Konusunu Oylayın.: Dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için tavsiy

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için tavsiy
  1. 15.Ocak.2012, 23:40
    1
    Misafir

    Dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için tavsiy






    Dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için tavsiy Mumsema Bu Mesaj Size Mumsema islam Arsivi araciligi ile, Sayin stewie tarafindan gönderilmistir.

    --------------------------------

    selamün aleyküm. dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için tavsiye edebılceğiniz şeyler neler arkadaslar

    --------------------------------


  2. 15.Ocak.2012, 23:40
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



    Bu Mesaj Size Mumsema islam Arsivi araciligi ile, Sayin stewie tarafindan gönderilmistir.

    --------------------------------

    selamün aleyküm. dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için tavsiye edebılceğiniz şeyler neler arkadaslar

    --------------------------------


    Benzer Konular

    - Çocuklar hikaye ile anlatılan konuları daha kolay ve daha istekli öğrenirler

    - Şevval ayında 6 gün oruç tutmak yerine daha az yada daha çok tutulabilir mi?

    - İlim öğrenmek için okuyan birine kendisi çok daha önceden ilim öğrendiği için bu hususda daha bilgil

    - Anket: hangi mûslûman ûlkesi daha gelismis?

    - Maide suresi 48. ayet: Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab

  3. 16.Ocak.2012, 18:10
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: dinimiz hakkında daha çok bılgıye sahıp olmamız daha ıyı musluman olabılmek ıcın herzaman sevkımızı korumak için





    Ve aleykumusselam ve rahmetullah
    buyur kardeşim konu hakkında hem yazı hemde
    görüntülü sohbet, Rabbim cümlemizi iyilerden eylesin

    ---------------------

    İyi, salih bir Müslüman olabilmek için, ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi iman etmek ve ibadetleri de, doğru, ihlas ile yapmak lazımdır. Allahü teâlâ, doğru ve ihlas ile ibadet yapanları seveceğini, bunların kalblerine dünyada feyizler, nurlar, ahirette de sevap yani iyilik vereceğini vaad etmiştir.

    İbadet, emirleri yapmak, takva ise, haramlardan yani yasak edilmiş olanlardan sakınmak demektir. İbadetlerin doğru olması için, nasıl yapılacaklarını öğrenmek ve öğrendiklerine uygun olarak yapmak lazımdır.

    İbadet, bir âdet olarak değil, Allahü teâlânın huzuruna çıkıp, Ona can ve gönülden şükretmek, Ona yalvarmak için yapılmalıdır. Riya, gösteriş olarak yapılan bir ibadeti, Allahü teâlâ kabul etmez. Ma’un suresinde mealen; (Ey Resulüm, kıyamet gününü inkâr eden, yetimi sertlik ve sitemle defedip hakkını gasbeden, fakiri doyurmayan ve başkalarını da fakire iyiliğe teşvik etmeyen o kimseyi gördün mü? Namazlarını gaflet ile kılanlara ve riya, gösteriş yapanlara ve zekatı vermeyenlere şiddetli azab vardır) buyurulmaktadır.

    İhlas, gerek beden ve gerekse mal ile yapılan farz veya nafile bütün ibadetleri, hayır hasenat yapmayı, Müslümanları sevindirmeyi, onları sıkıntıdan kurtarmayı, zikri, istigfarı Allah rızası için yapmak demektir. Mal, mevki elde etmek, hürmet ve şöhret kazanmak için yapılan ibadette ihlas olmaz, riya olur. Böyle yapılan ibadete sevap verilmez. Bid’at, haram işleyenlerin ve böyle kimselerle arkadaşlık yapanların kalblerinde, ihlas kalmaz. Zulmet, kara lekeler hasıl olur.

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    “Bütün müminler ibadet yaparken, Allahü teâlâ emrettiği ve beğendiği için yapmaya niyet ediyorlar. Böylece ihlas ile yapıyorlar. Fakat bütün işlerin, iyiliklerin hep ihlas ile yapılması ve bu ihlasın kalbe hemen gelmesi lazımdır. Bazı kimselerde, ibadetlere başlarken yapılan niyet, ihlas, zahmet çekerek, kendini zorlayarak hasıl oluyor ve kısa bir zaman devam ediyor. Sonra kalbe nefsin arzuları geliyor. Devamlı ihlas sahiplerine Muhlas denir. Zahmet çekerek elde edilen, devamsız ihlasın sahiplerine Muhlis denir.”

    İbadete başlarken nefs ve şeytan ile mücadele ederek, devamsız olan ihlas elde edilebilirse, böyle ihlas ile yapılan ibadetler de, zamanla nefsi zayıflatır ve devamlı ihlas elde etmeye sebep olur.

    Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalıdır. Dünya, nefsin ve şeytanın tuzağıdır. Varlıkta imtihan, darlıktan daha zordur
    . Çünkü darlıkta, insan hep Allah der, varlıkta ise aklına gelince söyler. Cennete gitmek için bütün yollar, bütün kapılar açık olduğu gibi, Cehenneme gitmek için de öyledir. Aklı olan, Cennete götüreni tercih eder ve hayırlı olan da budur. Asırlardır İslam âlimleri tarafından aynı şeyler söylenmiş, adeta insana, kendisini ateşten kurtarması için yalvarılmıştır. Biraz da insanın, kendisine acıması ve yaptıklarını Allahü teâlânın rızası için yapması lazımdır.

    Netice olarak cenâb-ı Hak, bu dünyada kendi rızası için yapılan her ibadeti ve ameli kabul eder. İnsanlara gösteriş için, insanlara yaranmak için yapılanları ise, kabul etmez. Bu sebeple her türlü ibadetlerimizin, her türlü işlerimizin, her türlü davranışlarımızın halis olması lazımdır.
    Ahirette, Allah için yapılan ibadetlerin haricindekilerin hepsi, icraatın dışında kalacak, hiç biri kabul edilmeyecektir. Onun için az fakat dürüst olanı, yani rıza-i ilahi için olanı yapmak lazımdır. En mühim olan şey Allah rızasıdır. Ahmet için çalışıp da Mehmetten para beklenmez. Zira insana, kim için çalıştıysan git ondan ücretini al derler. Yaptıklarımızı, insanlar görsün de, ne güzel yaptı desinler diye değil, Allahü teâlâ beğensin diye yapmalıyız.
    Peygamber efendimizin Mu’az bin Cebel hazretlerine hitaben buyurduğu gibi:
    (İbadetlerini ihlas ile yap. İhlas ile yapılan az amel kıyamet günü sana yetişir.)
    alıntı...


    -----------------
    İyi bir müslüman olmak için




  4. 16.Ocak.2012, 18:10
    2
    Silent and lonely rains




    Ve aleykumusselam ve rahmetullah
    buyur kardeşim konu hakkında hem yazı hemde
    görüntülü sohbet, Rabbim cümlemizi iyilerden eylesin

    ---------------------

    İyi, salih bir Müslüman olabilmek için, ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi iman etmek ve ibadetleri de, doğru, ihlas ile yapmak lazımdır. Allahü teâlâ, doğru ve ihlas ile ibadet yapanları seveceğini, bunların kalblerine dünyada feyizler, nurlar, ahirette de sevap yani iyilik vereceğini vaad etmiştir.

    İbadet, emirleri yapmak, takva ise, haramlardan yani yasak edilmiş olanlardan sakınmak demektir. İbadetlerin doğru olması için, nasıl yapılacaklarını öğrenmek ve öğrendiklerine uygun olarak yapmak lazımdır.

    İbadet, bir âdet olarak değil, Allahü teâlânın huzuruna çıkıp, Ona can ve gönülden şükretmek, Ona yalvarmak için yapılmalıdır. Riya, gösteriş olarak yapılan bir ibadeti, Allahü teâlâ kabul etmez. Ma’un suresinde mealen; (Ey Resulüm, kıyamet gününü inkâr eden, yetimi sertlik ve sitemle defedip hakkını gasbeden, fakiri doyurmayan ve başkalarını da fakire iyiliğe teşvik etmeyen o kimseyi gördün mü? Namazlarını gaflet ile kılanlara ve riya, gösteriş yapanlara ve zekatı vermeyenlere şiddetli azab vardır) buyurulmaktadır.

    İhlas, gerek beden ve gerekse mal ile yapılan farz veya nafile bütün ibadetleri, hayır hasenat yapmayı, Müslümanları sevindirmeyi, onları sıkıntıdan kurtarmayı, zikri, istigfarı Allah rızası için yapmak demektir. Mal, mevki elde etmek, hürmet ve şöhret kazanmak için yapılan ibadette ihlas olmaz, riya olur. Böyle yapılan ibadete sevap verilmez. Bid’at, haram işleyenlerin ve böyle kimselerle arkadaşlık yapanların kalblerinde, ihlas kalmaz. Zulmet, kara lekeler hasıl olur.

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    “Bütün müminler ibadet yaparken, Allahü teâlâ emrettiği ve beğendiği için yapmaya niyet ediyorlar. Böylece ihlas ile yapıyorlar. Fakat bütün işlerin, iyiliklerin hep ihlas ile yapılması ve bu ihlasın kalbe hemen gelmesi lazımdır. Bazı kimselerde, ibadetlere başlarken yapılan niyet, ihlas, zahmet çekerek, kendini zorlayarak hasıl oluyor ve kısa bir zaman devam ediyor. Sonra kalbe nefsin arzuları geliyor. Devamlı ihlas sahiplerine Muhlas denir. Zahmet çekerek elde edilen, devamsız ihlasın sahiplerine Muhlis denir.”

    İbadete başlarken nefs ve şeytan ile mücadele ederek, devamsız olan ihlas elde edilebilirse, böyle ihlas ile yapılan ibadetler de, zamanla nefsi zayıflatır ve devamlı ihlas elde etmeye sebep olur.

    Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalıdır. Dünya, nefsin ve şeytanın tuzağıdır. Varlıkta imtihan, darlıktan daha zordur
    . Çünkü darlıkta, insan hep Allah der, varlıkta ise aklına gelince söyler. Cennete gitmek için bütün yollar, bütün kapılar açık olduğu gibi, Cehenneme gitmek için de öyledir. Aklı olan, Cennete götüreni tercih eder ve hayırlı olan da budur. Asırlardır İslam âlimleri tarafından aynı şeyler söylenmiş, adeta insana, kendisini ateşten kurtarması için yalvarılmıştır. Biraz da insanın, kendisine acıması ve yaptıklarını Allahü teâlânın rızası için yapması lazımdır.

    Netice olarak cenâb-ı Hak, bu dünyada kendi rızası için yapılan her ibadeti ve ameli kabul eder. İnsanlara gösteriş için, insanlara yaranmak için yapılanları ise, kabul etmez. Bu sebeple her türlü ibadetlerimizin, her türlü işlerimizin, her türlü davranışlarımızın halis olması lazımdır.
    Ahirette, Allah için yapılan ibadetlerin haricindekilerin hepsi, icraatın dışında kalacak, hiç biri kabul edilmeyecektir. Onun için az fakat dürüst olanı, yani rıza-i ilahi için olanı yapmak lazımdır. En mühim olan şey Allah rızasıdır. Ahmet için çalışıp da Mehmetten para beklenmez. Zira insana, kim için çalıştıysan git ondan ücretini al derler. Yaptıklarımızı, insanlar görsün de, ne güzel yaptı desinler diye değil, Allahü teâlâ beğensin diye yapmalıyız.
    Peygamber efendimizin Mu’az bin Cebel hazretlerine hitaben buyurduğu gibi:
    (İbadetlerini ihlas ile yap. İhlas ile yapılan az amel kıyamet günü sana yetişir.)
    alıntı...


    -----------------
    İyi bir müslüman olmak için







+ Yorum Gönder