Konusunu Oylayın.: Hayan yoksa git dilediğini yap hadisini açıklar mısınız? Peygamber Efendimizin İnsan sonucundan utanmayacağı her şey

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hayan yoksa git dilediğini yap hadisini açıklar mısınız? Peygamber Efendimizin İnsan sonucundan utanmayacağı her şey
  1. 28.Ocak.2012, 16:58
    1
    Misafir

    Hayan yoksa git dilediğini yap hadisini açıklar mısınız? Peygamber Efendimizin İnsan sonucundan utanmayacağı her şey






    Hayan yoksa git dilediğini yap hadisini açıklar mısınız? Peygamber Efendimizin İnsan sonucundan utanmayacağı her şey Mumsema başlığımın cevapları yok


  2. 29.Ocak.2012, 00:32
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: "Hayan yoksa git dilediğini yap." hadisini açıklar mısınız? Peygamber Efendimizin "İnsan sonucundan utanmayacağı




    Hayâyı, "nefsin, mekruh addedilen şeyi işlemek korkusuyla kendisini tutmasıdır" diye tarif edenler de olmuştur. Burada işlenmesinden korkulan mekruh dinî bir mekruh olabilir, aklî bir mekruh olabilir, örfî bir mekruh olabilir. Dinî mekruhu işleyene fâsık, aklî mekruhu işleyene mecnun, örfî mekruhu işleyene ebleh denir.

    Bazı âlimler hayâ, haram kılınan şeylerde ise vâcib, mekruh şeylerde ise mendub, mübah şeylerde ise örfîdir demiştir.

    Şeriatte (Haya), kötü ve çirkin olandan içtinab etmeye, hak sahibinin hakkına riayetsizlikten men etmeye sevkeden ahlâka denir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Hayânın tamamı hayırdır." demekle, her çeşit çirkinlik, haksızlık ve kötülüklerden içtinâb ve kaçınmanın hayır olduğunu belirtmiştir.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), hayânın İslâm dininde tuttuğu ehemmiyeti belirtmek için, onun "imandan bir şube" olduğunu belirtmiştir. İnsanlık tarihindeki yerini de şöyle belirtmiştir:
    "İnsanlığın ilk nübüvvetten aldığı öğüt şudur: Eğer hayân yoksa git dilediğini yap."
    (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)


  3. 29.Ocak.2012, 00:32
    2
    Editör



    Hayâyı, "nefsin, mekruh addedilen şeyi işlemek korkusuyla kendisini tutmasıdır" diye tarif edenler de olmuştur. Burada işlenmesinden korkulan mekruh dinî bir mekruh olabilir, aklî bir mekruh olabilir, örfî bir mekruh olabilir. Dinî mekruhu işleyene fâsık, aklî mekruhu işleyene mecnun, örfî mekruhu işleyene ebleh denir.

    Bazı âlimler hayâ, haram kılınan şeylerde ise vâcib, mekruh şeylerde ise mendub, mübah şeylerde ise örfîdir demiştir.

    Şeriatte (Haya), kötü ve çirkin olandan içtinab etmeye, hak sahibinin hakkına riayetsizlikten men etmeye sevkeden ahlâka denir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Hayânın tamamı hayırdır." demekle, her çeşit çirkinlik, haksızlık ve kötülüklerden içtinâb ve kaçınmanın hayır olduğunu belirtmiştir.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), hayânın İslâm dininde tuttuğu ehemmiyeti belirtmek için, onun "imandan bir şube" olduğunu belirtmiştir. İnsanlık tarihindeki yerini de şöyle belirtmiştir:
    "İnsanlığın ilk nübüvvetten aldığı öğüt şudur: Eğer hayân yoksa git dilediğini yap."
    (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)





+ Yorum Gönder