Konusunu Oylayın.: Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i Sabitin

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i Sabitin
  1. 23.Ocak.2012, 15:28
    1
    Misafir

    Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i Sabitin






    Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i Sabitin Mumsema Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i Sabitin şöyle dediği söyleniyor: “Kur'an'ın kopyalarını yaparken Ahzap Suresinden bir ayeti kaybetmiştim. Allah’ın Resulu onu her okuduğunda..


  2. 23.Ocak.2012, 15:28
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



    Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i Sabitin şöyle dediği söyleniyor: “Kur'an'ın kopyalarını yaparken Ahzap Suresinden bir ayeti kaybetmiştim. Allah’ın Resulu onu her okuduğunda..


    Benzer Konular

    - Buhari cihad 14 de ya da 149 da geçen, dinini değiştireni öldürün diyen geçen hadis sahih midir? Böy

    - Hristiyanlık musevilik gibi dinler sonradan mı değiştirildi yoksa zaten uydurma mıydı ?

    - Kuranda adı geçen tek sahabe Hazreti Zeyd' b. Harise (Radîyâllahû Anh)

    - Hz. Zeyd, Kuran'da ismi geçen tek sahabi midir? Neden?

    - Hem Buhari'de Hem Müslim'de geçen hadislere ittifak mı denir ?

  3. 29.Ocak.2012, 21:06
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kur'an değiştirildi mi? Ahzab Suresinden bir ayet sonradan mı konuldu? Buhari'de geçen bir rivayette Zeyd İnbn-i




    Bu olay doğrudur, fakat Hz. Osman (ra)'dan sonra değil, bizzat onun yönetiminde kurulan ve başkanlığını Zeyd b. Sabit'in yaptığı Kur'an'ın cem'ini üstlenmiş heyetin çalışması esnasında meydana gelen bir olaydır. Dolayısıyla, Kur'an'ın toplanmasından sonra meydana gelen farklı bir olay değildir. Bu olayın ön plana çıkmasının sebebi şudur:
    Başta kurul başkanı Zeyd b. Sabit olmak üzere bir çok kimse Kur'an'ı ezbere biliyordu. Onun için, getirilen yazılı Kur'an metinleri başta bu hafızların bilgileriyle karşılaştırılıyordu. Bununla beraber, kim olursa olsun, getirdiği Kur'an metnini bizzat Hz. Peygamber (a.s.m)'den aldığını onaylayan iki şahit getirmek zorundaydı. Bu husus, yazılı metne iki şahidin bulundurulmasını emreden Bakara Suresinin 282.-Müdayene- ayetinin bu direktiflerine de uygundu. Huzeyme'nin yanında bulunan ayetler, Tevbe Suresine ait değil, Ahzap suresine ait bir ayetti ve olay Hz. Osman (ra) devrinde yapılan Kur'an'ın cemi esnasında vuku bulmuştu. (Buhari, Fazailu'l-Kur'an, 3).
    Huzeyme'nin yanında bulunan ayetlerin, Ahzap suresine ait değil, Tevbe Suresine ait olduğunu ve olayın Hz. Osman (ra) zamanında değil, daha önce Hz. Ebubekir (ra) devrinde yapılan Kur'an'ın cemi esnasında vuku bulduğunu söyleyen rivayetler de vardır.

    Nitekim, Hz. Zeyd b. Sabit bu olayı şöyle anlatıyor:

    Hz. Ebu Bekir (r.a) Yemame Savaşı sırasında beni çağırttı. Gittim. Yanında Hz. Ömer (r.a) oturuyordu. Ebu Bekir bana:
    “Bak! Ömer bana gelip: "Kur'an'ın/Kur'an hafızlarının da içinde yer aldığı Yemame savaşı gittikçe şiddetlenmektedir. Ben bu hafızların oralarda öldürülmelerinden ve onlarla birlikte Kur'an'ın önemli bir kısmının da zayi olacağından korkuyorum. Bu sebeple Kur'an'ın cemedilmesini emretmeni uygun görüyorum!" dedi. Ben kendisine:
    "Hz. Peygamber (a.s.m)'in yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?" diye cevap verdim. Ancak Ömer (r.a):
    "Vallahi bunda hayır var!" diye ısrar etti. Ben her ne kadar bu meseleye yanaşmak istemediysem de Ömer, bu konudaki talep ve müracaatlarında ısrar etmeye devam etti. Sonunda Allah, bu konuya benim de gönlümü açtı/aklımı yatıştırdı. Ben de Ömer'in gördüğünü görmeye başladım."
    Zeyd devamla der ki: "Ebu Bekir (r.a) bana dönerek şunu söyledi:
    "Sen genç, akıllı bir kimsesin, hiç bir hususta sana karşı bir itimatsızlığımız yoktur. Üstelik sen Hz. Peygamber (a.s.m)'in vahiy kâtipliğini yaptın, nazil olan vahiyleri yazdın. Şimdi Kur'an'ı araştır ve onu cemet!"
    Zeyd (r.a) der ki:
    "Allah'a yemin ederim ki, Ebu Bekir bana dağlardan birini taşıma görevini verseydi, bu teklif ettiği işten daha ağır gelmezdi. Kendisine itiraz ettim:

    "Siz, Hz. Peygamber (a.s.m)'in yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız?" dedim. Ebu Bekir (r.a) beni ikna için:
    "Vallahi bu, hayırlı bir iştir!" dedi.
    "Bu hususta Ebu Bekir (r.a)'e defalarca bana müracaatta bulundu. Sonunda Allah, Ebu Bekir ve Ömer'in gönüllerini açtığı gerçeğe benim de gönlümü açtı. Hemen kalkıp Kur'an'ın parçalarını bir araya getirip cemetmek için çalışmaya koyuldum. Onu kumaş parçaları, hurma yaprakları, düz taş parçaları ve ezberlemiş olanların hafızalarından toplamaya başladım. Tevbe suresinin son kısmını Huzeyme (veya Ebu Huzeyme) el-Ensari'nin yanında buldum. Bu kısmı ondan başkasının yanında bulamamıştım. (Cem ettiğim) sahifeler Hz. Ebu Bekir (ra)'in yanında idi. Vefat edinceye kadar da orada kaldı. Sonra Hz. Ömer (ra)'e intikal etti. Allah ruhunu kabzedinceye kadar onun yanında kaldı. Sonra Resulullah'ın zevce-i pakleri Hafsa Bintu Ömer İbni'l-Hattab (ra)'a intikal etti ve onun yanında kaldı." (Buhari, Fazailu'l-Kur'an,3; Tefsir, Tevbe 20).
    Şekli ne olursa olsun, bu rivayetler, bu olayın Kur'an'ın cemi esnasında olduğunu ve ayetin gereken yerine konulduğunu, dolayısıyla Kur'an'ın mahiyetine herhangi bir şüpheye mahal olmadığını göstermektedir. (Bu konuda geniş bilgi için, Menahilü'l-İrfan adlı kitabın birinci cildine bakılabilir).


  4. 29.Ocak.2012, 21:06
    2
    Editör



    Bu olay doğrudur, fakat Hz. Osman (ra)'dan sonra değil, bizzat onun yönetiminde kurulan ve başkanlığını Zeyd b. Sabit'in yaptığı Kur'an'ın cem'ini üstlenmiş heyetin çalışması esnasında meydana gelen bir olaydır. Dolayısıyla, Kur'an'ın toplanmasından sonra meydana gelen farklı bir olay değildir. Bu olayın ön plana çıkmasının sebebi şudur:
    Başta kurul başkanı Zeyd b. Sabit olmak üzere bir çok kimse Kur'an'ı ezbere biliyordu. Onun için, getirilen yazılı Kur'an metinleri başta bu hafızların bilgileriyle karşılaştırılıyordu. Bununla beraber, kim olursa olsun, getirdiği Kur'an metnini bizzat Hz. Peygamber (a.s.m)'den aldığını onaylayan iki şahit getirmek zorundaydı. Bu husus, yazılı metne iki şahidin bulundurulmasını emreden Bakara Suresinin 282.-Müdayene- ayetinin bu direktiflerine de uygundu. Huzeyme'nin yanında bulunan ayetler, Tevbe Suresine ait değil, Ahzap suresine ait bir ayetti ve olay Hz. Osman (ra) devrinde yapılan Kur'an'ın cemi esnasında vuku bulmuştu. (Buhari, Fazailu'l-Kur'an, 3).
    Huzeyme'nin yanında bulunan ayetlerin, Ahzap suresine ait değil, Tevbe Suresine ait olduğunu ve olayın Hz. Osman (ra) zamanında değil, daha önce Hz. Ebubekir (ra) devrinde yapılan Kur'an'ın cemi esnasında vuku bulduğunu söyleyen rivayetler de vardır.

    Nitekim, Hz. Zeyd b. Sabit bu olayı şöyle anlatıyor:

    Hz. Ebu Bekir (r.a) Yemame Savaşı sırasında beni çağırttı. Gittim. Yanında Hz. Ömer (r.a) oturuyordu. Ebu Bekir bana:
    “Bak! Ömer bana gelip: "Kur'an'ın/Kur'an hafızlarının da içinde yer aldığı Yemame savaşı gittikçe şiddetlenmektedir. Ben bu hafızların oralarda öldürülmelerinden ve onlarla birlikte Kur'an'ın önemli bir kısmının da zayi olacağından korkuyorum. Bu sebeple Kur'an'ın cemedilmesini emretmeni uygun görüyorum!" dedi. Ben kendisine:
    "Hz. Peygamber (a.s.m)'in yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?" diye cevap verdim. Ancak Ömer (r.a):
    "Vallahi bunda hayır var!" diye ısrar etti. Ben her ne kadar bu meseleye yanaşmak istemediysem de Ömer, bu konudaki talep ve müracaatlarında ısrar etmeye devam etti. Sonunda Allah, bu konuya benim de gönlümü açtı/aklımı yatıştırdı. Ben de Ömer'in gördüğünü görmeye başladım."
    Zeyd devamla der ki: "Ebu Bekir (r.a) bana dönerek şunu söyledi:
    "Sen genç, akıllı bir kimsesin, hiç bir hususta sana karşı bir itimatsızlığımız yoktur. Üstelik sen Hz. Peygamber (a.s.m)'in vahiy kâtipliğini yaptın, nazil olan vahiyleri yazdın. Şimdi Kur'an'ı araştır ve onu cemet!"
    Zeyd (r.a) der ki:
    "Allah'a yemin ederim ki, Ebu Bekir bana dağlardan birini taşıma görevini verseydi, bu teklif ettiği işten daha ağır gelmezdi. Kendisine itiraz ettim:

    "Siz, Hz. Peygamber (a.s.m)'in yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız?" dedim. Ebu Bekir (r.a) beni ikna için:
    "Vallahi bu, hayırlı bir iştir!" dedi.
    "Bu hususta Ebu Bekir (r.a)'e defalarca bana müracaatta bulundu. Sonunda Allah, Ebu Bekir ve Ömer'in gönüllerini açtığı gerçeğe benim de gönlümü açtı. Hemen kalkıp Kur'an'ın parçalarını bir araya getirip cemetmek için çalışmaya koyuldum. Onu kumaş parçaları, hurma yaprakları, düz taş parçaları ve ezberlemiş olanların hafızalarından toplamaya başladım. Tevbe suresinin son kısmını Huzeyme (veya Ebu Huzeyme) el-Ensari'nin yanında buldum. Bu kısmı ondan başkasının yanında bulamamıştım. (Cem ettiğim) sahifeler Hz. Ebu Bekir (ra)'in yanında idi. Vefat edinceye kadar da orada kaldı. Sonra Hz. Ömer (ra)'e intikal etti. Allah ruhunu kabzedinceye kadar onun yanında kaldı. Sonra Resulullah'ın zevce-i pakleri Hafsa Bintu Ömer İbni'l-Hattab (ra)'a intikal etti ve onun yanında kaldı." (Buhari, Fazailu'l-Kur'an,3; Tefsir, Tevbe 20).
    Şekli ne olursa olsun, bu rivayetler, bu olayın Kur'an'ın cemi esnasında olduğunu ve ayetin gereken yerine konulduğunu, dolayısıyla Kur'an'ın mahiyetine herhangi bir şüpheye mahal olmadığını göstermektedir. (Bu konuda geniş bilgi için, Menahilü'l-İrfan adlı kitabın birinci cildine bakılabilir).





+ Yorum Gönder