Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz, "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanların iman

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamberimiz, "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanların iman
  1. 23.Ocak.2012, 15:31
    1
    Misafir

    Peygamberimiz, "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanların iman






    Peygamberimiz, "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanların iman Mumsema Peygamberimiz (asm), "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanların imanı terazinin bir kefesine, Ebubekir'in imanı diğer kefeye konulsa, daha ağır gelir." buyuruyor. Neden Hz. Ebubekir değil de Hz. Ömer?..


  2. 23.Ocak.2012, 15:31
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



    Peygamberimiz (asm), "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanların imanı terazinin bir kefesine, Ebubekir'in imanı diğer kefeye konulsa, daha ağır gelir." buyuruyor. Neden Hz. Ebubekir değil de Hz. Ömer?..


    Benzer Konular

    - Namazda secdede iken bazı insanlar "sübhanallah" bazılarıda "sübhane rabbiyel ala&quo

    - Yatsı namazından sonra "Amenerresulü"yü okuyorum. Bundan sonra "Va'fü anna" keli

    - Peygamberimiz neden benden sonra peygamber gelseydi ömer olurdu diyor??

    - Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu (Hadis)

    - Nahl Suresi 51. ayette Allah kendisi için "O" derken birden "Ben" diyor?

  3. 23.Ocak.2012, 17:02
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Peygamberimiz (asm), "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz. Ebubekir için ise; "Bütün insanlar




    Her sözü kendi yerinde değerlendirmek gerekir. Bu nedenle bir sözü "kim söylemiş, kime söylemiş, niçin söylemiş ve hangi makamda söylemiş" gibi konular çok önemlidir. Bunları iyi anlamadığımız zaman ayet ve hadisleri yanlış yorumlama ihtimali vardır.

    Nitekim sadece Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) için değil, bir çok sahabi için önemli övgüler vardır. Örneğin Hz. Ali (ra) için de övgüler vardır:

    Resulu Ekrem (asm) hicretin 9. yılında Tebük seferine çıkarken Hz. Ali (ra)'yi Ehl-i beytin muhafazası için Medine'de bıraktı, ancak bu sefere katılamadığı için müteessir oldu. Bunun üzerine Resulullah (asm):
    "Musa'ya göre Harun ne ise, sen bana karşı o olmak istemez misin?"
    dedi. Ali (ra), bu iltifattan çok memnun oldu.

    Şimdi bu açıklamayı gören bir kimse de Peygamberimiz (asm) neden bu sözü Hz. Ebubekir (ra)'e söylemedi, diyebilir.

    Bu açıdan Hz. Ömer (ra) veya diğer sahabiler hakkında gelen övgüleri tek başına ele almak ve ona göre karar vermek doğru olmaz. Bunları bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.

    Hz. Ebu Bekr (ra) ve Hz. Ömer (ra) hakkında İbnu Abbas: Hz. Peygamber (asm)'in "iki havarisi ve iki veziri" olarak tavsif eder (İbnu Kesir, Tefsir, 3, 143). ifadesini kullanır.

    Resulullah (asm)'ın devlet işlerinin yürütülmesinde bu iki zata ne kadar ehemmiyet verdiğini:
    "Ebu Bekr ve Ömer benim nazarımda, bir baş için göz ve kulak mesabesindedir."
    hadisinden anlayabiliriz.(Münavi, Feyzu'l-Kadir 1, 189) Hz. Peygamber (asm) bu kulak ve göz gibi kıymetli tuttuğu müşavirlerin görüşlerini ne kadar üstün tuttuğunu,
    "Ebu Bekr ve Ömer istişare sırasında bir meselede ittifak edip birleştiler mi asla itiraz etmem."
    sözüyle ifade eder (Heysemi, Mecmeu’z-Zevaid, 9, 53)
    Hz. Peygamber (asm)'in,
    "İkinizle beni takviye eden Allah'a hamd olsun."
    dediği de rivayetler arasında gelmiştir. (Usdü'l-Gabe, 6, 10.)

    Hz. Ömer (ra) için oğlu Abdullah:
    "Ömer'in bir şey için: 'Zannederim bu şöyle olmalıdır.' deyip de onun zannettiği şekilde hasıl olmadığı vaki değildir." der.( Buhari, Menakıb 35)
    Yine Abdullah İbnu Ömer'in ifadesiyle, ortaya çıkan bir meselede herkes bir görüş beyan ederken Hz. Ömer (ra) bir başka görüş beyan edecek olsa, meseleyle alâkalı olarak gelen ayet her seferinde Hz. Ömer'i te'yid etmiştir.(İbnu Hacer, Fethu'l-Bari, Kahire, 1959, 2, 51).

    Nitekim bu durumlarda on beş kadarında Hz. Ömer (ra)'den "şöyle olsaydı" diye vaki olan temenniyi takiben, temennisine muvafık ayetler gelmiştir. Tesettür, münafıklara kılınan cenaze namazı, Bedir esirlerine uygulanacak muamele ile alâkalı vahiyler bunlardandır. Hz. Ömer (ra)'e vahy-i İlahî'nin muvafakatı olarak bilinen bu hadisler(bk, İbnu Hacer, Fethu'l-Bari 2, 51; Heysemi a.g.e., 9, 67-69) onun ne kadar nafiz ve basiret ve ne kadar berrak bir fıtrat-ı selime sahibi olduğunun ve Hz. Peygamber (asm)'in:
    "Benden sonra bir peygamber gelseydi bu Ömer olurdu." (Tirmizî, Menakıb ,48.) veya
    "Allah hakkı Ömer'in lisanına ve kalbine konmuştur."(Tirmizî, Menakıb 45; Heysemi a.g.e., 9, 66)
    iltifatlarının ne kadar doğru olduğunun en güzel delilleridir.

    Hz. Ebu Bekir (ra)'in bu husustaki kapasitesini dile getiren rivayetler de çoktur. Onların burada zikrinden sarf-ı nazar ederek, onun görüşlerindeki isabetlilik derecesini ifade eden Hz. Peygamber (asm)'in şu hadisini kayıtla yetiniyoruz:
    "Allah, Ebu Bekir'in (kararlarında) hata yapmasından, rahatsız olur."(Heysemi, a.g.e., 9, 46).
    İşte her bir sahabiyi farklı özellikleriyle öven Peygamber Efendimiz (asm), kendinden sonra yerine geçecek dört halifeye de sırasıyla işarette bulunmuştur.
    sorularla islamiyet


  4. 23.Ocak.2012, 17:02
    2
    Moderatör



    Her sözü kendi yerinde değerlendirmek gerekir. Bu nedenle bir sözü "kim söylemiş, kime söylemiş, niçin söylemiş ve hangi makamda söylemiş" gibi konular çok önemlidir. Bunları iyi anlamadığımız zaman ayet ve hadisleri yanlış yorumlama ihtimali vardır.

    Nitekim sadece Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) için değil, bir çok sahabi için önemli övgüler vardır. Örneğin Hz. Ali (ra) için de övgüler vardır:

    Resulu Ekrem (asm) hicretin 9. yılında Tebük seferine çıkarken Hz. Ali (ra)'yi Ehl-i beytin muhafazası için Medine'de bıraktı, ancak bu sefere katılamadığı için müteessir oldu. Bunun üzerine Resulullah (asm):
    "Musa'ya göre Harun ne ise, sen bana karşı o olmak istemez misin?"
    dedi. Ali (ra), bu iltifattan çok memnun oldu.

    Şimdi bu açıklamayı gören bir kimse de Peygamberimiz (asm) neden bu sözü Hz. Ebubekir (ra)'e söylemedi, diyebilir.

    Bu açıdan Hz. Ömer (ra) veya diğer sahabiler hakkında gelen övgüleri tek başına ele almak ve ona göre karar vermek doğru olmaz. Bunları bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.

    Hz. Ebu Bekr (ra) ve Hz. Ömer (ra) hakkında İbnu Abbas: Hz. Peygamber (asm)'in "iki havarisi ve iki veziri" olarak tavsif eder (İbnu Kesir, Tefsir, 3, 143). ifadesini kullanır.

    Resulullah (asm)'ın devlet işlerinin yürütülmesinde bu iki zata ne kadar ehemmiyet verdiğini:
    "Ebu Bekr ve Ömer benim nazarımda, bir baş için göz ve kulak mesabesindedir."
    hadisinden anlayabiliriz.(Münavi, Feyzu'l-Kadir 1, 189) Hz. Peygamber (asm) bu kulak ve göz gibi kıymetli tuttuğu müşavirlerin görüşlerini ne kadar üstün tuttuğunu,
    "Ebu Bekr ve Ömer istişare sırasında bir meselede ittifak edip birleştiler mi asla itiraz etmem."
    sözüyle ifade eder (Heysemi, Mecmeu’z-Zevaid, 9, 53)
    Hz. Peygamber (asm)'in,
    "İkinizle beni takviye eden Allah'a hamd olsun."
    dediği de rivayetler arasında gelmiştir. (Usdü'l-Gabe, 6, 10.)

    Hz. Ömer (ra) için oğlu Abdullah:
    "Ömer'in bir şey için: 'Zannederim bu şöyle olmalıdır.' deyip de onun zannettiği şekilde hasıl olmadığı vaki değildir." der.( Buhari, Menakıb 35)
    Yine Abdullah İbnu Ömer'in ifadesiyle, ortaya çıkan bir meselede herkes bir görüş beyan ederken Hz. Ömer (ra) bir başka görüş beyan edecek olsa, meseleyle alâkalı olarak gelen ayet her seferinde Hz. Ömer'i te'yid etmiştir.(İbnu Hacer, Fethu'l-Bari, Kahire, 1959, 2, 51).

    Nitekim bu durumlarda on beş kadarında Hz. Ömer (ra)'den "şöyle olsaydı" diye vaki olan temenniyi takiben, temennisine muvafık ayetler gelmiştir. Tesettür, münafıklara kılınan cenaze namazı, Bedir esirlerine uygulanacak muamele ile alâkalı vahiyler bunlardandır. Hz. Ömer (ra)'e vahy-i İlahî'nin muvafakatı olarak bilinen bu hadisler(bk, İbnu Hacer, Fethu'l-Bari 2, 51; Heysemi a.g.e., 9, 67-69) onun ne kadar nafiz ve basiret ve ne kadar berrak bir fıtrat-ı selime sahibi olduğunun ve Hz. Peygamber (asm)'in:
    "Benden sonra bir peygamber gelseydi bu Ömer olurdu." (Tirmizî, Menakıb ,48.) veya
    "Allah hakkı Ömer'in lisanına ve kalbine konmuştur."(Tirmizî, Menakıb 45; Heysemi a.g.e., 9, 66)
    iltifatlarının ne kadar doğru olduğunun en güzel delilleridir.

    Hz. Ebu Bekir (ra)'in bu husustaki kapasitesini dile getiren rivayetler de çoktur. Onların burada zikrinden sarf-ı nazar ederek, onun görüşlerindeki isabetlilik derecesini ifade eden Hz. Peygamber (asm)'in şu hadisini kayıtla yetiniyoruz:
    "Allah, Ebu Bekir'in (kararlarında) hata yapmasından, rahatsız olur."(Heysemi, a.g.e., 9, 46).
    İşte her bir sahabiyi farklı özellikleriyle öven Peygamber Efendimiz (asm), kendinden sonra yerine geçecek dört halifeye de sırasıyla işarette bulunmuştur.
    sorularla islamiyet


  5. 06.Aralık.2012, 02:46
    3
    Sumame
    Tombik Ammo

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Mart.2009
    Üye No: 47625
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 22

    Cevap: Peygamberimiz (asm), "Benden sonra peygamber gelseydi Ömer olurdu." diyor. Hz.

    Hadis açıklaması için teşekkür ler


  6. 06.Aralık.2012, 02:46
    3
    Tombik Ammo
    Hadis açıklaması için teşekkür ler





+ Yorum Gönder