Konusunu Oylayın.: Namazla ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Namazla ilgili hikayeler
  1. 16.Ocak.2012, 00:07
    1
    Misafir

    Namazla ilgili hikayeler






    Namazla ilgili hikayeler Mumsema namazla ilgili hikayeler


  2. 16.Ocak.2012, 00:07
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 16.Ocak.2012, 10:47
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: namazla ilgili hikayeler




    Bir namaz öyküsü
    İşte bir namaz öyküsü İbret alabilen herkes için İbretimiz belki bir gün beratımız olur
    Orta yaşlı adamın iyi bir işi, iyi bir eşi mutlu bir hayatı vardır Az kimsenin yaptığı ticaretle meşguliyetinden çok para kazanmakta, rahat günler geçirmektedir Ev, araba, tatiller, seyahatler, uçuşanlar sevinçler Gülen gündüzler
    Derken dönen dünya ile beraber ibre değişmeye başlar Ticarette rakipleri çoğalır, hanımı rahatsızlanır, çocuklar artan problemleriyle büyür Mengene sıkmaya başlar, kolay olanlar zor işlere dönüşür Daraldıkça daralmaya başlar günler Yaşadıkları sanki günün gündüzüdür, geceye geçişi yaşayacaktır artık
    Kazancı iyice azalır, oğlunun olumsuz harcamalarından evini satmak zorunda kalır Alacaklar kapıya dayanır, hanımı vefat eder Karanlık karanlık üstüne çökmekte, gece siyah bir gelin gibi onu sarmaktadır
    Gündüz genişliğinde aklına gelmeyen gece darlığında gelir; dua etmek Yapacağı başka bir şey kalmamıştır da Dua etmesine eder, ama kendi aklınca kabul olmaz Gizliden serzenişte bulunur
    Bir gün oturduğu binanın altında esnaf komşusuna uğrar Serzenişlerini dindar komşuya söyler: “Allah dualarımı kabul etmiyor!” O da durumu bildiği için biraz celalli konuşur: “Allah senin dualarına niye kabul etsin, Allah’ın emri namazı kılmıyorsun ki” Adeta duvara vurmuş da ayılmış gibidir Doğrudur, niye namazı kılmıyordur ki
    Aslında dualarına cevap gelmiştir; komşunun söylemesiyle kader yol ve yön göstermiştir ona: namaz kılmak Ya bu yolda yürüyecek kurtulacak veya iyice kaybolacaktır karanlıkta Var olmayı tercih eder, o gün başlar namaza
    Namazla birlikte kader ağlarını çözmeye başlar, beyaz iplikle siyah iplik birbirinden ayrılmaya, belirginleşmeye başlar İşler yavaş yavaş iyiye dönmeye doğru gider Öyle olur ki, bir müddet sonra sattığı evi bir şekilde geri alır Hanımı geri gelmez ama, yaşam umutları iyice yeşerir dünyasında Sevinç rüzgârları eskisi gibi esmez, fakat huzur bulutları gölgelendirerek gezer üzerinde
    Seksene yaklaşan yaşıyla mahalle camimizin müdavimlerindendir şimdilerde Karşı apartman komşumuzla namaz yollarında giderken ve dönerken hayata dair kısa konuşmalar yaparız Sakin, ağırbaşlı haline pek yakışır ağaran saçları Dünyasını kurtaran namaz inşaallah ahiretini de kurtarır
    Demek ki dünya ve ahiret işleri kulluk miracı namazla düzeliyor Kul olmanın ağırlığı ile secdeye giden başlar hafiflemiş kalple kalkıyor Zorluğun ve kolaylığın Rabbi ona çıkış yollarını açıyor, ummadığı yerden rızıklandırıyor
    Güç işler geç işlere dönüşüyor Gücünün bittiği yerde yeni ümit çiçekleri birden bitiveriyor Sebepler susuyor, Müsebbibü’l-esbab konuşuyor çünkü O “Ol” deyiverdikten sonra olmayacak birşey var mı?
    İşlerimizde yamukluk varsa kulluğumuzu doğrultmalıyız Nefis yamulmadıkça doğru yol bulunamaz Gündüzde gece ellerimizle dua etmesini biliyorsak gece olmuş, gündüz olmuş fark etmez Gündüzden sonra gecenin geleceğini iyi bellemezsek musibetler belimizi büktüğünde anlamamız geç olur Geç işler güç işlere dönüşür
    Geç kalmadan, gecenin karabasanı basmadan, gündüzün basmakalıp işleri ve zevklerinden ayrılabilmeliyiz Ayrılmazsak gündüzden, şehirden, şehirlerden zaten ayrılacağız İyisi mi talimini bitirmiş asker edasıyla terhis olalım dünya gecesinden, gamı kederi geride bırakarak doğalım sonsuzluk sabahında
    Dünyada “En” işimiz namazı en iyi yaparsak gece-gündüz, gündüz-gece döner durur ubudiyet yapraklarını dökerek Dökülenler sonsuzluk havuzunda toplanır biz sonlular için İşte bir namaz öyküsü İbret alabilen herkes için İbretimiz belki bir gün beratımız olur


    ================================================== ==

    Sıradan bir hafta sonuydu Tatilin tadını çıkarmak adına geç saatlerde kalkmış kahvaltı yapıp bugün ne yapabilirim geriye kalan vaktimi nasıl değerlendirebilirim diye düşünürken cep telefonum çaldı Çalıştığım hastaneden arıyorlardı Ne olabilirdi ki Umarım tatilimi mahvedecek bir şey değildir diye düşündüm
    namazla ilgili hikaye
    Görevli arkadaş icapçı hemşire olduğumu İstanbula bir hastanın götürüleceğini ve en geç 20 dakika içerisinde hazır olup hastaneye gelmem gerektiğini söyledi Ben de hazırlandım tabi ama söylene söylene Nerden bilebilirdim bu yolculuğun hayatımı değiştireceğini
    Hastaneye geldiğimde ambulans hazır halde beni bekliyordu Fakat hasta yoktu Evinden alınıp sonrasında da İstanbul Fatih’teki evine bırakılacaktı
    Oh dedim demek ki hastanın önemli bir problemi yok Gerekli malzeme kontrollerini yaptıktan sonra yola koyulduk
    Hastanın evine vardığımızda bir doktor karşıladı bizi Hastanın ilerlemiş bir beyin tümörünün olduğunu ve yapmam gerekenleri bir bir anlattı Hastayı sedyeyle ambulansa aldığımızda bilinci yarı açıktı Bazen bizi işitiyor bazen de derin bir uykudaymışçasına hiç konuşmuyordu Eşi de yanında refakat etmekteydi Bir süre bu şekilde gittikten sonra hasta idrarının geldiğini söyledi Bir ördek yardımıyla bu işi hallettik Sonrasında da eşinin kulağına bir şeyler fısıldadı
    Eşinizin ağrısı mı varmış dedim
    Hayır namaz vakti geldi mi diye soruyor dedi Abdest alacakmış da
    Nasıl yani yerinden bile kalkamıyor nasıl abdest alacak! Üstelik verdiğimiz ilaçlar devamlı idrar yaptırır ve abdesti sık sık bozulur o zaman ne yapacağız
    Hastanın gözleri ilaçların etkisiyle yavaş yavaş kapandı ve derin bir uykuya daldı Belli bir süre bu şekilde devam etti yolculuğumuz Hasta bir ara gözlerini aralayıp
    Namaz vakti geldi mi dedi
    Evet dedi karısı
    Hasta ambulansı uygun bir yerde durdurup kendisi için bir tuğla parçası arayıp aramayacağımı sordu
    Tabiî ki ararım dedim Ama ne yapacaksınız ki tuğla parçasını
    Abdest alacağım hemşire hanım dedi bitkin bir şekilde
    Aman ALLAH’ım yoldayım diye kılmadığım uykusuzum diye kazaya bıraktığım biraz sonra kılarım diye ertelediğim namazlarım geliverdi aklıma
    Ambulansı bir tesiste durdurduk ve bir tuğla parçası aramaya koyuldum Birinci adım ikinci adım derken bir de baktım ki tuğla parçası karşımda duruyorSanki bilinçli bir el onu benim almamı istercesine oraya koymuş gibiydi âdeta
    Tuğla parçasını aldım hastaya verdimTaşı karnının üzerine koydu ve yolculuk boyunca her abdesti bozulduğunda teyemmüm edip abdest aldı ve ardından namazını eda etti Bilinci yerindeyken dudaklarında hep bir mırıltı durmadan dua ediyordu
    ALLAH’ım nedir bu yaşadıklarım Bu insanlar gerçek olabilir mi, diye geçiriyordum içimdenYerinden kalkamayacak kadar hastayken namaz vakti geldi mi diye soruyordu adam İmkânsız olduğunu düşünürken tuğla parçasını bulmam adamın devamlı teyemmüm abdesti alması o kadar garibime gitmişti ki
    Başım ağrıyor romatizmam var ayaklarımda mantar var uykusuzum, yorgunum işlerim çok yoğun gibi bahanelerle abdestten namazdan kaçanlar var ya onlar geldi aklımaKendim geldi aklıma Utandım yıkıldım ve o adamı tanıdıktan sonra namaza dört elle sarıldım sanki namazla yeniden dirildim
    Sanırım hastanın sonunu merak ediyorsunuz Hasta kısa bir süre sonra vefat etmiş Nasıl öldüğünü tahmin ediyorsunuzdur herhalde

    alıntı

    ==================================================

    Bir de Gece Namazı Kılsa
    İbn-i Ömer dedi ki: Hz Peygamberin sağlığında rüya görenler onu O'na anlatırlardı, ben de bir rüya görmek ve onu Hz Peygambere anlatmayı diledim O'nun zamanında bekar bir oğlandım ve mescidde uyurdum Bir defasında rüyamda iki melek beni Cehenneme götürdüler Baktım ki, o kuyu duvarı gibi örülmüş olup kuyunun ki gibi iki boynuzu vardı; o da ne, orada kendilerini tanıdığım insanlar vardı Ben şöyle haykırdım: Cehennemden Allah'a sığınırım! Cehennemden Allah'a sığınırım! O sırada bir başka melek diğer iki meleğe katıldı ve bana şöyle dedi:Korkutulmayacaksın!
    Ben bu rüyayı Hafsa'ya anlattım, Hafsa da onu Hz Peygamber'e anlattı O bunun üzerine şöyle buyurdu: Abdullah ne güzel, ne iyi bir adamdır! Bir de geceleyin namaz kılmış olsaydı! Sâlim şunu ilave etti "ve o günden sonra Abdullah gecenin sadece az bir kısmında uyurdu (Buhârî, Ashabu'n-Nebî, 19)
    ================================================== =

    ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:
    Namaz ile ilgili bir hikaye... — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi Abdest alma yerimiz de mevcuttur

    Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:
    — Sen herhalde görevlisin, diye diklendi Ne iş yaparsın burda?
    Delikanlı, köşedeki süpürgeye işaret ederek:
    — Temizlikçiyim efendim, diye kekeledi Lavabo ve tuvaleti temizliyorum
    Adam, onu alaycı gözlerle süzerken:
    — Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı Bu iş size öyle yakışıyor ki…
    Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü
    Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu Bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken:
    — Allah kabul etsin bey amca, dedi Ama kıble biraz daha sağa doğruydu

    alıntı.


  4. 16.Ocak.2012, 10:47
    2
    Hüvel Baki..



    Bir namaz öyküsü
    İşte bir namaz öyküsü İbret alabilen herkes için İbretimiz belki bir gün beratımız olur
    Orta yaşlı adamın iyi bir işi, iyi bir eşi mutlu bir hayatı vardır Az kimsenin yaptığı ticaretle meşguliyetinden çok para kazanmakta, rahat günler geçirmektedir Ev, araba, tatiller, seyahatler, uçuşanlar sevinçler Gülen gündüzler
    Derken dönen dünya ile beraber ibre değişmeye başlar Ticarette rakipleri çoğalır, hanımı rahatsızlanır, çocuklar artan problemleriyle büyür Mengene sıkmaya başlar, kolay olanlar zor işlere dönüşür Daraldıkça daralmaya başlar günler Yaşadıkları sanki günün gündüzüdür, geceye geçişi yaşayacaktır artık
    Kazancı iyice azalır, oğlunun olumsuz harcamalarından evini satmak zorunda kalır Alacaklar kapıya dayanır, hanımı vefat eder Karanlık karanlık üstüne çökmekte, gece siyah bir gelin gibi onu sarmaktadır
    Gündüz genişliğinde aklına gelmeyen gece darlığında gelir; dua etmek Yapacağı başka bir şey kalmamıştır da Dua etmesine eder, ama kendi aklınca kabul olmaz Gizliden serzenişte bulunur
    Bir gün oturduğu binanın altında esnaf komşusuna uğrar Serzenişlerini dindar komşuya söyler: “Allah dualarımı kabul etmiyor!” O da durumu bildiği için biraz celalli konuşur: “Allah senin dualarına niye kabul etsin, Allah’ın emri namazı kılmıyorsun ki” Adeta duvara vurmuş da ayılmış gibidir Doğrudur, niye namazı kılmıyordur ki
    Aslında dualarına cevap gelmiştir; komşunun söylemesiyle kader yol ve yön göstermiştir ona: namaz kılmak Ya bu yolda yürüyecek kurtulacak veya iyice kaybolacaktır karanlıkta Var olmayı tercih eder, o gün başlar namaza
    Namazla birlikte kader ağlarını çözmeye başlar, beyaz iplikle siyah iplik birbirinden ayrılmaya, belirginleşmeye başlar İşler yavaş yavaş iyiye dönmeye doğru gider Öyle olur ki, bir müddet sonra sattığı evi bir şekilde geri alır Hanımı geri gelmez ama, yaşam umutları iyice yeşerir dünyasında Sevinç rüzgârları eskisi gibi esmez, fakat huzur bulutları gölgelendirerek gezer üzerinde
    Seksene yaklaşan yaşıyla mahalle camimizin müdavimlerindendir şimdilerde Karşı apartman komşumuzla namaz yollarında giderken ve dönerken hayata dair kısa konuşmalar yaparız Sakin, ağırbaşlı haline pek yakışır ağaran saçları Dünyasını kurtaran namaz inşaallah ahiretini de kurtarır
    Demek ki dünya ve ahiret işleri kulluk miracı namazla düzeliyor Kul olmanın ağırlığı ile secdeye giden başlar hafiflemiş kalple kalkıyor Zorluğun ve kolaylığın Rabbi ona çıkış yollarını açıyor, ummadığı yerden rızıklandırıyor
    Güç işler geç işlere dönüşüyor Gücünün bittiği yerde yeni ümit çiçekleri birden bitiveriyor Sebepler susuyor, Müsebbibü’l-esbab konuşuyor çünkü O “Ol” deyiverdikten sonra olmayacak birşey var mı?
    İşlerimizde yamukluk varsa kulluğumuzu doğrultmalıyız Nefis yamulmadıkça doğru yol bulunamaz Gündüzde gece ellerimizle dua etmesini biliyorsak gece olmuş, gündüz olmuş fark etmez Gündüzden sonra gecenin geleceğini iyi bellemezsek musibetler belimizi büktüğünde anlamamız geç olur Geç işler güç işlere dönüşür
    Geç kalmadan, gecenin karabasanı basmadan, gündüzün basmakalıp işleri ve zevklerinden ayrılabilmeliyiz Ayrılmazsak gündüzden, şehirden, şehirlerden zaten ayrılacağız İyisi mi talimini bitirmiş asker edasıyla terhis olalım dünya gecesinden, gamı kederi geride bırakarak doğalım sonsuzluk sabahında
    Dünyada “En” işimiz namazı en iyi yaparsak gece-gündüz, gündüz-gece döner durur ubudiyet yapraklarını dökerek Dökülenler sonsuzluk havuzunda toplanır biz sonlular için İşte bir namaz öyküsü İbret alabilen herkes için İbretimiz belki bir gün beratımız olur


    ================================================== ==

    Sıradan bir hafta sonuydu Tatilin tadını çıkarmak adına geç saatlerde kalkmış kahvaltı yapıp bugün ne yapabilirim geriye kalan vaktimi nasıl değerlendirebilirim diye düşünürken cep telefonum çaldı Çalıştığım hastaneden arıyorlardı Ne olabilirdi ki Umarım tatilimi mahvedecek bir şey değildir diye düşündüm
    namazla ilgili hikaye
    Görevli arkadaş icapçı hemşire olduğumu İstanbula bir hastanın götürüleceğini ve en geç 20 dakika içerisinde hazır olup hastaneye gelmem gerektiğini söyledi Ben de hazırlandım tabi ama söylene söylene Nerden bilebilirdim bu yolculuğun hayatımı değiştireceğini
    Hastaneye geldiğimde ambulans hazır halde beni bekliyordu Fakat hasta yoktu Evinden alınıp sonrasında da İstanbul Fatih’teki evine bırakılacaktı
    Oh dedim demek ki hastanın önemli bir problemi yok Gerekli malzeme kontrollerini yaptıktan sonra yola koyulduk
    Hastanın evine vardığımızda bir doktor karşıladı bizi Hastanın ilerlemiş bir beyin tümörünün olduğunu ve yapmam gerekenleri bir bir anlattı Hastayı sedyeyle ambulansa aldığımızda bilinci yarı açıktı Bazen bizi işitiyor bazen de derin bir uykudaymışçasına hiç konuşmuyordu Eşi de yanında refakat etmekteydi Bir süre bu şekilde gittikten sonra hasta idrarının geldiğini söyledi Bir ördek yardımıyla bu işi hallettik Sonrasında da eşinin kulağına bir şeyler fısıldadı
    Eşinizin ağrısı mı varmış dedim
    Hayır namaz vakti geldi mi diye soruyor dedi Abdest alacakmış da
    Nasıl yani yerinden bile kalkamıyor nasıl abdest alacak! Üstelik verdiğimiz ilaçlar devamlı idrar yaptırır ve abdesti sık sık bozulur o zaman ne yapacağız
    Hastanın gözleri ilaçların etkisiyle yavaş yavaş kapandı ve derin bir uykuya daldı Belli bir süre bu şekilde devam etti yolculuğumuz Hasta bir ara gözlerini aralayıp
    Namaz vakti geldi mi dedi
    Evet dedi karısı
    Hasta ambulansı uygun bir yerde durdurup kendisi için bir tuğla parçası arayıp aramayacağımı sordu
    Tabiî ki ararım dedim Ama ne yapacaksınız ki tuğla parçasını
    Abdest alacağım hemşire hanım dedi bitkin bir şekilde
    Aman ALLAH’ım yoldayım diye kılmadığım uykusuzum diye kazaya bıraktığım biraz sonra kılarım diye ertelediğim namazlarım geliverdi aklıma
    Ambulansı bir tesiste durdurduk ve bir tuğla parçası aramaya koyuldum Birinci adım ikinci adım derken bir de baktım ki tuğla parçası karşımda duruyorSanki bilinçli bir el onu benim almamı istercesine oraya koymuş gibiydi âdeta
    Tuğla parçasını aldım hastaya verdimTaşı karnının üzerine koydu ve yolculuk boyunca her abdesti bozulduğunda teyemmüm edip abdest aldı ve ardından namazını eda etti Bilinci yerindeyken dudaklarında hep bir mırıltı durmadan dua ediyordu
    ALLAH’ım nedir bu yaşadıklarım Bu insanlar gerçek olabilir mi, diye geçiriyordum içimdenYerinden kalkamayacak kadar hastayken namaz vakti geldi mi diye soruyordu adam İmkânsız olduğunu düşünürken tuğla parçasını bulmam adamın devamlı teyemmüm abdesti alması o kadar garibime gitmişti ki
    Başım ağrıyor romatizmam var ayaklarımda mantar var uykusuzum, yorgunum işlerim çok yoğun gibi bahanelerle abdestten namazdan kaçanlar var ya onlar geldi aklımaKendim geldi aklıma Utandım yıkıldım ve o adamı tanıdıktan sonra namaza dört elle sarıldım sanki namazla yeniden dirildim
    Sanırım hastanın sonunu merak ediyorsunuz Hasta kısa bir süre sonra vefat etmiş Nasıl öldüğünü tahmin ediyorsunuzdur herhalde

    alıntı

    ==================================================

    Bir de Gece Namazı Kılsa
    İbn-i Ömer dedi ki: Hz Peygamberin sağlığında rüya görenler onu O'na anlatırlardı, ben de bir rüya görmek ve onu Hz Peygambere anlatmayı diledim O'nun zamanında bekar bir oğlandım ve mescidde uyurdum Bir defasında rüyamda iki melek beni Cehenneme götürdüler Baktım ki, o kuyu duvarı gibi örülmüş olup kuyunun ki gibi iki boynuzu vardı; o da ne, orada kendilerini tanıdığım insanlar vardı Ben şöyle haykırdım: Cehennemden Allah'a sığınırım! Cehennemden Allah'a sığınırım! O sırada bir başka melek diğer iki meleğe katıldı ve bana şöyle dedi:Korkutulmayacaksın!
    Ben bu rüyayı Hafsa'ya anlattım, Hafsa da onu Hz Peygamber'e anlattı O bunun üzerine şöyle buyurdu: Abdullah ne güzel, ne iyi bir adamdır! Bir de geceleyin namaz kılmış olsaydı! Sâlim şunu ilave etti "ve o günden sonra Abdullah gecenin sadece az bir kısmında uyurdu (Buhârî, Ashabu'n-Nebî, 19)
    ================================================== =

    ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:
    Namaz ile ilgili bir hikaye... — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi Abdest alma yerimiz de mevcuttur

    Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:
    — Sen herhalde görevlisin, diye diklendi Ne iş yaparsın burda?
    Delikanlı, köşedeki süpürgeye işaret ederek:
    — Temizlikçiyim efendim, diye kekeledi Lavabo ve tuvaleti temizliyorum
    Adam, onu alaycı gözlerle süzerken:
    — Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı Bu iş size öyle yakışıyor ki…
    Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü
    Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu Bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken:
    — Allah kabul etsin bey amca, dedi Ama kıble biraz daha sağa doğruydu

    alıntı.





+ Yorum Gönder