Konusunu Oylayın.: Dua'larım kabul olmuyor Diyenlere Nasıl Cevap Vermeliyiz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dua'larım kabul olmuyor Diyenlere Nasıl Cevap Vermeliyiz
  1. 27.Ocak.2012, 12:36
    1
    Misafir

    Dua'larım kabul olmuyor Diyenlere Nasıl Cevap Vermeliyiz

  2. 27.Ocak.2012, 12:38
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Dua'larım kabul olmuyor Diyenlere Nasıl Cevap Vermeliyiz




    Ellerimizi Rahman'a açıp yana yakıla dua ettiğimizde taleplerimizin karşılığını bir an önce görmek isteriz. Halbuki Allah isteklerimize bazen hemen yerine getirir, bazen çok daha iyisini verir, bazen de taleplerimize (bize zararı dokunacağından) beklediğimizden farklı bir karşılık verir. Nasıl ki hasta olup doktora gittiğimizde tedavimiz için gerekli olan ilacın hangisi olduğuna hekim karar veriyorsa Cenâb-ı Hak da kulunun ihtiyacını bilip ona göre sıkıntılarını gideriyor. Ama bizler sabırsız davranıp hemen "Dualarım kabul olmuyor." cümlesine sarılabiliyoruz. Hocaefendi bu gibi söylemlerin, yanlış olduğuna hatta küfür mülahazasına kapı araladığına dikkat çekiyor.

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de 23. Söz'de duanın bir kulluğun gereği olduğunu, onun asıl semeresinin ahirette verileceğini anlatıyor. Ona göre bizi el açmaya yönlendiren her olay, dua vaktinin geldiğinin göstergesi: "Mesela yağmur namazı ve duası bir ibadettir. Yağmursuzluk ise o ibadetin vaktidir; yoksa o ibadet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyet ile olsa, o duam, o ibadet halis olmadığından, kabule lâyık olmaz." Yani bazı duaların kabulü ya zaman istiyor ya da kabulü için şartların olgunlaşması gerekiyor. Nitekim Efendimiz dua edenlerin mutlak bir kazanç içinde olduğunu ifade ediyor: "Kul duasında şu üç şeyden birisini mutlaka kazanır: Ya duası sayesinde günahı bağışlanır ya dünyada mükâfatını alır ya da ahirette mükâfatını kazanır."


  3. 27.Ocak.2012, 12:38
    2
    Moderatör



    Ellerimizi Rahman'a açıp yana yakıla dua ettiğimizde taleplerimizin karşılığını bir an önce görmek isteriz. Halbuki Allah isteklerimize bazen hemen yerine getirir, bazen çok daha iyisini verir, bazen de taleplerimize (bize zararı dokunacağından) beklediğimizden farklı bir karşılık verir. Nasıl ki hasta olup doktora gittiğimizde tedavimiz için gerekli olan ilacın hangisi olduğuna hekim karar veriyorsa Cenâb-ı Hak da kulunun ihtiyacını bilip ona göre sıkıntılarını gideriyor. Ama bizler sabırsız davranıp hemen "Dualarım kabul olmuyor." cümlesine sarılabiliyoruz. Hocaefendi bu gibi söylemlerin, yanlış olduğuna hatta küfür mülahazasına kapı araladığına dikkat çekiyor.

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de 23. Söz'de duanın bir kulluğun gereği olduğunu, onun asıl semeresinin ahirette verileceğini anlatıyor. Ona göre bizi el açmaya yönlendiren her olay, dua vaktinin geldiğinin göstergesi: "Mesela yağmur namazı ve duası bir ibadettir. Yağmursuzluk ise o ibadetin vaktidir; yoksa o ibadet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyet ile olsa, o duam, o ibadet halis olmadığından, kabule lâyık olmaz." Yani bazı duaların kabulü ya zaman istiyor ya da kabulü için şartların olgunlaşması gerekiyor. Nitekim Efendimiz dua edenlerin mutlak bir kazanç içinde olduğunu ifade ediyor: "Kul duasında şu üç şeyden birisini mutlaka kazanır: Ya duası sayesinde günahı bağışlanır ya dünyada mükâfatını alır ya da ahirette mükâfatını kazanır."





+ Yorum Gönder