Konusunu Oylayın.: Nazardan (göz değmesinden) korunmanın yolu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nazardan (göz değmesinden) korunmanın yolu
  1. 19.Ocak.2012, 18:52
    1
    Misafir

    Nazardan (göz değmesinden) korunmanın yolu

  2. 19.Ocak.2012, 19:33
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Nazardan (göz değmesinden) korunmanın yolu




    NAZARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ
    Gözdeğmesi (nazar) illetine yakalanmadan önce korunmak için şu tedbirler alınmalıdır:

    1) BİRİNCİ TEDBİR: Sabah ve akşam koruyucu dua, evrad ve zikirlere devam edilmelidir.
    Onları okuyan kimseyi Allah (c.c.) nazardan muhafaza buyurur.
    Okunacak sure ve dualar çoktur.
    Bazıları şunlardır:
    -Fatiha Suresi,
    -Ayetü'l-Kürsî,
    -Felâk Suresi,
    -Nâs Suresi.

    2) İKİNCİ TEDBİR: Nazar değmesinden korunma yollarından biri de, korktuğu ve şüphelendiği kişilerin yanında güzelliklerini teşhir etmemelidir.
    Hafız el-Bağavî "Şerhü's-Sünne" eserinde anlattığına göre, Hz. Osman b. Affan (r.a.) çok güzel bir çocuk görmüştü.
    Bunun üzerine, onu nazardan korumak için çocuğun velisine şöyle dedi: "Bu çocuğun çenesine siyah boya sürerek onun
    güzelliğini kamufle ediniz."

    3) ÜÇÜNCÜ TEDBİR: Göz değmesinden korunma yollarından biri de, görüp beğendiği bir şey hakkında, gören kişinin bereketle dua etmesidir.
    Bir kimse, kendi gözünün başkasına zarar vermesinden korkarsa, ona baktığı zaman şöyle demelidir:
    "Allah (c.c.) onu sana mübarek etsin." (Benzer ifade ile Bkz. Ebu Davud. Nikâh, 36; Tirmizî, Nikâh, 7; İbn-i Mâce, Ezan, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/281.)
    Veya şöyle demelidir:
    "Mâşâallah (Allah ne güzel yapmış) Allah'tan başka kuvvet (sahibi) yoktur." (Ebu Davud, Edeb, 101.)

    UYARILAR
    1)BİRİNCİ UYARI: Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.)' dan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz, evinde bir kız görmüştü.
    Kızın yüzünde bir değişme fark etti ve şöyle buyurdu:
    "Ona rukye yapınız (okuyup üfleyiniz). Çünkü onda göz değmesi (nazar) vardır." (Buharî ve Müslim, Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir.)
    Hafız el-Bağavî diyor ki: "Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar değmesine işaret ederken cinlerden nazar değmiş olacağını kasdetmiştir."
    Deniliyor ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir."
    Şüphe yok ki, insan kirli elbiselerini değişmek için çıkardığı vakit, yahut tuvalet ihtiyacını gidermek için, Ya da bir başka sebeple avret yerini açtığı vakit cinlerin nazarından korunmak için dua etmelidir.
    Bu da Cenab-ı Hakk'ın ismini zikretmekle olur.
    Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    "Onlardan (insanlardan) biri helâya girdiği zaman, başka bir rivayette, elbisesini çıkarıp bir yere koyduğu zaman bismillah demesi, cinlerin gözleri ile Âdemoğlunun avret mahallinin arasında bir perdedir." (Tirmizî. Sünen'inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned'inde rivayet etmişlerdir.)

    2) İKİNCİ UYARI: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ettiği sağlığı, Güzelliği, Nâli olduğu nimetler ve sair sebeplerle göz değmesine hazır olan kimse, daima tedbirli olmalı ve kendisini teşhir etmemelidir.
    Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemeli

    3) ÜÇÜNCÜ UYARI: İnsanlardan bazıları rukye tedavisi (okuyup üfleme) talep ettikleri zaman okuyan kişinin inancının sağlam olup olmadığını, Maksadını, İlmini araştırmıyorlar.
    Bu sebeple de sahtekârlara, Büyücülere ve kötü maksadlı olanlara yöneliyorlar.
    O bozguncular, yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar.
    Hatta onların içinde niceleri vardır ki, haram olan şeyleri Yahut bid'atları, Ya da şirk olan şeyleri insanlara emrederler. Böyle kimselerin şerlerinden muhafaza etmesini Yüce Allah (c.c.)'dan dileriz.
    Rukye (okuyup üfleme) talep eden kimseye gereken şey, dikkatli olması ve işini sağlam yapmasıdır. Yani, ya kendisi okumalı Yahut da buna ehil olan imanlı ve ihlâslı kimseleri bulmalıdırlar.

    Not:
    a)Okunan şeyler, Kur'an-ı Kerim ayetleri ya da Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz'in okuyup tavsiye buyurduğu dualar olmalıdır.
    b) Ayet ve hadisler orijinal metni ile ve mânâsı bilinerek okunmalıdır.
    c) Okuyanın şunu da çok iyi bilmesi gerekir ki, rukye'nin kendisi hiçbir tesir icra etmez.
    Her şey Allah (c.c.)'ın takdiri ile olur.
    Şifayı verecek olan da bizzat Allah (c.c.)'ın kendisidir. O, bir şeyi sebep kılmıştır.
    d) Aslı esası olmayan vehimlerden ve vesveselerden kaçınarak,
    Vesile olacak fiili işleyerek sonucu Allah (c.c.)'a bırakmalı ve samimiyetle Cenab-ı Hakk'a tevekkül etmelidir.
    Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssasını anlatan şu ayetin mânâsını derin derin düşünmeliyiz:
    "Ayrı ayrı kapılardan (şehre) girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar." (Bkz. Yusuf, 12/67.)
    e) Bilmelidir ki, göz değmesinden (nazardan) korunmak ve onu tedavi etmek, ancak Allah (c.c.)'dan ve onun Resûlü'nden gelen şeylerin doğruluğuna inanmakla mümkün olur.
    Eğer bu konuda şüphe ve tereddütleri olursa, ilacın tesiri de azalır.


  3. 19.Ocak.2012, 19:33
    2
    Hadimul Müslimin



    NAZARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ
    Gözdeğmesi (nazar) illetine yakalanmadan önce korunmak için şu tedbirler alınmalıdır:

    1) BİRİNCİ TEDBİR: Sabah ve akşam koruyucu dua, evrad ve zikirlere devam edilmelidir.
    Onları okuyan kimseyi Allah (c.c.) nazardan muhafaza buyurur.
    Okunacak sure ve dualar çoktur.
    Bazıları şunlardır:
    -Fatiha Suresi,
    -Ayetü'l-Kürsî,
    -Felâk Suresi,
    -Nâs Suresi.

    2) İKİNCİ TEDBİR: Nazar değmesinden korunma yollarından biri de, korktuğu ve şüphelendiği kişilerin yanında güzelliklerini teşhir etmemelidir.
    Hafız el-Bağavî "Şerhü's-Sünne" eserinde anlattığına göre, Hz. Osman b. Affan (r.a.) çok güzel bir çocuk görmüştü.
    Bunun üzerine, onu nazardan korumak için çocuğun velisine şöyle dedi: "Bu çocuğun çenesine siyah boya sürerek onun
    güzelliğini kamufle ediniz."

    3) ÜÇÜNCÜ TEDBİR: Göz değmesinden korunma yollarından biri de, görüp beğendiği bir şey hakkında, gören kişinin bereketle dua etmesidir.
    Bir kimse, kendi gözünün başkasına zarar vermesinden korkarsa, ona baktığı zaman şöyle demelidir:
    "Allah (c.c.) onu sana mübarek etsin." (Benzer ifade ile Bkz. Ebu Davud. Nikâh, 36; Tirmizî, Nikâh, 7; İbn-i Mâce, Ezan, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/281.)
    Veya şöyle demelidir:
    "Mâşâallah (Allah ne güzel yapmış) Allah'tan başka kuvvet (sahibi) yoktur." (Ebu Davud, Edeb, 101.)

    UYARILAR
    1)BİRİNCİ UYARI: Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.)' dan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz, evinde bir kız görmüştü.
    Kızın yüzünde bir değişme fark etti ve şöyle buyurdu:
    "Ona rukye yapınız (okuyup üfleyiniz). Çünkü onda göz değmesi (nazar) vardır." (Buharî ve Müslim, Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir.)
    Hafız el-Bağavî diyor ki: "Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar değmesine işaret ederken cinlerden nazar değmiş olacağını kasdetmiştir."
    Deniliyor ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir."
    Şüphe yok ki, insan kirli elbiselerini değişmek için çıkardığı vakit, yahut tuvalet ihtiyacını gidermek için, Ya da bir başka sebeple avret yerini açtığı vakit cinlerin nazarından korunmak için dua etmelidir.
    Bu da Cenab-ı Hakk'ın ismini zikretmekle olur.
    Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    "Onlardan (insanlardan) biri helâya girdiği zaman, başka bir rivayette, elbisesini çıkarıp bir yere koyduğu zaman bismillah demesi, cinlerin gözleri ile Âdemoğlunun avret mahallinin arasında bir perdedir." (Tirmizî. Sünen'inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned'inde rivayet etmişlerdir.)

    2) İKİNCİ UYARI: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ettiği sağlığı, Güzelliği, Nâli olduğu nimetler ve sair sebeplerle göz değmesine hazır olan kimse, daima tedbirli olmalı ve kendisini teşhir etmemelidir.
    Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemeli

    3) ÜÇÜNCÜ UYARI: İnsanlardan bazıları rukye tedavisi (okuyup üfleme) talep ettikleri zaman okuyan kişinin inancının sağlam olup olmadığını, Maksadını, İlmini araştırmıyorlar.
    Bu sebeple de sahtekârlara, Büyücülere ve kötü maksadlı olanlara yöneliyorlar.
    O bozguncular, yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar.
    Hatta onların içinde niceleri vardır ki, haram olan şeyleri Yahut bid'atları, Ya da şirk olan şeyleri insanlara emrederler. Böyle kimselerin şerlerinden muhafaza etmesini Yüce Allah (c.c.)'dan dileriz.
    Rukye (okuyup üfleme) talep eden kimseye gereken şey, dikkatli olması ve işini sağlam yapmasıdır. Yani, ya kendisi okumalı Yahut da buna ehil olan imanlı ve ihlâslı kimseleri bulmalıdırlar.

    Not:
    a)Okunan şeyler, Kur'an-ı Kerim ayetleri ya da Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz'in okuyup tavsiye buyurduğu dualar olmalıdır.
    b) Ayet ve hadisler orijinal metni ile ve mânâsı bilinerek okunmalıdır.
    c) Okuyanın şunu da çok iyi bilmesi gerekir ki, rukye'nin kendisi hiçbir tesir icra etmez.
    Her şey Allah (c.c.)'ın takdiri ile olur.
    Şifayı verecek olan da bizzat Allah (c.c.)'ın kendisidir. O, bir şeyi sebep kılmıştır.
    d) Aslı esası olmayan vehimlerden ve vesveselerden kaçınarak,
    Vesile olacak fiili işleyerek sonucu Allah (c.c.)'a bırakmalı ve samimiyetle Cenab-ı Hakk'a tevekkül etmelidir.
    Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssasını anlatan şu ayetin mânâsını derin derin düşünmeliyiz:
    "Ayrı ayrı kapılardan (şehre) girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar." (Bkz. Yusuf, 12/67.)
    e) Bilmelidir ki, göz değmesinden (nazardan) korunmak ve onu tedavi etmek, ancak Allah (c.c.)'dan ve onun Resûlü'nden gelen şeylerin doğruluğuna inanmakla mümkün olur.
    Eğer bu konuda şüphe ve tereddütleri olursa, ilacın tesiri de azalır.





+ Yorum Gönder