bırakmayacak şekilde netleştirilmiştir."








+ Yorum Gönder