Konusunu Oylayın.: Nurcular tabiri nereden ne anlama geliyor ve kimlerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nurcular tabiri nereden ne anlama geliyor ve kimlerdir?
  1. 26.Ocak.2012, 00:12
    1
    Misafir

    Nurcular tabiri nereden ne anlama geliyor ve kimlerdir?






    Nurcular tabiri nereden ne anlama geliyor ve kimlerdir? Mumsema Nurcular tabiri nereden-ne anlama geliyor ve kimlerdir ...


  2. 26.Ocak.2012, 00:12
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 26.Ocak.2012, 00:42
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Nurcular tabiri nereden-ne anlama geliyor ve kimlerdir?




    Soru:-Nurcular tabiri nereden ve ne anlama geliyor ve kimlerdir ?

    Cevab:-Risâle–i Nur Külliyatını isteyerek, severek ve benimseyerek okuyanlar için kullanılan Nurcu/Nurcular tâbiri, bizim tesbitlerimize göre 1948'de cereyan eden Afyon Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmalar esnasında ortaya çıktı.
    Hatta öyle ki, mübaşirin bir ara "Nurcularrr içeri!" diye bağırdığı bile rivâyet edilir.
    Rivâyetler bir yana, Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere, o dönemin sayılı gazetelerinde ve hatta devlet tekelindeki radyo haberlerinde "Nurcular" tâbirinin kullanılması da yine 1948'den sonra vaki olmuştur. Konu başlığı ise, genelde şöyledir: "Nurcular yakalandı", yahut "Nurcular mahkemeye çıkarıldı", vesaire...
    1935–1985 yılları arasındaki beraat kararları yaklaşık bin beş yüz kere tekerrür etmesine ve mesele "kaziye–i muhkeme" haline gelmiş olmasına rağmen, bu tür yayın organlarının hiçbirinde bir tek defa olsun "Nurcular beraat etti" haberi yer almış değildir. Her ne ise...
    Gariptir ki, sonradan ortaya çıkan ve kamuoyunda da umumî kabul gören "Nurcular" tâbirini Nur Külliyâtının müellifi olan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de tasvib ve tensib ederek kullanır. Altı bin sayfalık Nur Külliyâtının muhtelif yerlerinde yüz kırktan fazla "Nurcu/Nurcular" tâbiri zikrediliyor.
    Buna mukabil, yine gariptir ki Külliyatın hiçbir yerinde "Nurculuk" tâbiri geçmiyor. En azından Üstad Bediüzzaman'ın bu tabiri eserlerinde hiç kullanmadığını görüyoruz. Bütün Külliyâtı aradık taradık, ancak bu tabiri bulamadık.
    Bu acip halin, mutlaka bir sebeb–i hikmeti vardır. Meselâ "Nurcular" denince, akla ilk gelen şey, bir tek şahıs değil, belki bir "şahs–ı mânevî"dir. Ki, Üstad Bediüzzaman'ın bilhassa istediği şey budur. Yani, temsil ettiği dâvâ ile alâkalı olarak kendi isminin ve şahsının değil, "şahs–ı mânevî"nin ön plâna çıkmasını istiyor. Bu mühim nokta, diyebiliriz ki, kat'iyyet peydâ etmiştir.
    Buna mukabil "Nurculuk" tâbiri ise, meselenin cahili olan pekçok kimsenin zihninde farklı çağrışımlar meydana getiriyor: Tarîkat, teşkilât, örgüt gibi...
    Oysa, hakikatte bir şahs–ı mânevîye dahil olan Nurcuların ne bir tarîkatı var, ne teşkilâtı, ne de maddî, dünyevî, siyasî, yahut ideolojik bir örgütleri... Nurcuların, ayrıca "halk–çılık", "milliyet–çilik", "devlet–çilik", hatta "din–cilik" ve "İslâm–cılık gibi "–cılık"lı, "–culuk"lu tâbirlerden hoşlanmadığını da burada hatırlatmış olalım.
    Hasılı, bu vatanda ve dünyada "Nurcular" diye bir realite var; ancak, "Nurculuk" diye herhangi bir maddî organizasyon yoktur.
    M. Latif SALİHOĞLU
    alıntı...



  4. 26.Ocak.2012, 00:42
    2
    Silent and lonely rains



    Soru:-Nurcular tabiri nereden ve ne anlama geliyor ve kimlerdir ?

    Cevab:-Risâle–i Nur Külliyatını isteyerek, severek ve benimseyerek okuyanlar için kullanılan Nurcu/Nurcular tâbiri, bizim tesbitlerimize göre 1948'de cereyan eden Afyon Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmalar esnasında ortaya çıktı.
    Hatta öyle ki, mübaşirin bir ara "Nurcularrr içeri!" diye bağırdığı bile rivâyet edilir.
    Rivâyetler bir yana, Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere, o dönemin sayılı gazetelerinde ve hatta devlet tekelindeki radyo haberlerinde "Nurcular" tâbirinin kullanılması da yine 1948'den sonra vaki olmuştur. Konu başlığı ise, genelde şöyledir: "Nurcular yakalandı", yahut "Nurcular mahkemeye çıkarıldı", vesaire...
    1935–1985 yılları arasındaki beraat kararları yaklaşık bin beş yüz kere tekerrür etmesine ve mesele "kaziye–i muhkeme" haline gelmiş olmasına rağmen, bu tür yayın organlarının hiçbirinde bir tek defa olsun "Nurcular beraat etti" haberi yer almış değildir. Her ne ise...
    Gariptir ki, sonradan ortaya çıkan ve kamuoyunda da umumî kabul gören "Nurcular" tâbirini Nur Külliyâtının müellifi olan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de tasvib ve tensib ederek kullanır. Altı bin sayfalık Nur Külliyâtının muhtelif yerlerinde yüz kırktan fazla "Nurcu/Nurcular" tâbiri zikrediliyor.
    Buna mukabil, yine gariptir ki Külliyatın hiçbir yerinde "Nurculuk" tâbiri geçmiyor. En azından Üstad Bediüzzaman'ın bu tabiri eserlerinde hiç kullanmadığını görüyoruz. Bütün Külliyâtı aradık taradık, ancak bu tabiri bulamadık.
    Bu acip halin, mutlaka bir sebeb–i hikmeti vardır. Meselâ "Nurcular" denince, akla ilk gelen şey, bir tek şahıs değil, belki bir "şahs–ı mânevî"dir. Ki, Üstad Bediüzzaman'ın bilhassa istediği şey budur. Yani, temsil ettiği dâvâ ile alâkalı olarak kendi isminin ve şahsının değil, "şahs–ı mânevî"nin ön plâna çıkmasını istiyor. Bu mühim nokta, diyebiliriz ki, kat'iyyet peydâ etmiştir.
    Buna mukabil "Nurculuk" tâbiri ise, meselenin cahili olan pekçok kimsenin zihninde farklı çağrışımlar meydana getiriyor: Tarîkat, teşkilât, örgüt gibi...
    Oysa, hakikatte bir şahs–ı mânevîye dahil olan Nurcuların ne bir tarîkatı var, ne teşkilâtı, ne de maddî, dünyevî, siyasî, yahut ideolojik bir örgütleri... Nurcuların, ayrıca "halk–çılık", "milliyet–çilik", "devlet–çilik", hatta "din–cilik" ve "İslâm–cılık gibi "–cılık"lı, "–culuk"lu tâbirlerden hoşlanmadığını da burada hatırlatmış olalım.
    Hasılı, bu vatanda ve dünyada "Nurcular" diye bir realite var; ancak, "Nurculuk" diye herhangi bir maddî organizasyon yoktur.
    M. Latif SALİHOĞLU
    alıntı...






+ Yorum Gönder