Konusunu Oylayın.: Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik -

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik -
  1. 23.Ocak.2012, 17:54
    1
    Misafir

    Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik -

  2. 30.Ocak.2012, 23:35
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik -




    Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik


    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
    Muhterem Mü’minler !

    İnsan, mahlukatın en şereflisi olup, sosyal bir varlıktır.Toplumları oluşturan fertler arasındaki yardımlaşma ve dayanışma onları birbirine bağlayan zincir halkaları gibidir.

    Dinimiz; birlik, beraberlik, ve kardeşliği, önce iman ve düşünce de, sonra amel ve ahlakta sağlamıştır.Helal ve haram konusunda İslam’ın emrettiği gibi yaşayan, birbirleriyle anlaşan ve kaynaşan insanları peygamberimiz, kardeş ilan etmiştir.

    Resul-i Ekrem efendimiz, İslam kardeşliğini şöyle ifade etmektedirler: “Müslüman müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu tehlikeye atmaz. Her kim bir kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Her kim bir müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da o kimseden kıyamet gününün sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da kıyamet gününde onun kusurunu örter.”1

    Sevgili peygamberimiz bir başka hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar: “Müslümanlar kardeştirler, hiç birinin diğeri üzerinde takvadan başka üstünlüğü yoktur.”2
    İslam dinini tebliğe memur olan Hz. Peygamber (s.a.v) bir yandan iman esaslarını gönüllere nakşederken, diğer yandan bu akide etrafında toplanan ırkları, ülkeleri, renkleri ve dilleri farklı olan insanları, “din kardeşliği” altında birleştirip kaynaştırmıştır.

    Aziz Müslümanlar!

    İslam kardeşliğini, peygamber efendimizin oluşturmuş olduğu Medine toplumunda çok net bir şekilde görüyoruz. Bilindiği üzere, Mekkeli Müslümanlar, müşrikler tarafından çok ağır işkence ve zulme maruz kaldılar. En tabii hakları olan ekmek ve sudan bile mahrum edildiler. Eşlerini, çocuklarını ve bütün varlıklarını bırakıp hicret etmek zorunda kaldılar. Zengin iken hepsi imanları uğruna bir anda fakir oluverdiler. Resul-i Zişan efendimiz, Medineli Ensar ile Mekkeli Muhacirleri kardeş ilan etti. Bunun üzerine Medineli Müslümanlar, her şeylerini onlarla paylaştılar.

    Değerli Kardeşlerim!

    Müslüman müslüman’ın kardeşidir. Birbirlerine merhamette, acımada, elem ve kederini paylaşmada kardeşçe davranır. Biri ağlarken diğeri gülemez, kardeşi aç iken tok uyuyamaz. Devamlı kardeşinin rahat ve huzurunu kendi rahat ve huzuru gibi görür.

    Nitekim Cenab-ı Mevla bir kudsi hadiste şöyle buyurmaktadır: “Benim için birbirini ziyaret eden benim sevgimi kazanmıştır. Benim için birbirini sevenler benim sevgime mazhar olmuştur. Benim için erenler, benim sevgimi hak etmiştir. Benim için birbirine yardım edenler, muhabbetimi kazanmıştır.”3

    Hutbemi bir ayet meali ile bitirmek istiyorum. “Şüphesiz Mü’minler kardeştirler, öyle ise dargın kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’tan sakının ki Allah da size acısın.”4

    Dr. Ahmet Emin SEYHAN


  3. 30.Ocak.2012, 23:35
    2
    Özel Üye



    Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik


    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
    Muhterem Mü’minler !

    İnsan, mahlukatın en şereflisi olup, sosyal bir varlıktır.Toplumları oluşturan fertler arasındaki yardımlaşma ve dayanışma onları birbirine bağlayan zincir halkaları gibidir.

    Dinimiz; birlik, beraberlik, ve kardeşliği, önce iman ve düşünce de, sonra amel ve ahlakta sağlamıştır.Helal ve haram konusunda İslam’ın emrettiği gibi yaşayan, birbirleriyle anlaşan ve kaynaşan insanları peygamberimiz, kardeş ilan etmiştir.

    Resul-i Ekrem efendimiz, İslam kardeşliğini şöyle ifade etmektedirler: “Müslüman müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu tehlikeye atmaz. Her kim bir kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Her kim bir müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da o kimseden kıyamet gününün sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da kıyamet gününde onun kusurunu örter.”1

    Sevgili peygamberimiz bir başka hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar: “Müslümanlar kardeştirler, hiç birinin diğeri üzerinde takvadan başka üstünlüğü yoktur.”2
    İslam dinini tebliğe memur olan Hz. Peygamber (s.a.v) bir yandan iman esaslarını gönüllere nakşederken, diğer yandan bu akide etrafında toplanan ırkları, ülkeleri, renkleri ve dilleri farklı olan insanları, “din kardeşliği” altında birleştirip kaynaştırmıştır.

    Aziz Müslümanlar!

    İslam kardeşliğini, peygamber efendimizin oluşturmuş olduğu Medine toplumunda çok net bir şekilde görüyoruz. Bilindiği üzere, Mekkeli Müslümanlar, müşrikler tarafından çok ağır işkence ve zulme maruz kaldılar. En tabii hakları olan ekmek ve sudan bile mahrum edildiler. Eşlerini, çocuklarını ve bütün varlıklarını bırakıp hicret etmek zorunda kaldılar. Zengin iken hepsi imanları uğruna bir anda fakir oluverdiler. Resul-i Zişan efendimiz, Medineli Ensar ile Mekkeli Muhacirleri kardeş ilan etti. Bunun üzerine Medineli Müslümanlar, her şeylerini onlarla paylaştılar.

    Değerli Kardeşlerim!

    Müslüman müslüman’ın kardeşidir. Birbirlerine merhamette, acımada, elem ve kederini paylaşmada kardeşçe davranır. Biri ağlarken diğeri gülemez, kardeşi aç iken tok uyuyamaz. Devamlı kardeşinin rahat ve huzurunu kendi rahat ve huzuru gibi görür.

    Nitekim Cenab-ı Mevla bir kudsi hadiste şöyle buyurmaktadır: “Benim için birbirini ziyaret eden benim sevgimi kazanmıştır. Benim için birbirini sevenler benim sevgime mazhar olmuştur. Benim için erenler, benim sevgimi hak etmiştir. Benim için birbirine yardım edenler, muhabbetimi kazanmıştır.”3

    Hutbemi bir ayet meali ile bitirmek istiyorum. “Şüphesiz Mü’minler kardeştirler, öyle ise dargın kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’tan sakının ki Allah da size acısın.”4

    Dr. Ahmet Emin SEYHAN


  4. 14.Şubat.2012, 12:08
    3
    Altundal
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Nisan.2011
    Üye No: 86504
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    Cevap: Hz. Peygamberin Öğretisinde Kardeşlik -

    Hz Peygamber, Kardeşlik Ahlakı ve Kardeşlik Hukuku


    Mü'minin mü'mine kardeşliği bir rahmet gibi, bir bereket gibi bir ni-met gibi sunuluyor Cenab-ı Peygamberin, hayatı boyunca bu kardeşlik üzerinde nasıl titrediğini biliyoruz "Muahat-Kardeşleşme" deyimi, belki yalnızca İslam ıstılahında var-dır Allah Rasûlü, Mekke hayatı süresince bir ipek kozası zerafetinde ördüğü İslam kardeşliğini, Medine'ye gelişinde toplumlar arasında gerçekleştiriyor



    Mekke müslümanları ile Medine müslümanlarını, Ensar ile Muhacir-leri kucaklaştırıyor, asli ifadesiyle "kardeş" yapıyor Bu kardeşleşme-nin hangi boyutlara kadar uzandığını, siyerlerde içimiz dolarak oku-yoruz Cenab-ı Peygamber hayatı boyunca da, İslam potasında eri-miş, bütünleşmiş, kendi ifadeleriyle "bünyan-ı mersus - kenetlenmiş yapı" halinde bir toplum inşasına gayret ediyor Bu toplumu anlatmak için mübarek parmaklarını birbirine geçiriyor, kenetliyor: İşte böyle olun, dercesine [1]

    Sevgili Peygamberimiz "Müslüman nıüslünıanın kardeşidir" bu-yurmuş, dünyanın neresinde olursa olsun, hangi devirde yaşamış bu-lunursa bulunsun, bütün müslümanların birbirlerinin din kardeşi ol-duklarını tüm dünyaya duyurmuştur Hatta bizzat kendisi Medine'ye teşrif ettiklerinde, Mekke'den gelen muhacirlerden her birini Medine-li müslümanlardan biri ile kardeş ilan etmiş, böylece ilk İslâm cemi-yetini, kardeşlik esas ve uygulamasıyla başlatmıştır Modern dünya-nın "toplum dayanışması" dediği ve aradığı oluşumu, Hz Pey-gamber, kıyamete kadar yaşayacak olan ümmetine örnek olmak üzere muahat (kardeşlik) uygulamasıyla, daha ilk İslâm toplu-munda gerçekleştirmiştir Bu sebeple müslümanlar, kardeşliği Ki-tap ve Sünnet ile ilan edilmiş ve Medine İslâm toplumuyla o kardeş-liği yaşamaya başlamış bir ümmettir [2]



    Cenab-ı Peygamber bu topluma inşa için, ferd ferd her müslümanın üzerinde bir sevgi eğitimi gerçekleştiriyor Zaaflardan arındırmak ve sevgisizliği İslam toplumundan uzaklaştırmak için ne mümkünse ya-pıyor Hazreti Peygamber (sas)'den bu alanda irad buyurulan hadisi şeriflerde, insanın zaaflarını ve ruhi imkanlarını gözeten tam bir şah-siyet eğitimi vardır Bir yanda, kardeşleşmenin önündeki engelle-rin izalesi İnsan kişiliğinden gelen ve sevgisizliğe dönüşmesi her an muhtemel olan zaafların tedavisi, diğer yandan gönülleri "Al-lah için sevgi" atmosferinde bulaşabilecek bir kıvama ulaştırma çabası 6



    Kardeşlik kutlu ve güçlü bir bağ olduğu kadar büyük bir sorumluluk-tur da Aynı dine mensup insanların adedince büyüyen bir sorumlu-luk

    Kardeşler arasındaki ilişkilerin nasıl olması lazım geldiği konu-sunda, hem Kur'an-ı Kerim'de hem de Peygamberimizin hadis-i şeriflerinde çok ciddî tavsiye ve uyarılar bulunmaktadır Bütün bu uyarı ve tavsiyelerin özünü aslında "kardeşlik" kelimesi ifade et-mektedir Hz Peygamber de bu yüzden kardeşler arasındaki her türlü münasebette, müslümana kendi nefsini ölçü almasını öğütlemiştir 7 O (sa) şöyle buyurmuştur:



    "Hiç biriniz, kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedik-çe olgun mü'min olamaz"



    Bu hadis-i şerif, din kardeşliği sorumluluğunu bütün boyutlarıyla pek özlü bir ifade ile ortaya koymuş bulunmaktadır Ancak yine de, ko-nuyu açıklığa kavuşturmak bakımından, diğer hadislerden yararlana-rak din kardeşliğinin bazı gereklerine işaret etmek faydalı olacaktır 9



    Müslüman, haklı sebeplere dayalı da olsa, müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs duramaz Müslüman kardeşleri yanıbaşında du-rurken onları bırakıp başka din mensuplarını ve dinsizleri dost edi-nemez Çünkü müslümanın dostu ancak müslümandır Çünkü ata-larımızın da dediği gibi, "domuzdan post, gavurdan dost olmaz"







    6 Ahmed Maraşlı, Rahmet Gibi Bir Kardeşlik, Altınoluk, 1987,: Nisan, 14 Sayfa: 3


  5. 14.Şubat.2012, 12:08
    3
    Devamlı Üye
    Hz Peygamber, Kardeşlik Ahlakı ve Kardeşlik Hukuku


    Mü'minin mü'mine kardeşliği bir rahmet gibi, bir bereket gibi bir ni-met gibi sunuluyor Cenab-ı Peygamberin, hayatı boyunca bu kardeşlik üzerinde nasıl titrediğini biliyoruz "Muahat-Kardeşleşme" deyimi, belki yalnızca İslam ıstılahında var-dır Allah Rasûlü, Mekke hayatı süresince bir ipek kozası zerafetinde ördüğü İslam kardeşliğini, Medine'ye gelişinde toplumlar arasında gerçekleştiriyor



    Mekke müslümanları ile Medine müslümanlarını, Ensar ile Muhacir-leri kucaklaştırıyor, asli ifadesiyle "kardeş" yapıyor Bu kardeşleşme-nin hangi boyutlara kadar uzandığını, siyerlerde içimiz dolarak oku-yoruz Cenab-ı Peygamber hayatı boyunca da, İslam potasında eri-miş, bütünleşmiş, kendi ifadeleriyle "bünyan-ı mersus - kenetlenmiş yapı" halinde bir toplum inşasına gayret ediyor Bu toplumu anlatmak için mübarek parmaklarını birbirine geçiriyor, kenetliyor: İşte böyle olun, dercesine [1]

    Sevgili Peygamberimiz "Müslüman nıüslünıanın kardeşidir" bu-yurmuş, dünyanın neresinde olursa olsun, hangi devirde yaşamış bu-lunursa bulunsun, bütün müslümanların birbirlerinin din kardeşi ol-duklarını tüm dünyaya duyurmuştur Hatta bizzat kendisi Medine'ye teşrif ettiklerinde, Mekke'den gelen muhacirlerden her birini Medine-li müslümanlardan biri ile kardeş ilan etmiş, böylece ilk İslâm cemi-yetini, kardeşlik esas ve uygulamasıyla başlatmıştır Modern dünya-nın "toplum dayanışması" dediği ve aradığı oluşumu, Hz Pey-gamber, kıyamete kadar yaşayacak olan ümmetine örnek olmak üzere muahat (kardeşlik) uygulamasıyla, daha ilk İslâm toplu-munda gerçekleştirmiştir Bu sebeple müslümanlar, kardeşliği Ki-tap ve Sünnet ile ilan edilmiş ve Medine İslâm toplumuyla o kardeş-liği yaşamaya başlamış bir ümmettir [2]



    Cenab-ı Peygamber bu topluma inşa için, ferd ferd her müslümanın üzerinde bir sevgi eğitimi gerçekleştiriyor Zaaflardan arındırmak ve sevgisizliği İslam toplumundan uzaklaştırmak için ne mümkünse ya-pıyor Hazreti Peygamber (sas)'den bu alanda irad buyurulan hadisi şeriflerde, insanın zaaflarını ve ruhi imkanlarını gözeten tam bir şah-siyet eğitimi vardır Bir yanda, kardeşleşmenin önündeki engelle-rin izalesi İnsan kişiliğinden gelen ve sevgisizliğe dönüşmesi her an muhtemel olan zaafların tedavisi, diğer yandan gönülleri "Al-lah için sevgi" atmosferinde bulaşabilecek bir kıvama ulaştırma çabası 6



    Kardeşlik kutlu ve güçlü bir bağ olduğu kadar büyük bir sorumluluk-tur da Aynı dine mensup insanların adedince büyüyen bir sorumlu-luk

    Kardeşler arasındaki ilişkilerin nasıl olması lazım geldiği konu-sunda, hem Kur'an-ı Kerim'de hem de Peygamberimizin hadis-i şeriflerinde çok ciddî tavsiye ve uyarılar bulunmaktadır Bütün bu uyarı ve tavsiyelerin özünü aslında "kardeşlik" kelimesi ifade et-mektedir Hz Peygamber de bu yüzden kardeşler arasındaki her türlü münasebette, müslümana kendi nefsini ölçü almasını öğütlemiştir 7 O (sa) şöyle buyurmuştur:



    "Hiç biriniz, kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedik-çe olgun mü'min olamaz"



    Bu hadis-i şerif, din kardeşliği sorumluluğunu bütün boyutlarıyla pek özlü bir ifade ile ortaya koymuş bulunmaktadır Ancak yine de, ko-nuyu açıklığa kavuşturmak bakımından, diğer hadislerden yararlana-rak din kardeşliğinin bazı gereklerine işaret etmek faydalı olacaktır 9



    Müslüman, haklı sebeplere dayalı da olsa, müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs duramaz Müslüman kardeşleri yanıbaşında du-rurken onları bırakıp başka din mensuplarını ve dinsizleri dost edi-nemez Çünkü müslümanın dostu ancak müslümandır Çünkü ata-larımızın da dediği gibi, "domuzdan post, gavurdan dost olmaz"







    6 Ahmed Maraşlı, Rahmet Gibi Bir Kardeşlik, Altınoluk, 1987,: Nisan, 14 Sayfa: 3





+ Yorum Gönder